Türkiye’de bir “deney hayvanı”* üretim merkezinde gizli çekimle kaydedilmiş görüntüler, bu sistemin nasıl işlediğini açık biçimde ortaya koyuyor.

Bu merkezlerde hayvanlar birer “denek” olarak doğuyor; yaşamlarının tamamını kafeslerde, doğal davranışlarından mahrum şekilde geçiriyor ve deneylerde kullanılmak üzere sistemin içine dahil ediliyor.

Görsellerde yer alan bazı sahnelerde ölü ve canlı hayvanların aynı alanlarda tutulması, ciddi ihmal ve ihlalleri de gündeme getiriyor. Bu durum, hayvan deneylerinin doğası gereği hayvan haklarına aykırıyken, aynı zamanda hayvan refahı ve denetim mekanizmalarının etkinliği açısından temel sorunları gözler önüne seriyor.

Türkiye’de kozmetik ürünler için hayvan deneyleri yasak olsa da bu, hayvan deneylerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. İlaç sektöründen gıdaya ve üniversitelerin araştırma merkezlerine kadar farklı alanlarda deneylerde hayvan kullanımı sürerken, hayvan sömürüsü içeren deney çalışmalarına ve “girişim” adı altındaki ticari faaliyetlere yönelik araştırma fonları, ödüller ve teşvik mekanizmaları varlığını koruyor.

Buna karşın bilimsel literatür, hayvan deneylerinin insan biyolojisini öngörme kapasitesinin sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Hayvanlarda “başarılı” olarak pazarlanan birçok yöntem, insan kliniklerinde %90-95 oranında başarısız oluyor. Bu durum; meselenin yalnızca etik değil, aynı zamanda bilimsel geçerlilik ve kaynakların etkin kullanımıyla ilgili olduğunu gösteriyor.

Mevcut sorunlara karşı mücadele

Bugün hücre bazlı testler,organ-on-chip teknolojileri ve gelişmiş bilgisayar modellemeleri gibi alternatif yöntemler mevcut. Buna rağmen hayvan kullanımına dayalı sistemin devam etmesi, değişimin neden bu kadar yavaş ilerlediğini sorgulamayı gerektiriyor. Yıllardır aktivistler, bağımsız hak savunucuları ve Deneye Hayır Derneği bu düzenin dönüşmesi için mücadele yürütüyor.

Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak biz de Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak biz de, özellikle kozmetik sektöründe hayvanlı deneylerin yasaklanması için TBMM’de milletvekilleriyle görüşmeler yaparak ve kampanya başlatıp başarıya ulaştırarak, bu yasağın Türkiye’de devreye girmesine doğrudan katkı sağlamış olsak da henüz yapacak çok şey var.

Çünkü aşağıdaki sorunlar bugün de devam ediyor:

  • Şeffaflık sorunu: Kaç hayvanın, hangi deneylerde kullanıldığına dair kamuya açık ve detaylı veri yok.
  • Etik kurul yapısı: Deneyleri onaylayan kurulların bağımsızlığı ve çatışma riski tartışmalı.
  • Temsiliyet ve söz hakkı: Hayvan hakları örgütlerinin ilgili kurullarda temsiliyet ve söz hakkı yok.
  • Denetimsizlik: Merkezlerin düzenli ve bağımsız biçimde denetlenmediği yönünde bulgular mevcut.
  • Hayvansız metotlara geçiş hızı: Bilimsel olarak mümkün olan ve hayvan kullanımı içermeyen etkili yöntemlere geçiş için gereken siyasi ve akademik irade ile hızlı karar alma ve uygulama mekanizmaları eksik.
  • Kamu ve özel fon kaynakları: Hayvan deneyleri içeren yeni çalışmalar, “girişimcilik” adı altında ödül ve fon gibi teşvikler almaya devam ediyor.
  • Vicdani ret hakkı: Veterinerlik ve tıp gibi bölümlerde okuyan öğrencilerin hayvan deneyleri yapmaya zorlanması ve etik eğitim hakkı, vicdani ret hakkı elde edememiş olmaması.
  • Hayvan yuvalandırmaları: Deneylerden sonra hayatta kalan/hayatta bırakılan hayvanlar ulusal mevzuata göre öldürülmek yerine yuvalandırılabilecekken, kurumların bu aşama ile uğraşmak istememesi ve sorumluluk üstlenmemesi.

Burada gördüklerimiz tekil bir olaydan ibaret değil. Hayvanları mal olarak gören ve insan menfaati için kaynak olarak kullanan sistematik bir zulüm mekanizması devrede. Bu yüzden etkin denetim, şeffaflık ve hayvan deneylerine son verilmesi için kamuoyu baskısı kritik önemde. Değişim, ancak bu sistemin görünür kılınması ve bireysel gündelik pratikleri aşarak kolektif bir talebe dönüşmesiyle mümkün.

Türkiye’de hayvan deneyleri: Sayılar ve yapısal sorunlar

Türkiye’de hayvan deneyleri kurumsallaşmış bir sistem ile yürütülüyor ve hayvan üretiminden deney aşamasına uzanan bütün bir zincir resmi olarak tanımlanmış durumda.

2023 yılında yayımlanan bir makaleye göre ülkede Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin almış 150’nin üzerinde “deney hayvanı” laboratuvarı var ve deneyler bu lisanslı merkezlerde yürütülüyor.

Kullanım ölçeği de bu sistemin büyüklüğünü ortaya koyuyor: 2019 yılında Deneye Hayır Derneği’nin paylaştığı verilere göre; Türkiye’de her yıl yaklaşık 266 bin hayvan deneylerde kullanıldıktan sonra öldürülüyor. Bu sayı, deneylerin istisnai olmaktan çok öte, rutin bir uygulama olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Ancak bu sistemin işleyişine dair temel bir sorun daha var: Şeffaflık ve bağımsızlık eksikliği. Deneylerin onaylandığı etik kurullar (HADMEK ve yerel kurullar) mevzuatta yer alsa da, bu kurullarda bağımsız hayvan hakları temsilinin fiilen yer almaması ve karar süreçlerinin kamuya açık olmaması uzun süredir eleştirilirken dava konusu da edilebiliyor. Her ne kadar hak savunucuları bu davaları kazansa da, kararlar fiilen uygulanmıyor.

Kaç hayvanın hangi deneylerde kullanıldığına dair ayrıntılı ve erişilebilir veri ise sınırlı.

Bu durum; meselenin etik boyuta ek olarak yönetişim sorunu olduğunu da gösteriyor. Hayvan deneyleri, kamu otoritesi tarafından izin verilen, etik kurullar tarafından onaylanan ve kamu kaynaklarıyla dolaylı olarak desteklenebilen bir mekanizma içinde sürüyor.

(*) Yazı boyunca kullandığımız “deney hayvanı” ifadesini bilinçli olarak tırnak içinde yazıyoruz. Bu ifade yalnızca hayvanlar için değil, mevzuatta ve sektörde kullanılan “deney hayvanı üretim merkezi”, “deney hayvanı laboratuvarı” gibi tanımlarda da bu şekilde geçiyor. Oysa “deney hayvanı” diye bir tür yoktur. Hayvanları meta, kaynak veya ürün gibi sunan bu tanımı ve dili kabul etmiyoruz. Türü ne olursa olsun, söz konusu olan; yaşamı elinden alınan, deneylerde kullanılmak üzere esaret altında üretilen ve daimi acı, stres altında ölüme sürüklenen hayvanlardır.

Önceki İçerikHayvan deneylerinde yeni dehşet: Birleşik Krallık’ta toksisite testleri
Sonraki İçerikMoby Coachella gelirini hayvan hakları örgütlerine bağışlıyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.