<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vegan arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/vegan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/vegan/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 09 Aug 2026 16:18:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.10</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>vegan arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/vegan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AİHM emsal kararı: Etik veganlık korunan bir kanaat</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2026/08/05/aihm-karar-etik-veganlik-koruma-altinda/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2026/08/05/aihm-karar-etik-veganlik-koruma-altinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 07:17:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[etik veganlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[vegan menü]]></category>
		<category><![CDATA[vegan yemek hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=8852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İsviçre'nin iki veganın temel haklarını ihlal ettiğine hükmederek etik veganlığın ve türcülük karşıtlığının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan felsefi kanaatler olduğunu teyit etti.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/08/05/aihm-karar-etik-veganlik-koruma-altinda/">AİHM emsal kararı: Etik veganlık korunan bir kanaat</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İsviçre&#8217;nin iki veganın temel haklarını ihlal ettiğine hükmederek etik veganlığın ve türcülük karşıtlığının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin düşünce ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 9. maddesi kapsamında korunan felsefi kanaatler olduğunu teyit etti.</strong></strong></p>






<p>AİHM, &#8220;G.K. ve A.S. / İsviçre kararında&#8221;, İsviçre&#8217;nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin düşünce ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 9. maddesi ile etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.</p>



<p><a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22documentcollectionid2%22:[%22GRANDCHAMBER%22,%22CHAMBER%22],%22itemid%22:[%22001-251193%22]}" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Karar,</a> özgürlüğünden yoksun bırakılan veya kamu kurumlarının bakım ve gözetimi altında bulunan veganların uygun bitkisel beslenmeye erişim taleplerinin ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>



<p>Mahkeme ayrıca devletlerin, veganların taleplerini açık bir hukuki çerçevede değerlendirme ve etik kanaatlerine makul biçimde uyum sağlama yönünde pozitif yükümlülüğe sahip olduğunu vurguladı. Bu yapılırken kamu kurumlarının idari, mali ve pratik koşullarının da gözetilmesi gerektiği, ancak bu gerekçelerin, temel hakların göz ardı edilmesine neden olmaması gerektiği vurgulandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Dava konusu neydi?</h2>



<p>Dava, İsviçre vatandaşı<a href="https://www.swissinfo.ch/eng/various/switzerland-violates-the-freedom-of-conscience-of-two-vegans/91754554" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> iki etik veganı konu alıyor</a>. Her iki başvurucu da beslenmeleri tamamen kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğu için etik veganlık doğrultusunda uygun bitkisel öğün talep etti. Başvurucular, hayvanların sömürülmesine karşı olduklarını, felsefi ve etik kanaatlerinin türcülük karşıtlığına dayandığını açıkladılar. </p>



<p>Türcülük karşıtlığı, yalnızca farklı bir türe ait oldukları gerekçesiyle insan dışı hayvanların sömürülmesini veya zarar görmesini ahlaken kabul edilemez bulan etik yaklaşımdır.</p>



<p>Dava süreci, bir hayvan hakları aktivistinin Kasım 2018&#8217;de doğrudan eylem faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmasının ardından Cenevre&#8217;deki Champ-Dollon Cezaevinde yaklaşık 11 ay boyunca <a href="https://veganfta.com/articles/2022/11/03/vegans-take-switzerland-to-european-court-over-failure-to-provide-vegan-food-when-in-custody/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tutuklu yargılanmasıyla başladı</a>. Aktivist, tutulduğu süre boyunca beslenme açısından yeterli bir vegan menüye erişemediği gerekçesiyle İsviçre makamlarına karşı dava açtı. Başvurusu, Haziran 2020&#8217;de İsviçre Federal Mahkemesi tarafından usul yönünden kabul edilemez bulundu. Bunun üzerine avukatı davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne taşıdı.</p>



<p>Bu süreçte, daha önce İsviçre&#8217;deki bir psikiyatri hastanesinde kamu gözetimi altında bulunan ve etik veganlığı doğrultusunda uygun vegan beslenmeye erişemediğini belirten ikinci bir başvurucu da davaya katıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuruları birleştirerek birlikte incelemeye aldı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">AİHM ne karar aldı?</h2>



<p>Mahkeme, bir kanaatin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunabilmesi için yeterli düzeyde ciddiyet, tutarlılık, bütünlük ve önem taşıması gerektiğini hatırlattı.</p>



<p>AİHM, etik veganlığın bu ölçütleri karşıladığı <a href="https://www.echr.coe.int/w/g.k.-and-a.s.-v.-switzerland" target="_blank" rel="noreferrer noopener">sonucuna vardı.</a></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Kararda, etik veganlığın yalnızca bir beslenme tercihi olmadığı; insan dışı hayvanların ahlaki statüsüne ilişkin bütüncül bir etik anlayışa dayandığı ve hayvansal içerik barındıran ürünleri tüketmeme tutumunun bu etik kanaatin doğal sonucu olduğu ifade edildi.</p>
</blockquote>



<p>Böylece Mahkeme, etik veganlığın düşünce ve vicdan özgürlüğü kapsamında korunan felsefi bir kanaat olduğunu açık biçimde teyit etmiş oldu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Önceki içtihadı ileri taşıyan karar</h2>



<p>AİHM kararı, etik veganlığın hukuki olarak tanınmasına ilişkin giderek güçlenen uluslararası yaklaşımın yeni ve önemli bir halkasını oluşturuyor. Nitekim AİHM, 1993 yılında verdiği bir kararda da veganların hayvan kaynaklı ürünlere ve hayvanlar üzerinde test edilen ürünlere yönelik etik karşı çıkışlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 9. maddesi kapsamında korunabileceğini kabul etmişti.</p>



<p>Yeni kararla birlikte AİHM, bu korumayı özgürlüğünden yoksun bırakılan, hastanede tedavi gören veya beslenmesi tamamen kamu otoritelerine bağlı olan veganları da kapsayacak şekilde açık biçimde genişletmiş oldu.<br><br>Mahkeme kararında Avrupa&#8217;daki gelişmelere de atıfta bulunarak etik veganlığın farklı ülkelerde giderek daha güçlü hukuki koruma gördüğünü hatırlattı. Kararda öne çıkan örneklerden bazıları şöyle:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>İtalya:</strong> Bologna Mahkemesi&#8217;nin <a href="https://riviste.unimi.it/index.php/statoechiese/article/view/14434" target="_blank" rel="noreferrer noopener">2020 tarihli kararı</a>, vegan beslenmeyi düşünce özgürlüğünün bir yansıması olarak değerlendirdi.</li>



<li id="portekiz"><strong>Portekiz:</strong> 11/2017 sayılı Kanun ile kamuya ait tüm yemekhanelerde hayvansal ürün içermeyen yemek seçeneği sunulması zorunlu hale getirildi. <a href="https://redefine.food/en/legislation/the-portuguese-case-plant-based-canteens-by-law/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bu düzenleme</a>; okullar, üniversiteler, hastaneler, ceza infaz kurumları ve diğer kamu yemekhanelerini kapsıyor.</li>



<li><strong>Almanya:</strong> Münster İdare Mahkemesi&#8217;nin <a href="https://www.tierrechtsblog.de/deutschland/vgmuenster-veganismus-art4gg/">2022 tarihli içtihadında</a> veganlık, etik temellere dayanan meşru bir yaşam biçimi olarak değerlendirildi.</li>



<li><strong>Birleşik Krallık:</strong> 2020 yılında görülen <a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/19/veganlara-yonelik-nefret-soylemleri-i/">Casamitjana davasında </a>etik veganlığın, <a href="https://www.legislation.gov.uk/ukpga/2023/51/contents">Equality Act 2010 kapsamında</a> din veya diğer felsefi kanaatlerle eşdeğer şekilde korunan bir felsefi kanaat olduğuna hükmedildi. AİHM de bu karara gerekçesinde açıkça atıf yaptı. </li>
</ul>



<p>Bu kararlarla birlikte Avrupa&#8217;da giderek güçlenen ortak yaklaşım; etik veganlığın yalnızca bireysel bir beslenme tercihi değil, insan dışı hayvanların sömürülmesine karşı bütünlüklü bir etik kanaat olduğu ve bu nedenle temel haklar kapsamında korunması gerektiği yönünde şekilleniyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Vejetaryen yemek vegan yemek değildir&#8221;</h2>



<p>AİHM kararının dikkat çekici yönlerinden biri de kamu kurumlarının sunduğu yemeklerin niteliğine ilişkin değerlendirme oldu.</p>



<p>Kararda, vegan başvuruculardan birine vejetaryen yemek verilmesinin yeterli olmadığı belirtildi.</p>



<p>Başvurucu, yemeklerin hayvansal yağlarla hazırlanıp hazırlanmadığını ya da süt, yumurta veya diğer hayvansal içerikler içerip içermediğini bilemediğini ifade etti. Bu nedenle bazı zamanlarda önüne konulan yemekleri hiç tüketemedi.</p>



<p>Mahkeme ayrıca bazı öğünlerin herhangi bir bitkisel protein kaynağı içermediğini ve besin değeri açısından yetersiz olduğunu da kaydetti.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Karar, uygun vegan beslenmenin yalnızca hayvansal içeren ürünlerin çıkarılması anlamına gelmediğini; aynı zamanda beslenme açısından yeterli, dengeli ve açık biçimde tanımlanabilir olması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Hak ihlali ve manevi tazminat</h2>



<p>Mahkeme, İsviçre makamlarının veganların şikâyetlerini gereği gibi incelememesinin temel hak ihlali oluşturduğuna karar verdi.</p>



<p>AİHM, veganların uygun beslenmeye erişim taleplerinin önemsiz görülmesi, görmezden gelinmesi veya etkili biçimde incelenmemesinin kabul edilemez olduğunu açıkça ortaya koydu.</p>



<p>Karar kapsamında mahkeme, başvuruculardan birine 12.000 avro (658 bin TL), diğerine ise 4.000 (219 bin TL) avro manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Ayrıca başvuruculardan birine 10.000 avro (548 bin) tutarında yargılama gideri ödenmesine de karar verildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kurumlar bundan sonra ne yapmalı?</h2>



<p>Mahkeme kararı, yalnızca İsviçre&#8217;deki kamu kurumlarını değil, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne taraf tüm devletlerdeki kamu otoritelerini ilgilendiren önemli ilkeler ortaya koyuyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Dolayısıyla karar; Türkiye, Birleşik Krallık, Norveç ve Avrupa Konseyi üyesi diğer ülkeler açısından da önemli bir hukuki referans niteliği taşıyor. Buna göre ceza infaz kurumları, gözaltı merkezleri, psikiyatri klinikleri, hastaneler, bakım kuruluşları ve bireylerin beslenmesinden sorumlu diğer kamu kurumlarının uygulamalarını gözden geçirmesi gerekiyor.</p>
</blockquote>



<p>Özellikle şu yükümlülüklerin dikkate alınması bekleniyor:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Etik veganlığın hukuken korunan bir kanaat olduğu gözetilerek yemek planlamalarının buna uygun biçimde değerlendirilmesi,</li>



<li>Veganların beslenme taleplerinin ciddiyetle ve saygıyla ele alınması,</li>



<li>Beslenmeye ilişkin şikâyetler için etkili ve erişilebilir başvuru mekanizmalarının oluşturulması,</li>



<li>Sunulan vegan öğünlerin beslenme açısından yeterli, dengeli ve tamamen bitkisel içerikli olduğunun açık biçimde güvence altına alınması,</li>



<li>Kurum personelinin vejetaryen beslenme ile vegan beslenme arasındaki fark konusunda bilgilendirilmesi.</li>
</ul>



<p>AİHM, İsviçre&#8217;nin bu karara uymakla yükümlü olduğunu belirtirken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne taraf diğer devletler bakımından da güçlü bir yol gösterici niteliğe sahip olduğunu vurguluyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Bu nedenle kararın, farklı ülkelerdeki kamu kurumlarının veganların beslenme hakkına ilişkin politika ve uygulamalarını gözden geçirmesi açısından da önemli bir emsal oluşturması bekleniyor.</p>
</blockquote>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-1024x576.png" alt="" class="wp-image-8893" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-1024x576.png 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-300x169.png 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-768x432.png 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-747x420.png 747w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-696x392.png 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm-1068x601.png 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/AIHM-karari-veganlik-veganizm.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) &#8211; <a href="https://pixabay.com/photos/the-echr-european-5180649/">Endzeiter / Pixabay</a></figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Üçüncü tarafların sunduğu kritik görüşler</h2>



<p>AİHM davasında Uluslararası Haklar Ağı üyeleri, Vegan Australia ve Criminal Law Research Center of the Free University of Brussels üçüncü taraf olarak Mahkemeye görüş sunma izni aldı.</p>



<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, üçüncü taraf müdahalelerine yalnızca davanın değerlendirilmesine katkı sağlayacak hukuki veya teknik uzmanlığın gerekli görüldüğü durumlarda izin veriyor.</p>



<p>Sunulan görüşlerde;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>veganlığın etik temelleri,</li>



<li>etik veganlığın türcülük karşıtı felsefeyle ilişkisi,</li>



<li>uygun vegan beslenmenin hukuki ve idari boyutu,</li>



<li>vegan beslenmenin, etik kanaatin günlük yaşamdaki somut ifadesi olduğu ayrıntılı biçimde mahkemeyle paylaşıldı.</li>
</ul>



<p>Özellikle &#8220;vegan beslenme, etiğin günlük yaşamdaki pratiğidir&#8221; yaklaşımı, mahkemenin etik veganlığın yalnızca bireysel bir tüketim tercihi olmadığına ilişkin değerlendirmesiyle de örtüşüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">AİHM kararının önemi</h2>



<p>Bu karar, etik veganlığın Avrupa insan hakları hukuku bakımından korunmasına yönelik şimdiye kadarki en önemli ve ayrıntılı kararlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Mahkeme, etik veganlığın yalnızca kişisel bir beslenme tercihi olmadığını; insan dışı hayvanların sömürülmesine karşı bütüncül ve ciddi bir etik kanaati yansıttığını açık biçimde kabul etti.</p>
</blockquote>



<p>AİHM kararı aynı zamanda, kamu kurumlarının veganların taleplerini önemsiz görerek görmezden gelemeyeceğini ve veganlara yönelik beslenme uygulamalarında insan hakları standartlarını gözetmesi gerektiğini de açık biçimde ortaya koyuyor. Özgürlüğünden yoksun bırakılan veya yaşamını sürdürebilmek için tamamen kamu kurumlarına bağımlı durumda bulunan kişilerin etik kanaatlerine uygun beslenmeye erişim talepleri, etkili hukuki yollarla değerlendirilmek zorunda.</p>



<p>Mahkeme, kamu otoritelerinin idari veya mali gerekçeleri ileri sürebileceğini kabul etmekle birlikte, bu gerekçelerin hiçbir değerlendirme yapılmamasını haklı gösteremeyeceğini vurguluyor. Devletlerin görevi, bireyin temel hakları ile kurumsal gereklilikler arasında adil bir denge kurmak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Türkiye&#8217;de durum ve TVD olarak mücadelemiz</h2>



<p>Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak, ülkemizde de gözaltı süreçlerinde, cezaevlerinde ve kamu kurumlarında özgürlüğünden yoksun bırakılan vegan tutsakların ve yurttaşların yaşadığı hak ihlallerine karşı kararlılıkla mücadele ediyoruz.</p>



<p>Çünkü Türkiye&#8217;de de gözaltı merkezleri, ceza infaz kurumları ve diğer kamu kurumlarında bulunan veganların beslenme hakkına ilişkin çeşitli yasal düzenlemeler ve idari yükümlülükler bulunmasına rağmen uygulamada, bitki bazlı öğünlerin veganlara hiç sunulmaması, vejetaryen menülerin vegan seçenek olarak değerlendirilmesi, öğünlerin besin değeri açısından yetersiz olabilmesi veya başvuruların etkili biçimde ve zamanında incelenmemesi gibi sorunlarla karşılaşılabiliyoruz. </p>



<p>Oysa sağlıklı beslenmeye erişim en temel insan haklarından biridir. Kişilerin etik kanaatleri doğrultusunda uygun ve yeterli beslenmeye erişim taleplerinin etkin biçimde değerlendirilmesi ise düşünce ve vicdan özgürlüğünün korunmasının ayrılmaz bir parçasıdır.</p>



<p>Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak bugüne kadar vegan tutsakların beslenme hakkının korunması amacıyla çeşitli resmi başvurular gerçekleştirdik; kamu kurumlarıyla yazışmalar yürüttük ve hak ihlallerinin giderilmesi için hukuki süreçleri takip ettik. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Önümüzdeki dönemde de özellikle gözaltı süreçlerinde mevcut mevzuatın eksiksiz uygulanması, sunulan vegan öğünlerin beslenme açısından yeterli olması ve hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla aktivistler, hukukçular ve ilgili uzmanlarla birlikte Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) nezdinde çalışmalar yürütmeyi sürdüreceğiz.</p>
</blockquote>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="sKmEERjvJ-E"><iframe title="YÖK&#039;e dava açtık: Öğrencilerin #veganmenü hakkı yok sayılamaz" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/sKmEERjvJ-E?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="UXHHQh1dZtc"><iframe title="YÖK&#039;e açtığımız #veganmenühakkı davası Habertürk&#039;te" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/UXHHQh1dZtc?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>
</div>
</div>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="Ju-jZtsc2E0"><iframe title="Etik Veganlık ve Hukuk Mücadelesi (EN &amp; TR): Jordi Casamitjana" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/Ju-jZtsc2E0?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>Bu kapsamda vegan tutsaklara<a href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/hukumlu-ve-tutuklular-ile-ceza-infaz-kurumlari-personelinin-iase-yonetmeliginde-degisiklik-yapilmasina-dair-yonetmeligi/"> ilişkin başvuru ve görüşmelerimiz</a>, etik veganlığın hukuki statüsünü ele aldığımız, Jordi Casamitjana ile Dünya Vegan Ayı kapsamında gerçekleştirdiğimiz söyleşi de bu alandaki çalışmalarımızın önemli parçaları.</p>



<p>Aynı zamanda,<a href="#portekiz" type="internal" id="#portekiz"> Portekiz&#8217;deki düzenlemenin içeriğiyle</a> benzer şekilde, başta <a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/05/13/vegan-dernegi-ogrencilerin-saglikli-beslenme-hakkini-yok-sayan-yoke-dava-acti/" type="post" id="6331">Yükseköğretim Kurulu (YÖK)</a> olmak üzere <a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/07/20/vegan-dernegi-itudeki-vegan-ogrencilerinin-beslenme-hakki-icin-ombudsmanlika-basvurdu/" type="post" id="6721">çeşitli kamu kurumlarına yaptığımız resmi başvurularla</a> üniversite yemekhanelerinde beslenme açısından yeterli ve düzenli <a href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/vegan-menu/" type="post_tag" id="616">vegan menülerin</a> yaygınlaştırılması, <a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/04/12/veganlik-vicdan-ozgurlugu-ve-vegan-yemek-hakki-ankara-notlari-2/" type="post" id="6190">Sağlık Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı</a> düzeyinde kamu çalışanlarının ve askerlerin vegan beslenme hakkına erişimine ilişkin başvurularımız, örnek menüler ve beslenme dosyalarının sunulması mücadelemizin uzun soluklu ayaklarından bazıları.</p>



<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin bu son kararı, yıllardır savunduğumuz temel ilkeyi bir kez daha öne çıkarıyor: Etik kanaatleri nedeniyle vegan beslenen kişilerin uygun, yeterli ve tamamen bitkisel öğünlere erişimi; kamu otoritelerinin gözetmesi gereken temel bir hak meselesidir.</p>



<p>Bu AİHM kararı, gelecekte yapacağımız başvuruları güçlendirmenin ötesinde, vegan oluşumlarla yürütmeyi planladığımız mevzuat düzenlemelerine yönelik çalışmalara da katkı sunacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kamu kurumlarının sorumluluğu ve dayanışma çağrısı</h2>



<p>İnsan hakları sözleşmelerine taraf olan Türkiye&#8217;de de kamu otoritelerini; etik veganların vicdani bütünlüğüne saygı duymaya, ayrımcılığa son vermeye ve AİHM standartlarında besleyici vegan menüleri derhal sağlamaya çağırıyoruz.</p>



<p>Yakını gözaltında, tutuklu, hükümlü ya da kamu gözetimi altındaki bir sağlık kurumunda bulunan veganların ailelerine, avukatlarına ve dayanışma ağlarına ise çağrımızı yineliyoruz:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Etik veganlığa uygun beslenme taleplerinin karşılanmaması, yalnızca vejetaryen seçenek sunulması, öğünlerin besin değeri açısından yetersiz olması veya bu taleplerin dikkate alınmaması gibi durumlarla karşılaşmanız halinde siz de başvuru yapabilir, ek destek gerekmesi durumunda bizimle tvd@tvd.org.tr e-mail adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.</li>



<li>TVD olarak her başvuruyu <a href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/hukumlu-ve-tutuklular-ile-ceza-infaz-kurumlari-personelinin-iase-yonetmeliginde-degisiklik-yapilmasina-dair-yonetmeligi/" type="post_tag" id="563">yürürlükteki mevzuat çerçevesinde değerlendiriyor</a>; gerekli durumlarda ilgili kurumlara resmi başvurular yapıyor, dilekçe süreçlerine destek oluyor ve hak ihlallerinin giderilmesi için savunuculuk faaliyetleri yürütüyoruz.</li>



<li>Hiç kimse etik kanaatleri nedeniyle uygun ve yeterli beslenmeye erişimden mahrum bırakılamaz. Bu nedenle vegan tutsakların ve kamu gözetimi altında bulunan veganların haklarının korunması için dayanışmayı büyütmeye ve gerekli hukuki girişimleri sürdürmeye devam edeceğiz.</li>
</ul>



<p>&#8211; </p>



<p><strong>Kaynaklar:</strong> <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22documentcollectionid2%22:[%22GRANDCHAMBER%22,%22CHAMBER%22],%22itemid%22:[%22001-251193%22]}">AİHM</a>, <a href="https://redefine.food/en/legislation/the-recognition-of-ethical-veganism-in-echr-case/">Redefine.Food</a>, <a href="https://www.vegansociety.com/news/news/european-court-human-rights-confirms-ethical-convictions">The Vegan Society</a>, <a href="https://veganfta.com/articles/2026/07/17/european-court-confirms-ethical-veganism-is-a-protected-philosophical-belief-in-europe/?fbclid=IwY2xjawTfQWRleHRuA2FlbQIxMABicmlkETFyRlpIS1dmS2s5N28xTVVjc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHvp4E8vrRSbE6w-DRnTttQ72YVMyCeS7ePj9QvfUxffshbM_b-VAB8tWXSKA_aem_IwsEZJ8iO-eu383_vb1DPw">Vegan FTA</a>, <a href="https://www.theguardian.com/world/2022/oct/28/vegan-activist-takes-switzerland-to-human-rights-court-over-prison-diet?">The Guardian</a></p>



<p><strong>Kapak fotoğrafı:</strong> <a href="https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/hakimin-masa-uzerindeki-ahsap-tokmaginin-yakin-cekim-goruntusu-37732186/">Shox Art / Pexels</a></p>



<p></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/08/05/aihm-karar-etik-veganlik-koruma-altinda/">AİHM emsal kararı: Etik veganlık korunan bir kanaat</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2026/08/05/aihm-karar-etik-veganlik-koruma-altinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>V-Label Türkiye: Açık başvuru</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2026/04/17/v-label-turkiye-acik-basvuru/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2026/04/17/v-label-turkiye-acik-basvuru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[V-Label]]></category>
		<category><![CDATA[açık başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[genel başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[v-label]]></category>
		<category><![CDATA[v-label türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=8378</guid>

					<description><![CDATA[<p>V-Label Türkiye ofisi olarak, dönemsel ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda, farklı alanlarda değerlendirilmek üzere açık başvurular kabul ediyoruz.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/04/17/v-label-turkiye-acik-basvuru/">V-Label Türkiye: Açık başvuru</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>V-Label Türkiye ofisi olarak, dönemsel ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda, farklı alanlarda değerlendirilmek üzere açık başvurular kabul ediyoruz.</p>



<p>Bu duyuru, belirli bir açık pozisyona yönelik değildir; başvurular ihtiyaç oluştuğunda ilgili roller için değerlendirilmek üzere kayıt altına alınmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">V-Label nedir?</h2>



<p>V-Label, vegan ve vejetaryen ürün ve hizmetlerin etiketlenmesinde kullanılan, uluslararası geçerliliğe sahip tescilli bir sertifikasyon sistemidir. Tüketiciler için şeffaf ve güvenilir bir rehber sunarken, şirketler için de standartlaştırılmış kriterler doğrultusunda uygunluk ve denetlenebilirlik sağlar.</p>



<p><a></a>V-Label Türkiye ekibi; başvuru ve değerlendirme süreçlerinin yürütülmesi, teknik ve idari dokümantasyonun yönetimi, uluslararası ofislerle koordinasyon, denetim süreçlerinin organizasyonu, raporlama ve iletişim faaliyetleri gibi çok disiplinli bir çalışma yapısına sahiptir. Daha fazla bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: <a href="https://www.v-label.com/tr/">v-label.com/tr</a>&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Değerlendirme kapsamındaki alanlar:</h3>



<p>Bu kapsamda, aşağıdaki alanlardan bir veya birkaçında deneyim sahibi, tercihen İstanbul’da ikamet eden veya İstanbul’da çalışmaya uygun adayların başvurularını memnuniyetle karşılıyoruz. Pozisyonlar, ihtiyaç olması halinde İstanbul/Mecidiyeköy ofisimizde konumlandırılacaktır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Denetim ve uygunluk süreçleri</li>



<li>Dokümantasyon ve veri yönetimi</li>



<li>Raporlama</li>



<li>Pazarlama</li>



<li>Kurumsal iletişim</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Aranan genel nitelikler:</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>İlgili alanlardan en az birinde tercihen en az beş yıl deneyim</li>



<li>İlgili pozisyona yönelik eğitim geçmişi</li>



<li>İleri düzeyde İngilizce (yazılı ve sözlü)</li>



<li>MS Office ve dijital iş/iletişim araçlarına hakimiyet (örn. Outlook, Excel, Google Drive, Zoom vb.)</li>



<li>Raporlama, dosyalama ve süreç takibi konusunda yetkinlik</li>



<li>Planlama, organizasyon ve iş takibi becerileri</li>



<li>Ulusal ve uluslararası paydaşlarla koordinasyon yürütebilecek iletişim becerisi</li>



<li>Ayrıntılara önem veren, analitik düşünebilen ve problem çözme becerisi gelişmiş</li>



<li>Ekip çalışmasına yatkınlık</li>



<li>Hayvan hakları ve ilgili etik konulara duyarlılık (tercihen vegan)</li>
</ul>



<p>Başvurular, ihtiyaç oluşması halinde ilgili pozisyonlar için değerlendirilecek; uygun bulunan adaylarla iletişime geçilecektir.</p>



<p>Başvurularınızı, <strong>fotoğrafsız Türkçe ve İngilizce özgeçmişiniz</strong> ve b<strong>aşvuru motivasyonunuzu kısaca aktaran Türkçe bir niyet metni</strong> ile birlikte <a href="mailto:ik@tvd.org.tr">ik@tvd.org.tr</a> adresine iletebilirsiniz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Notlar:</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tüm başvurular; etnik köken, din, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, yaş, engellilik durumu veya iş geçmişindeki kesintilerden bağımsuz olarak eşit şekilde değerlendirilecektir.</li>



<li>Başvurular kapsamında iletilen kişisel veriler, yalnızca işe alım ve aday değerlendirme süreçlerinin yürütülmesi amacıyla işlenecek olup ilgili mevzuata uygun şekilde saklanacak ve korunacaktır.</li>



<li>Eksik belge ile yapılan başvurular değerlendirmeye alınamayacaktır.</li>
</ul>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/04/17/v-label-turkiye-acik-basvuru/">V-Label Türkiye: Açık başvuru</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2026/04/17/v-label-turkiye-acik-basvuru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8. Uluslararası İstanbul Vegfest 28-29 Kasım’da</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2025/11/26/8-uluslararasi-istanbul-vegfest-28-29-kasimda/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2025/11/26/8-uluslararasi-istanbul-vegfest-28-29-kasimda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 17:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Bizden]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[basın bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<category><![CDATA[vegfest]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin ve Avrupa’nın en geniş kapsamlı vegan şehir festivali İstanbul Vegfest 28-29 Kasım’da Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirilecek. Festivalin bu yılki odağı; medyadan eğitime afetlerden gündelik hayata kadar hayatın her alanında “kapsayıcılık ve bir arada yaşam” yaklaşımını güçlendirmek olacak. Aynı zamanda hayvanların toplumsal süreçlerde sistematik olarak dışlanmasına dikkat çekilecek. Vegan Derneği Türkiye (TVD) organizasyonu ve V-Label [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/11/26/8-uluslararasi-istanbul-vegfest-28-29-kasimda/">&lt;strong&gt;8. Uluslararası İstanbul Vegfest 28-29 Kasım’da&lt;/strong&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Türkiye’nin ve Avrupa’nın en geniş kapsamlı vegan şehir festivali İstanbul Vegfest 28-29 Kasım’da </strong><strong>Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirilecek. Festivalin bu yılki odağı; medyadan eğitime afetlerden gündelik hayata kadar hayatın her alanında “kapsayıcılık ve bir arada yaşam” yaklaşımını güçlendirmek olacak. Aynı zamanda hayvanların toplumsal süreçlerde sistematik olarak dışlanmasına dikkat çekilecek.</strong></p>



<p>Vegan Derneği Türkiye (TVD) organizasyonu ve V-Label International ana sponsorluğunda yapılan Uluslararası İstanbul Vegfest, bu yıl 28-29 Kasım 2025 tarihlerinde sekizinci kez kapılarını açıyor. Fairmont Quasar İstanbul’da “Yaşama Şans Ver” sloganıyla düzenlenecek olan geleneksel vegan festival, sadece veganlara değil; etik, sağlıklı ve çevreye duyarlı bir yaşama ilgi duyan her yaştan katılımcıya açık ve ücretsiz.</p>



<p>Veganizm felsefesini geniş kitlelere ulaştırarak toplumsal adalet çemberini genişletmeyi ve tüm canlıların yaşam hakkını merkeze alan eşitlikçi bir yaşam kültürünü yaygınlaştırmayı hedefleyen İstanbul Vegfest, bir kez daha Türkiye’den ve dünyadan hayvan hakları ve bitki bazlı beslenme konularında etkili çalışmaları, deneyimleri ve üretimleri yaygınlaştırma imkanı sunacak.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/11/YENI_Vegfest-Poster-768x1024.png" alt="" class="wp-image-7926" width="361" height="476"/></figure>



<p><strong>Aktivizm, müzik, spor, dans ve film bir arada</strong></p>



<p>İki gün sürecek olan festivalin içeriği; hayvan hakları aktivizmi, etiği ve hukuku başta olmak üzere, konserlerden film gösterimlerine, uzman konukların yer aldığı oturumlardan yaratıcı atölyelere kadar, erişilebilirlik ve kapsayıcılık perspektifiyle geniş bir yelpazeye yayılıyor.</p>



<p><strong>1. GÜN: 28 KASIM CUMA</strong></p>



<p>İşaret dili ve yaratıcı dans atölyelerinin planlandığı ilk festival gününde (28 Kasım) &#8220;Kritik Değişimler: Veganlığı Özgürlük Hareketleriyle Uyumlu Hale Getirmek&#8221; söyleşisi, vegan aktivizmin diğer özgürlük ve eşitlik mücadeleleriyle nasıl bir arada ilerleyebileceğini masaya yatıracak. Müzisyenlerle birlikte Vegan Sahne’de gerçekleştirilecek mini konserler ile beraber kısa film gösterimleri de festivalin birinci gününde yerini alacak.</p>



<p><strong>2. GÜN: 29 KASIM CUMARTESİ</strong></p>



<p>Festivalin ikinci günü, kısa film gösterimlerine ek olarak, güncel toplumsal sorunlara ve akademik tartışmalara odaklanan oturumlarla devam edecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Hukuk ve Hak Mücadelesi” ile “Medya ve Etik”</strong><strong></strong></h3>



<p>Bu bölümde özellikle, <strong>bir arada yaşamı tehdit eden dışlayıcı politikaların</strong> toplumsal sonuçları vurgulanacak ve oturumlarda;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>sokakta yaşayan hayvanların en temel hakkı olan beslenme hakkını hedef alan güncel yasaklar</strong>,</li>



<li>afetlerde ve kriz anlarında hayvanların dışarıda bırakılması,</li>



<li>sistematik hayvan hakları ihlallerinin medyaya yansıtılma biçimi,</li>



<li>hayvan özgürlüğü bağlamında etik gazetecilik ilkeleri ele alınacak.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Sağlık ve Beslenme”</strong></h3>



<p>Güncel uluslararası beslenme kılavuzlarında bitkisel beslenme tüm yaş grupları için “uygun ve faydalı” olarak belirtilse de, bitkisel beslenmeye dair önyargıları yıkmak ve doğruluğu kanıtlanmış bilimsel verileri kitlelere ulaştırmak için daha çok sayıda meslek grubunun katılımına ve farkındalığına ihtiyaç var.</p>



<p>Bu sebeple bu yıl “Sağlık ve Beslenme” ile ilgili oturumlarda vegan diyetisyenler ve profesyonel sporcular, bitkisel protein kaynaklarını ve sporda bitkisel beslenme konusundaki önyargıları ve yanlış bilinenleri ele alacak.</p>



<p><strong>“Toplumsal Kapsayıcılık ve Mücadele”</strong><strong></strong></p>



<p>Bu başlık altında eğitimciler, veteriner hekimler, içerik üreticileri ve aktivistler kapsayıcı toplumsal dönüşüm için hayati konuları tartışacak. Festivalin ana temasını güçlendiren bölüm; insan-hayvan-ekosistem etkileşiminde bütünlükçü, dayanışmacı ve kapsayıcı bir yaşam modelinin önemini görünür kılacak. Oturumlarda şu temalar öne çıkacak:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Eğitim kurumlarında etik kültürün yaygınlaştırılması ve hayvanların “öğretim dışı” görülmesine karşı kapsayıcı modeller,</li>



<li>Dijital içerik üreticiliğinde etik sınırlar ve sorumluluk,</li>



<li>Afet yönetiminde hayvanların gözetilmesi, hazırlık-planlama süreçlerine dahil edilmeleri ve kapsayıcı politika örnekleri,</li>



<li>Geri gönderme merkezinde alıkonulan vegan bir kadın aktivistin yaşadıkları üzerinden, kırılgan grupların çok yönlü dışlanma deneyimleri,</li>



<li>Aktivizmi sürdürülebilir kılmak için tükenmişlik ve umutuzluk hissine karşı bir arada durmak ve kolektif gücümüzü kullanmak.</li>
</ul>



<p><strong>TVD Vegan Gelecek Ödülleri de sahiplerini bulacak</strong></p>



<p>Türkiye vegan topluluğunu güçlendirmek ve etik üretim yapan kişi ve markaları teşvik etmek amacıyla düzenlenen geleneksel TVD Vegan Gelecek Ödülleri, bu yıl da festivalin ikinci gününde sahiplerini bulacak.</p>



<p>TVD Vegan Gelecek Ödülleri’nde her bir kategoride en çok oy alan adaylar oylamaya sunuluyor ve&nbsp;vegan topluluğunun öncü isimlerini halkın oyları belirliyor. Bu yıl 16 Kasım’da son bulan oylamanın sonuçları; vegan aktivizme katkı sağlayan bireylerin, oluşumların ve ürünlerin tanıtıldığı, üretim sektöründeki yeniliklerin görünür kılındığı ödül töreninde paylaşılacak.</p>



<p>Vegan atıştırmalık, içecek, kozmetik ürünlerinden vegan işletmelere ve vegan dostu zincir marketlere kadar pek çok farklı başlık altında oylama sonuçlarını içeren ödül töreni kapsamında, yılın vegan markası, içerik üreticisi, medya organı, üniversite topluluğu ve <strong>V-Label sertifikalı ürünü </strong>de ödül alacak.</p>



<p><strong>Herkese açık ve ücretsiz</strong></p>



<p>Gıdadan kozmetiğe, tekstilden temizlik ürünlerine kadar yüzlerce vegan ürünün sergileneceği, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversite vegan kulüplerinin stantlarıyla hareketlenecek 8. Uluslararası İstanbul Vegfest; daha adil, daha kapsayıcı ve daha şefkatli bir dünya hayali kuran herkesi 28-29 Kasım&#8217;da Fairmont Quasar İstanbul&#8217;da bu büyük buluşmaya bekliyor.</p>



<p>Festival programının tamamını aşağıda, ve TVD’nin web sitesi ile sosyal medya hesaplarında bulabilirsiniz.&nbsp;</p>



<p><a href="https://tvd.org.tr">tvd.org.tr</a><br><a href="https://www.instagram.com/vegfestist/">instagram.com/Vegfestist</a><br><a href="https://x.com/VegFestIst">x.com/VegfestIst</a><br><a href="https://www.facebook.com/VegFestIst">facebook.com/VegfestIst</a><br><a href="https://www.youtube.com/Vegfestist">youtube.com/Vegfestist</a></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>8. Uluslararası İstanbul Vegfest Programı</strong></h2>



<p><strong>1. Gün:</strong></p>



<p><strong>13:00</strong>&nbsp;&nbsp; 8. Uluslararası İstanbul Vegfest Açılış Konuşması</p>



<p><strong>13.30&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Kritik Değişimler: Veganlığı Özgürlük Hareketleriyle Uyumlu Hale Getirmek</p>



<p><strong>14:00</strong>&nbsp;&nbsp; Veganizmi Erişilebilir Kılmak: &nbsp;Herkes İçin Anti-Türcü İşaret Dili Atölyesi</p>



<p><strong>15:00</strong>&nbsp;&nbsp; Vegan Çiftlik Film Gösterimi Kısım-I</p>



<p><strong>16:00</strong>&nbsp;&nbsp; Vegan Sahne Müzik Dinletisi: Emre Özdemir, Ahmet Yeşil, Bahar Pınarer, off Maqam</p>



<p><strong>18:00</strong>&nbsp;&nbsp; Yaratıcı Dans ve Etik Hareket Atölyesi</p>



<p><strong>19:30</strong>&nbsp;&nbsp; Alen Zinzal, Selin Karaağaç, Elif</p>



<p></p>



<p><strong>2. Gün:</strong></p>



<p><strong>11:30-12:30&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Vegan Diyetisyenlerle Protein Kaynağı Soyanın 5 Hali</p>



<p><strong>11:30-12:00&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Vegan İçerik Üreticiliği: Sınırlar ve Etik</p>



<p><strong>12:10-12:50&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Eğitimci Perspektifinden Eğitim Kurumlarında Etik Kültür</p>



<p><strong>13:00-13:40&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Afetlere Birlikte Hazırız: Afet Yönetiminde Hayvanlarla Yaşam ve Hazırlık</p>



<p><strong>13:45-14:10&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Nedir Bu Besleme Yasakları?</p>



<p><strong>14:20-15:00&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Gazetecilik etik ilkeleri hayvan özgürlüğü için nasıl geliştirilebilir?</p>



<p><strong>15:10-15:50&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Medyaya Yansıyan Hayvan Hakları İhlalleri ve Meclis’te Hayvan Hakları Raporu</p>



<p><strong>16:00-17:00&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>TVD Vegan Gelecek Ödülleri 2025</p>



<p><strong>17:10-17:30&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Geri Gönderme Merkezinde Bir Vegan Aktivist</p>



<p><strong>17:40-18:20&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Profesyonel Sporcuların Gözünden Sporda Bitkisel Beslenme Algısı</p>



<p><strong>18:30-19:10&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Vegan Çiftlik Kısa Film Festivali Vegfest Seçkisi Kısım-II</p>



<p><strong>19:20-20:20&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Tükenmişlikten Yeniden Doğuş: Aktivizmi Sürdürülebilir Kılmak</p>



<p></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/11/26/8-uluslararasi-istanbul-vegfest-28-29-kasimda/">&lt;strong&gt;8. Uluslararası İstanbul Vegfest 28-29 Kasım’da&lt;/strong&gt;</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2025/11/26/8-uluslararasi-istanbul-vegfest-28-29-kasimda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Mücadelesi İçin En Etkili Protesto Yöntemini Seçmek</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2025/09/08/hayvan-haklari-icin-en-etkili-protesto/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2025/09/08/hayvan-haklari-icin-en-etkili-protesto/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[eylem biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7911</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan hakları hareketindeki eylemler taktiksel olarak çeşitlilik göstermektedir; oturma eylemleri, yürüyüşler, trafik ablukaları, pankart çalışmaları, mezbaha nöbetleri, gösteriler, marketlere müdahaleler gibi yöntemleri içerebilir ve bunların tamamı bireysel olarak ya da binlerce kişiyle gerçekleştirilebilir. Araştırmalar farklı eylem biçimlerinin eylemlerin çatışma ve insanlara verdiği rahatsızlık düzeyleri (insanların günlük yaşamlarına ne ölçüde müdahale ettikleri) açısından nasıl farklılık gösterdiğini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/09/08/hayvan-haklari-icin-en-etkili-protesto/">Hayvan Hakları Mücadelesi İçin En Etkili Protesto Yöntemini Seçmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayvan hakları hareketindeki eylemler taktiksel olarak çeşitlilik göstermektedir; oturma eylemleri, yürüyüşler, trafik ablukaları, pankart çalışmaları, mezbaha nöbetleri, gösteriler, marketlere müdahaleler gibi yöntemleri içerebilir ve bunların tamamı bireysel olarak ya da binlerce kişiyle gerçekleştirilebilir. Araştırmalar farklı eylem biçimlerinin eylemlerin çatışma ve insanlara verdiği rahatsızlık düzeyleri (insanların günlük yaşamlarına ne ölçüde müdahale ettikleri) açısından nasıl farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Diğer tüm savunuculuk biçimleri gibi, eylemlerin de farklı hedefleri olabilir; bir şirketin belirli bir uygulamayı bırakmasını talep etmek ya da genel bir hayvan özgürlüğü talebi gibi. Bununla birlikte, eylemlerin çeşitli bağlamlara uyarlanabilme yeteneği, onları araştırmayı ve etkilerini net bir biçimde ortaya koymayı zorlaştırmaktadır.</p>



<p>Hayvan hakları eylemlerinin etkisini bugüne kadar yalnızca birkaç çalışma odağa almıştır (diğer çalışmalar insanların hayvan hakları savunuculuğu kampanyaları ve genel olarak aktivistler hakkındaki algılarına odaklanmaktadır). Bu araştırmalara göre, insanların %44&#8217;ünün eylemleri bir değişim yaratma taktiği olarak onayladığı görülmektedir. Bu oran, ankete katılan diğer taktiklerden (örneğin, medyayı kullanma %73 onay almıştır) daha düşüktür. Eylemlere verilen desteğin düşük olması, genel halkın aktivistleri olumsuz (örneğin, militan veya saldırgan) görme ve şok edici görseller kullanan kampanyalara olumsuz tepki verme (örneğin, rahatsız olma ve iğrenme) eğiliminden kaynaklanıyor olabilir.</p>



<pre class="wp-block-code"><code>İnsanlara ölümü hatırlatan dil tetikleyici olabilir; araştırmalar, ölümlülük hatırlatmalarının insanların inançlarını daha da güçlendirmelerine ve dış gruplara karşı daha düşmanca davranmalarına yol açtığını ortaya koymuştur.</code></pre>



<p>Yine de, hayvan hakları kampanyaları ve eylemleri olumlu etkiler yaratıyor. Bazı hayvan hakları kampanyalarının, hayvan koruma örgütlerinin güvenilirliğini artırma ve halkın hayvan sömürüsü yapan endüstrilere olan güvenini azaltmada (bireysel tüketici davranışlarını değiştirmek yerine) başarılı olduğu görülmektedir. Bir araştırmada da en azından hayvan deneyleri bağlamında, barışçıl mitinglerin daha aşırı protestolara (bir hayvan laboratuvarına zorla girmek gibi) kıyasla daha fazla halk desteği ve harekete katılma isteği yarattığı ortaya çıkmıştır. Ancak bu özel çalışma yalnızca farklı eylem türlerinden sonraki tepkileri karşılaştırdığı ve hiçbir eylem gösterilmeyen bir &#8220;kontrol koşulu&#8221; içermediği için, barışçıl bir mitingin halk desteği üzerinde gerçekten olumlu bir etkisi olup olmadığını kesin olarak bilmek mümkün değildir.</p>



<pre class="wp-block-code"><code><strong>Vegan Aktivistler İçin İkilem:</strong> Daha aşırı yöntemler medyanın daha fazla dikkatini çekip daha fazla farkındalık yaratırken, aynı zamanda veganların kamuoyunda olumsuz bir imaj oluşturmasına da yol açabilmektedir.</code></pre>



<p>Faunalytics’in bir raporunda, eylemlerin insanların davranışları üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğunu (en kötü ihtimalle) ve nötr (en iyi ihtimalle) olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma aracılığıyla, yıkıcı protestoların et yiyenlerde beyan edilen hayvansal ürün tüketimini artırdığını görülmüştür. Ayrıca, yıkıcı ve yıkıcı olmayan eylemlerin, et yemeyenlerde (yani vejetaryenler ve et tüketimini azaltanlar) dilekçe imzalamayı, herhangi bir savunuculuk görmeyen katılımcılara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı şekillerde azalttığı tespit edilmiştir. Bu yüzden araştırma ekibi, eylemlerin bireysel davranışları değiştirmek için bir savunuculuk stratejisi olarak kullanılmamasını tavsiye etmektedir. Ancak yine de araştırmacılar önerilerin yüzde yüz kesinlik içermediğinin altını çizmektedir. Çünkü ulaştıkları sonuçlar yalnızca iki çalışmadan elde edilmiştir; bunlardan birinde beyan edilen veriler kullanılırken, diğeri keşifsel analizlere dayanmaktadır; bu da bunların diğer araştırmacılar tarafından da tekrarlanması gerektiği anlamına gelmektedir. Ayrıca, mevzuatı etkilemek, kamuoyu farkındalığını artırmak, medyanın dikkatini çekmek veya topluluk oluşturmayı artırmak gibi araştırmaya dahil edilmeyen birçok eylem biçiminin olumlu etkisi olduğu bilinmektedir.</p>



<pre class="wp-block-code"><code>Araştırmacı Andrea Polanco, eylemlerin bireysel tüketici davranışlarını değiştirme konusunda etkisiz olduğu tespit edilmiş olsa dahi hak savunucularının eylemlere katılmayı bırakmamalarını önermektedir.</code></pre>



<p>Eylemlerin, bireylerden ziyade şirketleri hedef alan baskı kampanyalarının bir parçası olarak başarılı olduğu belirlenmiştir: bir şirketin belirli bir uygulamadan veya üründen (kürk, kaz ciğeri ve pil kafesleri gibi) vazgeçmesini talep etmek veya bir şirketin faaliyetlerine müdahale etmesini (şirketi kapatarak, diğer şirketlerin onlarla bağlarını kesmesini sağlayarak veya esaret altındaki hayvanlar için daha iyi muameleyi finanse etmelerini sağlayarak) istemek gibi.</p>



<p>Benzer şekilde, eylemler medyanın dikkatini çekme konusunda kesinlikle başarılıdır. Örneğin, 1960-1995 yılları arasında yapılan tarihsel bir analiz, yıkıcı protestolar düzenlediği bilinen hayvan koruma gruplarının The New York Times&#8217;da hayvan hakları protestolarının medyada yer almasına neden olduğunu ortaya koymuştur. Dahası, yıkıcı veya aşırı eylemler daha ılımlı savunuculuk biçimlerini meşrulaştırmaya yardımcı olmaktadır. Örneğin, Stop Huntingdon Animal Cruelty (SHAC) kampanyası hem aşırı hem de ılımlı taktikler kullanmıştır. Ilımlı SHAC organizatörleri, röportajlarında, işletmeleri Huntingdon Life Sciences ile bağlarını kesmeye ikna etmedeki başarılarının büyük bir kısmının, bu işletmelerin radikal cephenin misilleme korkusundan kaynaklandığını ifade etmiştir.</p>



<p>Tüm bunlar, savunucuların protestoların başarılı olabileceği bağlamları anlamalarının çok önemli olduğunu göstermektedir. Ancak elde edilen veriler dahilinde tüm olası sonuçları değerlendirmek mümkün olmadığı için hayvan hakları eylemlerinin etkinliğini odağa alan daha çok çalışmanın yapılması gerekmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/images.jpeg" alt="" class="wp-image-7913" width="332" height="322"/><figcaption class="wp-element-caption">Aktivist Regan Russell, 2020 yılında Ontario&#8217;daki bir mezbahada düzenlenen eylemde hayvan taşıma kamyonu tarafından öldürüldü.</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Diğer Hareketlerden Ders Almak</h2>



<p>Hayvan hakları savunuculuğu bağlamında protestoların etkisini inceleyen araştırma eksikliği göz önüne alındığında, bazı kuruluşlar diğer hareketlerden (örneğin iklim değişikliği veya insan hakları) veri veya vaka çalışmalarına başvurmuştur. </p>



<p>Çalışmalar sonucunda sivil toplum araştırmacıları eylemlerin şu durumlarda daha başarılı olabileceği sonucuna varmışlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddet içermeyen ve aşırı olmayan,</li>



<li>Çok sayıda kişinin katıldığı,</li>



<li>Halk arasında popüler olan,</li>



<li>İyi organize edilmiş ve net bir yönetime sahip olan.</li>
</ul>



<pre class="wp-block-code"><code>Araştırmacılar, aktivistlerin ölümle ilgili dil kullanmaktan kaçınmalarını ve halkla benzerliklerini, örneğin ortak değerlerini ve inançlarını vurgulamalarını önermektedir.</code></pre>



<p>Hayvan hakları savunuculuğu protestolarının çoğu şiddet içermese de, ne kadar aşırı göründükleri, çevredekiler için ne kadar rahatsız edici olduklarına bağlıdır. Araştırmacıların pilot testi, bir eylemin rahatsız edicilik veya aşırılık derecesinin bir eylemden diğerine göre ve kişiden kişiye değiştiğini göstermiştir. Hayvan hakları protestolarının algılanan aşırılığı, savunucular ve halk arasında hayvan refahı konularına ilişkin ideolojik farklılıklardan da etkilenebilmektedir. İnsanlar daha önce hayvan refahı hakkında hiç düşünmemişlerse, basit bir gösteri bile aşırı olarak görülebilmektedir. Bu nedenle, hak savunucuları şiddet içermeyen eylem biçimlerine devam etmeli ve aşırılığın çevredekilere göre farklı algılanacağı gerçeğini gözardı etmemelidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1.jpg" alt="" class="wp-image-7912" width="612" height="456" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1.jpg 612w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1-300x224.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1-485x360.jpg 485w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1-564x420.jpg 564w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1-80x60.jpg 80w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/09/istockphoto-458067379-612x612-1-265x198.jpg 265w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /><figcaption class="wp-element-caption">Londra, 1978: Kanada&#8217;daki fok avcılığını protesto etmek için düzenlenen bir eylem</figcaption></figure>



<p>Yapılan çalışmalar Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bir hayvan hakları eyleminde ortalama katılımcı sayısının yedi olduğunu göstermektedir. Bu diğer hareketlerle karşılaştırıldığında, hayvan hakları veya veganlık konusunun toplumda hâlâ uç bir konu (örneğin, çoğu insan hayvansal ürün tüketiyor) olduğunu ve bu nedenle hayvan hakları savunuculuğunun genel amacının henüz halk arasında popüler olmadığını göstermektedir. Bu iki nokta, hayvan hakları eylemlerinin etkisini artırmak için en iyi yolununk atılımı artırmak olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu, hak savunucularını şu soruya yönlendiriyor: katılımcı sayımızı nasıl artırabilir ve halkı hayvan hakları savunucularının yanında yer almaya nasıl ikna edebiliriz?</p>



<p>Öncelikle, protestolara vegan veya vejetaryen (veg*n) olarak tanımlanmayan müttefikleri davet etmek bir çözüm olabilir. Protestolara katılımı ve halk desteğini artırmanın ikinci bir yolu ise mezbaha işçileri veya çevre aktivistleri gibi hayvancılıktan olumsuz etkilenen diğer hareketlerle koalisyonlar kurmak olabilir. Son olarak hayvan sömürüsüne son verme hedefini açıkça ilan etmek yerine, eylem hedeflerini halkla zaten uyumlu olanlara kaydırmak halkın eyleme katılımını sağlamak için bir yol açabilir. Pek çok aktivist uzun vadeli hedefler için çalışıyor olsa da, eylemlerde belirli bir konu hakkında farkındalık yaratmak, bir şirkete bir ürünü bırakması için baskı yapmak veya belirli bir yasanın geçmesini sağlamak gibi gerçekçi kısa vadeli hedeflere yönelindiğinde kamuoyunun desteğini alma olasılığı daha yüksek olmaktadır. </p>



<pre class="wp-block-code"><code>Bu yazısında araştırmacı Andrea Polanco, bir orka ve birkaç beluga balinasının esaret altında tutulduğu bir tema park olan Marineland eylemine katılan herkesin vegan olmadığının ancak herkesin tema parkının kapatılması konusunda aynı isteği paylaştığının altını çiziyor. </code></pre>



<p>Başarılı eylemlerin iyi organize edilmiş ve net bir yönetime sahip olması şeklindeki son kriterde ise, önceki araştırmacılar, diğer hareketlerden iyi organize olmuş protesto gruplarının şu özelliklere sahip olduğunu bulmuşlardır: resmi bir bürokrasi, hiyerarşi, tam zamanlı çalışanlar, üyelik listesi, misyon beyanı ve seçici teşvikler.</p>



<p>Araştırmacı Polanco’ya göre diğer hareketlerin başarılı taktiklerine bakmak, yalnızca iyi dersleri almaktan öte hayvan hakları hareketinin hangi yönlerinin bu diğer hareketlerden eksik olduğunu dürüstçe değerlendirmek için de önemlidir. Hayvan hakları savunuculuğunun bağlamı, fosil yakıtlar, ırkçılık karşıtlığı veya insan haklarına yönelik protestoların bağlamından çok farklıdır. Bu davaların her birinde kamuoyu desteği ve hareketi destekleyecek sayıda insan bulunmaktadır &#8211; hayvan hakları protestoları için eksik olan bir şey &#8211; ancak hareketin hedeflerini ve harekete kimlerin dahil edildiği uyarlanırsa bunun değişmesi mümkündür.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p>Kaynak: Bu yazı Andrea Polanco&#8217;nun Faunalytics&#8217;te yayınlanan &#8220;Challenges Of Researching Animal Advocacy Protests&#8221; başlıklı yazısından çevrilmiştir ve Narges Kalantari&#8217;nin &#8220;Disruptive Protests Help Vegan Advocacy?&#8221; başlıklı yazısından notlar içermektedir.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/09/08/hayvan-haklari-icin-en-etkili-protesto/">Hayvan Hakları Mücadelesi İçin En Etkili Protesto Yöntemini Seçmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2025/09/08/hayvan-haklari-icin-en-etkili-protesto/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Savunucuları 8 Mart&#8217;ta Alanlardaydı: “Kızkardeşim Vegan Ol!”</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2025/03/12/vegan-kortej-kizkardesim-vegan-ol/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2025/03/12/vegan-kortej-kizkardesim-vegan-ol/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 11:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[bütünleşik mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kesişimsellik]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[vegan dünya]]></category>
		<category><![CDATA[vegan feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan hakkı savunucuları olarak bu sene de 8 Mart’ta gerçekleşen Feminist Yürüyüşlerde hayvanları ve insanları sömüren patriyarkaya karşı bir araya geldik. Türkiye’nin farklı şehirlerinden aktivistler, türcülüğün olmadığı adil ve eşit bir dünya için, vegan gelecek için ortak bir çağrıda bulunduk. Bu yıl İstanbul’da vegan feministler olarak, Vegan Kortej çatısı altında bir araya gelerek Kadıköy’den Taksime [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/03/12/vegan-kortej-kizkardesim-vegan-ol/">Hayvan Hakları Savunucuları 8 Mart&#8217;ta Alanlardaydı: “Kızkardeşim Vegan Ol!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayvan hakkı savunucuları olarak bu sene de 8 Mart’ta gerçekleşen Feminist Yürüyüşlerde hayvanları ve insanları sömüren patriyarkaya karşı bir araya geldik. Türkiye’nin farklı şehirlerinden aktivistler, türcülüğün olmadığı adil ve eşit bir dünya için, vegan gelecek için ortak bir çağrıda bulunduk.</p>



<p>Bu yıl İstanbul’da vegan feministler olarak, Vegan Kortej çatısı altında bir araya gelerek Kadıköy’den Taksime uzanan bir yürüyüş gerçekleştirdik.</p>



<p>8 Mart öncesinde gerçekleştirilen döviz ve slogan atölyelerinde hazırlanan materyallerin sosyal medyada paylaşıldığında ne yazık ki bazı arkadaşlarımız için linç kampanyasına dönüştürüldüğüne tanık olduk. Ancak feminizm mücadelesi ile hayvan hakkı savunuculuğunun ortaklaştığı noktayı göremeyen bireylerin bu sanal saldırısı meydanlarda karşılık bulmadı.</p>



<p>Kadının emeğini sömüren, baskılayan, şiddet uygulayan patriyarka tür ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sistematik olarak hayvanları sömürmeye, öldürmeye, üzerlerinde tahakküm kurmaya devam ediyor. Vegan hayvan hakları aktivistleri olarak hayvanların feminizmin eşitlik mücadelesinde görünür olması için alanlarda olmanın öneminin farkındayız, 8 Mart’ta ülkenin dört bir yanında sokağa çıkan ve hayvanların uğradıkları sistematik sömürüyü görünür kılan herbir veganın emeğinin çok kıymetli olduğunu biliyoruz.</p>



<p>Hayvan Hakları Mücadelesini meydanlara taşıyan aktivistlerin 2025 yürüyüşünü arşivlemek ve mücadeleyi büyütürken ilham olması adına bu seneki deneyimlerini ve dövizlerini sizlerle paylaşıyoruz.</p>



<p>1 Kasım’dan 8 Mart’a, sömürüye karşı bütünleşik mücadelemizde dayanışmayla…</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1080" height="810" data-id="7831" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited.jpg" alt="" class="wp-image-7831" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited.jpg 1080w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-300x225.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-1024x768.jpg 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-768x576.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-696x522.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-1068x801.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-560x420.jpg 560w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-80x60.jpg 80w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/Paragraf-metniniz-edited-265x198.jpg 265w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></figure>
</figure>



<h2 class="wp-block-heading">Vegan Aktivistlerin Deneyimleriyle 8 Mart</h2>



<p>“HAYVANLARI DA KADINLARI DA SÖMÜRÜYOR PATRİYARKA!”</p>



<p>8 Mart’da önce Kadıköy ve sonra Taksim’de vegan feministler olarak ses yükselttik ve sisteme itirazlarımızı yükledik.</p>



<p>Ataerkil sistemin tek hedefi kadınlar değil, zayıf gördüğü her kesime ve canlıya aynı yerden bakıyor. Kadınlara da, Lgbti+&#8217;lara da hayvanlara da aynı sömürü̈ ve şiddet kıskacını doğrultuyor. Hakların gaspı, cinayetler ve katliamlar sistemsel baskının oluşturduğu zeminde işleniyor.</p>



<p>2025&#8217;de patriyark sistemin baskısını artırdığını, hak mücadelelerini düşmanlaştırmada vites yükselttiğini görüyoruz. Cinsiyetçilik, homofobi, köpekleri canavarlaştırma, hayvanları düşmanlaştırma ve türcülükle bir sömürü kıskacı işletiliyor. Vegan feministler olarak bunu görüyor, kadın, Lgbti+ ve hayvan hakları ile dayanışmak için ayrılığa ihtiyaç duymadığımızı söylüyoruz. Şiddetin faaline odaklanarak cinsiyetçi-türcü-homofobik olmayan adil ve eşitlikçi bir dünya için bütünleşik bir mücadeleyi işaret etmeye devam ediyoruz.</p>



<p>Feminist gece yürüyüşünde ışıklı pankartımız, dövizlerimiz ve vegan bayrağımızla yürüdük. Kızkardeşlerimizle kucaklaştık, coşkumuzu yükselttik.</p>



<p>Vegan feministler olarak “sınıfsız sınırsız özgür vegan bir dünya!” istiyoruz.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Güzide Erden, Vegan Aktivist (Vegan Derneği Türkiye) &#8211; İstanbul</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7833" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7833" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/2.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7832" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7832" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/3.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>Feminizm patriyarkayı ve onu yeniden üreten tüm dinamikleri karşısına alır. Günümüzde, toplumsal yaşamı sömürü ve tahakküm üzerine kuran tüm politikalarla olduğu gibi, türcülükle de antagonisttir. Şu sorular kritiktir: feminizm “birileri”ne yapılan sistematik işkenceyi görmezden gelebilir mi? “Birileri”nin sömürülmesinde suç ortağı olarak, bunu meşrulaştırarak nasıl adil bir dünya için mücadele yürütebiliriz?&nbsp; Kadınların erkekler için yaratılmadığı gibi hayvanlar da biz insanlar İçin yaratılmadı. Patriyarka, kapitalizmle köklenmiş sistematik dinamiklerle hayvanları, kadınları, lubunyaları sömürüyor. Yıl 2025, türcü-feminizm artık kabul edilemez, bu çelişki milyonlarca hayvanın sömürülmesine sebep olurken hem politik zemine hem mücadeleye zarar veriyor. Bu yüzden “Kız kardeşim, vegan ol!”</p>



<p>“Patriyarkaya, Türcülüğe, Kapitalizme karşı topyekün mücadele!” dövizlerimizle çıktık 8Mart’a. Görünmeyen emeğin sesini yükselttik, sokaklarda, meydanlarda, “sınıfsız, sınırsız, özgür vegan bir dünya” diye haykırdık. Oldukça yoğun bir ilgi vardı bol ışıklı “vegan feministler” pankartımıza… Tanışmadığımız vegan kızkardeşlerimizle vegan bayrağın altında toplandık. Bolca fotoğraf çektirdik. Henüz vegan olmamış kızkardeşlerimizin yoğun ilgisi, bize eşlik ettiği sloganlar ve kortejimizin coşkusu çok güzeldi.</p>



<p>Türcülük karşıtı mücadelemizi her geçen gün büyütüyoruz. Diğer hak mücadeleleriyle bir araya geliyor, politik hattı birlikte belirliyor ve alanlarda ses yükseltiyoruz.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Merve Tufan, Vegan Aktivist &#8211; İstanbul</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1080" height="1350" data-id="7835" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7835" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/4.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7834" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7834" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/5.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>8 Mart&#8217;ta Feminist Gece Yürüyüşü&#8217;ne ve bu yıl aynı gün olsa da çoğunlukla bir önceki Cumartesi günü Kadıköy&#8217;de yapılan Büyük Kadın Buluşması&#8217;na katılmak hayvanlar için de çok önemli. Çünkü hayvan istismarının ve bunun karşısında olan veganlığın feminizimden ayrılamayacak bir durumda olduğuna eminim. Çünkü hayvanları da kadınları da lubunyaları da sömüren, değersizleştiren, öldüren aynı partiyarka, aynı eril tahakküm. Yıkmaya çalıştığımız aynı şey ise, sömüren aynı ise birlikte mücadele etmemiz gerekmez mi? Ayrıca feministler kendilerini erkek şiddeti altında ezilirken buldukları için sokaklara çıkıyorlar, yine de erkeklerin de şiddete uğramasını istemiyorlar. Bu güzel düşüncedeki feministlerin hayvanların şiddete uğramasını isteyeceğini düşünmüyorum. Fakat nasıl ki bundan yıllar önce kadınlara uygulanan şiddet sistem dediğimiz kapitalist patriyarka tarafından gizleniyorsa, bugün aynı kapitalist patriyarka hayvanlara yönelik şiddeti de gizliyor. Bu gizlemeye karşı bizim bu gizliliğin önündeki perdeyi kaldırmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Vegan feministler olarak hep diyoruz ya bulunduğumuz her yerden ses çıkarmalıyız diye, bu yüzden farkında olmadan hayvanlara şiddet uygulayan feministler varsa onların düşüncelerine bir kapı açmak için 8 Mart&#8217;ta alanlarda olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum.</p>



<p>Nasıl ki bundan sadece birkaç yıl önceye kadar translar lubunyalar feminist mücadeleden dışlanıyor ama bugün bu değiştiyse, inanıyorum ki hayvanlar feminizmin öznesi olarak görülmese de bu mücadelenin içinde yer bulacaklar. O zaman feministler hayvanlara yaşatılanları bu kadar geç gördükleri ve yaşatılanlara bu kadar geç ses çıkardıkları için üzülürken, biz vegan feministler olarak elimizden geleni yapmış olduğumuzu bileceğiz ve o üzülen feminist kardeşlerimize diyeceğiz ki &#8220;Üzülme kardeşiz, biz başlatmıştık, beraber devam edeceğiz bu mücadeleye&#8221;.</p>



<p>Tüm bunları düşünerek bu yılki dövizimin bir yüzünde şu yazıyordu: hayvanlar ne alaka deme, çünkü kadını ve hayvanı değersizleştiren, sömüren, öldüren aynı partiyarka. Arka yüzünü ise ikiye böldüm. Sol yanında beyaz zengin yaşlı heteroseksüel erkeğin en üstte olduğu ve kadın ve diğer hayvanların altta olduğu, çoğunlukla ego yazısıyla karşımıza çıkan&nbsp; resim vardı. Ama ben bunun ego degil de tamamen ataerkil sistem olduğunu düşündüğüm için, resmin altına ataerkil yazıp üstünü çizdim. Dövizin sağ tarafında da vegan bayrakta insanları temsil eden yani beyaz yerde gökkuşağı vardı ve vegan bayrağın üzerinde tüm hayvanların tabii insanların da içinde olduğu bir yuvarlak içinde yanyana durduğu resim vardı. Bu resmin altına da vegan yazdım. Ayrıca Çok uzun süredir var olan &#8220;Vegan Feministler&#8221; pankartını ışıklandırdık ve iki tane çubuğa astık, çok güzel oldu.</p>



<p>Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak polis aramasından geçtiğimizde sadece gökkuşağını almamakla kalmadılar, üzerinde &#8220;politik&#8221; ve &#8220;rejim&#8221; kelimelerinin yazdığı dövizlerimizi de alana almadıklar. Hatta üzerinde Carol J. Adams&#8217;ın &#8220;Et yemek erkek iktidarının her öğünde yeniden ilan edilmesidir&#8221; sözü yazan dövizi de almak istemediler ama bir şekilde alana soktuk.</p>



<p>Vegan feministler kortejnin bu kadar az kişi olması üzücü çünkü vegan ve feminist olduğunu söyleyen çok sayıda insan tanıyorum ama gelmediler. Bu sadece 8 Mart için de geçerli değil. Bir yıldır sokaklarda katliam yasasına karşı yürüttüğümüz mücadelede de aynı durum söz konusu. Vegan olmanın hayvanlar için mücadele etmeyi yanında getirdiğini düşünüyorum. Umarım herkesin vegan olduğu ve her veganın hayvanlar için ses çıkardığı günler gelecek.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Arzum, Vegan Hayvan Hakkı Savunucusu – İstanbul</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7836" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7836" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/6.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7837" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7837" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/7.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>2025 yılını “aile yılı” ilan edenlere, varoluşlarımızı yok sayanlara inat, bu 8 Mart’ta binlerce feminist sokakları, meydanları isyanımızla doldurduk. Bununla birlikte biz feminist veganlar biliyoruz ki; kadının, lgbti+nın, çocuğun, göçmenin, sakatın, engellinin ve tüm azınlık kesimlerin en temel haklarını gasp eden patriyarkal sistem, insan dışı hayvanların da aynı tahakküm mantığıyla sonuna kadar sömürülmesini meşru kılıyor.</p>



<p>Bundan nerdeyse 11 yıl önce, 2014 yazında Muğla’da ilk vegan feminist kamp için hazırlanan, yıllar içinde kuşaktan kuşağa, elden ele dolaşan “Vegan Feministler” pankartını, bu 8 Mart’ta da -tam da olması gerektiği gibi- insan ötesi bir feminist isyanla taşıdık Taksim’de. Artık bu coğrafyanın her yerinden yüzlerce vegan-feminist sesleniyor: “özel olan politik; kimi yediğin kimi kullandığın da politik.” Bedenleri ete, süte, yüne, deneye, eşyaya indirgenen, yaşamalarına dahi izin verilmeyen hayvanlarla dayanışmayı bulunduğumuz her yerde hatırlamanın ve hatırlatmanın hepimizin sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Ne trans dışlayıcı ne de türcü feminizm patriyarkayı yıkabilir.&nbsp; Ne alaka deme, çünkü birilerinin türünden dolayı sömürülebilir olmasını onaylıyorsan, bu cinsiyetinden ötürü de olabilir ırkından ötürü de. Yani hepimiz hedefteyiz, ancak hep birlikte özgürleşebiliriz.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Özge Özgüner, Vegan Aktivist (BurHak) – İstanbul</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7838" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7838" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/8.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7839" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7839" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/9.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>Veganlar olarak orada olmamız önemliydi çünkü ataerki ve türcülük birbirini besleyen baskı sistemleri ve özgürlük bölünemez. Ne kadınların, ne hayvanların, ne de doğanın sömürüsüne göz yumamayız. Sokaklarda olmak, aynı sloganları haykırmak insana umut veriyor. Benim için çok güzel bir anlar oluştu. Ben Kızkardeşim Vegan Ol pankartı hazırlayıp X hesapta paylaşmıştım ve naveganlar tarafından baya linç yedim. Korkunç mesajlar alıyordum şiddet, taciz her şey vardı. Ben de hesabımı gizliye aldım.</p>



<p>Mitingde o pankartı gören bir sürü insan yanıma gelip bana sarılıp, desteklerini gösteriyordu bir sürü vegan yoldaşımı tanıdım. Kocaman dünyada yalnız olmadığlmı hissettim..</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Xanım Nana Babazade, Vegan Aktivist – İstanbul</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7840" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7840" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/10.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7841" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7841" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/11.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>Bu yıl ki 8 Martı &#8220;duygu yoğun&#8221; bir deneyim olarak tanımlayabilirim. Arkadaşım Şule ile yürüyüş öncesi buluşup vegan lahmacun eşliğinde dövizimizi hazırladık. Alana geldiğimizde müthiş bir coşku, güven ve aidiyet&nbsp; duygusu hissettim. Sloganlar attıp, dans edip, hoplayıp zıpladık, neşe ve umutla ile dolup tastık adeta. Yürüyüş bitene kadar bu duyguların tadını çıkarmış ve artık evimize donecekken önümüzdeki yolu kapattılar. Birazdan açarlar herhalde diye beklerken, gözaltılar başladı. Korkunç bir köşeye sıkıştırılmıslık duygusu yaşadım, polisler bize bakıyor,içten içe gülüyor, adeta dalga geçer tavırlarla sorulamıza cevap veriyorlardı. Buz gibi havada tamamen keyfi yapılan bu hukuksuz uygulama ve maruz kaldığımız psikolojik şiddet sonucunda anksiyete krizi geçirdim ve titreyerek ağlamaya başladım. Arkadaşlarımın desteği sayesinde toparlayabildim ve yaklaşık 1.30 saat sonra bizi bıraktılar. Eve giderken bir yandan, bizi korkutmaya yıldırmaya çalışmak için bu harika günü nasıl mahvettiklerini, bir yandan da gözaltına alınan arkadaşlarımızı düşünüyordum. Her geçen yıl sayımızın artması, mücadele ateşimizin yükselmesi ve bu baskıların temelindeki korkuyu gördüğüm için daha da umutla doldum. Seneye dövizime ne yazacağımı düşünüyorum şimdiden <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Bahar Mercan, Vegan Feminist – İstanbul</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7842" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7842" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/12.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="979" height="1224" data-id="7861" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited.jpg" alt="" class="wp-image-7861" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited.jpg 979w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/13-edited-336x420.jpg 336w" sizes="(max-width: 979px) 100vw, 979px" /></figure>
</figure>



<p>Patriyarkanın; kadın, lgbti+, çocuk, doğa ve hayvan üzerinde tahakkümüyle iktidarını her gün güçlendirmeye çalıştığı bu dönemde, tüm türlere yaşam ve özgürlük çağrısıyla 8 Mart’ta sokaklardaydık.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Trakya Üniversitesi Vegan Topluluğu, TÜVEG – Edirne</strong></p>



<p>Vegan feministler olarak kadınların ve hayvanların bedeninin kontrol edilmesine ve istismar edilmesine karşı çıkıyoruz. Kadınların maruz kaldığı sömürüyle, hayvanların maruz kaldığı sömürü arasında doğruda paralellik vardır. “Hayvancılık endüstrisi” özellikle dişi hayvanların üreme sistemini kullanarak süt ve yumurta üretimini sürdürüyor.&nbsp; Ataerki hayvanın etiyle, kadının bedeniyle besleniyor. Bu sebeple veganlar olarak 8 Mart Dünya Kadınlar gününde sokaklarda tüm yaşamın hak olduğunu haykırdık.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Anonim Aktivistler &#8211; İzmir</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-8 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7844" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7844" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/14.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7845" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7845" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/15.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>Ankara&#8217;da 8 Mart için öncesinde döviz atölyesi için çağrıda bulunduk. &nbsp;Katılım çok yoktu ama keyifle geçti.</p>



<p>8 Mart için sözleştiğimiz vegan arkadaşlarımız da bir araya gelmek için alanda buluşacaktık, yalnız beklemediğimiz büyük bir kalabalıkla karşılaştığımız için bir araya gelmemiz güç oldu farklı yerlerde vegan dövizlerimizle bulunduk. Ankara&#8217;da böyle bir kalabalığın olması bir araya gelmemize engel oldu fakat kalabalığın O büyük coşkusu kadın dayanışmasında çok güçlü hissettirdi.</p>



<p>Ek olarak olumsuz bir görüşüm de, vegan feministlerin daha çok bir araya gelmesi için harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum, kesişimsel hak mücadelesinde vegan-feministlerin değişimde çok güçlü bir rol oynayabileceği düşüncesindeyim ve bağımsız değil, birlikte hareketle bu mümkün olacaktır.</p>



<p>&#8220;Bağımsız&#8221; vegan feministlik a politik birinden çok da farklı bir yerde durmuyor gibi geliyor bana…</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Duygu Kuzeyunkizi (Rize Vegan Topluluğu) – Ankara</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-9 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7846" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7846" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/16.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7847" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7847" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/18.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<p>Kendimi queer ve vegan feminist olarak tanımlayan biri olarak bu yılki sekiz mart için şunları söyleyebilirim. İktidarın lgbti+lara yönelik henüz tasarı halinde olan yasa önerisi ve bu yılı &#8220;aile yılı olarak ilan ettikleri andan itibaren giderek artan baskısına karşı güçlü bir şekilde alandaydık. Bizler vegan queer feministler olarak hem insandışı hayvanlara yönelen ve yüzyıllardır süren sömürüye karşı hem de&nbsp; yaklaşık bir yıl önce sokaklarda yaşayan hayvanlarla ilgili çıkardıkları katliam yasasına karşı da&nbsp; alandaydık. Türcülük, ırkçılık homofobi ve eril şiddetin karşısında kesisimsel bir mücadeleye ihtiyacımız var ve bunu örgütlemek için daha çok bir araya gelmemiz gerekiyor.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Anonim Vegan Aktivist – Ankara</strong></p>



<p></p>



<p>Bu 8 Mart’ta, feminist mücadeleyi türcülük karşıtı bir perspektifle büyüterek sokaklardaydık! Ankara caddeleri anti-türcü feminist mücadelenin çoğulcum sloganlarıyla inledi. Biliyoruz ki patriyarka ve türcülük aynı tahakküm ilişkisine dayanıyor: Bedenler metalaştırılıyor, sömürü doğallaştırılıyor ve şiddet sistematik hale getiriliyor. Kadınların özgürlüğü için mücadele ederken, hayvanların yaşam hakkını da savunuyoruz çünkü hiçbir beden, hiçbir yaşam, tahakküme mahkûm edilmez. Veganlık ve feminizm ilişkisi bağlamında Ankara’nın politik atmosferi ne yazık ki yetersiz. Alanda elbette birçok vegan vardır ancak örgütlenip bir araya gelmemiz mühim. Kalabalıkların içinde sesimizin-insan-olmayan hayvanların seslerinin daha gür çıkması için politik bilincin yayılması gerekiyor.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Şebnem Edikli – Ankara</strong></p>



<p></p>



<p>“Türcülük ve cinsiyetçilik, bir kesimin yaşamının diğerinden üstün olduğunu kabul eden benzer yapıdaki ayrımcılık ve baskı biçimleri. Vegan feministler içinse her yaşam değerli.</p>



<p>Her geçen sene ne kadar çoğaldığımızı görmek gerçekten de umut verici. Ataerkiye, kapitalizme ve türcülüğe karşı kız kardeşlerimle alanlarda olmak inanılmaz güçlü hissettiren bir deneyimdi.”&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Mora, Vegan Aktivist &#8211; Ankara</strong></p>



<p></p>



<p>Asla yalnız yürümedim.</p>



<p>Bu sene sekiz mart için Ankara&#8217;da Yüksel Sokak&#8217;ta buluştuk.<br>Yüksel-Konur köşe biz Ankaralılar için özgürlük demek.<br>Ne zaman bir yasak gelse önce bu köşe ablukaya alınır, girmemize izin verilmez. Hala böyle.</p>



<p>Gençliğimin geçtiği bu köşede, tam on yıl sonra yeniden buluştuk. Bir polis anonsundan duyulana göre ‘bin bayandık’.<br>Barikatı aç sloganları ile Konur Sokağa girdik. Yarısına gelene kadar kimse Konur&#8217;a girdiğimize inanamadı. Meşrutiyet Caddesi trafiğe kapandı ve biz bin feminist tam on yıl sonra yeniden bu caddeden yürüyüp Sakarya&#8217;ya gittik.</p>



<p>Bu senenin en keyifli sloganı ‘erkek sus’ ve en iyi dövizi ‘bir sonraki slogan eski kocama gelsin’ oldu. Hepimiz çok güzeldik.<br>‘Asla yalnız yürümeyeceksin’ derken dağıldık.</p>



<p>Son on yılın en güzel sekiz martıydı.<br>İyi ki varız.</p>



<p class="has-text-align-right"><strong>Sevgi (Junk Vegan) &#8211; Ankara</strong></p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-10 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7855" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7855" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/19-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="819" height="1024" data-id="7854" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-7854" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-819x1024.jpg 819w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-240x300.jpg 240w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-768x960.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-696x870.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-1068x1335.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1-336x420.jpg 336w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2025/03/20-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></figure>
</figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p>Fotoğraflar veganların sosyal medyada paylaştıkları görsellerden derlenmiştir.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/03/12/vegan-kortej-kizkardesim-vegan-ol/">Hayvan Hakları Savunucuları 8 Mart&#8217;ta Alanlardaydı: “Kızkardeşim Vegan Ol!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2025/03/12/vegan-kortej-kizkardesim-vegan-ol/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddeti Norm Haline Getirmek: Çocuklar ve Türcülük</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2025/01/08/siddeti-norm-haline-getirmek-cocuklar-ve-turculuk/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2025/01/08/siddeti-norm-haline-getirmek-cocuklar-ve-turculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jan 2025 13:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[carnism]]></category>
		<category><![CDATA[et tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan kaynaklı et]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvancılık Endüstrisi]]></category>
		<category><![CDATA[karnizm]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[vegan beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medyada bir hesap, &#8220;kanına&#8221; rağmen korkmadan ve gülerek balıkların &#8220;kafasını koparan&#8221;, &#8220;kılçıklarını ayıklayan&#8221; küçük bir çocuğun videosunu paylaştı oldukça fazla beğeniyle yorum aldı. Söz konusu video ve sosyal medyada paylaşılan benzer sayısız video, hayvanlara karşı şiddetin, hayvanların birey değil mal olarak görülmesinin ve türcülüğün küçük yaşta empoze edilmeye başlandığını açıkça gösteriyor. Türcülüğe son vermek, hayvanların [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/01/08/siddeti-norm-haline-getirmek-cocuklar-ve-turculuk/">Şiddeti Norm Haline Getirmek: Çocuklar ve Türcülük</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sosyal medyada bir hesap, &#8220;kanına&#8221; rağmen korkmadan ve gülerek balıkların &#8220;kafasını koparan&#8221;, &#8220;kılçıklarını ayıklayan&#8221; küçük bir çocuğun videosunu paylaştı oldukça fazla beğeniyle yorum aldı.</p>



<p>Söz konusu video ve sosyal medyada paylaşılan benzer sayısız video, hayvanlara karşı şiddetin, hayvanların birey değil mal olarak görülmesinin ve türcülüğün küçük yaşta empoze edilmeye başlandığını açıkça gösteriyor.</p>



<p>Türcülüğe son vermek, hayvanların eşya ya da araç olarak değil birey olarak tanınmasını sağlamak için ise çocuklara ve onların hayvanlar ve gezegen ile ilişkilerini kurdukları ilk yıllara odaklanmamız gerekiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Et Paradoksu</h2>



<p>Yapılan bir araştırmaya göre et yiyen çoğu insan hayvanların acı çekmesini duygusal olarak rahatsız edici buluyor.  Ancak hayvanlara acı verme düşüncesi rahatsız edici olduğu halde neden hala milyonlarca insan et yemeye devam ediyor?</p>



<p>İşte bu noktada kaynaktan ayrılığı sürdürme konusunda kritik bir role sahip olan kategorizasyon devreye giriyor. Örneğin domuz, batı toplumunda evcil hayvan kategorisinde yer alıyor ve evcil hayvanların yenmesi sosyal olarak kabul edilmediğinden tüketimin devam etmesini sağlamak amacıyla domuz (pig) ve domuz eti (pork) arasında bir kategorizasyon yapılıyor.</p>



<p>Kategorizasyonun kültürel olarak göreceli olması pek çok kez araştırmalarda ve medyada tartışma konusu olmuştur. Örneğin 2000’lerde İngiliz TV sunucuları Richard Madeley ve Judy Finnigan yaptıkları bir programda at sütü tüketimini gündeme taşımış ve sunucu bu fikir karşısında iğrendiğini açıkça ifade etmiştir. Oysa İngiltere’de yaşayan biri için at sütü içme fikri &#8220;iğrendiren&#8221; bir şeyken dünyada pek çok kültürde hiçbir önyargı olmadan tüketiliyor. Benzer şekilde 2013’te İngiltere’de &#8220;at eti skandalı&#8221; olarak adlandırılan olayda işlenmiş hayvan kaynaklı gıdanın içinde at eti bulunması toplum genelinde büyük bir tepkiye neden olmuştur. İnsanların at eti yemek veya at sütü içmek fikrinden bu kadar dehşete düşmeleri, çocuklarının jambon veya sosisin kökenlerine veya inek sütü üretiminde erkek süt buzağılarının yaşadıkları karşısında nasıl bir tepki verebilecekleri düşünüldüğünde oldukça ilginçtir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hayvan Eti Yemeyi Okulda Öğreniyoruz</h2>



<p>Hayvanları seven ancak et yemeye devam eden kişiler gibi çelişkili davranışların ardındaki faktörleri açıklamaya çalışan makul bir literatür yelpazesi mevcut ancak, özellikle küçük çocuklarda bu davranış hakkında çok az araştırma bulunuyor.</p>



<p>Çocukların tamamen bilgisiz olduğunu varsaymak kolay görünse de, hiçbir şey bilmediklerini varsaymak saflıktır.</p>



<p>İngiltere&#8217;deki birçok okul müfredatı, çocukları daha bilinçli hale getirmeyi (ya da hayvanların insan kazancı için yararlı olduğunu kabul etmeye daha istekli hale getirmeyi) amaçlayan etkinlikler içerir. Yerel tavuk çiftliklerinin ziyaret edilmesi, balıkçılık sektöründeki tesislere gezilerin gerçekleştirlmesi ve yumurtadan civciv çıkarma projesi gibi etkinlikler çocukları çok küçük yaşta hayvan sömüren edüstriler ile tanıştırıyor.  Yine aynı şekilde dünyadaki hayvanları öğretmek amacıyla jambon, sosis gibi hayvan kaynaklı ürünleri ve salatalık, biber gibi sebzeleri kullanılarak hayvan yüzü gibi görünen &#8220;sevimli&#8221; sandviçler hazırlama etkinlikleri düzenleyen okullar et yemeyi çocukların gözünde makul bir zemine yerleştiriyor. Hatta İngiltere’de yerel bir Tesco süpermarketine gittiğinizde, üzerinde “Yiyeceklerimin nereden geldiğini öğreniyorum” ve altında “Çiftlikten Çatala” yazan sarı yüksek görünürlüklü yelekler giyen küçük bir yerel ilkokul veya gençlik grubu çocuğu grubuyla karşılaşmanız bile mümkündür.</p>



<p>Yukarıdaki örnekler gösteriyor ki ne yazık ki&nbsp; “deneyimden gelen empati” her zaman garanti değildir. Bu tür etkinliklerdin yürütülmesi, et, balık ve süt endüstrileri için risk oluşturmadan, hayvanların ve vücut parçalarının yenmesini normalleştirir. Bu etkinliklerin hepsi bu tür uygulamaların devam etmesi fikrine dayanır. Küresel bir girişim olarak, et yemeyi aşılamaya mümkün olduğunca erken başlamak ve bunu sosyal bir norm olarak pekiştirmek aslında bir pazarlama taktiğidir.</p>



<pre class="wp-block-preformatted">Ulusal bir hayvan koruma örgütünde Kampanya Yöneticisi olarak daha önce yaptığım bir görevde, hayvanları koruma ve refahlarını teşvik etme konusunda ilkokullardaki çocukları ziyaret edip onlarla konuşma önerimi memnuniyetle karşıladılar. Ancak, bu ziyaretlerin hiçbir bölümünde etsiz diyetlerden bahsedilmesi mümkün değildi. Okul yönetimi, birçok çocuğun hayvanlara değer verdiğini ve et tüketimi içermeyen beslenme biçimleri hakkındaki herhangi bir konuşmanın doğuracağı "olası" sonuçları ifade etti: bazı çocukların bilişsel yetilerinde bir değişim, ardından evde zorluklar ve sonrasında ebeveynlerin Eğitim Kuruluna şikayette bulunmaları. Korku, nihayetinde bu itirazları yönlendirdi ve programın başlaması engellendi. Bu arada, hayvanlarla ilgili diğer yerleşik etkinlikler endişe duyulmadan devam ediyor ve statüko korunuyordu.

- Lynda M. Korimboccus</pre>



<h2 class="wp-block-heading">Normun İnşaasında Dilin Önemi</h2>



<p>Hayvan eti yememizi meşrulaştırmanın bir yolu dilsel ayrıştırmadır. Yediğimiz memelilerin parçaları için farklı kelimeler kullanmamız tükettiğimiz şey ile onun geldiği canlı arasında bir kopukluk yaratır. Bazıları bunun yalnızca alışkanlık/geleneksel adlandırma olduğunu savunurken bunun kasıtlı olduğuna dair kanıtlar ortada. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki bazı gençlik kulübü hayvan fuarlarında, katılımcılara hayvanları &#8220;insanlaştırmamaları&#8221; talimatı verilir ve civcivler ve buzağılar için &#8220;bebekler&#8221; kelimesini kullanmaktan kaçınmaları söylenir.</p>



<pre class="wp-block-preformatted">Yıllar önce, "şarküteri hayranı" olan büyükanneme yediği şeye neden "dil" dendiğini sorduğumu hatırlıyorum. Bir an bile bunun gerçek bir dil olduğunu düşünmemiştim. Ama aldığı şey bir ineğin diliydi ve bana öyle söyledi. Ona inanıp inanmadığımdan emin değilim, ancak başka soru sormadım. Et yemeye devam ettim. Hatta hayvan et tüketmenin bir tercih olduğunu anladığımdan bile emin değilim.

- Lynda M. Korimboccus</pre>



<p>Araştırmacılar Kunst ve Hohle, hayvanlara ve sonrasında et tüketimine karşı tutumumuzun, etlerin nasıl sunulduğu, hazırlandığı ve en önemlisi nasıl tartışıldığıyla etkilendiğini söylüyor. İnsanların tutumları çeşitli şekillerde değişir; kızarmış bir domuzun üzerinde kafa olduğunda, et işlenmiş yerine işlenmemiş olduğunda, canlı hayvanın fotoğrafı olduğunda, hasat yerine öldürme gibi kelimeler kullanıldığında ve et yerine hayvanın adı kullanıldığında et yeme isteği azalır. Dil ve semantik, elbette topluma ve tüm sakinlerine bakış açımızda önemlidir. Ancak neyi ve kimi yediğimiz arasında anlamlı bir bağlantı kurmadaki başarısızlık, bağlantısız herhangi bir terminolojiden çok bilişsel bir başa çıkma mekanizmasıdır. Melanie Joy’a göre bu durum tükettiğimiz ölü etin yaşayan kaynağına karşı &#8220;uzlaşmaz bir inkar&#8221; içinde olmamız ile ilgilidir.</p>



<p>Tartışmalı bir sonuç gibi görünse de Faunalytics tarafından yapılan bir araştırmada yenecek türün (yani domuz eti yerine domuz olarak) açıkça belirtilmesi, katılımcıların hayvan etiği ve refahı hakkındaki çeşitli ifadelere yönelik tutumlarında belirgin bir fark yaratmadığı görüldü.Bu çaluşmada da her zamanki gibi, çalışma katılımcıları sadece yetişkinlerden oluşuyordu. Ancak yetişkinlerin tutumları burada kritik bir öneme sahip. İster &#8220;dilimlenmiş&#8221; ister &#8220;ceset&#8221; olarak etiketlenmiş olsunlar, hayvanlar sosyal olarak kabul görmüş &#8220;yiyecek&#8221; veya &#8220;çiftlik&#8221; hayvanları olduğu sürece, hayvan kaynaklı et tüketimine devam etmek için bahaneler üretiliyor, gelenekler destekleniyor ve aktarılıyor.</p>



<p>Çocukların hayvan eti tüketmeleri ise sosyalleşme süreci ile yakından ilişkilidir. Ebeveynler, çocuklara bakan kişiler, eğitimciler ve üreticilerin hepsi normların korunmasına yatırım yaptığı için, etikten uzak olmasına rağmen et tüketimine devam edilmesi için tutarlı ve sistematik bir şekilde aynı mesajı verir.</p>



<p>Hayvanların kitaplarda, televizyonda, filmlerde ve evcil hayvanlarla etkileşimler yoluyla nasıl temsil edildiği, çocukların ileriki yaşamlarında hayvanlarla nasıl ilişki kuracakları üzerinde ölçülebilir bir etkiye sahiptir. Örneğin İngiltere’de BBC kanalı CBeebies’in bir programı, çocuklara belirli türlerin yenilebilirliği konusunda öğretilen sınıflandırmaları pekiştirmekte, &nbsp;İskoçya’da ise çocuklara hayvanların yiyecek ve koruma karşılığında ürün verdiği, insanların ve hayvanların karşılıklı olarak faydalı bir ilişki içinde olduğu görüşü aşılanmaktadır. Bu görüşlerin çocuklara empoze edilmesi, çocuklarda hayvanların kendilerini gönüllü olarak teslim ettiği algısını oluşturur. Çiftlik hayvanlarının yaşamlarına ilişkin sunulan soyutlamaların çoğu böyle olduğu için çocukların buna inanması pek de şaşırtıcı değildir.</p>



<p>Sembolik yapıların, söz konusu hayvanların ve insanların yaşamları üzerinde gerçek sonuçları vardır.</p>



<p>Çocuklarda et yemeyi norm haline getirirken aynı zamanda bazı çelişkili uygulamalarla da karşı karşıya kalıyoruz. Örneğin İngiltere’de sosisli sandviçler genellikle domuzlardan yapılır; köpek cinsi Dachshund&#8217;lar ise benzer şejilde sosis köpekleri olarak anılır; ancak köpekler evcil hayvan olarak kategorize edilir ve bu nedenle yenmez. Bu karmaşık ilişki çocuklarda kafa karışıklığına sebep olabilir.</p>



<p>Uzmanlar, çeşitli mekanizmaların, bizi (ve onları) bu çelişkiden korumak için devreye girdiğini ifade ediyor: insanların bilinçaltı düzeyde etin gerçekliğini bastırmasının birçok yolu vardır. Bu, davranış tutarlılığını korumak için gerekli olan eylemden kaçınmayı sağlar.</p>



<p>İnsan yetişkinlerinin yavrularını nasıl sosyalleştirdiği, hayvanları yenilebilir ve yenmez hayvanlar olarak sınıflandırması büyük bir sorundur. Normallik, et yiyenlerin doğal, gerekli ve hoş ile birlikte sunduğu temel gerekçelerden biridir. Eti doğal veya gerekli bir insan gereksinimi olarak çürütmeye yönelik kanıtlar önemlidir ve &#8220;yine de pastırmayı seviyorum&#8221; argümanı, et yemeyen akranlarını kötüleyen birçok kişi tarafından uzun süredir kullanılan bir argümandır. SöBu, özellikle de kişi bir hayvan sever olduğunu iddia ediyorsa, hayvan yeme konusunda ahlaki karar alma sürecinde normalin temel bileşen olduğunu gösterir.</p>



<p>Araştırmacılar Stewart ve Cole&#8217;a göre, çocuklar kendi başlarına düşünebilmeden önce toplum, kitle iletişim araçları ve diğer etkenlerle güçlendirilen bu süreçle diğer hayvanların kategorilendirilmesini normalleştirir. Bu kategoriler, farklı türlere karşı normatif tepkiler üretir, böylece bireyin gözünde hayvan, görünür bir özne (örneğin bir &#8220;evcil&#8221; köpek) veya görünmez bir nesne (örneğin bir &#8220;laboratuvar&#8221; faresi) haline gelir. Sınıflandırılmış bir &#8220;çiftlik hayvanı&#8221; olarak domuz, görünmez bir nesnedir: pek düşünülmez ve daha az görülür. Jambon, ölünün eti olarak, görünür bir nesnedir, yani bir &#8220;yiyecek&#8221; parçasıdır.</p>



<p>Bu açıklamalar toplumun inanç ve davranışlarındaki ikiyüzlülüğü neden kabul edemediğini anlamamızı sağlarken, bu tür stratejilere olan ihtiyaç ve bu normların devamı çok daha basit bir şeyden kaynaklanmaktadır: Stratejik cehalet.</p>



<p>Araştırmacılar Loughnan, Haslam ve Bastian tarafından kavramsallaştırılan &#8220;et paradoksu&#8221;, bazı hayvanları severken diğerlerini yiyen kişilerin deneyimlediği rahatsızlığı açıklıyor. Bireylerin bu rahatsızlığı azaltmak için kullandıkları stratejiler genellikle iki değişim kategorisinden birine girer: inanç veya davranış. Hayvan kullanımına uygulandığında, inançtaki bir değişiklik birinin belirli türlerin acı çekme kapasitesini reddetmesine neden olabilir. Bir davranış değişikliği bitki bazlı bir diyete doğru bir kaymaya neden olabilir. Rasyonalizasyon, uygulayıcılarının ahlaki benlik duygusunu korumalarına ve özellikle suçluluk ortaya çıkabileceği zaman kendilerini sosyal olarak savunmalarına olanak tanıyan tanınmış bir savunma mekanizmasıdır. Birinin görüşünün geçerli olduğuna bir başkasını ikna etmek için rasyonalizasyon kullanılabilir, ancak doğal olarak, bir kişi yaptığı destekleyici ifadelere bir düzeyde gerçekten inanıyorsa en iyi şekilde çalışır. Stratejik cehalet, bireylerin adil ve uyumlu inanç ve davranışlara sahip oldukları yanılsamasını sürdürmelerine olanak sağlayan, ancak gerçekte bundan çok uzak olan “ahlaki esneklik alanı” olarak tanımlanmaktadır. Araştırmacılar Onwezen ve van der Weele stratejik cehaleti işlevsel olarak tanımlarken: birinin “başkalarına zarar verebilecek zevkli ve bencil faaliyetlerde bulunmasına (yani hayvan yemesine)” izin verdiğini ortaya koymuştur. Çalışmanın parçası olan bazı tüketiciler davranışlarının sorumluluğunu almış ve deneyimlenen uyumsuzluğu azaltmak için uyum sağlamıştır. Buna karşın spektrumun diğer ucunda, alışkanlık haline gelmiş tüketimlerine müdahale edebilecek her türlü bilgiyi bilerek görmezden gelen, kendilerini stratejik olarak cahil olarak bildiren tüketiciler bulunuyordu. Tam olarak bilgi sahibi olma fırsatıyla karşı karşıya kalan (olumsuz duygu veya harekete geçmek için sorumluluk alma gerekliliği riski ile karşılaşan), birçok stratejik olarak cahil katılımcı ise bu şekilde kalmayı tercih etti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocukların &#8220;Özgür&#8221; Seçimleri</h2>



<p>Yetişkinler olarak, çocukları kendi imajımıza göre yetiştirme eğilimindeyiz, çünkü aile gelenekleri ve uygulamaları doğumdan itibaren ve çocukluk boyunca aşılanır. Dil, din, ahlak, yiyecek veya giyim olsun, çoğu çocuk yalnızca bakıcıları tarafından onlar için belirlenen kısıtlı seçenekler arasında seçim yapma şansına sahiptir.</p>



<pre class="wp-block-preformatted">Bir iş arkadaşım bir keresinde çocukları vegan olarak yetiştirerek onlara görüşleri "zorlamanın" ne kadar korkunç olacağından bahsetmişti. Tüm ebeveynlerin kendi yaşam tarzlarını çocuklarına dayattığını, (zaten bilmeme rağmen) kendi çocuklarını benim uyguladığını bildiğim belirli dini inançla yetiştirip yetiştirmediğini sorduğumu söyledim. Bunun kıyaslanamaz olduğunu haykırdı.

- Lynda M. Korimboccus</pre>



<p>Yetişkinler için vegan olmak, hayvan sömürüsünü ve tüketimini reddetmek etik ve ahlaki bir konu olsa da çocuklar için farklı bir durum söz konusu. Vegan çocuklarla ilgili akademik bir araştırma, büyük çoğunluğun ahlak ve etikten ziyade sağlık ve beslenmeyle ilgili olduğunu ortaya koyuyor. Vegan gençler yerine vejetaryen gençlerle yapılmış bir araştırma olsa da Hussar ve Harris, et yememeyi seçen küçük çocukların ahlaki karar alma süreçleriyle ilgili bir çalışma yaptı. Çalışmanın katılımcı grupları şunlardı: bağımsız vejetaryenler (vejetaryen olmayan ailelerde), aile vejetaryenleri (vejetaryen ailelerde); ve vejetaryen olmayanlar (vejetaryen olmayan ailelerde). Bağımsız vejetaryenlerin vejetaryen olmalarının nedenleri özellikle ilgi çekiciydi. Bu gruptaki 16 yanıtın hepsinde, hayvan refahı birincil endişeleriydi. Vejetaryen aileler grubunda yalnızca 7 katılımcı bunu bir yoksunluk nedeni olarak belirtti. Vejetaryen olmayanların hiçbiri belirli bir eti tüketmekten kaçınma nedeni olarak hayvan refahını öne sürmedi; bunun yerine, esas olarak tadı &nbsp;ve ikincil olarak endişesini öne sürdüler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Toplum belirli hayvanları &#8220;yenilebilir&#8221;, &#8220;çiftlik&#8221; veya &#8220;gıda&#8221; olarak etiketlemeye devam ettiği sürece, toplumun parçası olan bazı bireyler stratejik cehaletlerini sürdürmeye devam edecek. Hayvan yemenin normalleştirildiğini fark etmek çocuklar için yaptığımız seçimleri etkiliyor ve etten kaçınma, öngörülebilir gelecekte büyük ihtimalle az sayıda insanın değil, çoğunluğun alanı olacak.</p>



<p>Bir yandan da ne yazık ki, çocukları sosyalleştiren etkenler arasında, doğası gereği insan merkezli kalan kurumlar (örneğin, ana akım medya, eğitim, sağlık hizmeti ve hükümet) ve benzer düşünen çoğunluğun stratejik cehaletinden faydalanan (ve buna katkıda bulunan) kurumlar da yer alıyor.</p>



<p>Evebeynler, bitki bazlı beslenmeyle daha yakın ilişki kurun, davranışlarınız başka inanç sistemlerini tehdit ettiğinde insanların anlaşılabilir şekilde sahip olduğu diğer endişelere yanıt vermeye hazır olun. Geleneklerinize meydan okuyun, retoriğe karşı öfkelenin, alışılmış ikiyüzlülüğü vurgulayın. Ete, pastırmaya veya sosislere &#8220;domuz&#8221; deyin.</p>



<p>Et yiyenler, nihayetinde size, çocuklarınıza ve gezegenlerinin geleceğine fayda sağlayacak bu bilgiyle kendinizi donatın. Bilmeyi seçin. İnsanların, hayvanların ve çevrenin sömürülmesine katkıda bulunmayı bırakmaya karar verin. Çocuklarınız sizin öncülüğünüzü takip edebilir ve bir gün bunun için size teşekkür edebilir. Domuzların Peppa Pig izleyen çocuklar kadar bilişsel olarak karmaşık, zeki ve duygusal olduklarını ve bunu yaparken ayaklarının dibinde yatan köpek arkadaşları kadar değerli olduklarını düşünün.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p>Kaynak: Lynda M. Korimboccus&#8217;un 2020 yılında Journal for Critical Animal Studies&#8217;de yayınlanan<a href="https://goveganworld.com/wp-content/uploads/2023/12/The-Peppa-Pig-Paradox-Investigating-Contradictory-Childhood-Consumption.pdf"> Pig-Ignorance: The “Peppa Pig Paradox”: Investigating Contradictory Childhood Consumption</a> başlıklı yazısından derlenmiştir.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/01/08/siddeti-norm-haline-getirmek-cocuklar-ve-turculuk/">Şiddeti Norm Haline Getirmek: Çocuklar ve Türcülük</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2025/01/08/siddeti-norm-haline-getirmek-cocuklar-ve-turculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenilenen Türk Gıda Kodeksi: Vegan ve vejetaryen ifadeleri ile bitki bazlı ürünlerin adlandırması</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2024/12/02/bitki-bazli-urunlerin-adlandirilmasina-yonelik-yeni-yasal-duzenleme/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2024/12/02/bitki-bazli-urunlerin-adlandirilmasina-yonelik-yeni-yasal-duzenleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 11:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[V-Label]]></category>
		<category><![CDATA[bitki bazlı ürün]]></category>
		<category><![CDATA[gıda etiketleme]]></category>
		<category><![CDATA[tarım ve orman bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[türk gıda kodeksi]]></category>
		<category><![CDATA[ürün etiketi]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bitki bazlı ürünlerin adlandırılması yönünde önemli bir eşik aşıldı. Bitki bazlı ürünlerin adlandırılmasına yönelik yeni yasal düzenleme bağlamında, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu&#8217;nda, vegan / vejetaryen ifadelerinin Kullanımına Yer Verildi Vegan Derneği olarak bitki bazlı ürün üretimi ve ticaretinin önünün açılması için bir parçası olduğumuz komisyon görüşmeleri sonucunda hazırlanan TÜRK [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/12/02/bitki-bazli-urunlerin-adlandirilmasina-yonelik-yeni-yasal-duzenleme/">Yenilenen Türk Gıda Kodeksi: Vegan ve vejetaryen ifadeleri ile bitki bazlı ürünlerin adlandırması</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bitki bazlı ürünlerin adlandırılması yönünde önemli bir eşik aşıldı. Bitki bazlı ürünlerin adlandırılmasına yönelik yeni yasal düzenleme bağlamında, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu&#8217;nda, vegan / vejetaryen ifadelerinin Kullanımına Yer Verildi</p>



<p>Vegan Derneği olarak bitki bazlı ürün üretimi ve ticaretinin önünün açılması için bir parçası olduğumuz komisyon görüşmeleri sonucunda hazırlanan <strong><a href="https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/204259">TÜRK GIDA KODEKSİ GIDA ETİKETLEME VE TÜKETİCİLERİ BİLGİLENDİRME YÖNETMELİĞİ KILAVUZU</a></strong> yayınlandı.</p>



<p>Bu yönetmelik ile birlikte <strong>TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ</strong> tarafından ilk kez &#8220;vegan ürün&#8221; tanımı yapılmış oldu.</p>



<p>Yönetmelikte yer alan Vegan/Vejetaryen İfadelerinin Kullanımı bölümü bitki bazlı ürünlerin ve markaların adlandırılması, ürün etiketleri, tanıtımları gibi bitki bazlı ürünlerin üretilmesi açısından önemli pek çok konuyu netleştiriyor.</p>



<p>Komisyonda yer alan <strong>V-Label Türkiye</strong> <strong>Direktörü</strong> <strong>Ebru Arıman</strong> bitki bazlı ürünlere ilişkin yönetmeliği değerlendirdi:</p>



<p>“Hızla büyüyen bir tüketici kitlesine sahip vegan / bitkisel ürün pazarı, ülkemizde bugüne dek yasal bir mevzuatının olmaması dolayısıyla ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldı ve kalmaya da devam ediyor. Etiketleme yönetmeliğine eklenen ve bu konudaki bilgi karmaşasını engellemeyi amaçlayan vegan ürünlerin üretim, adlandırılması ve piyasaya arzına yönelik bu yeni düzenlemeyle, sorun kısmi olarak aşılmış olsa da hala aşılması gereken durumlar olduğunun farkındayız. Hala katedilmesi gereken uzun bir yol olduğunu biliyoruz.”</p>



<p> “Bu düzenleme ile bugüne kadar adında “peynir” ifadesi dahi bulunmadığı halde, peynir standardına aykırı olduğu ve aldatmaca içerdiği gerekçesiyle üretimi, ihracatı yasaklanan ve üreticilerine ciddi cezai yaptırımların uygulandığı vegan ikame ürünlerin, ayrı ve özerk birer ürün olduğu kabul edilmiş oldu. Bu da elbette ki üretim, ihracat ve hatta ithalatın önündeki engelleri “belli etiketleme koşullarına uymak şartıyla” kaldırarak, üretim ve tüketimin önünü açtı. İsimlendirme konusunda hala aşılması gereken engellemeler elbette ki mevcut. Bitki özsütüne” bitki sütü” diyememek ve bu yolla elde edilen yoğurt/peynir alternatiflerini bu algıdan çıkarmak üzere çaba sarfetmek zorunda kalmak elbette ki üreticiler açısından da tüketiciler açısından da yorucu bir durum. Bu durumun ürünün niteliği/adı/cinsi dışında ürünün markasındaki çağrışımı da kapsayacak olması ise bugüne kadar marka yatırımı yapmış üreticileri daha fazla zorlayacak.”</p>



<p>“Düzenleme genel itibariyle bir basamak. Ülkemizde bu alandaki ilk yasal düzenleme olması açısından da kazanımlar oldukça önemli ama kayıplar da dikkate alınmalı. Süreci en başından itibaren yakından takip ettik, etmeye de devam ediyoruz. Bunun bir adım olduğunu düşünerek bundan sonraki sürecin daha da iyileştirilmesi, kazanımların artması için mücadelemizi sürüdüreceğiz.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Vegan/Vejetaryen İfadelerinin Kullanımı</h2>



<p>Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme Ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu &#8211; Vegan/Vejetaryen İfadelerinin Kullanımı: </p>



<p>”Vejetaryen/vegan beslenme biçimi yetişkin bireylerin hür iradesiyle karar vermesi gereken bir husus olduğundan; bu gıdaların reklamı, sunumu, tanıtımı ve piyasaya arzı, hayvansal kökenli gıdaların ikamesi algısı yaratılarak özendirici şekilde olamaz. Süt ve süt bileşenleri kullanılmadan tamamen bitkisel bileşenlerden oluşan vegan beslenme amaçlı ürünler, markasında, adında ve/veya görselinde peynir algısı oluşturmayacak şekilde üretilebilir.</p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların etiketinde “Vejetaryenler/Veganlar için uygundur” vb. beyanlar kullanılabilir. Bu ifadelere ek olarak “Bitkisel”, “Bitkisel bazlı” veya “Hayvansal bileşen içermez.” vb. ifadeler kullanılabilir.&nbsp;</p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların hayvansal kökenli gıdalar olan et ve süt ürünleriyle şekil, kullanım alanı vb. benzerliği mevcut ise “Vejetaryenler/Veganlar için uygundur” vb. ifadeler; gıdanın adı, markası, ticari adı ile birlikte temel görüş alanında, arka plan rengi ile kontrast oluşturacak, tüketici tarafından kolayca ayırt edilebilecek şekilde en az gıdanın adı ile aynı punto büyüklüğünde olmalıdır.</p>



<p>Vejetaryen/vegan tüketicilere yönelik üretilen gıdaların etiketinde gıdanın adında vejetaryen/veganlara yönelik bir ifade yer alıyorsa ilave bilgilendirme yapılması zorunlu değildir.&nbsp;</p>



<p>Vegan tüketicilere yönelik gıdaların adı ve markası dâhil olmak üzere etiketinde; hayvansal gıdalara ait ifadeler/görseller ile bu ifadeleri çağrıştıracak ifadeler/görseller kullanılamaz. Ürünün kendi görselleri kullanılabilir.</p>



<p>Vejetaryen tüketicilere yönelik gıdaların adı ve markası dâhil olmak üzere etiketinde; kırmızı et, kanatlı eti, balık eti veya içeriğinde yer almayan hayvansal gıda ifadeleri/görselleri ile bu ifadeleri çağrıştıracak ifadeler/görseller kullanılamaz. Ürünün kendi görselleri kullanılabilir.&nbsp;</p>



<p>Vegan tüketicilere yönelik gıdaların adı ve markası dâhil olmak üzere etiketinde; süt ve süt ürünlerine ait gıda adları kullanılamaz. Hindistan cevizi sütü bu kapsamda değerlendirilmez.&nbsp;</p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların adı ve markası dâhil olmak üzere etiketinde et ve et ürünlerine ait gıda adları kullanılamaz.&nbsp;</p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların adlandırılmasında, bitkisel/vegan/vejetaryen ifadelerine ilave olarak köfte, sosis, salam, nuget, burger, ızgara vb. ifadeler/ürüne ait görseller kullanılabilir. (Ör; ürüne ait burger şekli, köfte şekli, nuget şekli vb.) </p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların adı ve markası dâhil olmak üzere etiketinde; hayvansal kökenli gıda bileşeni içeren gıdalara ait tescilli coğrafi işaret veya geleneksel ürün adları kullanılamaz.</p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların etiketinde, bu kılavuzda kullanılmasına izin verilmeyen gıda adları ile birlikte “….. tadında”, “….. lezzetinde” ifadeleri kullanılamaz (Ör; et tadında, tavuk lezzetinde, balık lezzetinde, tereyağı tadında gibi).</p>



<p>Vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdaların bileşiminde; bu kılavuz kapsamında etikette kullanılmasına izin verilmeyen gıda adlarına ait aroma vericilerin bulunması durumunda, “….. aromalı” ifadesi gıdanın adının yanında veya birlikte, en fazla gıdanın adı ile aynı punto büyüklüğünde ve aynı renk, aynı yazı karakteriyle, arka plan rengi ile kontrast oluşturacak şekilde kullanılabilir. Etikette aroma vericiye ilişkin görsel kullanılamaz.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>“Peynir Aromalı Vegan Kraker” veya “Peynir Aromalı Kraker” kullanılabilir.</li>



<li>“Vegan Peynir Aromalı Kraker” şeklinde kullanılmaz.&nbsp;</li>
</ul>



<p>Soya, yulaf, badem, fındık vb. kullanılarak üretilen içeceklerde süt ifadesi kullanılamaz. Bu gıdaların adlandırılmasında ‘süt’ yerine ‘içecek’ ifadesi kullanılır. Bu içeceklerde “Süt ve süt ürünü içermez” ifadesi kullanılmaz ancak “Laktoz içermez” ifadesi kullanılabilir.</p>



<p>Türkçe haricinde farklı dillerde etiket bilgileri olması durumunda söz konusu bilgiler bu kılavuzda belirtilen kurallara aykırı olamaz.&nbsp;</p>



<p>Toplu tüketim yerlerinde son tüketiciye sunulan hazır ambalajlı olmayan vejetaryen ve vegan tüketicilere yönelik gıdalarla ilgili olarak “vejetaryenler/veganlar için uygundur” vb. beyanlar ve/veya görseller kolayca görülebilecek, açıkça okunabilecek şekilde menüler, yazı tahtaları, broşür, karekod, dijital ekran benzeri araçlar vasıtasıyla son tüketiciye sunulur.&nbsp;</p>



<p>Bileşimi, ürün tanımı, üretim metodu veya ilgili mevzuatı gereği hayvansal kökenli gıda bileşeni içermesi beklenmeyen ürünlerin arz edildiği toplu tüketim yerlerinde, tüketicilerin bilgi gereksinimini karşılamak üzere menülerde veya tüketicinin görebileceği bir yerde “Vejetaryen/Vegan tüketimine uygundur” ifadesine yer verilebilir.</p>



<p>Bir gıdanın üretim, işleme ve dağıtım süreçlerinin herhangi bir aşamasında iyi üretim uygulamalarındaki gereken önlemler alınmasına rağmen, hayvansal kökenli gıda bileşenlerinin istem dışı ve kaçınılmaz bir şekilde bulaşı olarak varlığı, ürünün vejetaryen veya veganlara yönelik bir gıda olarak tanımlanmasına engel oluşturmaz. Alerjen veya intoleransa yol açan hayvansal kökenli madde veya ürünlerin olası ve istem dışı varlığı sebebi ile “İz/Eser miktarda &#8230;.. içerebilir” şeklinde bildirimler yalnızca kapsamlı bir risk değerlendirmesi sonucu bulaşının kaçınılmaz olması halinde isteğe bağlı olarak yapılabilir.”</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/12/02/bitki-bazli-urunlerin-adlandirilmasina-yonelik-yeni-yasal-duzenleme/">Yenilenen Türk Gıda Kodeksi: Vegan ve vejetaryen ifadeleri ile bitki bazlı ürünlerin adlandırması</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2024/12/02/bitki-bazli-urunlerin-adlandirilmasina-yonelik-yeni-yasal-duzenleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Köpekleri Sever, Tavukları Yer, İnekleri Giyeriz?: Dr. Melanie Joy ile Karnizm Üzerine Bir Söyleşi</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2024/09/12/neden-kopekleri-sever-tavuklari-yer-inekleri-giyeriz-roportaj/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2024/09/12/neden-kopekleri-sever-tavuklari-yer-inekleri-giyeriz-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2024 11:03:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[carnism]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[infighting]]></category>
		<category><![CDATA[injustice]]></category>
		<category><![CDATA[karnizm]]></category>
		<category><![CDATA[melanie joy]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7714</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Melanie, seninle bu röportajı yapmaktan çok mutluyum. Senin olağanüstü çalışmaların sayesinde bazı insanların neden ve nasıl hayvanlara yönelik zulmü rasyonalize ettiğini, bazılarının ise- tıpkı bizim gibi- bunu yapmadığını anlayabiliyoruz. Yakın zamanda &#8220;Neden Köpekleri Sever, Tavukları Yer, İnekleri Giyeriz?&#8221; adlı kitabın Türkiye’de yayımlandı ve bende bir kopyasını aldım. Bu kitabı neden yazdığını, seni bu kitabı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/09/12/neden-kopekleri-sever-tavuklari-yer-inekleri-giyeriz-roportaj/">Neden Köpekleri Sever, Tavukları Yer, İnekleri Giyeriz?: Dr. Melanie Joy ile Karnizm Üzerine Bir Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Merhaba Melanie, seninle bu röportajı yapmaktan çok mutluyum. Senin olağanüstü çalışmaların sayesinde bazı insanların neden ve nasıl hayvanlara yönelik zulmü rasyonalize ettiğini, bazılarının ise- tıpkı bizim gibi- bunu yapmadığını anlayabiliyoruz. Yakın zamanda  &#8220;<a href="https://www.alfakitap.com/catalogsearch/advanced/result/result?yazar_text=Melanie+Joy&amp;product_list_dir=desc">Neden Köpekleri Sever, Tavukları Yer, İnekleri Giyeriz?</a>&#8221; adlı kitabın Türkiye’de yayımlandı ve bende bir kopyasını aldım.</strong> <strong>Bu kitabı neden yazdığını, seni bu kitabı yazmaya iten şeyin ne olduğunu ve bu kitabın neyi başarmasını umduğunu merak ediyorum.</strong></p>



<p>Öncelikle bu röportaj için çok teşekkür ederim, kitabın Türkiye&#8217;de yayınlanmasından çok mutluyum. Türkiye’deki inanılmaz aktivistlerin çabalarını destekleyebileceğini umuyorum, gerçekten muhteşem ve önemli bir iş yapıyorlar. Bu yüzden bu çabalara küçük de olsa bir katkıda bulunabilirsem çok mutlu olurum.</p>



<p>Soruna geri dönersek; kitabımın ilk olarak 2010&#8217;da yayınlandı ve 10. yıl dönümü baskısı 2020&#8217;de çıktı. Kitap, bir bakıma kendi deneyimimden ortaya çıktı. Birçok aktivist benim deneyimimi yakından biliyor, bazıları ise bilmiyor olabilir. Bu yüzden hemen paylaşmak istiyorum. Birçok insan gibi ben de sevdiğim bir köpekle büyüdüm ve hayatımın ilk bölümünde et, yumurta ve süt ürünlerini tükettim. Tabağımdaki et ile etin geldiği hayvan arasındaki ilişkiyi, yediğim etin bir zamanlar nerede olduğuna dair bağlantıyı hiç kuramamıştım. Ancak her şey 1989&#8217;da, 23 yaşındayken değişti. Kontamine olmuş bir hamburger yedikten sonra güçlü antibiyotikler almak zorunda kalıp hastanede yattığımda ve gerçekten çok hasta olmama sebep olduğu için bu deneyimimden sonra et yemeyi bıraktım. O sırada hayvan yemenin etiğini düşündüğümden değil, beni bu kadar hasta eden şeyden çok tiksindiğim için et yemeyi bırakmıştım. Bu yüzden aslında kazara vejetaryen oldum diyebilirim. Ama sonra kendim için yemek pişirmeyi ve alışveriş yapmayı öğrenmem gerekti ve bu yüzden vejetaryenlik hakkında bilgi edinmeye başladım. Daha fazla bilgi edindikçe şok oldum. Bir veganla tanıştıktan ve sadece et değil aynı zamanda süt ürünleri hakkında da bilgi edindikten sonra hızla vegan oldum, yumurta ve süt ürünlerini yemeyi de bıraktım.</p>



<p>Öğrendiklerim karşısında gerçekten dehşete düşmüştüm. Dünyadaki hayvanlara, çevreye ve insan sağlığına etkilerine inanamıyordum. Ancak bazı açılardan beni daha da şok eden şey, konuştuğum hiç kimsenin söyleyeceklerimi duymaya istekli olmamasıydı. Arkadaşlarım ve ailem &#8220;bana yemeğimi mahvedeceğini söyleme&#8221; gibi şeyler söylüyorlardı veya bana &#8220;radikal vegan hippi propagandacısı&#8221; diyorlardı. Bu tepkilerden sonra konuşma birdenbire sona eriyordu ve bu tepkileri verenler -tıpkı benim tüm hayatım boyunca hayvan yediğim zamanlarda olduğu gibi-hayvanları ve gezegeni önemseyen mantıklı insanlardı.</p>



<p>Burada insanların bu inanılmaz derecede önemli konuşmaya son vermelerine neden olan şeyin ne olduğunu düşündüm ve bu da beni sonunda hayvan yeme psikolojisini, genel olarak şiddet ve şiddetsizlik psikolojisini incelemeye yöneltti. Sonra tezimin odak noktasını hayvan yeme psikolojisi üzerine kurdum. Keşfettiğim şey, hayvan yeme konusunda insanların davranışlarını yönlendiren bir psikoloji olduğu ve bu psikolojiyi aydınlattığımızda üzerimizdeki gücünün çoğunu kaybettiğiydi. Hepimiz bu belirli zihniyeti, bizi hayvan yemeye, empatimizi kapatmaya, rasyonel düşüncemizi kapatmaya yönlendiren bu <a href="https://carnism.org/carnism/">karnistik </a>zihniyeti miras aldık.</p>



<p>Bu konu ile ilgili bir kitap yazmak istiyordum ancak sadece öğrendiklerimle ilgili olmasını istemedim. İnsanların neden hayvan yememesi gerektiğiyle ilgili çok sayıda iyi kitap vardı ve insanların neden hayvan yememesi gerektiğiyle ilgili başka bir kitap daha yazmak istemedim. İnsanların neden hayvan yediğiyle, duyarlı insanların çevreyi, bedenlerini ve hayvan hayatlarını farkında olmadan yok eden vahşi uygulamalara neden katıldıklarıyla ilgili bir kitap yazmak istedim. Bu yüzden et yiyen kişilerle -temelde vegan olmayanlarla-paylaşabileceğim bir kitap olmasını istedim, böylece bu zihniyetin farkına varmalarına yardımcı olabilirdim. Çünkü yapıyı görmeyi başardığınızda bu zihniyet üzerinizdeki gücünü büyük ölçüde kaybediyor.</p>



<p>Kitap ile, insanların yemek seçimlerini daha özgürce yapabilmelerini istedim, biliyorsunuz ki farkındalık olmadan özgür bir seçim olamaz. Veganların kullanabileceği bir kitap olmasını istedim çünkü birçok vegan, birisine dünyalılara veya hayvanlara ne olduğunu anlatan korkunç grafik videoları gösterdiklerinde çok sinirleniyordu. Görüntüleri gören kişi ertesi gün McDonald&#8217;s&#8217;ta yine hamburger siparişi veriyor ve birçok vegan &#8220;neler oluyor&#8221;, &#8220;neyle uğraşıyorum&#8221; gibi düşüncelerle uğraşmak durumunda kalıyor ve veganlar sürekli bu savunmacılığın hedefi olarak suçlanıyor, saldırıya uğruyor, patolojize ediliyorlardı. Bütün bunlar ile karşılaşmak için ise tek yapmanız gereken &#8220;Ben veganım&#8221; demek. Sonrasında ise sık sık saldırıya uğruyorsunuz. Bu yüzden veganların bu psikolojiyi anlamaları için bir yol haritası sunmak istedim. Zaten olduklarından daha fazla zarar göremezlerdi ve bu konuyu savunmak ve konuşmak isteyen veganlar bu savunmalardaki zihniyeti anlayabilir ve iletişimlerinde bu konulara takılıp kalmazlardı.</p>



<p><strong>Kitabı okurken, aslında daha önce farkında olmadığımız ve muhtemelen hiçbir vegan olmayanın da farkında olmadığı sebepleri ortaya çıkardığımızı anlıyoruz. Yani herkesin okuyabileceği bir kitap ve karnizm terimiyle de karşılaştık. Peki karnizmin ne olduğunu açıklayabilir misin?</strong></p>



<p>Hayvan yeme psikolojisi üzerine doktora araştırmamı yaparken insanların çelişkili tutum ve davranışlarını anlamak istedim. İnsanların hayvanları önemsemesi ve yine de onları yemeleri, hayvanları kendilerinin kesmeleri veya başka bir şekilde onlara zarar vermeleri nasıl mümkün olabilirdi? Fark ettiğim şey, röportaj yapılan herkesin aynı çelişkiye sahip olmasıydı; hayvanlara zarar vermek istemiyorlardı ve yine de hayvanlara zarar veren pratiklere katılıyorlardı. Bireysel tutum ve davranışlardan çok daha fazlasının olduğunu fark ettim; bu tür bir paradoksun bu kadar çok insanda var olabilmesinin tek yolu buydu. Ortada daha büyük bir şey vardı; bir ideoloji; yaygın bir inanç sistemi. Bu inanç sistemini ise karnizm olarak adlandırdım.</p>



<p><br>Karnizm, bizi belirli hayvanları yemeye şartlandıran görünmez bir inanç sistemidir. Temelde veganlığın tam tersi aslında. İnsanlar genellikle yalnızca veganların ve vejetaryenlerin bir inanç sistemini takip ettiğini varsayıyor ancak -örneğin hayvan yemek söz konusu olduğunda- insanların tavuk yiyip köpek yememesinin tek nedeni bir inanç sistemine sahip olmalarıdır. Hayvan yemek bir zorunluluk olmadığında, ki bu günümüzde dünyadaki birçok insan için geçerlidir, temelde yiyecek seçimlerini özgürce yapabilecek kadar ekonomik gücü olan insanlar için bu bir seçimdir ve seçimler her zaman inançlardan kaynaklanır.</p>



<p>Ancak karnizm herhangi bir inanç sistemi değildir. Oldukça yaygın olan, toplumun dokusuna işlemiş normları, yasaları vb. kendi çerçevesine göre aşındıran baskın bir inanç sistemidir. Örneğin beslenmeyi incelediğimizde aslında karnistik beslenmeyi inceleriz, tıbbı incelediğimizde karnistik tıbbı inceleriz, hukuku uyguladığımızda karnistik hukuku uygularız, bilime baktığımızda ise bu da yine karnistik bilimdir. Yani karnizm toplumu temelden şekillendirir, dinden devlete ve en temelde bir işletmeye kadar tüm büyük toplumsal kurumlar tarafından benimsenir ve kodlarımıza kazınır. Karnizm gerçekten baskın ve görünmez bir sistemdir. İnsanlar bunun bir inanç sistemi olduğunun farkında bile değil. Çoğu insan hayvan yemenin böyle gelmiş böyle gidecek bir şey olduğuna inanıyor. Bir inanç sistemi çok yaygın olduğunda bu olur ve üstelik karnizm sadece baskın bir sistem değil aynı zamanda şiddet içeren baskıcı bir sistemdir.</p>



<p>Karnizm, hayvanları tüketmek için katletmek ve şiddet etrafında örgütlenmiştir. Çünkü et, şiddet olmadan üretilemez, yumurta ve süt ürünleri üretimi de hayvanlara büyük zarar verir. Ve yine de çoğu insan karnizmin şiddetini isteyerek desteklemez, bu yüzden karnizm gibi sistemlerin bir dizi psikolojik savunma mekanizması kullanması gerekir. Bunlar temelde insanların algılarını çarpıtan ve böylece iğrenmeden ve suçluluk duymadan hayvanları yemeye devam edebilmelerini sağlayan düşünme biçimleridir. Bu karnistik savunma mekanizmalarını, benim onlara verdiğim adla, bu psikolojik savunma mekanizmalarını tanımak gerçekten önemlidir çünkü onları tanıdığımızda üzerimizdeki güçlerini kaybederler. Vegan olduğunuzda ve savunma mekanizmalarını tanıdığınızda, bu gerekçelendirme savaşında onları üretmeyi veya yemeyi bırakırsak tüm hayvanlarla ne yapacağız soruları ile ileri geri gidip gelmeyi bıraktığınızda iletişiminizi daha derin bir düzeyde yapabilirsiniz.</p>



<p><strong>Yani karnizm dünyaya hakimken, vegan olmayanlar için her yerde her şeye yönelik olarak karnistik savunmalar ile karşılaşıyoruz. Peki bu savunmalar hakkında birkaç örnek daha verebilir misin?</strong></p>



<p>Elbette, bazı savunmaları paylaşayım. İlk savunma biçimine soyutlama diyebiliriz. Karnizm, çiftliklerdeki hayvanları herhangi bir bireysellikten veya kendi kişiliklerinden yoksun olarak görmeyi öğretir. Bu yüzden örneğin bir domuzun sadece domuz olduğuna ve tüm domuzların aynı olduğuna inanmayı öğreniriz ve bu bizi hayvanlardan uzaklaştırır. İnsanlar köpekleri bu şekilde görmezler, ancak domuzları, tavukları veya inekleri bu şekilde görürler. Çünkü onları kendileri için önemli hayatları olan bireyler olarak düşünmediğinizde onları tüketmeniz daha kolay hale gelir.</p>



<p>Başka bir örnek ise karnizmin bize çiftlikteki hayvanları nesneler olarak görmeyi öğretmesidir. En azından İngilizcede ve birçok dilde tabağımızdaki o tavuğa &#8220;birisi&#8221; yerine &#8220;bir şey&#8221; olarak atıfta bulunuruz. Bu bizi deneyimimizin gerçekliğinden uzaklaştırır. Algılarımız çarpıtıldığında bu bireylere karşı duyduğumuz doğal empatiden uzaklaşır ve aksi takdirde hissedeceğimiz iğrenmeden koparırır çünkü çoğu insan yenilebilir olarak düşünmeleri öğretilmeyen türleri yemek fikrinden iğrenmektedir.</p>



<p>Size bir savunma örneği daha vereyim, bu da haklı çıkarmanın üç ucudur. Yani haklı çıkarma, hayvan yemeyi haklı çıkarmak için ihtiyacımız olan çok yaygın bir savunmadır ve hayvan yemeyi haklı çıkarmayı öğrenmemizin yolu, hayvan yeme mitlerinin hayvan yemenin gerçekleri olduğuna inanmayı öğrenmektir. Hayvan yemeyi çevreleyen çok büyük bir mitoloji ve hayvan yemeyle ilgili çok sayıda mit var ama hepsi benim haklı çıkarmanın üç ucu olarak adlandırdığım şeyin altına giriyor: &#8220;Hayvan yemek normal, doğal ve gereklidir&#8221;. Elbette bu üç uç, erkek egemenliğinden heteroseksüel üstünlüğe kadar insanlık tarihi boyunca şiddet uygulamalarını haklı çıkarmak için kullanılmıştır.</p>



<p><strong>Bu çok ilginç. Psikolojik yolları anlamaya başlıyoruz ve sem anlatırken ben de şunu düşündüm, sence genel olarak insanlar karnizmde bu sorunun çözümünün bir parçası olabilirler mi?</strong></p>



<p>Kesinlikle. Veganlar sıklıkla, anlaşılabilir ama doğru olmayan bir şekilde, ya vegan olarak çözümün bir parçası olduğunuzu ya da vegan olmayıp sorunun bir parçası olduğunuzu varsayarlar ve bu varsayım, nüfusun %99&#8217;unun, alabileceği tüm yardıma ihtiyaç duyan bir davayı desteklemesini engeller. Her zaman, karnizmi ve veganlığı bir spektrumda düşünmenizi öneriyorum. Önemli olan spektrumda nerede olduğunuz değil, hangi yöne doğru gittiğinizdir.</p>



<p>İnsanları doğru yöne gitmeye ve onları gerçekten &#8220;vegan müttefiki&#8221; veya &#8220;vegan destekçisi&#8221; olmaya davet etmeyi düşünmeye teşvik etmek istiyoruz; bu, henüz tam vegan olmayan ama veganlığı destekleyenlere ulaşmak anlamına geliyor. Bunu göz önünde bulundurmak gerçekten önemli çünkü birçok insan tam vegan olmanın çok fazla geleceğini düşünüyor ve vegan olmuyorlar sonrasında ise mücadeleye destek olamayacaklarını düşünüyorlar. Oysa veganlığa en çok katkı koyan insanların bazıları aslında vegan değil. Örneğin; benimle röportaj yapan ve yüz binlerce insana ulaşan uluslararası yayınlarda makaleler yayınlayan gazeteciler genellikle vegan değiller. Ancak vegan mücadeleye destek olmak için gerçekten iyi işler yapıyorlar. Bazı bireyler Beyond Carnism&#8217;e bağış yaparak yaptığımız işi devam ettirmemizi sağlıyorlar ancak bu kişiler vegan olmasalar da mücadeleye inanıyorlar ve desteklemek istiyorlar.</p>



<p>Ayrıca veganlığı teşvik ederken ve insanlara çözümün bir parçası olma fırsatı verirken onlardan mümkün olduğunca vegan olmalarını istememizi tavsiye edebilirim. Mutlaka vegan olun ve ya hep ya hiç demek yerine, sizin için ne anlama gelirse gelsin mümkün olduğunca vegan olun demek istiyoruz. Bu, insanları her öğünde veganlık hakkında düşünmeye ve kendileri için işe yarayan bir şekilde veganizmi deneyimlemeye davet ediyor.</p>



<p><strong>Aslında &#8220;vegan müttfeik&#8221; gerçekten iyi bir fikir. Türkiye&#8217;de hayvan hakları savunucuları arasında vegan müttefiklerin mücadeleyi desteklediğini gördük, vegan değiller ama destekliyorlar ve veganlığı memnuniyetle karşılıyorlar. Ülkemizden bu yönde iyi örnekler verebilirim. Belki de bu vegan müttefiki terimine daha bağlı kalmalıyız.</strong> <strong>Yani açıkladığınızda mücadelenin geleceğine dair olumlu düşünüyorum ama bu açıdan baktığında gelecek hakkında umutlu hissediyor musun?</strong></p>



<p>Bence dünyada neler olup bittiğine baktığımızda önümüzdeki yıl veya beş yıl içinde birçok açıdan ne olacağını gerçekten bilmiyoruz; ABD seçimleri ve diğer seçimler, iklim değişikliği vb. Dolayısıyla gerçekçi olmak gerekirse, veganlığa desteğin arttığı konusunda iyimserim ve elimizdeki verilerle bunun çok açık olduğunu görüyoruz. Ayrıca kat edilecek çok uzun bir yol olduğuna, bugün dünyada çok fazla sorun olduğuna inanıyorum ve insanlığın bu zorluklarla, bilmediğimiz bir zamanda bunların üstesinden gelmemize yardımcı olacak şekilde başa çıkıp çıkmayacağını bilmiyoruz.</p>



<p>Vegan savunucular olarak, bir yandan dünyanın çok zor bir durumda olduğunu, bazı açılardan daha da zorlaşabileceğini ve bazı açılardan sorunlu olabileceğini bildiğimiz bir yapıda kendi içimizde barışa veya yeterli sükunete sahip olmanın bir yolunu bulmamız gereken bu tür bir çelişkiyle yaşamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor. Yaptığımız bu önemli çalışmalara devam ederken ve bence bunu başarabiliriz. Çünkü bir yıl içinde ne olursa olsun, önemli olan şey bugün yaptığımız şeydir ve kontrol edebildiğimiz tek şey bugün yaptığımız ve şu anda yapmakta olduğumuz şeydir.</p>



<p>Gelecek üzerinde kontrolümüz yok ama geleceğe varmak ve hayatlarımıza geri dönüp baktığımızda geleceğe doğru ilerlerken yaptığımız seçimler hakkında iyi hissetmek istiyoruz. Şunu söyleyebilirim ki; 50&#8217;den fazla ülkeyi gezdikten sonra, yıllar içinde veganlığa desteğin hayal edebileceğimden çok daha fazla arttığını gördüm ve bu bana insanların hayvanlara ve iklime olanların gerçekliğinin farkına varması ve giderek daha fazla insanın karnizme hayır demesi konusunda umut veriyor.</p>



<p><strong>Türkiye&#8217;den bahsedecek olursak, 20 yıl önce vegan nüfus hakkında çok olumlu değildik. Ama şimdi 20 yıl sonra, o zaman düşündüğümüzden çok daha ötede olduğunu söyleyebiliriz, bu yüzden elbette bu &#8220;vegan dünya&#8221;ya yaklaştığımız anlamına gelmiyor. Başarılacak çok şey var ama yine de ilerlemenin düşündüğümüzden çok daha hızlı olduğunu düşünüyorum.</strong> <strong>Kitap,elbette bu ilerlemeye büyük katkıda bulunuyor. Peki bu röportajı okuyacak kişiler aktivizm hakkında daha fazla bilgiyi nereden edinebilirler? Onlara önerilerde bulunabilir misin?</strong></p>



<p>Web sitemiz <a href="https://carnism.org/">carnism.org</a>&#8216;u ziyaret edebilirler. Videolar, öğretici materyaller ve yazılı kaynaklar gibi çok sayıda kaynağa site üzerinden erişebilirler.</p>



<p><strong>Türkçe yayınlanmadan önce de kitabınız Türkiye’de biliniyordu. Tanıdığım birçok vegan kitabınız hakkında konuşuyordu ve İngilizcesini okumuşlardı, ancak şimdi Türkçe olduğu için daha çok okuyucuya ulaşacaktır. Yani kapak çok ilgi çekici ve birçok vegan olmayan okuyucuyu çekeceğine inanıyorum. Bu yüzden çok kısa bir süre içinde gazetelerde veya köşe yazılarında daha iyi tartışılacağını ve sonunda genel olarak bir etki yaratacağımızı düşünüyorum.</strong> <strong>Ayrıca son zamanlarda dahil olduğun başka projeler var mı diye sorabilir miyim?</strong></p>



<p>Birkaç ay önce yeni bir web sitesi kurduk: <a href="https://infighting.org/how-to-end-injustice-everywhere/">infighting.org</a>. Bu site örgütlerde çalışan veganların daha etkili bir şekilde birlikte çalışmalarına ve veganlar arasındaki kavgaları azaltmalarına yardımcı olmak için kuruldu. Ayrıca, geçen yıl yayınlanan, temelde karnizm teorisine dayanan ancak ataerkillik, ırkçılık vb. gibi tüm baskıcı sistemleri kapsayacak şekilde genişletilmiş &#8220;How to End Injustice Everywhere&#8221; adlı bir kitabım var.</p>



<p><strong>Teşekkür ederim, bahsettiklerinin bize yeni etkiler getireceğine ve belki de veganlar için yeni şeyler sunacağına inanıyorum. İnsanları vegan felsefeye çekmek için daha iyi seçeneklerimiz olacak ve belki de vegan ve vegan olmayan gruplar arasındaki tartışmaları daha iyi anlayacağız.</strong></p>



<p><strong>Çok teşekkür ederim, benim için çok faydalı oldu ve bu röportajı okuyacak kişiler için de çok faydalı olacağından eminim. Yaklaşan projelerinizi ve belki de Türkiye&#8217;ye yapacağınız ziyareti gerçekten dört gözle bekliyoruz.</strong></p>



<p>Türkiye’ye gelmeyi gerçekten çok isterim. Yaptığınız her şey için teşekkür ederim. Türkiye&#8217;deki aktivistleri destekleyebilmek benim için bir onurdur.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/09/12/neden-kopekleri-sever-tavuklari-yer-inekleri-giyeriz-roportaj/">Neden Köpekleri Sever, Tavukları Yer, İnekleri Giyeriz?: Dr. Melanie Joy ile Karnizm Üzerine Bir Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2024/09/12/neden-kopekleri-sever-tavuklari-yer-inekleri-giyeriz-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milletvekillerine Açık Mektup &#8211; Yaşamı Destekleyin</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2024/07/28/milletvekillerine-acik-mektup/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2024/07/28/milletvekillerine-acik-mektup/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jul 2024 22:12:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[katliama oyum hayır]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[yasayı geri çek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sayın Vekilim, Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacak değişiklik bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor. Coğrafi koşulları, kültürel değerleri ve dinamikleri kendine özgü olan Türkiye’de, sokakta yaşayan hayvanlar konusunda dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyecek bir zenginliğe ve hoşgörüye sahibiz. Kültürel ve inanış kodlarımızın bir parçası olan sokakta yaşayan hayvanlar ile kurduğumuz ortak yaşam kültürü, kuşaklar boyunca aktarılagelmiştir. Tarih [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/07/28/milletvekillerine-acik-mektup/">Milletvekillerine Açık Mektup &#8211; Yaşamı Destekleyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sayın Vekilim,</p>



<p>Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacak değişiklik bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor.</p>



<p>Coğrafi koşulları, kültürel değerleri ve dinamikleri kendine özgü olan Türkiye’de, sokakta yaşayan hayvanlar konusunda dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyecek bir zenginliğe ve hoşgörüye sahibiz. Kültürel ve inanış kodlarımızın bir parçası olan sokakta yaşayan hayvanlar ile kurduğumuz ortak yaşam kültürü, kuşaklar boyunca aktarılagelmiştir.</p>



<p>Tarih boyunca yapılan hayvan katliamları halk tarafından hiçbir zaman desteklenmemiş ve yapılan katliamlar toplumun hafızasında kara bir leke olarak yer almıştır.</p>



<p>Sağduyunun, vicdanın ve hoşgörünün egemen olduğu bu topraklarda yüzyıllardır öldürme değil koruma ve yaşatma esastır.</p>



<p>Yapılan anketlerde halkın %85’inin tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de katliamın karşısında olduğu ortaya çıkmaktadır. Veteriner hekimler, öldürmenin sokakta yaşayan köpek popülasyonunun artış sorununu çözmeyeceği yönünde görüş bildirmekte, psikologlar ise yaşanacak toplama ve öldürme olaylarının toplumun psikolojisinde büyük yaralar açacağı konusunda uyarılarda bulunmaktadır.</p>



<p>Avrupa’da uygulanmış ve başarısızlığı ortaya çıkmış olan sokaktaki hayvanların öldürülmesi yerine başarısı bilimsel verilerle kanıtlanmış olan kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat programı mevcut sorunların tek çözümü olarak ortaya çıkmaktadır.</p>



<p>Yasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi halinde geri dönüşü olmayan bir katliamla, bu topraklarda yaşayan hayvanlara ve insanlara nesiller boyunca aktarılacak büyük bir travma hafızalara kazınacaktır.</p>



<p>Halkın iradesini temsil etmekle yükümlü bir vekil olarak, halkın vicdanıyla çelişen bu yasa değişikliğinin geçmemesi sizlerin elinde.</p>



<p>Lütfen toplumun vicdanı ile, kültürel ve inanç kodlarımız ile çelişen bu yasaya evet oyu vermeyin.</p>



<p>Yaşamı destekleyin!</p>



<p>#KatliamaOyumHayır</p>



<p>#YasayıGeriÇek</p>



<p>#YasaDeğilCinayet</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/07/28/milletvekillerine-acik-mektup/">Milletvekillerine Açık Mektup &#8211; Yaşamı Destekleyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2024/07/28/milletvekillerine-acik-mektup/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVU 2024 Avrupa Birliği Seçimleri İçin Manifesto</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2024/06/07/evu-2024-avrupa-birligi-secimleri-icin-manifesto/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2024/06/07/evu-2024-avrupa-birligi-secimleri-icin-manifesto/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jun 2024 10:59:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bitki bazlı]]></category>
		<category><![CDATA[EVU]]></category>
		<category><![CDATA[manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7684</guid>

					<description><![CDATA[<p>2024 Avrupa seçimleri ve seçilecek yetkililer, Avrupa Yeşil Mütabakatı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (SKH’ler) 2030 hedeflerine ulaşılması açısından hayati önem taşıyor. Bu manifestonun amacı önümüzdeki 2024 döneminde göreve gelecek yeni seçilmiş yetkililere hitap etmektir. Seçilmiş temsilciler insanları, hayvanları ve doğayı korumaya yönelik önlemler tasarlamalı ve uygulamalıdır. Mevcut AB çalışmaları, sera gazı emisyonlarını etkili bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/06/07/evu-2024-avrupa-birligi-secimleri-icin-manifesto/">EVU 2024 Avrupa Birliği Seçimleri İçin Manifesto</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>2024 Avrupa seçimleri ve seçilecek yetkililer, Avrupa Yeşil Mütabakatı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (SKH’ler) 2030 hedeflerine ulaşılması açısından hayati önem taşıyor. Bu manifestonun amacı önümüzdeki 2024 döneminde göreve gelecek yeni seçilmiş yetkililere hitap etmektir. Seçilmiş temsilciler insanları, hayvanları ve doğayı korumaya yönelik önlemler tasarlamalı ve uygulamalıdır. Mevcut AB çalışmaları, sera gazı emisyonlarını etkili bir şekilde azaltmakta yetersiz kalıyor ve iklim ile biyolojik çeşitlilik SKH’lerini erişilemez hale getirme tehdidinde bulunuyor. Seçilmiş yetkililer, tüm AB ülkelerinde sürdürülebilir bir gelecek için iddialı eylemlere öncülük ederek liderlik göstermelidir.</p>



<p>Raporun <a href="https://www.euroveg.eu/the-plant-based-manifesto/">İngilizce versiyonuna bağlantı üzerinden </a>ve Türkçe çevirisine aşağıdan ulaşabilirsiniz:</p>



<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/EVU-RAPOR.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:1140px" aria-label="EVU-Plant-Based Manifesto gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-86d21294-e82d-4f04-b2d1-84b11febb378" href="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/EVU-RAPOR.pdf">EVU-Plant-Based Manifesto</a><a href="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/EVU-RAPOR.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-86d21294-e82d-4f04-b2d1-84b11febb378">İndir</a></div>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/06/07/evu-2024-avrupa-birligi-secimleri-icin-manifesto/">EVU 2024 Avrupa Birliği Seçimleri İçin Manifesto</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2024/06/07/evu-2024-avrupa-birligi-secimleri-icin-manifesto/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
