Veganların en çok tükettiği gıdalardan biri olan bakliyat; nohut, mercimek ve fasulye gibi kuru tanelerin yanı sıra soya, yer fıstığı ve daha pek çok türü kapsayan, doğanın sunduğu en besleyici ürünler arasında yer alıyor. Protein, vitamin, kompleks karbonhidrat ve lif açısından zengin olan baklagiller, aynı zamanda ekonomik, adil, erişilebilir ve sürdürülebilir tarım uygulamaları açısından da son derece değerli. 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü vesilesiyle, kendisi küçük ama etkisi büyük bu gıdaların neden hem insanlar hem de gezegen için vazgeçilmez olduğunu birlikte hatırlayalım.
Bakliyat ulusal beslenme rehberlerinin vazgeçilmezi
Bakliyat, baklagiller (Fabaceae) familyasına ait bitkilerin yenilebilir kuru tohumlarıdır. “Baklagil” terimi bitkinin kendisini ifade ederken, “bakliyat” bu bitkilerden elde edilen kuru tohumları tanımlar. Günlük dilde bu iki kavram sıkça birbirinin yerine kullanılsa da, teknik olarak farklı anlamlara sahip.
Geçmişten bugüne, yaklaşık 10 bin yıldır insan beslenmesinin merkezinde yer alan bu temel gıdalar arasında nohut, mercimek, bakla, barbunya, börülce, bezelye ve fasulye en yaygın tüketilenlerden. Dünyanın dört bir yanında farklı kültürlerin mutfaklarında yer almış olan bu besin; ucuz, besleyici ve doyurucu bir protein kaynağı olarak halen tercih ediliyor, neredeyse tüm mutfaklarda yer alıyor.
Bitkisel protein zenginliğine ek olarak lif, kompleks karbonhidratlar, demir, çinko, folat ve magnezyum gibi önemli mikro besinler de içeriyorlar. Ayrıca bakliyatta bulunan fitokimyasallar, saponinler ve tanenlerin antioksidan ve anti-kanserojen özellikler gösterebildiği aktarılıyor.
- Tüm baklagiller yüksek protein ve lif içerir.
- Yağ oranları düşüktür ve kolesterol içermezler.
- Demir, folat ve potasyum açısından güçlü bitkisel kaynaklardır.
Bugün dünya genelinde neredeyse tüm ulusal beslenme rehberleri, baklagillerin düzenli tüketimini öneriyor. Bu rehberler yalnızca bireysel beslenme önerilerinin değil; aynı zamanda gıda, tarım, sağlık ve kamu politikalarının da temelini oluşturuyor.
Bakliyat: Besin değerleri karşılaştırması
Aşağıdaki tablo, pişmiş bakliyatın 100 gramı (yaklaşık ½ su bardağı / 125 mL) için ortalama besin değerlerini gösteriyor. Aynı zamanda, hayvanların beden parçalarından ve salgılarından elde edilen gıdaları tüketmeden, dengeli ve yeterli beslenmenin mümkün olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
| Bakliyat | Protein (g) | Yağ (g) | Lif (g) | Demir (mg) | Magnezyum (mg) | Potasyum (mg) | Çinko (mg) | Kalsiyum (mg) | Folat (mcg) |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Sarı Bezelye | 8,3 | 0,4 | 8,4 | 1,3 | 36 | 362 | 1,0 | 14 | 65 |
| Mercimek | 9,0 | 0,4 | 8,9 | 3,3 | 36 | 369 | 1,3 | 19 | 181 |
| Nohut | 8,9 | 2,6 | 8,7 | 2,9 | 48 | 291 | 1,5 | 49 | 172 |
| Pinto Fasulyesi | 9,0 | 0,7 | 9,0 | 2,1 | 50 | 436 | 1,0 | 46 | 172 |
| Beyaz Fasulye | 8,3 | 0,5 | 7,0 | 2,1 | 50 | 391 | 0,9 | 68 | 102 |
| Siyah Fasulye | 8,7 | 0,5 | 7,0 | 2,1 | 70 | 355 | 1,1 | 27 | 149 |
| Bakla (Fava) | 7,6 | 0,4 | 6,2 | 1,5 | 43 | 268 | 1,0 | 36 | 104 |
Kaynak: Canadian Nutrient File & Pulse Canada (2022)

Bakliyat: İklim dostu, sürdürülebilir tarım
Bakliyatın değeri yalnızca besin içeriğiyle sınırlı değil. Aynı zamanda iklim dostu ve onarıcı tarım uygulamaları için de kritik öneme sahipler.
İnsan sağlığı için son derece faydalı olan baklagiller, toprak sağlığı açısından çok değerli. Çünkü bakliyat:
- Toprak mikroorganizmalarını besleyen bileşikler üretir,
- Hasat sonrası toprakta azotça zengin kalıntılar bırakır,
- Azot bağlama özellikleri sayesinde daha az kimyasal gübreye ihtiyaç duyar.
Bu da sera gazı emisyonlarının azalmasına katkı sağlar.
Hayvan sömürüsüne dayalı et ve diğer ürünlerle karşılaştırıldığında, aynı miktarda besin değerini üretmek için çok daha az araziye ve suya ihtiyaç duyarlar. Örneğin; 1 kg mercimek üretmek, 1 kg sığır eti üretimine kıyasla yaklaşık 10 kat daha az su gerektirir.
Ayrıca, sorumlu ve doğayla uyumlu biçimde üretildiklerinde toprağın besin döngüsünü destekler, toprakta besin maddelerinin tutulmasına katkı sağlarlar.
Bu nedenle AB destekli “Smart Protein Projesi” kapsamında incelenen dört üründen üçü bakliyattır: Bakla (fava), mercimek ve nohut. Dördüncü ürün ise, “yalancı tahıl” olarak bilinen kinoa. Proje; Danimarka, İrlanda, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz ve İspanya’daki farklı toprak ve iklim bölgelerinde, organik ve rejeneratif (yenileyici) tarım sistemleriyle bu ürünlerin yetiştirilebilirliğini ve işlenebilirliğini araştırıyor.
Hayvan temelli üretime dayalı tarım modelleri toprağı yoksullaştırıp biyoçeşitliliği yok ederken, bakliyat temelli sistemler toprağı iyileştirir.
Bakliyat, hayvan sömürüsü ve gıda sistemleri
Günümüzde bakliyatın büyük bir bölümü, insanlar için değil; hayvansal üretim için yem olarak kullanılıyor. Bu durum; pestisit kullanımını artıran monokültür tarımı, ekosistem tahribatını ve hayvan sömürüsünü derinleştiriyor.
Oysa bakliyat;
- Doğrudan insan beslenmesi için üretildiğinde gıda güvenliğini güçlendirir,
- Toprağı besler, ekosistemi onarır.
Peki, bu kadar besleyici, erişilebilir ve sürdürülebilir bir seçenek varken, neden hâlâ hayvanların bedenleri ve salgıları ile beslenmeyi normalleştiriyor, bitkisel beslenmeyi marjinalleştiriyoruz?
Neden Dünya Bakliyat Günü?
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, FAO tarafından yürütülen 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı’nın başarısının ardından, bakliyatın Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkısını tanımış ve 10 Şubat’ı Dünya Bakliyat Günü ilan etmiştir.
Bu gün; daha adil ve ekolojik gıda sistemlerine, sağlıklı beslenmeye ve iklim dostu tarıma dikkat çekmek için önemli bir fırsat.
Biliyor muydunuz?
- Baklagiller vitamin ve mineral yoğunluğu yüksek gıdalardır.
- Uzun raf ömürleri sayesinde gıda israfını azaltırlar.
- Çoklu ekim sistemlerinde biyoçeşitliliği artırırlar.
- Toprağa azot bağlayarak verimliliği yükseltirler.
- Kırsal alanda özellikle kadınlar ve gençler için istihdam olanakları yaratırlar.
Etik, ekolojik ve adil çözüm
Bakliyat; beslenme, iklim krizi, gıda adaleti ve hayvan hakları tartışmalarının tam merkezinde yer alıyor.
Vegan olmak ve bitki temelli beslenmek yalnızca etik bir tercih değil; bilimsel, ekolojik ve toplumsal olarak da güçlü bir çözümdür.
10 Şubat Dünya Bakliyat Günü, bu gerçeği yeniden hatırlamak için bir çağrı niteliğinde.
–
Kaynaklar: FAO, Proveg, Alberta Pulse, Oaklins, Vegan FTA





















