İngiltere’nin Midlands bölgesindeki bir okul, vegan öğrenciler için bitkisel süt seçeneği sunmayı reddetti. Sophia’nın babası, sözlü ve yazılı olarak defalarca sunduğu talep ve başvuruların ısrarla geri çevrilmesi üzerine vegan derneğiyle birlikte okul yönetimine yasal yükümlülüklerini hatırlattı. Baba, dokuz ay sonunda haklı mücadeleyi kazandı.

Cranmore Anaokulu, ücretsiz süt programı kapsamında öğrencilerine yalnızca inek sütü verirken, hayvansal süt tüketmeyen öğrenciler için herhangi bir bitkisel süt seçeneği sunmadı. Dışarıdan süt getirilmesine izin vermeyen ve öğrencilere hayvansal süt tüketimini dayatan okul yönetiminin ayrımcılığa ve dışlanmaya sebep olan bu uygulaması, Sophia adlı vegan öğrencinin hayvansal süt ve süt ürünlerine alerjisi olan sınıf arkadaşıyla birlikte “süt saatine” katılamamasıyla ortaya çıktı.

Sophia’nın babası Paul Roberts ilk başta müdüre, okulun bedava süt programına bitki temelli sütlerin dahil edilmesi talebini sözlü ve yazılı olarak iletti. Müdürün bu talebi reddetmesi üzerine Roberts bir dilekçe daha hazırlayarak bu kez başvurusunu okulun yönetim organına iletti. Dilekçede yer alan ayrımcılık iddiasını kabul etmeyen okul, Roberts’ın talebini bir kez daha reddetti.

Nisan 2021’de yapılan bir anket*, vegan öğrencilerin yaklaşık %73’ünün ahlaki tutumları ve inandıkları değerler sebebiyle alay edildiğini, bu nedenle okulların marjinalleştirilen grupların dezavantajlı hale getirilmesini önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapma konusunda yasal bir görevi olduğunu ortaya koydu.

Veriler ayrıca ankete katılanların %42’sinin vegan yaşam tarzları nedeniyle zorbalığa uğradığını gösterdi.

Hukuki yükümlülük

Gelen olumsuz yanıtlar karşısında pes etmeyen Roberts, diğer vegan ebeveynlerden tavsiye almak için bu olumsuz süreci sosyal medyaya taşıdı. Primary Veducation‘dan Laura Chepner’ın yönlendirmesiyle The Vegan Society Uluslararası Haklar Başkanı Dr. Jeanette Rowley ile irtibata geçen baba, dernek ile birlikte yaptıkları başvurunun da geri çevrilmesi üzerine, emsal kararları da ekleyerek okul yönetimine hukuki yükümlülüklerini hatırlatan kapsamlı bir mektup daha gönderdi.

Mektupta, geçtiğimiz yıl Norwich’te görülen mahkeme sonucunda etik veganlığın, “felsefi veya dini bir inanç olarak tanımlanabileceği” ve ve Eşitlik Yasası kapsamında özel ve kamu hizmetlerinde eşit muamele gerektiren “korumalı özellikler” arasında değerlendirilebileceği kararı emsal olarak sunuldu. Dezavantajlı hale getirilen grupların maruz kaldığı olumsuz etkileri dikkate almanın ise bir okulun sorumluluğu olduğu vurgulandı.

Roberts’ın kızı, 2010 Eşitlik Yasası kapsamında, okulun ücretsiz olarak sağladığı hayvan türevli ürünleri içmediği için akran grubundan dışlanan bir azınlık grubuna dahildi.

Oysa vegan olmayı seçmek bireylerin hakkıdır; buna müdahale etmemek de, bir okulun insan hakları bağlamında yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür.

Hak mücadelesi kazanıldı

Son başvurunun ardından Roberts okuldan ilk kez olumlu yanıt aldı ve sadece kızının hakkını değil, gelecekte benzer sorunlar yaşayabilecek diğer öğrencilerin de hakkını kazanmış oldu.

Okul yönetimi; Sofia’nın ayrımcılığa uğradığını gösteren hiçbir kanıt olmadığını, ancak Paul’ün lehine karar vererek;

  • Sofia’nın okulda inek sütüne alternatif olarak soya sütü içebileceğini belirtti.
  • Ek olarak, kendilerine sunulan ayrıntılı yasal argümanların ardından, okul politikasının gözden geçirilebileceğini ve bitkisel sütlerin Cool Milk programına dahil edilmesi için gerekli araştırmaların yapılacağını aktardı.
  • Ayrıca Cool Milk programının başlığı ve pazarlama metinlerinin, okul için uygun olup olmadığını yeniden değerlendireceklerini vurguladı.

Bir emsal karar daha

43 yaşındaki Roberts, “Sofia’m sadece soya sütüne kavuşmakla kalmadı, aynı zamanda okul bunu sübvanse de edecek” dedi: “Umarım mücadelemiz başka insanlara da yardımcı olur ve okuldaki ebeveynler ile çocuklar, seçme özgürlüğüne sahip olduklarını anlarlar.”

Sofia’ya ve babasına süreç boyunca destek olan Dr. Rowley konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Sofia ve diğer öğrenciler artık okuldayken inek sütü değil, bitkisel süt içebilecekler. Dahası okul yönetimi bundan böyle kapsayıcılık/sosyal içerme politikaları çerçevesinde inek sütünü teşvik etme konusundaki tutumunu da gözden geçirecek. Tüm okullar, 2010 Eşitlik Yasası kapsamındaki görev ve sorumluluklarını gözden geçirmelidir. Ayrıca mevcut okul politikalarının farklı insan grupları üzerindeki olumsuz etkisini göz önünde bulundurmalı, veganların da karşılaştığı dezavantajlı durumları ortadan kaldırmak için mümkün olan her şeyi yapmalıdır.

Okul yönetimleri; bireylerin veganlığı benimseme haklarına müdahale etmemeleri gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Aynı zamanda ebeveynlerin çocuklarını vegan ahlaki değerlerine göre yetiştirme haklarına saygı göstermelidir. İnsan haklarına dair yükümlülükleri uygulamak; eleştirel, nesnel ve çoğulcu bir eğitim ortamı sağlamak okulların görevleri arasındadır.”


(*) Anket bağlantısı için tıklayın.

Kaynaklar: Vegan FTA, The Vegan Society, Vegan Food and Living

Kapak fotoğrafı: Pexels – Anete Lusina

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here