Balık, balina, fok, deniz kaplumbağası ve diğer savunmasız deniz canlıları, deniz ve okyanuslardaki hayalet ağlar ve balıkçılık ekipmanları sebebiyle yaşamını yitiriyor

Dünya çapında 250’den fazla hayvan hakları ve doğa koruma kuruluşu tarafından benimsenen 1 Ağustos Balıklara Saygı Günü’nün üçüncü yılında, balıkçılığın ve balıkçılık ekipmanlarının sualtı habitatlarına ve deniz canlılarına verdiği zararlara dikkat çekiliyor.

“Hayalet” balıkçılık ağı ve ekipmanları, kazara veya bilinçli bir şekilde deniz dibinde bırakılan olta, ağ, halat, tuzak ve yem sistemleri gibi av araçları olarak tanımlanır. Kaybolan, terk edilen veya atılan bu balıkçılık gereçleri, en zararlı denizel çöplerden biridir, çünkü deniz dibinde kaldığı sürece, deniz canlılarını ve ekosistemleri tehdit etmeye devam eder.

Fotoğraf: Tilen Genov / Morigenos

Balıkçılık gereçleri genellikle doğada yıllarca çözünmeyen, uzun ömürlü sentetik malzemelerden veya metalden yapılır. Plastik ekipmanlar ise, zaman içinde bozulma ile mikroplastiklere dönüşür.

Ölümlerden ticari, amatör ve hobi amaçlı her türlü balıkçılık sorumlu

Dünya denizlerindeki toplam hayalet teçhizat miktarına ilişkin mevcut tahminler değişiklik gösteriyor. Ancak bunun ciddi bir sorun olduğu ve okyanuslardaki plastik kirliliğinin en önemli kaynağının balıkçılık olduğu konusunda fikir birliği var. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel düzeyde kaybolan balıkçılık teçhizatı miktarını belirlemek için araştırma yapıyor, ancak çalışmanın sonuçlanması birkaç yıl alacak.

Ghost gear” olarak adlandırılan hayalet teçhizattan, yalnızca endüstriyel ve amatör balıkçılık yapan avcılar sorumlu değil. Balıkçılık gereçlerinin yıllarca devam eden ve pek çok farklı türü tehdit eden ölümcül etkileri, hem su içinde hem de su dışında yüzlerce türü etkileyen ve küçük tatlı su yollarından deniz ve okyanuslara kadar eğlence amaçlı ve ticari balıkçılıktan da kaynaklanıyor.

Balıkların “eğlence amaçlı” yakalanıp bırakıldığı etkinlikler de sanılanın aksine masum değil, çünkü oltalar balıklara fizyolojik olarak zarar veriyor ve çoğunlukla bu balıklar serbest bırakıldıktan sonra yaşamlarını yitiriyor. Balık tutma turnuvaları ve hobi balıkçılığı etkinlikleri ayrıca çocukları, doğal ortamlarında balıkları öldürmeye teşvik ediyor ve hayvana işkenceyi normalleştiriyor.

Balıklar ile birlikte deniz kaplumbağaları, kuşlar, balinalar, yunuslar, foklar ve tehdit altındaki, nesli tükenmekte olan türler de dahil olmak üzere diğer pek çok hayvan, bu ağlara dolanarak boğuluyor, tuzaklara takılarak yaralanıyor, iç organları zarar gördüğü ve aç kaldıkları için yavaş ve acı verici ölümlere maruz bırakılıyor.

Denizdeki plastik kirliliğinin çoğu poşet ve pipet değil, balıkçılık ekipmanları

Netflix’ten de izlenebilen Seaspiracy: Denizlerdeki Komplo belgeseli tarafından paylaşılan acı tabloya göre her yıl 300 binden fazla yunus ve balina tesadüfi ağa yakalanma nedeniyle hayatını kaybederken saatte 30 bin köpekbalığı ağlarda yaşamını yitiriyor. Sadece ABD’de 250 bin deniz kaplumbağası yaralanıyor veya ölüyor. Aynı zamanda, örneğin “Büyük Pasifik Çöp Alanı” olarak tanımlanan bölgedeki plastik kirliliğin %46’sını denizlere atılmış dev balıkçı ağları oluştururken, geri kalan atıkların çok büyük bir kısmını da diğer balıkçılık araç-gereçleri oluşturuyor. Balıkçılık endüstrisi her gün dünyanın etrafını 500 kez saracak miktarda misina kullanıyor.

In Defense for Animals’ın yaban hayatı sorumlusu Julie Massa, “Doğada vakit geçirmek ve açık hava etkinliklerinin tadını çıkarmak isteyen insanları takdir ediyoruz, fakat balıkçılığın her türü balıklara, yaban hayvanlarına ve ekosistemlere büyük zarar veriyor” diyor.

“Balıklara Saygı Günü’nün daha fazla insana, balık tutmayı ve balık tüketmeyi yeniden düşünmesi ve bu eylemlerin bu inanılmaz hayvanları ve yaşadıkları ortamları nasıl olumsuz etkilediğini anlaması için ilham vermesini umuyoruz. Kayıp, unutulmuş ve atılmış olta takımlarına dolanmış balıklar, balinalar, deniz kaplumbağaları, kuşlar ve diğer hayvanlar, okyanusları boşaltan balıkçılık faaliyetlerine son vermek için acil bir eylem çağrısı olarak görülmeli. Ayrıca bu özel günde, çocukları savunmasız hayvanlara zarar vermeye şartlayan balık avlama oyunlarına dikkat çekmeyi ve bunun yerine zararsız faaliyetlere katılmayı teşvik etmeyi amaçlıyoruz.”

Fotoğraf: Riddhiman Bhowmik / Unsplash

Balıklar duyarlı canlılar ama korunmuyorlar

Çok sayıda araştırma, balıkların acıyı hissedebildiğini kanıtlamıştır. Balıklar aynı zamanda hayal ettiğimizden de zekiler. Balıklar taklit ederek öğrenebilir, sayabilir, hatırlayabilir, grup üyelerinin yüzlerini tanıyabilir, işbirliği yapabilir ve alet kullanabilir. Kayda değer yeteneklerine rağmen, her yıl dünya çapında trilyonlarca balık kasıtlı olarak ve kasıtsız “yan avlanma” veya tesadüfi ağa yakalanma sebebiyle öldürülüyor.

“Balıklarla sualtı ekosistemlerinde veya kara hayvanları ile karşılaştığımız şekilde sık sık karşılaşmamamıza rağmen, onlar dünyadaki en ilginç hayvanlardan biri. Balıklar acıyı hisseder ve duyguları deneyimleme yeteneğine sahiptir. Yiyecek, eğlence veya hobi amacıyla öldürülmekten çok daha fazla ilgiyi hak ediyor” diye In Defense for Animals Kampanya Direktörü Lisa Levinson, hayalet teçhizatın uzun süreleri etkilerinin altını çiziyor: “Balıkçılık, balıklarda birey düzeyinde bariz acıya neden olurken, hayalet teçhizat da on yıllar boyunca daha fazla hayvanı sakatlayıp öldürüyor, deniz ortamlarını kirletiyor ve ekosistemlere zarar veriyor. Nehirler ve göl kıyıları boyunca bırakılan oltalar ve kancalar, ördekler tarafından yutuluyor veya ayaklarına dolanıyor. Bu kan dolaşımını etkilediği gibi uzuv kaybına ve hatta yaşamlarına neden oluyor.”

Hükümetler, balıkçılık faaliyetlerinin neden olduğu acıya, ekosistem tahribatına, iklim krizine ve biyoçeşitlilik kaybına rağmen, balıkları ve çoğu deniz canlısını hayvan hakları ve hayvanları koruma yasalarının korumasından muaf tutuyor.

Fotoğraf: Jordi Chias / National Geographic Kaynak: BBC

In Defense of Animals İletişim Direktörü Fleur Dawes, “Hayalet teçhizatı incelemek için çok fazla zaman ve kaynak harcanıyor, ancak sorun hemen şimdi balıkları ve diğer deniz hayvanlarını tüketmeyerek çözülebilir” diyor. “Balıklara Saygı Günü, balık yerine bitki bazlı alternatifleri denemek için mükemmel bir zaman. Hayvanları kurtarmak, hassas türleri ve doğayı korumak için vegan deniz ürünlerini seçin.”

Balıklara Saygı Günü’nün amacı; bireyler ve hükümetler nezdinde balıkları, diğer hayvanlara sağlanan aynı şefkat, anlayış ve korumayı hak eden duyarlı varlıklar olarak kabul etmeye teşvik etmek. Her birimiz, balıklar ve gezegeni paylaştığımız diğer canlılar için dünyayı değiştirme fırsatına sahibiz.

Gezegendeki karbondioksitin %93’ünün okyanuslar tarafından depolandığını düşünürsek, okyanusların korunması yalnızca deniz canlıları ve ekosistem için değil, insanlar için de son derece hayati öneme sahip bir mesele olduğunu daha net görebiliriz.

Bu özel günde balıklar için farkındalık yaratmayı amaçlıyorsanız, siz de daha fazla bilgi için respectforfish.org adresini ziyaret edebilirsiniz ve çağrılara katılabilirsiniz.

Fotoğraf: Shin Arunrugstichai

Kaynak: Yubanet, Onegreenplanet

Kapak fotoğrafı: Marc Casanovas Felix

Önceki İçerikMahkeme, Fransa’da “vegan et” isimlendirme yasağını haksız bularak kararnameyi askıya aldı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.