Atları “kriz”, “sorun” ve “istila” olarak tanımlayan haberler geçtiğimiz günlerde tek bir elden servis edilip yapay bir karşıtlık pompalanırken, gerçeklere hep birlikte sahip çıkıyoruz: Tarlalara giren atlar değil, hatalı kamu politikaları!
Ormanlar dev bloklar halinde sermayenin çkarları için yok edilirken, hayvanların yaşam alanları her geçen gün daha fazla daraltılıyor.
Madencilik, inşaat, turizm ve altyapı gibi rant projeleri doğal ve ekili alanları paramparça ederken, vahşi ve plansız sulama uygulamaları su krizini derinleştiriyor.
Ama sıra hesap vermeye geldiğinde “suçlu” hep hayvanlar ilan ediliyor. Senaryo ise hep aynı: Dün köpekler ve yaban hayvanları; bugün “yılkı” atları.
Önüne “başıboş” etiketi yapıştırılan her canlı, önce “sorun” ilan ediliyor, sonra hedefe dönüştürülüyor.
Yine, doğayı ve üreticileri çıkmaza sürükleyen politikaları sorgulamamamız istendiği için, bir avuç özgür atın yaşamını tehdit eden içerikler, belirli medya kuruluşları tarafından yaygınlaştırılıp çoğaltılıyor.
Hiçbir gerekçe, bir türün hedef haline getirilmesini meşrulaştıramaz.
Bugün, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde siz de insan merkezli bir dünyada yaşam mücadelesi veren hayvanları değil, doğayı ve üreticileri çıkmaza sürükleyen gerçek failleri sorgulayın.
Ortak yaşamı savunun.
–
İmza kampanyası başlatıldı
Ayvacık’ta özgür gezen ve Kaz Dağları ekosisteminin bir parçası haline gelmiş olan yılkı atlarına dokunulmaması için, yetkililerle yerelde yapılan görüşmelere ek olarak, 15 Haziran’da Kuzey Ege Ortak Yaşam Derneği tarafından imza kampanyası başlatıldı: change.org/atlaradokunma
“Bu atlar kendi kendilerine ortaya çıkmadılar. Birçoğu yıllarca ulaşımda, yük taşımacılığında, tarımsal faaliyetlerde ve çeşitli ekonomik işlerde kullanıldı, ihtiyaç kalmadığında doğaya bırakıldı. Şimdi ise insan eliyle yaratılmış bir durumun bedeli yine bu hayvanlara ödetilmek isteniyor.”
“Bizler yaşamı savunuyoruz. Dün insan faydası için kullanılan, bugün ise turistik bir simge olarak pazarlanan atların; ekonomik bir sorun olarak görüldükleri anda yaşam haklarının tartışmaya açılmasını kabul etmiyoruz. Ayvacık’ta yaşayan ‘yılkı atları’nın hedef gösterilmesine karşı çıkıyor; kamuoyunu, sorunun gerçek nedenlerini görmeye, adil ve şiddetsiz çözüm yollarını desteklemeye çağırıyoruz.
Kazdağları’nın yılkı atlarına dokunmayın. Özgür yaşayan hayvanların yaşam hakkına saygı gösterin.”
Lütfen siz de bu bağlantıya tıklayarak Change.org sitesinden imzalayın, çevrenizle paylaşın.

Yaşam savunucularından çağrılar
Patidio, 11 Haziran’da yayımladığı “Ayvacık’taki yılkı atları hedefte” başlıklı haberinde, TVD olarak yaptığımız açıklamaya da yer verirken, Kuzey Ege Ortak Yaşam Derneği’nin yereldeki süreç takibine ve haberlerin gerçek olmadığına dair beyanlarına değindi.
Aşağıda özetini paylaştığımız haberin tamamını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.
“Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Kocaköy’de bir çiftçi geçtiğimiz günlerde medyaya bölgedeki yılkı atlarını şikayet etti. Atların hayvanların yemini yediğini, sularını içtiğini ve tarlalara zarar verdiğini söyleyen çiftçi, atlardan bahsederken ‘başıboş’ ifadesini kullandı ve yaşadıkları soruna çözüm bulunmasını istedi.
Kuzey Ege Ortak Yaşam Derneği Başkanı Feryal Baran, yılkı atlarının oldukça ürkek hayvanlar olduğunu, insanlı bölgeye yaklaşmaktan korktuğunu belirterek söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Baran ayrıca, şu an sorun olarak bahsedilen yılkı atlarının geçmişte çalıştırılıp sonrasına köşeye atılan hayvanlar olduğunu, bu atların Kapadokya’da olduğu gibi kültürel ve turizm açısından bir değer olarak görülmesi gerektiğini söyledi.”





















