McDonalds, geçtiğimiz hafta vegan aktivistler tarafından dört dağıtım merkezinde gerçekleştirilen bir dizi doğrudan eylem sonucu İngiltere çapında “menü kıtlığı” yaşamış ve büyük bir darbe almıştı. Aradan zaman geçmeden ikinci sivil itaatsizlik eylemini gerçekleştiren Animal Rebellion aktivistleri, bu kez de fast food zincirinin restoranlarında oturma alanlarını işgal ederek satış yapamamasını sağladı.

30 Mayıs Pazar günü Londra’nın en hareketli noktalarından biri olan West End’de “oturma eylemi” düzenlendi. “Mc-sit-in” çağrısıyla ve “McDestruction” (*) adıyla başlatılan şiddetsiz eylemde vegan aktivistler, sokağa yerleştirilmiş olan McDonalds masalarına oturup yanlarında paket halinde getirdikleri öğle yemeklerini yiyerek fast food zincirinin bölgedeki tüm restoranlarında satış yapmasını 2,5 saat boyunca engelledi.

McDonalds “kitlesel yok oluştan” sorumlu tutulmalı

Animal Rebellion Instagram’da yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İsyancılar McSit-in’imiz için Londra’daki McDonalds restoranlarına gitti. Bu eylemimizle McDonalds’a, geçen hafta dağıtım merkezi ablukamızın sadece bir başlangıç ​​olduğunu bildiriyoruz. CEO ile görüşene ve taleplerimiz karşılanana kadar her zamanki gibi işleri bozmaya devam edeceğiz! McDonalds’ın iklim krizine, hayvanlara ve kendi çalışanlarına karşı işlediği suçlardan dolayı sorumlu tutulma zamanı çoktan geldi.”

Extinction Rebellion ile dayanışma içinde olan grup, eylemcilerin dükkanları işgal etmelerine katılmaları için Twitter’da bir çağrı yapmıştı. Eylem, en yakındaki McDonalds masalarına oturup sakin bir şekilde vegan yemeklerini çıkarıp yemekten ibaretti.

Animal Rebellion ablukası tedarik zincirini bozdu

50 vegan aktivist geçen haftasonu, şirketi ekonomik zarara uğratmak ve McDonald’s dağıtım kamyonlarının 24 saatten fazla süre yola çıkmasına engel olmak amacıyla dünya basında yer alan etkili bir protesto gerçekleştirdi.

Eylemciler, İngiltere’de günde ortalama 3,5 milyon müşteriye hizmet veren yaklaşık 1300 McDonalds şubesine malzeme ulaştıran dört dağıtım merkezini tırlar ve bambu kuleler ile bloke etti.

Kamyonların binaları terk edememesine yol açan eylemde, üzerinde “Et & Süt = İklim Krizi” ve “Bitki Temelli Gıda Sistemi!” yazılı mesajlar olan pankartlar açıldı. Alınan bilgiye göre bu eylemin ardından 14 eylemci tutuklandı.

McDonalds %100 bitki temelli olsun!

Sürdürülebilir bitkisel gıda sistemine geçiş için şiddetsiz sivil itaatsizlik eylemleri gerçekleştiren Animal Rebellion, fast food devi McDonalds’ın hayvan üretimi ve hayvancılığa son vererek şirketin 2025 yılına kadar yüzde 100 bitki temelli olmasını talep ediyor.

Animal Rebellion, McDonalds’ın çok daha büyük bir sorunun, yani hayvancılığın ve endüstrinin bir sembolü olduğunu söylüyor. Grup, iklim krizini durdurmak ve hayvanların çektiği acıyı sona erdirmek için bitki bazlı gıda sistemine geçiş çağrısında bulunuyor.

Yenilenebilir Enerji Geliştiricisi ve Amazon Rebellion’un bir üyesi olan Nick More, yaptığı açıklamada ayrıca “McDonalds ve hayvancılık endüstrisi, Amazon Havzası’nda ve Pantanal bölgesinde gördüğümüz devasa boyutlardaki ormansızlaşmadan açıkça sorumludur. Çevre dostu olduğunu iddia ederek kamuoyunu kandıran şirketin tedarik zincirleri yeterince şeffaf değil. Ormansızlaşmaya sebep olan itici güç olmadıkları yönündeki iddialarını destekleyecek herhangi bir bağımsız denetim de yok,“ dedi.

Hayvancılık Amazon ormanlarını yok ediyor

Fast food zincirinin Amazon Yağmur Ormanları’nın yasadışı olarak yok edilmesinde rol oynadığını ortaya koyan soruşturmaları hatırlatan Animal Rebellion, aynı zamanda Amazon’daki ormansızlaşmanın %80’inin sığır yetiştiriciliği nedeniyle meydana geldiğini, bunun acilen ele alınması gereken bir sorun olduğunu savunuyor.

Animal Rebellion sözcüsü James Ozden, “Et ve süt endüstrisi gezegenimizi mahvediyor,” diyor ve ekliyor.

“Yağmur ormanlarının dev ölçeklerde yok olmasına, muazzam miktarda sera gazı salınmasına ve her yıl milyarlarca hayvanın ölümüne neden oluyor. Milyarlarca insanı beslemenin sürdürülebilir ve gerçekçi tek yolu bitki bazlı bir gıda sistemidir. ‘Organik, serbest gezen ve sürdürülebilir’ olarak lanse edilen hayvansallar yeterince iyi değil.”

(*) McDestruction ile “kitlesel yok oluş” (yok etme) anlamına gelen İngilizcedeki “mass destruction” sözcüğüne ses benzerliği üzerinden atıf yapılıyor. McDonalds’ın sebep olduğu tahribat işaret ediliyor.


Kaynaklar: Animal Rebellion, Plantbased News

Kapak fotoğrafı: Andrea Domeniconi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here