Hayvan hakları savunucularının uzun soluklu, kararlı mücadelesi sonuç verdi: New York Belediye Meclisi, 22 Ekim 2026’da atlı fayton işletmeciliğini 1 Haziran 2028’e kadar aşamalı olarak sona erdirecek Romanch’s Law tasarısını kabul etti. Tasarı, atların mezbahaya gönderilmek üzere satılmasını veya devredilmesini önlemeye yönelik hükümler de içeriyor. Karar, belediyenin açıklamasında yalnızca tek bir kazaya değil, onlarca yıldır süren hayvan sağlığı ve kamusal güvenlik kaygılarına dayandırılıyor. 150 yıllık hayvan sömürüsünü sonlandıracak olan bu gelişme, hayvanların turistik birer araç olarak kullanılmasının “gelenek” ve “nostalji” argümanıyla sürdürülemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.

Dünyanın en yoğun metropollerinden biri olan New York’un turistik simgelerinden biri olarak pazarlanan atlı fayton endüstrisi için nihai tarih belirlendi. Belediye Meclisi’nin aldığı kararla, şehirdeki fayton operasyonları 1 Haziran 2028 itibarıyla tamamen son bulacak.

Karar; Animal Legal Defense Fund (ALDF), PETA, Humane World, Voters for Animal Rights ve NYCLASS (Temiz, Yaşanabilir ve Güvenli Sokaklar İçin New Yorklular) gibi yerel ve uluslararası oluşumların etik, hukuki ve bilimsel dayanakları olan, toplumsal düzlemde yürüttüğü uzun yıllara yayılan çalışmalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Bugüne kadar Billie Eilish, Ricky Gervais, Rooney Mara, Joaquin Phoenix, Marisa Tomei, Hilary Swank ve Christopher Walken gibi ünlüler de atlı faytonların yasaklanması için yetkililere seslenerek açık mektuba imza atmıştı. 

“Hayvanlar simge değil, yaşayan bireylerdir”

Tasarı, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin de desteğiyle meclisten geçti.

Oylama öncesi “New York Şehri’nin fayton atlarını korumaktan kim sorumlu?” başlıklı özel bir rapor yayımlayan Humane World for Animals Başkanı Kitty Block, kararı şu sözlerle değerlendirdi: “Endüstri, on yıllardır bu araçların eski zamanların romantizmini taşıdığı fantezisi üzerinden işledi. Ancak hayvanlar birer simge değil; kendi ihtiyaçları, içgüdüleri ve niyetleri olan, nefes alan bireylerdir. Bu karar, geleneği yaşatma bahanesinin, hayvanların ve insanların güvenliğini tehlikeye atma pahasına sürdürülemeyeceğinin kabulüdür.”

Yasayla birlikte, endüstride çalıştırılan yaklaşık 160 atın güvenli yaşam alanlarına yerleştirilmesi güvence altına alınacak. Atların emek gücü olarak kullanılması veya kesimhanelere satılması kesin olarak yasaklanıyor. Şu ana kadar 30’un üzerinde koruma merkezi, kurtarılan atları kabul etmeye hazır olduğunu bildirdi. PETA, atların bakımı ve transferi için 50 bin dolarlık bir fon ayırdığını duyururken, ALDF ve diğer kurtarma organizasyonları da sürecin maddi ve lojistik koordinasyonunu üstlenmeye hazır olduklarını açıkladılar.

PETA (People for the Ethical Treatment of Animals) tarafından New York’ta asılan fayton karşıtı kampanya görselinde, Ağustos 2025’te hayatını kaybeden Lady isimli at görülüyor.

Güvenlik ihlalleri, kazalar ve ölümler

Doğası gereği kaçış içgüdüsüne sahip olan atların; siren sesleri, inşaat gürültüsü ve yoğun trafikle dolu Manhattan sokaklarında çalıştırılması uzun zamandır hayvan hakları ve halk sağlığı açısından tartışılıyordu.

ALDF’nin 2012 yılında New York Polis Departmanı’na (NYPD) karşı açtığı Bilgi Edinme Özgürlüğü (FOIA) davası, endüstrideki güvenlik ihlallerini resmi verilerle ortaya koymuştu.

Raporlar, fayton sürücülerinin sadece beş yıl içinde bir düzineden fazla “vur-kaç” olayına karıştığını; kazalarda çocukların, bisikletlilerin, yayaların ve bizzat atların fiziksel olarak zarar gördüğünü gösterdi. Yalnızca son 13 ayda Central Park’ta faytonların karıştığı 8 ayrı kaza kaydedildi.

Yıllara göre kayıt altına alınan kaza ve ölüm oranları
Aylara göre kayıt altına alınan kaza ve ölüm oranları

Süreci hızlandıran etkenler ise ardı ardına yaşanan can kayıpları oldu.

  • 2022’de “Ryder” ve 2025’te “Lady” isimli atların sokak ortasında yığılarak yaşamlarını yitirmesi kamuoyunda geniş yankı buldu.
  • Kabul edilen yasaya adını veren 18 yaşındaki turist Romanch Mahajan ise, Haziran 2026’da kontrolden çıkan bir faytondan düşerek hayatını kaybetti.
  • Bu olayın üzerinden yalnızca birkaç gün geçmişken, “Deniz” isimli 16 yaşındaki bir başka at çalışmaya zorlandığı sırada yaşamını yitirdi.

Kamuoyu yoklamaları, bu olayların ardından New Yorklu seçmenlerin %71 ila %78 gibi büyük bir çoğunluğunun faytonların yasaklanmasını desteklediğini gösterdi.

Sayılarla sistematik sömürü

New York yerel yönetimine bağlı resmi bir idari kurum olan Manhattan İlçe Başkanlığı’nın (Office of the Manhattan Borough President) bizzat yayımladığı resmi ve güncel durum raporuna göre;

  • 1982’den bugüne kadar insan yaralanmalarının da dahil olduğu 96 ciddi fayton kazası ve 40 at ölümü belgelendi. 2019’dan bu yana kaydedilen kaza sayısı 30, ölen at sayısı ise 17.
  • Kaza oranlarının son yıllarda dört katına çıktığı belirtiliyor. Sadece son 13 ay içinde 8 ciddi kaza kaydedilmiş -ki bu sayının, 2019’dan bu yana görülen ortalama kaza hızının iki katından fazla olduğu bildiriliyor.
  • Raporda, eğer bir yasak gelmeseydi 2027-2030 yılları arasında her yıl ortalama 4 ciddi kaza ve 2 ila 3 at ölümü yaşanacağının öngörüldüğü hesaplandı.

Bu veriler, sektördeki ihlallerin münferit olmadığını; şehrin trafik, gürültü ve yapısal koşullarının atlar için yarattığı kronik sağlık ve güvenlik sorunlarını gösteriyor.

Hastalıklar, yaralanma ve ölüm nedenleri

Raporda yer verilen veri seti, New York’taki atlı fayton taşımacılığıyla ilgili 1982–2026 dönemine ait olayları bir araya getiriyor. Hayvanların ölümü ve yaralanmalarının yanı sıra çalışma koşulları, denetim, sorumluluk, kazaların önlenmesi ve olaylardan sonra hayvanlara ne yapıldığı açısından da önemli başlıklar içeriyor.

Burada asıl mesele yalnızca kaç kaza yaşandığı değil; hayvanların hangi risklere maruz kaldığı, bu risklerin neden önlenemediği, zarar gören hayvanların akıbeti ve sistemin hesap verebilirliği.

Örneğin, basına en çok yansıyan trafik kazaları olmasına rağmen, perde arkasında atların ölümlerine sebep olan ve yaygın bir şekilde dile getirilmeyen çok sayıda faktör var: Sıcak çarpmasının ve havai fişekler, korna sesleri vb. yüksek seslerden ürkerek kaçmanın yanı sıra, aşırı çalışma ve yetersiz beslenme, kas hastalığı, kolik ve bağırsak sorunları, kırık ve ağır fiziksel yaralanma, zehirlenme, kanser, kalp ve damar sorunları ile diğer hastalıklar kayıt altına alınmış durumda.

Veri setinin açıklamasına göre olayların ayrıntı ve güvenilirlik düzeyleri değişiyor; bazı kayıtlar ayrıntılı veterinerlik incelemelerine, bazıları ise kısa haber notlarına dayanıyor. Bu nedenle sayısal sonuçlar bütün olayları kapsayan kesin istatistikler olarak değil, belgelenmiş kayıtların ortaya koyduğu tablo olarak değerlendiriliyor.

Açık artırmayla satıldıktan sonra New York’taki faytoncular tarafından çalışmaya zorlanan Lady isimli at fenalaşarak aniden yere düştü ve olay yerinde hayatını kaybetti. Yapılan nekropside, ölüm sebebi aort yırtılması olarak belirlendi. Fotoğraf: AOL
Max isimli bir at, çiftlikten şehre getirildikten sonra aniden yola devrildi ve uzun süre toparlanamadı. Faytoncular tarafından bu durumun sıkça yaşandığı ve normal olduğu savunuldu. Fotoğraf: Voters for Animal Rights
  1. Hayvanların yaşam hakkı ve bedensel bütünlüğü: Çökme, hastalık, trafik çarpışmaları, ağır yaralanmalar ve ölümler; hayvanların insan ulaşımı ve eğlencesi amacıyla çalıştırılmasının doğurduğu riskleri tartışmaya açıyor.
  2. Çalıştırılmanın yarattığı riskler: Sıcaklık, aşırı çalışma, trafik, gürültü ve ürkme gibi etkenler farklı olaylarda karşımıza çıkıyor. Tek tek olayların nedenlerini ayırt etmek önemli olsa da, tekrar eden risk kategorileri bu sömürünün sürdürülemez olduğunu kanıtlıyor.
  3. Sağlık gözetimi ve erken müdahale: Çöken veya belirgin biçimde zayıflamış atlar, sağlık sorunlarının ne zaman fark edildiği ve çalışmanın ne zaman durdurulduğu sorularını gündeme getiriyor. Veri setinde bu sürecin düzenli ve ayrıntılı bir dökümü yok.
  4. Yaralanma sonrası yaşam: Öldürülme (ötanazi), çalışmadan çekilme, dinlenme ve çalışmaya geri dönme gibi farklı sonuçlar belgelenmiş. Ancak hayvanların uzun vadeli bakım koşulları ve emeklilik sonrası yaşamları hakkında yeterli bilgi sunulmuyor.
  5. Şeffaflık ve hesap verebilirlik: Olayların, veteriner raporlarının, yaptırımların ve hayvanların sonraki durumlarının standart biçimde kaydedilmesinin önemli olduğu görüüyor. Eksik kayıtlar, sistemin bütün sonuçlarını değerlendirmeyi güçleştiriyor.
  6. Kamusal güvenlik ve önlenebilir zararlar: Fayton kazalarında yolcuların, sürücülerin, bisikletlilerin ve yayaların da yaralandığı örnekler var. Ancak hayvan hakları açısından mesele yalnızca insanlara yönelik riski azaltmak değil, hayvanları bu risklere maruz bırakan uygulamanın kendisini sorgulayarak hayvanlara atfedilen “meta” statüsün reddetmek ve hayvan kullanımını yasaklamak.

İstihdam boyutu, “adil geçiş” süreci ve Donald Trump’ın “gözyaşları”

Yasanın meclisten geçişi, Taşımacılık İşçileri Sendikası (TWU) Local 100 üyelerinin itirazları eşliğinde gerçekleşti. Sendika, yasanın işçiler için sunduğu 2027 geçiş planının yeterince somut olmadığını ve çalışanların geçim kaynaklarının belirsizliğe itildiğini belirterek yasal yollara başvuracaklarını ifade etti.

Oysa yasada, sektör çalışanlarının farklı alanlarda istihdam edilebilmesi için bir işgücü geliştirme ve destek programı oluşturulması öngörülüyor. Mahdani de yaptığı resmi açıklamalarda bunu açıkça belirtiyor:

Hak savunucuları, sömürü endüstrilerinin tasfiyesinde “adil geçiş” sürecinin gerekliliğini desteklemekle birlikte, istihdam kaygılarının hayvanların hak ihlaline gerekçe yapılamayacağını vurguluyor.

Öte yandan, “turistik bir miras” maskesiyle hayvanlar üzerinden ekonomik çıkar sağlayan çevreler de karara tepki gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump, karar öncesinde Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Yüzyılı aşkın bir geleneğin, büyük ölçüde tek bir kaza yüzünden sona erdiğini görmek çok üzücü… Tarihin bir parçası daha yok oluyor,” diye yazdı ve ekledi: “Bölgede çok sayıda trafik kazası yaşanıyor ama bu kazalar nedeniyle arabaların parka girmesi yasaklanmıyor. Peki, faytonlar neden yasaklansın? Bu büyük bir gelenekti. Özleyeceğiz!”

Bir başka paylaşımında da, oldukça tanıdık gelen söylemlerden şaşmayarak, “Atlı faytonla gezmek, New York şehrinin kendine özgü deneyimlerinden biridir. Siyasi nedenlerle bunun sona erecek olması çok üzücü!’”

Hak örgütleri ise, yaşam hakkı ihlallerinin “gelenek” argümanıyla meşrulaştırılamayacağı yönündeki duruşunu koruyor.

Diğer şehirlere emsal teşkil etmesi bekleniyor

New York atlı faytonları yasaklayan ilk şehir değil. Bugüne kadar Chicago, Philadelphia, Las Vegas, Paris, Barselona ve Şanghay gibi pek çok dünya metropolü bu uygulamaya son verdi. Ancak ALDF yetkilileri, New York’un küresel bir etkiye sahip olması nedeniyle, bu kararın atlı fayton endüstrisinin devam ettiği diğer şehirlere de güçlü bir emsal teşkil edeceğini belirtiyor.

Hayvan hakları örgütleri, yasalaşma süreci tamamlanana ve atlar güvenli alanlara yerleştirilene dek sürecin takipçisi olacaklarını ifade ediyor. Gözler şimdi, tasarıyı 30 gün içinde onaylaması beklenen Belediye Başkanı Mamdani’de.

Semih Karakaş’ın çizimiyle…
Aslı Alpar’ın çizimiyle…

–

Kaynaklar: The Guardian, Animal Legal Defense Fund (ALDF), Humane World, PETA

–

Önceki İçerikAmasya’daki yaban domuzu katliamını yargıya taşıdık

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.