Animal Aid UK ve Animals International tarafından açığa çıkarılan Birleşik Krallık’taki gerçekler, toksisite testlerinin gerçekte ne içerdiğini görünür kılmayı amaçlıyor ve hayvanların kullanılmadığı, insan sağlığını koruyabilen modern bilimsel yöntemlere geçişi hızlandırmayı hedefliyor.

Birleşik Krallık hükümetinin izniyle, yasaların ardına sığınarak yürütülen toksisite testleri, iki deney laboratuvarında çalışan bir görevli tarafından çekildi.

Hayvan deneylerinin gizlenen gerçeklerini gözler önüne seren bu görüntülerde beagle ırkı köpekler, primatlar, mini domuzlar, sıçanlar ve tavşanların büyük acı ve dehşet içinde işkenceye maruz bırakıldığı görülüyor. Bir sahnede, uzun kuyruklu makak maymunun hareketleri kısıtlanmış haldeyken, insanlar için uygun olup olmadığını değerlendirmek amacıyla yeni bir obezite ilacı midesine zorla enjekte ediliyor.

Videoda ayrıca sabitlenerek hareketsiz hale getirilmiş beagle’ların yüzlerine maskeler bağlandığı ve deney maddelerini solumaya zorlandıkları; tavşanların ise damar içi testler için silindirik tüplere sıkıştırıldığı görülüyor. Başka bir sahnede, korkmuş maymunların kısıtlayıcı düzenekler içinde çırpındığı; bazılarının ise boğazlarından aşağı plastik bir tüp itilmeden önce acı içinde sesler çıkardığı görülüyor.

Mini domuzların sırtlarına kasıtlı olarak açılmış taze yaralara sıvı maddeler uygulanırken korku içinde bağırdıkları da kaydediliyor. Sıçanlar plastik tüplerin içine sabitlenerek test maddelerini solumaya zorlanıyor.

Deneylerden sağ çıkan tüm hayvanlar süreç sonunda öldürülüyor ve bedenleri daha ileri incelemeler için parçalanıyor.

Dünya genelinde toksisite (zehir etki) testleri, deney laboratuvarlarında hayvanların en az görünür olduğu ama en sarsıcı şekilde kullanıldığı alanlardan biri. Her yıl milyonlarca hayvan, insanlar üzerinde ne tür zararlar oluşabileceğini görmek için zehirli maddelere maruz bırakılıyor. Yaşadıkları acı son derece ağır. Üstelik %90-96 oranında insanlara gerçek bir fayda sağlamayan sonuçlar için…

Hayvan deneylerinde sistematik acı

Görüntülerin önemli bir bölümü yayımlanamayacak kadar sarsıcı nitelikte.

Kanıtları toplayan eski çalışanın uyarısı üzerine Animal Aid ve Animals International harekete geçti. Laboratuvar çalışanı, toksisite deneyleri sırasında hayvanların çığlıkları ve inlemelerini “zihninden çıkaramadığını”, hayvanların bu süreçleri iki yıla kadar yaşayabildiğini söyledi.

Testlerin kendisini travmatize ettiğini belirten çalışan, İngiltere halkının deney laboratuvarlarında hayvanların neler yaşadığını bilme hakkı olduğunu vurguladı.

Toksisite testleri, bir maddenin hangi düzeyde zarar, hastalık veya ölüme yol açtığını belirlemek için hayvanların deney maddelerine maruz bırakılmasına sebep olan uygulamalardır. Hayvanların hareketleri kısıtlanır; çoğu zaman çok yüksek dozda test maddelerini solumaya, yutmaya veya temas etmeye tekrar tekrar zorlanırlar. Bu süreçler ilaç, pestisit ve diğer ürünlerin onay süreçlerinin bir parçasıdır.

Güncelliğini yitirmiş bilim ve etik çatışa

Hayvan deneylerinden elde edilen yanıltıcı güvenlik ve etkililik sonuçları, yeni ilaçların %90’ının insan deneylerinde başarısız olmasının başlıca nedenlerinden biri. Fizyoloji, biyokimya ve genetik bakımdan somut farklılıklara rağmen hayvanlar hâlâ bu ıstıraba maruz bırakılıyor. Oysa insanla daha doğrudan bağlantılı modern bilim, insan sonuçlarını daha doğru öngörebiliyor.

Teknisyenler, düzenleyici onay süreçlerinin bir parçası olarak hayvanlar üzerinde son derece zorlayıcı testler yapmakla yükümlü. “Bakım verme / öldürme” paradoksu olarak adlandırılan bu durum, kişilerin bizzat acı vermek zorunda kalmasından doğan ağır bir etik çatışma yaratır ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), ikincil travma, ahlaki yaralanma ve depresyona yol açabilir.

Hükümete çağrı

Laboratuvar çalışanının görev yaptığı tesisler, insan klinik deneyleri aşamasına geçilmeden önce gerekli güvenlik testlerini hayvanlar üzerinde yürütmek üzere büyük ilaç şirketleriyle sözleşmeli çalışıyor. Her iki tesis de İçişleri Bakanlığı denetimine tabi ve “yasal” çerçevede faaliyet gösteriyor.

Bu görüntülerin, toksisite testlerinin gerçek boyutunu ortaya koyduğunu ifade eden Animal Aid Direktörü Iain Green, “Bu süreçler devlet tarafından onaylanmış ve tesisler lisanslanmış durumda. Endüstriyel ölçekte yürütülen bu uygulamalar, bilim maskesi altında sürdürülen işkencedir. Milletvekillerini ve bakanları bizimle bir araya gelmeye, bu görüntüleri birlikte izlemeye ve ardından laboratuvarlardaki hayvanların acısını sona erdirmeye çağırıyorum,” dedi: “Artık gecikmek yok, mazeret yok. Laboratuvarlardaki hayvanların acısına son vermek için hemen harekete geçmeliyiz. Hükümet yeni hayvan deneylerini derhal askıya almalı, mevcut tüm lisansları kapsamlı biçimde gözden geçirmeli ve hayvanların bilimsel amaçlarla kullanılması yerine, işlerliği kabul edilmiş yenilikçi uygulamaları hayata geçirme sözünü yerine getirmelidir.”

Bu ölçekte ve ayrıntıda görüntüler on yılı aşkın süredir ilk kez ortaya çıkıyor. Gelişme, Birleşik Krallık hükümetinin hayvan deneylerini azaltma ve modern, hayvansız yöntemlere geçişi hızlandırma planlarını açıklamasından yalnızca aylar sonra geldi.

İşçi Partisi, seçim manifestosunda hayvan deneylerini aşamalı olarak sonlandırma sözü vermişti. Ancak geçen yıl Bilim Bakanı Lord Vallance, tüm hayvan deneylerinin kısa vadede durdurulmasının “mümkün olmadığını” söyledi.

Animals International Direktörü Lyn White şunları söyledi: “Bunu görmememiz gerekiyordu. Bu testler kamu güvenliği adına yapılıyor, ancak kamu denetiminden uzak tutuluyor. Bu gerçeklik yıllar önce görünür olsaydı, toplumun bunların durdurulmasını talep edeceğine hiç şüphe yok. Günümüzde, hayvanların duyarlılığını ve yaşadıkları acıyı bu denli görmezden gelen hiçbir sistem meşrulaştırılama. Hele ki sürdürülmesi hiç kabul edilemez. Bunu sona erdirmek hem bilimsel hem etik bir zorunluluktur.”

Dönüm noktası

Birleşik Krallık’taki iki toksisite test tesisinden elde edilen yeni görüntüler, bu deneylerin hayvanlar üzerindeki etkisine dair bugüne kadar yayımlanan en kapsamlı veriyi sunuyor. Görüntülenen uygulamalar istisnai değil; İçişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş standart toksisite testleri.

Birleşik Krallık’ta her yıl yüz binlerce hayvan bu tür deneylerde kullanılıyor. Buna ilaçların yanı sıra endüstriyel kimyasallar, pestisitler, biyositler ve gıda ya da yemlere eklenen maddelerin toksisite testleri de dahil. Bu testlerin büyük bölümü, yurtdışındaki düzenleyici gereklilikleri karşılamak için yapılıyor.

Bilim dünyasında giderek artan biçimde kabul gördüğü üzere hayvan deneyleri, insanlara ilişkin sonuçları öngörmede sıklıkla başarısız oluyor. Bu deneyler 21. yüzyılda güncelliğini yitirmiş ve güvenilir değil; üstelik büyük bir acıya yol açıyor.

Hayvan kullanımına dayalı toksisite testleri “kamu güvenliği” adına yürütülüyor. Ancak Birleşik Krallık yurttaşlarına bu uygulamaların ve yol açtığı acının sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda danışılmış değil.

Hükümet, hayvan deneylerinden uzaklaşıp insanla daha bağlantılı bilimsel yöntemlere geçiş sözü vermiş olsa da, bu görüntülerde ortaya çıkan ağır hayvan sömürüsü acil siyasi müdahale gerektiriyor.

Siz de Toxicity Inc. web sitesinde sayfanın en altında yer alan formu kullanarak Birleşik Krallık milletvekillerine bir mesaj gönderin; hayvanlar üzerinde toksisite testlerinin sona erdirilmesini ve daha kesin sonuç veren yenilikçi deney yöntemlerine geçiş sürecinin hızlandırılmasını talep edin.

Kaynaklar: Toxicity Inc., Mirror, Animals Australia

Önceki İçerikV-Label Türkiye: Açık başvuru

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.