Etiğe, hukuka ve Anayasa’ya aykırılık gerekçesiyle; 2022-2023 av dönemine ilişkin Merkez Av Komisyonu (MAK) kararları, “av turizmi” uygulama talimatları ve yaban hayvanlarının avlanmasına izin veren diğer ilgili düzenlemelerin iptali istemiyle, 7 Eylül 2022 tarihinde Danıştay’da açtığımız davada, aradan geçen 3,5 yılın ardından ilk duruşma tarihi verildi. Dava, 6 Mayıs 2026 tarihinde saat 09:45’te Ankara Danıştay 10. Daire’de görülecek.

Hobi, turizm ve spor adı altında yürütülen Türkiye çapındaki av katliamlarına karşı verdiğimiz hukuki mücadele 2020’den bu yana aktif olarak sürüyor. Bu bağlamda;

  1. 2022-2023 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması;
  2. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğünün (DKMP) 2022-2023 Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatının iptal edilmesi ve yürütmenin durdurulması;
  3. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğünün (DKMP) 2022-2023 Av Yılı Av Turizmi Uygulama Talimatı Ek Kararının iptal edilmesi ve yürütmenin durdurulması;
  4. 10.08.2022 tarih ve 31919 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Orman Bakanlığınca Belirlenen Yaban Hayvanları Listesi kararının iptali ve yürütmenin durdurulması”

talepleri ile 7 Eylül 2022 tarihinde Danıştay’da açtığımız davada, 3,5 sene sonra duruşma günü verildi: 6 Mayıs 2026 Çarşamba günü saat 09:45’te Ankara’daki Danıştay 10. Daire Başkanlığı’nda ilk duruşma görülecek.

Süreç özeti

Hayvan Hakları ve Etiği Derneği ile birlikte açtığımız Danıştay davası ile hem yereldeki hem de Türkiye çapındaki her türlü av faaliyetinin durdurulması ve ilgili kararların iptali için bir kez daha harekete geçmiştik. Aylarca sürüncemede bırakılan davada Danıştay hâlâ yürütmeyi durdurma kararı vermediği için, Türkiye çapında hedefe konulan hayvanlar, iptalini istediğimiz av kararları ve listeleri sebebiyle bu süre içinde öldürülmüştü (Ancak Danıştay davasının yanı sıra, Türkiye’nin farklı illerinde av turizmi odağında eşzamanlı olarak İdare Mahkemelerinde Anadolu yaban koyunu, yaban keçisi ve kızıl geyik gibi türler için açtığımız davaların neredeyse tamamını kazanarak, yerelde bir kısım yaban hayvanın lehine sonuç alabilmiştik).

Bu geçen süreçte; davalı bakanlık tarafından cevap dilekçeleri sunulmuş, iptali istenen karar ve talimatların hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştü. Oysa avcılık faaliyetlerinin telafisi imkânsız zararlar doğuracağı açık. Nitekim, önceki yıllarda açtığımız av turizmi ihalelerinin iptali davalarının neredeyse tamamında, farklı illerdeki mahkemeler bakanlığın benzer savunmalarını yetersiz ve tutarsız bularak önce yürütmeyi durdurma (YD), ardından iptal kararları vermişti. Buna rağmen Danıştay, YD’ye gerek olmadığına karar vererek talebimizi reddetti.

18 Ocak 2024’te ise savcı düşüncesi dosyaya sunuldu. Bu görüşte yalnızca belirli tür hayvanlar yönünden alınan kararların hukuka uygun olmadığı belirtilerek, özet olarak şu bilgiler paylaşıldı:

  • Bern Sözleşmesi’nin ‘Kesin Koruma Altına Alınan Fauna Türleri’ başlıklı Ek II listesinde yer alan kurt, boz ayı, bağırtlak, kızıl kuyruk bağırtlak ve kızıl sırtlı örümcek kuşunun, Merkez Av Komisyonu kararıyla I numaralı listeye alınarak avlanmasına izin verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
  • Ayrıca, kurt türünün Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde av turizmi kapsamında avlanmasına izin verilebileceğine ilişkin düzenleme de Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi hükümlerine aykırılık oluşturduğundan hukuka uyarlık görülmemiştir.

Dosyaya sunulan bu görüşün üzerinden 2,5 sene geçtikten sonra ise duruşma günü verildi. Aynı kararlara karşı açılan Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’nin iptal davasında duruşma görülmüş olmasına rağmen, o dosyada da hâlâ karara çıkılmadı.

Dava neden önemli?

Bugün gelinen noktada yürütmenin durdurulması da verilmediği için, av kararlarının üzerinden 3,5 sene sonra görülecek olan duruşmada dava kazanılsa bile, avcılık ve av turizmi adı altında katledilen hayvanları geri getirmek mümkün olmayacak.

Danıştay’ın yıllardır karar almaması ve bakanlığın kopyala-yapıştır usulüyle mahkemelere sunduğu temelsiz savunmalarının dikkate alınması; hayvanların öldürülmesine, hedef dışı türlerin de yıkıcı av faaliyetlerinden etkilenmesine göz yumulması kabul edilemez.

Ancak Dava sonucu, gelecekte alınacak av kararları bakımından belirleyici olabilir. gelecek av kararlarını durdurabilmek adına bu davayı ne pahasına olursa olsun takip etmek ve kazanmak, tüm hayvanlar adına olumlu bir gelişme olacak. Çünkü Hayvanlar ve doğa lehine bir yargı kararı, benzer düzenlemelerin önüne geçilmesi açısından emsal teşkil edebilir.

Diğer taraftan; korunan alanları sermayeye açan Milli Parklar Kanunu’nun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve yaban hayvanlarının yasak olan yer ve zamanlarda öldürülmesinin yolunu açacak olan yeni ek madde teklifinin TBMM Tarım Komisyonu’nda kabul edilmesi, bu davanın doğa ve hayvan hakları açısından önemini daha da artırıyor.

Koruma yükümlülüğü yerine ihlallerin artırıldığı bir sömürü düzeninde, tüm gecikmelere ve adalet sistemindeki eksikliklere rağmen sürecin peşini bırakmıyoruz. Barolar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte ihlalleri görünür kılmaya, sorumluları teşhir etmeye ve yok etme odaklı politikaları değiştirmek için mücadeleye devam edeceğiz.

Yaşam savunucularını duruşmaya çağırıyoruz

Duruşma, 6 Mayıs 2026 saat 09.45’te Ankara’da Danıştay 10. Daire’de görülecek.

Av. Tuğçe Berber ve Av. Hacer Gizem Karataş ile beraber hazırladığımız, yaban hayat uzmanı Veteriner Hekim Gökçe Coşkun’un uzman görüşlerine yer verdiğimiz bu davanın duruşmasında, Türkiye Vegan Derneği’ni (TVD) Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nden Av. Rıza Güven Taştekin temsil edecek.

Daha önce de söyledik: Geç gelen adalet, adalet değildir. Ama bu, mücadeleden vazgeçmek için bir gerekçe değil. Bu yüzden bu duruşmayı da önemsiyoruz. Hayvanlar ve doğa lehine bir karar alabilmek için sürecin takipçisi olmaya devam ediyoruz.

Tüm yaşam savunucularını duruşma günü; hayvanların, STK’ların ve baroların yalnız olmadığını göstermek için Danıştay’da yaban hayvanlarının yaşam hakkı için dayanışmaya bekliyoruz.

Daha fazla gecikmeden Tarım ve Orman Bakanlığı ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından etiğe, ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı şekilde yürütülen av katliamına karşı Danıştay’dan adil ve örnek bir karar bekliyoruz. 

Av karşıtı mücadelemiz devam edecek. #AvCinayettir, yasaklanmalıdır!

Bilgilendirme notu: Dava konusu yaban hayvanları

  • “Av turizmi” ile hedefe konulan Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile ulusal mevzuat uyarınca koruma altında olan, nesli tükenen ve/veya Türkiye’ye endemik olan 200’den fazla Anadolu yaban koyunuyaban keçisi ve kızıl geyik gibi türler,
  • Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nın (IUCN) kırmızı listesinde “hassas” statüde listelenen, nesli tehdit altındaki üveyik ve elmabaş patka dahil olmak üzere pek çok kuş türü,
  • Bu türlere ek olarak korumadan yoksun bırakılan tilkiçakalada tavşanı ve sürek avlarıyla katledilen binlerce yaban domuzu gibi kara memelileri.
  • Aynı zamanda yeni Yaban Hayvanları Listesi’nde “Popülasyonu yeterli bir seviyeye ulaştığında avına izin verilebilir” ibaresiyle listelenen ve “Hatay dağceylanı” (Gazella gazella) ve “Urfa ceylanı” (Gazella marica) gibi küresel düzeyde nesli tükenen ve Türkiye’den ayrıntılı envanter çalışması olmaksızın “istilacı tür” sınıfına sokulan Yeşil Papağan ve İskender Papağanı gibi büyük şehirlere yerleşmiş ve doğallaşmış türler de her an yönetmelikler kapsamında öldürülebilir. Nitekim, geçtiğimiz yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı, DKMP ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü TERİAS Projesi kapsamında AB’den alınan 2 milyon 086 bin euro karşılığında “istilacı tür” kapsamına soktukları yeşil papağanların Ankara, İstanbul ve İzmir’de “eradikasyon” adı altında öldürülmesinin planlandığı ortaya çıkmış, kamuoyunda yoğun tepkilere yol açmıştı.

Kapak fotoğrafı: Charles J. Sharp – Sharp Photography, sharpphotography.co.uk (Wikipedia)

“Geç gelen adalet, adalet değildir” – Adana av turizmi davası örneği
Bakanlık savunmalarının geçersizliğine sayısız örnekten biri

Önceki İçerikMoby Coachella gelirini hayvan hakları örgütlerine bağışlıyor
Sonraki İçerikRidglan Farms deneyler için ürettiği beagle köpekleri hayvan örgütlerine veriyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.