<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kanser arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/kanser/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/kanser/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Jun 2026 13:09:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.10</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>kanser arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/kanser/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Amerikan Tabipler Birliği&#8217;nden bitki temelli beslenme teşviki</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2026/06/23/amerikan-tabipler-birligi-bitki-temelli-beslenme/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2026/06/23/amerikan-tabipler-birligi-bitki-temelli-beslenme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 08:59:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki temelli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[tabipler birliği]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[vegan menü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=8742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerikan Tabipler Birliği (AMA) Temsilciler Meclisi, kuruluşun düzenlediği mesleki toplantılarda bitki temelli gıda seçeneklerinin artırılmasını öngören bir kararı kabul etti. </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/06/23/amerikan-tabipler-birligi-bitki-temelli-beslenme/">Amerikan Tabipler Birliği&#8217;nden bitki temelli beslenme teşviki</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Amerikan Tabipler Birliği (AMA) Temsilciler Meclisi, kuruluşun düzenlediği mesleki toplantılarda bitki temelli gıda seçeneklerinin artırılmasını öngören bir kararı kabul etti. Kararın gerekçeleri arasında, bitki bazlı beslenmenin hem insan sağlığına yönelik faydaları hem de olumlu çevresel etkileri yer alıyor.</strong></p>



<p>Yeni karara göre AMA, toplantı ve etkinliklerinde sunulan yiyeceklerle koruyucu ve önleyici sağlık yaklaşımına örnek olmayı hedefliyor. Bu kapsamda, hayvansal içeriklerin kullanımının en aza indirilmesi, bitki temelli seçeneklere daha fazla yer verilmesi teşvik edilecek. Kararın ikinci bölümünde ise, profesyonel etkinliklerde daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşmasını desteklemek amacıyla, bilimsel verilere dayanan davranış değişikliği yöntemlerinin kullanılmasının teşvik edildiği belirtiliyor.</p>



<p><a href="https://tvd.org.tr/saglik-beslenme/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Sağlıklı ve bitki bazlı beslenme</a>, yalnızca hekimlerin kendi sağlıklarını korumalarına yardımcı olmakla kalmıyor; aynı zamanda doktorların hastalarına önerebilecekleri beslenme modellerini daha yakından tanımalarına da olanak sağlıyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Bitki temelli beslenme; kalp sağlığının desteklenmesi, kan basıncının düşürülmesi, diyabet riskinin azaltılması ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması gibi birçok faydayla ilişkilendiriliyor.</p>
</blockquote>



<p>Sorumlu Tıp İçin Hekimler Komitesi (<em><a href="https://www.pcrm.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Physicians Committee for Responsible Medicine &#8211; PCRM</a></em>) tarafından yürütülen araştırmalar da bitki temelli beslenmenin birçok sağlık sorunu açısından diğer beslenme modellerine kıyasla daha etkili sonuçlar sağlayabildiğini ortaya koyuyor. Ayrıca <a href="https://haberler.tvd.org.tr/?s=pcrm">araştırmacılara göre</a> bu beslenme modeli kalori, porsiyon veya karbonhidrat kısıtlamaları gerektirmediği için, uzun vadede daha sürdürülebilir ve kolay olabiliyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Meme kanseri riskini azaltan beslenme</h2>



<p>Bu karar, AMA&#8217;nın son on yılda gıda ve beslenme alanında aldığı kararların devamı niteliğinde. Kuruluş daha önce hastanelerde, okullarda ve gıda yardımı programlarında bitki temelli öğünlerin yaygınlaştırılması çağrısında bulunmuş; bitkisel beslenmenin <a href="https://nutritionstudies.org/american-medical-association-names-plant-based-diet-part-of-breast-cancer-prevention-strategy/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">meme kanseri riskini azaltmadaki rolüne de dikkat çekmişti</a>. </p>



<p>AMA politikaları hayvansal et ve süt ürünlerini, resmi beslenme rehberlerinde zorunlu ve vazgeçilmez gıdalar olarak değil, isteğe bağlı seçenekler olarak değerlendiriliyor.</p>



<p><a href="https://www.ama-assn.org/public-health/prevention-wellness/food-medicine-find-out-how-doctors-are-boosting-idea" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Web sitelerinde</a> ve basın açıklamalarında uzun süredir &#8220;gıda ilaçtır&#8221; yaklaşımını benimsediğini belirten AMA, kronik hastalıkların önlenmesi ile yönetilmesine katkı sağlamak amacıyla beslenme eğitimi, bilimsel araştırmalar ve politika çalışmalarını desteklediğini de vurguluyor.</p>



<p>Haziran ayında gerçekleştirilen 2026 AMA Yıllık Toplantısı&#8217;nda konuşan AMA&#8217;nın önceki dönem başkanı Dr. Bobby Mukkamala, konuyla ilgili yaptığı açıklamada beslenmenin sağlık üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti: &#8220;İyi beslenme, sağlığı iyileştirmek ve hastalıkları önlemek için sahip olduğumuz en güçlü araçlardan biridir. Ne yiyip ne içtiğimiz, birçok kronik hastalığa yakalanma riskimizi doğrudan etkiliyor. Bu nedenle beslenme, hem hastalıkların önlenmesinde hem de uzun vadeli sağlığın korunmasında kritik bir öneme sahip. &#8216;Gıda ilaçtır&#8217; yaklaşımını benimsemek, bireylerin daha sağlıklı yaşamlar sürmesine ve toplum sağlığının güçlenmesine katkı sağlayabilir.&#8221;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>AMA&#8217;ya göre beslenme, yalnızca tedavi sürecinin bir parçası değil; aynı zamanda kronik hastalıkların ortaya çıkmasını önlemede ve yaşam kalitesini artırmada temel bir sağlık aracı olarak görülmeli.</p>



<p></p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">İnsanın ve gezegenin sağlığına tıp camiasından destek</h2>



<p>Kararda atıfta bulunulan ve <a href="https://jamanetwork.com/journals/jamanetworkopen/fullarticle/2841450#google_vignette" target="_blank" rel="noreferrer noopener">JAMA Network Open dergisinde yayımlanan bir araştırma da</a> bitki temelli beslenmenin olumlu çevresel etkilerine işaret ediyor. Araştırmaya göre bitki bazlı beslenme modeli, standart Amerikan beslenme düzeniyle karşılaştırıldığında daha düşük sera gazı emisyonları ve daha az enerji tüketimiyle ilişkilendiriliyor.</p>



<p>Karar, uzun süredir sağlık ve gıda politikalarında bitki temelli beslenmenin yer alması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten PCRM tarafından memnuniyetle karşılandı.</p>



<p>Komitenin Başkanı ve Uluslararası İstanbul Vegfest 2020&#8217;nin konuklarından <a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/06/13/evde-vegan-festival-basliyor/">Dr. Neal Barnard</a>, kararla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: &#8220;Eski bir söz vardır: ‘Hekim, önce kendini iyileştir.’ Bu karar, o sözün bugün hâlâ ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor. Doktorların ve hastalarının sağlığı için bitki temelli beslenmeye destek verdiği için AMA&#8217;ya teşekkür ediyoruz.&#8221;</p>



<p>&#8211;</p>



<p><strong>Kaynak:</strong> <a href="https://vegconomist.com/politics-law/american-medical-association-votes-put-more-plant-based-food-doctors-plates/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Vegconomist</a>, <a href="https://www.pcrm.org/news/news-releases/american-medical-association-passes-resolution-emphasize-power-plant-based-foods" target="_blank" rel="noreferrer noopener">PCRM</a>, <a href="https://nutritionstudies.org/american-medical-association-names-plant-based-diet-part-of-breast-cancer-prevention-strategy/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Center for Nutrition Studies</a></p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="MY1WZoRdKn"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/">Kanserle Mücadelede Bitki Bazlı Beslenmenin Yeri</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Kanserle Mücadelede Bitki Bazlı Beslenmenin Yeri&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/embed/#?secret=YDWWzS2vxT#?secret=MY1WZoRdKn" data-secret="MY1WZoRdKn" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="EJUJbU6Xeb"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/">Kanser alanında uzman doktor kardeşlerden bitkisel beslenme üzerine okunması gereken yeni bir kitap</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Kanser alanında uzman doktor kardeşlerden bitkisel beslenme üzerine okunması gereken yeni bir kitap&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/embed/#?secret=ZvQO4Anulq#?secret=EJUJbU6Xeb" data-secret="EJUJbU6Xeb" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
</div>
</div>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="I4AHHM9WR1"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/">Hayvansal gıdaların tüketimi ve kanser riski</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Hayvansal gıdaların tüketimi ve kanser riski&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/embed/#?secret=5P03g9qSYa#?secret=I4AHHM9WR1" data-secret="I4AHHM9WR1" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="D0gYMA6zM4"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/02/22/yeni-arastirma-bitkisel-beslenme-ile-hayatinizi-en-az-10-yil-daha-uzatabilirsiniz/">Yeni araştırma: Bitkisel beslenme ile hayatınızı en az 10 yıl daha uzatabilirsiniz</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Yeni araştırma: Bitkisel beslenme ile hayatınızı en az 10 yıl daha uzatabilirsiniz&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2022/02/22/yeni-arastirma-bitkisel-beslenme-ile-hayatinizi-en-az-10-yil-daha-uzatabilirsiniz/embed/#?secret=YZ72p6la4t#?secret=D0gYMA6zM4" data-secret="D0gYMA6zM4" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
</div>
</div>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="vaDUCcNphQ"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/">3 yeni araştırma: Bitki bazlı beslenmenin erkekler için birden fazla faydası var</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;3 yeni araştırma: Bitki bazlı beslenmenin erkekler için birden fazla faydası var&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/embed/#?secret=QNcb4nQJ9u#?secret=vaDUCcNphQ" data-secret="vaDUCcNphQ" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="cuNxBXoBd3"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/">Oxford Üniversitesi: Kırmızı et ve işlenmiş &#8220;et&#8221; kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Oxford Üniversitesi: Kırmızı et ve işlenmiş &#8220;et&#8221; kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/embed/#?secret=FHw8eaLZC4#?secret=cuNxBXoBd3" data-secret="cuNxBXoBd3" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
</div>
</div>



<p></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/06/23/amerikan-tabipler-birligi-bitki-temelli-beslenme/">Amerikan Tabipler Birliği&#8217;nden bitki temelli beslenme teşviki</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2026/06/23/amerikan-tabipler-birligi-bitki-temelli-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanserle Mücadelede Bitki Bazlı Beslenmenin Yeri</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 11:59:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki bazlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserojen]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser Nedir? Kanser, kontrol dışı çoğalan tek bir anormal hücre olarak başlar. Bu tür hücre grupları, tümör adı verilen kitleler oluşturur ve sağlıklı dokuyu istila ederek sıklıkla vücudun diğer bölgelerine yayılır. Kanserojenler, kanserli hücrelerin gelişimini kolaylaştırmaya yardımcı olan maddelerdir. Yiyeceklerden, havadan ve hatta vücudun içinden gelebilirler. Çoğu kanserojen, vücuda herhangi bir zarar vermeden nötralize edilir, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/">Kanserle Mücadelede Bitki Bazlı Beslenmenin Yeri</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kanser Nedir?</strong></h2>



<p>Kanser, kontrol dışı çoğalan tek bir anormal hücre olarak başlar. Bu tür hücre grupları, tümör adı verilen kitleler oluşturur ve sağlıklı dokuyu istila ederek sıklıkla vücudun diğer bölgelerine yayılır. Kanserojenler, kanserli hücrelerin gelişimini kolaylaştırmaya yardımcı olan maddelerdir. Yiyeceklerden, havadan ve hatta vücudun içinden gelebilirler. Çoğu kanserojen, vücuda herhangi bir zarar vermeden nötralize edilir, ancak bazen hücrenin genetik materyaline (DNA) saldırıp onu değiştirmeye devam ederler. Göze çarpan bir tümörün gelişmesi yıllar alır. Bu süre zarfında inhibitör olarak bilinen bileşikler anormal hücrelerin büyümesini engelleyebilir. Bitkisel besinlerdeki bazı vitaminlerin inhibitör olduğu bilinmektedir. Öte yandan diyetteki aşırı yağın, anormal hücrelerin hızla büyümesine yardımcı olan bir destekleyici olduğu ortaya konmuştur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Beslenme ve Kanser</strong></h2>



<p>Çok sayıda bilimsel veriye rağmen çoğu insan kansere yakalanma riskini nasıl azaltabileceğinin farkında değildir. 2008 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre kanser vakalarının yalnızca %5-10&#8217;u genetikle bağlantılıdır; geri kalan %90-95&#8217;i ise çevre ve yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanmaktadır ve potansiyel olarak önlenebilirdir. Kanser vakalarının %25 ila 30&#8217;u tütün kullanımından, yaklaşık 3 vakadan 1&#8217;i ise gıda seçimlerinden kaynaklanmaktadır.</p>



<p>2014 yılında Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ve Ulusal Kanser Enstitüsü, kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, aşırı kilo ve düşük meyve, sebze ve diyet lifi alımı gibi risk faktörleriyle bağlantılı kanser oranlarını ve ölümlerini karşılaştırdı. O yıl Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde kanser vakalarının %42&#8217;si ve kanser ölümlerinin %45&#8217;i aşırı vücut ağırlığı gibi önlenebilir risk faktörleriyle bağlantılıydı. Diyet ve egzersiz gibi kontrolümüz altındaki faktörler kanser sonuçlarından büyük ölçüde sorumludur.</p>



<p>Diyetiniz ne kadar doğal renkliyse, kanserle mücadele eden bileşiklerin bolluğuna sahip olma olasılığı da o kadar yüksektir. Meyve ve sebzelere parlak renklerini veren pigmentler (tatlı patateslerdeki beta-karoten veya domateslerdeki likopen gibi) kanserle savaşmanıza yardımcı olur.</p>



<p>Bitkisel gıdalar ayrıca göğüs ve prostat kanserine yol açabilecek aşırı hormonların giderilmesine yardımcı olan lif içerir. Lif ayrıca sindirim sistemindeki atıkları hızla uzaklaştırır ve bu da kolorektal kanserin önlenmesine yardımcı olur.</p>



<p>Et ve süt ürünlerinden kaçınmak potansiyel risklerden kaçınmanıza olanak tanır. Tavuk ve balık da dahil olmak üzere etin ızgarada pişirilmesi kanserojen madde üretir. Pastırma ve sosisli sandviç gibi kırmızı ve işlenmiş etler kolorektal kansere yol açan zararlı maddeler içerir. Süt ürünleri ise prostat, meme ve yumurtalık kanserleriyle ilişkilendirilmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="2560" height="1441" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-7626" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-scaled.jpg 2560w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-300x169.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-1024x576.jpg 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-768x432.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-1536x864.jpg 1536w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-2048x1153.jpg 2048w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-696x392.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-1068x601.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-1920x1081.jpg 1920w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/vegetarian-buddha-bowl-with-fresh-vegetable-salad-chickpea-edited-746x420.jpg 746w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bitki Bazlı Gıdaların Önemi</strong></h2>



<p>Sebzelerin çoğu düşük yağ oranı ve yüksek lif oranına sahip olmanın yanı sıra kanserle mücadele eden birçok madde de içermektedir. Araştırmalar meyve ve sebzelere koyu renklerini veren pigment olan karotenoidlerin kanseri önlemeye yardımcı olduğunu göstermiştir.</p>



<p>Koyu yeşil, sarı ve turuncu sebzelerde bulunan beta-karoten, akciğer kanserine karşı korunmaya yardımcı olur ve mesane, ağız, yutak, yemek borusu diğer bölgelerdeki kanserlerin önlenmesine yardımcı olabilir.</p>



<p>Lahana, brokoli, lahana, şalgam, karnabahar ve Brüksel lahanası gibi turpgiller, antikanser aktiviteleri olduğu düşünülen flavonlar ve indoller adı verilen bitki besinlerini içerir.</p>



<p>Turunçgillerde ve birçok sebzede bulunan C vitamini yemek borusu ve mide kanseri riskini azaltabilir. C vitamini, vücutta oluşan kansere neden olan kimyasalları nötralize eden bir antioksidan görevi görür. Ayrıca midede nitratların kansere neden olan nitrozaminlere dönüşmesini de durdurur. C vitamini ve karotenoidlerin meme kanseri riskini azaltmada da özellikle güçlü olduğu bulunmuştur.</p>



<p>Selenyum tam tahıllarda bulunur ve C vitamini ve beta-karoten ile aynı antioksidan etkiye sahiptir. E vitamini de bu etkiye sahiptir. Araştırmacılar bitki bazlı gıdalarda daha fazla bulunan antioksidanların iltihap ve kanserle mücadelede oynadıkları rolü keşfetmeye devam ediyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kanser Hastalarında Bitki Bazlı Beslenmenin Faydaları Nelerdir?</strong></h2>



<p>Bitki bazlı beslenme, yüzde elli hayvansal proteinden oluşan tipik Batı diyetini seçerseniz tüketmesi zor olabilecek fitokimyasallar, vitaminler, mineraller ve lifleri beslenmenize ekler.</p>



<p>Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü&#8217;ne göre fitokimyasallar;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kanser hücresi oluşumuna ve çoğalmasına,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bağışıklık hücreleri dahil olmak üzere sağlıklı hücrelerin yeniden üretilmesine,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hormonların düzenlenmesine,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Belirli iltihap türlerinin azaltılmasına yardımcı olan güçlü bir kanserle mücadele bileşenidir.</li>
</ul>



<p>Besinleri almanın en iyi yolunun besin takviyelerinden değil, gerçek yiyeceklerden olduğunu unutmayın; bu nedenle bu yiyecekleri öğünlerinize sık sık ekleyin.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bitki Bazlı Beslenme Kanser Hastaları İçin Güvenli midir?</strong></h2>



<p>Bitki bazlı beslenme, kanserli birçok insan için güvenlidir. Ancak kişilerin beslenme ihtiyaçları farklılık gösterebildiği için kanser tedavisi gören kişilerin bitki temelli yaklaşımlarını kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemeleri gerekebilir.</p>



<p>İstenmeyen kilo kaybı, çiğneme veya yutma güçlüğü ve şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi sindirim sorunları gibi yan etkiler yaşayan kişilerin, bitki bazlı gıdaları daha fazla tüketmek için özel adımlar atması gerekebilir. Örneğin yiyeceklerin daha küçük parçalara bölünmesi gerekebilir veya sebzelerin taze yenmek yerine pişirilmesi gerekebilir.</p>



<p>Kanser tedavisi gören kişilerin belirli yeme sorunlarına çözüm bulmak için yiyecek kısıtlamalarının getirilmesi gerekebilir.</p>



<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td>Dikkat Edilmesi Gerekenler</td><td>Çözüm Önerileri</td></tr><tr><td>Bozulmuş bağışıklık sistemine sahip kişiler</td><td>Kök hücre naklinden sonra hastaların çiğ filizlerden, salata barlarından ve gıda kaynaklı hastalıklarla ilişkili diğer yiyeceklerden uzak durması gerekir. &nbsp;</td></tr><tr><td>İlaçlarla reaksiyona girme</td><td>Greyfurt bazı kemoterapi ilaçları ile tepkimeye girebilir &nbsp;</td></tr><tr><td>Gıda Alerjileri</td><td>Çölyak hastalığı olan kişilerin glutenden uzak durması gerekir.</td></tr><tr><td>Sindirim Sistemi Operasyonları</td><td>Lif açısından kısıtlı bir diyet önerilebilir. &nbsp;</td></tr></tbody></table><figcaption class="wp-element-caption">Uzman bir diyetisyen, ihtiyaçlarınızı karşılayan bitki bazlı bir menü planlamanıza yardımcı olacaktır.</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bitki Bazlı Beslenmeye Nasıl Geçiş Yapabilirim?</strong></h2>



<p>Bitki bazlı beslenmeye geçerken için aşağıdaki ipuçlarını kullanabilirsiniz:</p>



<p><strong>Porsiyonları Planlayın:</strong> Tabağınızın en az %75&#8217;ini meyve, sebze, tam tahıl ve fasulye gibi bitki bazlı gıdalarla doldurun. Yemeklerinizi et veya hayvansal ürünler yerine bitkilere göre planlayın. En fazla besin maddesini almak için renkli sebze ve meyve çeşitlerini seçin.</p>



<p><strong>Protein İçin Bitkilere Yönelin:</strong> Hayvansal proteinleri tercih etmek yerine öğünlerinize fasulye, baklagiller, kuruyemişler ve tohumlar gibi daha fazla bitkisel protein eklemeyi deneyin.</p>



<p><strong>İşlenmiş Gıdalara Dikkat Edin:</strong> İşlenmiş bitki bazlı gıdaların bazılarında yağ ve kalori içeriğini artırabilecek tuz, yapay renklendiriciler, aromalar, tatlandırıcılar ve hayvansal ürünler gibi büyük miktarda yağ ve koruyucu madde bulunur. İşlenmiş gıdalar da gıda hassasiyeti sorunlarına katkıda bulunabilir. Beslenmenizde işlenmiş gıdalar yerine daha az işlenmiş bitki bazlı gıdalara yer verin.</p>



<p><strong>Kademeli Bir Değişiklik Yapın:</strong> Özellikle sindirim sorunlarınız veya gıda hassasiyetiniz varsa, diyetinizde ani bir değişiklik yapmak yerine adım adım bitki bazlı beslenmeye geçmeniz tavsiye edilir.. Bu nedenle bitki bazlı beslenmeye geçiş sürecini planlamanız gerekebilir. Örneğin bitki bazlı beslenmeye geçtiğinizde çiğ salatalar yerine pişmiş sebzelerden başlamanz, küçük porsiyonlarla ilerlemeniz, smoothieler veya çorbalar gibi sindirimi kolay gıdaları tercih etmeniz tavsiye edilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç</strong></h2>



<p>Meyveler, sebzeler, tam tahıllar, yağsız proteinler, sağlıklı yağlar ve sıvı alımı, kanser tedavisi gören kişilerde tedaviden alınan olumlu sonuçların artışında ve yan etki yönetimi yapılmasında rol oynar.</p>



<p>Unutmayın, kanserle mücadelede yeri olan bitki bazlı beslenme &nbsp;aynı zamanda kalp hastalığı, diyabet ve yüksek tansiyon gibi diğer hastalıklara yakalanma riskinizi de azaltabilir.</p>



<p>*Diyetinizde veya yaşam tarzınızda herhangi bir değişiklik yapmadan önce daima doktorlarınız ve beslenme uzmanlarınız ile ihtiyaçlarınıza yönelik olarak konuşun.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p>Kaynak: <a href="https://www.lls.org/article/power-plant-based-eating">LLS</a> &amp; <a href="https://www.pcrm.org/">PCRM</a></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/">Kanserle Mücadelede Bitki Bazlı Beslenmenin Yeri</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2024/02/15/kanserle-mucadelede-bitki-bazli-beslenmenin-yeri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser alanında uzman doktor kardeşlerden bitkisel beslenme üzerine okunması gereken yeni bir kitap</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Didem Varol]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2022 10:04:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=6602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan kaynaklı gıdalardan bitki bazlı gıdalara yapacağınız geçiş, kendi sağlığınız, gezegenimiz ve tüm canlılar için bir kazan-kazan durumu olacaktır.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/">Kanser alanında uzman doktor kardeşlerden bitkisel beslenme üzerine okunması gereken yeni bir kitap</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading"><strong>İkisi de kanser alanında uzman doktor olan iki kız kardeş neden bitkisel beslenme üzerine bir kitap yazdı ve neden okumamız gerekiyor?</strong></h3>



<p>Kendinizi dünyanın en önde gelen ölüm nedenlerinden olan kalp hastalığından ve kanserden nasıl koruyacağınızı merak ediyorsanız, Dr. Shireen ve Dr. Zahra Kassam kardeşler tarafından kaleme alınan “Bitkisel Beslenme: Sorularınıza Bilimsel Cevaplar” <em>(Eating Plant-Based: Scientific Answers to Your Nutrition Questions)</em> kitabını mutlaka okumalısınız.</p>



<p>Bu kitabı, &#8220;sağlıklı bitkisel beslenmeyi benimsemeleri için insanlara güven telkin ederek ve insanların kendi sağlıklarıyla birlikte bu gezegeni paylaştığımız herkes için bitkisel beslenmenin doğru bir karar olduğunu gerçekten anlayacaklarını&#8221; umarak yazdılar.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Seçkin yazarlardan kanıta dayalı bilgiler</strong></h3>



<p>Dr. Shireen Kassam, İngiltere, Londra’da çalışan bir hematolog. Dr. Zahra Kassam da Kanada, Toronto&#8217;da görev yapan radyasyon onkoloğu. </p>



<p>Dünya çapındaki çoğu doktorda olduğu gibi, her ikisi de tıp eğitimleri sırasında, kronik hastalıkların önlenmesi ve yönetilmesinde beslenmenin faydalarını gösteren önemli kanıtlar konusunda eğitim almamışlar.</p>



<p>Bilimsel araştırmaları sonucunda, hastalıkların temel nedenine ve sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerine odaklanan bir tıp dalı olan Yaşam Tarzı Tıbbı’nın ve beslenmenin gücünü keşfettikten sonra ise, her ikisi de ülkelerinde kâr amacı gütmeyen, bitkisel beslenme konusunda kanıta dayalı eğitimler veren ve bu konuda savunuculuk yapan sağlık kuruluşları kurdu: Bitki Temelli Sağlık Profesyonelleri (Plant-Based Health Professionals UK) ve Bitki Temelli Kanada (Plant-Based Canada).</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="685" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-1024x685.jpg" alt="" class="wp-image-6606" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-1024x685.jpg 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-300x201.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-768x514.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-696x465.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-1068x714.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1-628x420.jpg 628w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2022/06/victoria-shes-4MEL9XS-3JQ-unsplash-1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Gıda seçimlerinin insan sağlığına etkisi</strong></h3>



<p>İnsan sağlığı için bitkisel gıdaların daha fazla tüketilmesi yönündeki ezici kanıtlara rağmen, beslenmede et, süt ve yumurta ihtiyacına dair asılsız efsaneler hala devam ediyor. Yazarlar, aşağıda sıraladığım bazı yaygın korkulara açıklık getirmek için, okunması kolay bir biçimde hazırlanmış soru-cevap yaklaşımı kullanıyor:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bitkisel beslenmede yeterli proteini nasıl alabilirim?</li><li>Bitkisel beslenme çocuklar için güvenli mi?</li><li>Soya güvenli bir gıda mı? (Ve evet öyle! Daha fazlasını öğrenmek için lütfen kitabı okuyun.)</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Gıda seçimlerinin çevre üzerindeki etkisi</strong></h3>



<p>Yazarlar, kitaplarının bir bölümünü gezegenin sağlığına yönelik konulara ayırmış. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Kassam kardeşlerin çok etkili bir şekilde yaptıkları gibi, tüm sağlık profesyonellerinin gezegenin sağlığını da savunması gerekir çünkü sağlıklı bir çevre ve gezegen olmadan insan sağlığından bahsetmek mümkün değildir. </p></blockquote>



<p>Günümüzde Dünya’nın büyük bir çiftliğe dönüştürüldüğü inkar edilemez bir gerçek. Tarım arazilerinin yüzde 80’i et ve süt hayvancılığı için kullanılıyor, fakat kelimenin tam anlamıyla bizi hasta eden bu yiyecekleri tüketmemize bile gerek yok.</p>



<p>Örneğin; sığır etini fasulyeyle, tavuğu nohutla, inek sütünü soya sütüyle değiştirebilirsiniz. Hayvan kaynaklı gıdalardan bitki bazlı gıdalara yapacağınız geçiş, kendi sağlığınız, gezegenimiz ve tüm canlılar için bir kazan-kazan durumu olacaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Daha fazla bilgi için</strong></h3>



<p>Kayıtlı bir diyetisyen olarak benim tutkum, bitkisel gıdaların kanıtlanan faydalarını anlatmaktır. Hiçbir şeyin tadı sağlıklı hissetmek kadar güzel olamaz. <a href="http://www.plangtevity.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener">plangtevity.com</a> web sitemi ziyaret edebilirsiniz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Plant-Based Health Professionals adlı sivil toplum kuruluşunu kuran <a href="https://vegfest.istanbul/team/dr-shireen-kassam/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dr. Shireen Kassam</a>, 2021 yılında pandemi önlemleri sebebiyle çevrimiçi gerçekleştirdiğimiz ve her yıl düzenlediğimiz Uluslararası İstanbul Vegfest vegan festivalimizin de konuğu olarak &#8220;Sağlık Çalışanları Vegan Hareketini Nasıl Destekleyebilir?&#8221; başlıklı söyleşimize katılmıştı.  </p>



<p>Sorumlu Tıp Doktorları Komitesi (PCRM), İngiliz Diyetetik Derneği ve Amerikan Beslenme ve Diyetetik Akademisi gibi pek çok sağlık kuruluşu tarafından bebek, çocuk ve yetişkinler dahil her yaştan bireye tavsiye edilen bitkisel beslenmenin insan sağlığına faydaları ve çeşitli (kronik) hastalıkları önlemedeki başarısı üzerine daha fazla bilgi almak isterseniz, bilimsel / akademik çalışmaların ayrıntılarını kaynaklarıyla birlikte web sitemizde ​<a href="https://tvd.org.tr/saglik-beslenme/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Neden Vegan ​→​ ​​Sağlık / Beslenme</a> başlığı altında bulabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Uluslararası İstanbul Vegfest 2021 1. Gün Canlı Yayın" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/O4NZYq1MpjU?start=3697&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/">Kanser alanında uzman doktor kardeşlerden bitkisel beslenme üzerine okunması gereken yeni bir kitap</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2022/06/29/kanser-alaninda-uzman-doktor-kardeslerden-bitkisel-beslenme-uzerine-okunmasi-gereken-yeni-bir-kitap/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 yeni araştırma: Bitki bazlı beslenmenin erkekler için birden fazla faydası var</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2021 11:34:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki temelli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[erektil disfonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[üroloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/?p=4985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bitki bazlı beslenen erkekler ile yapılmış üç yeni çalışma, bireylerde sağlık açısından birden fazla iyileşmenin tespit edildiğini ortaya koyuyor. </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/">3 yeni araştırma: Bitki bazlı beslenmenin erkekler için birden fazla faydası var</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Amerikan Üroloji Derneği tarafından yayımlanan araştırmalar, bitki temelli beslenme biçiminin prostat kanseri ve erektil disfonksiyon riskini azaltmaya yönelik sağlık üzerinde olumlu etkileri olabileceğini gösteriyor.</strong></p>



<p>Bitki bazlı beslenen erkekler ile yapılmış üç yeni çalışma, bireylerde sağlık açısından birden fazla iyileşmenin tespit edildiğini ortaya koyuyor. </p>



<p>Araştırma, bitkisel beslenmenin erkeklerde prostat kanserine ve erektil disfonksiyona yakalanma riskini azaltmasının yanı sıra, daha sağlıklı bir prostatla ilişkilendirilen PSA seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğu belirtiliyor.</p>



<p>Her üç çalışma da Amerikan Üroloji Derneği adına hakemli bir bilimsel dergi olan The Journal of Urology&#8217;de yayımlandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>28 yıllık araştırma sonucu: Prostat kanseri riskinde azalma</strong></h2>



<p>28 yıldan fazla süren <a href="https://www.auajournals.org/doi/10.1097/JU.0000000000002036.06" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bitki Bazlı Beslenme ile Prostat Kanseri Riski Arasındaki Bağlantı</a> adlı araştırma boyunca her dört yılda bir anket verileri toplanarak çeşitli beslenme biçimleri uygulayan 47.000&#8217;den fazla erkek değerlendirildi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Yazarlar, bitki bazlı beslenmenin daha düşük ölümcül kanser riski ile ilişkili olduğu sonucuna vardı. Ayrıca hayvansal içermeyen beslenme biçimlerinde 65 yaşın altındaki erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski daha azdı.</p></blockquote>



<p>Bununla birlikte, çalışmadaki erkeklerin yüzde birinden daha azı &#8220;katı&#8221; bir vejetaryen veya vegan beslenme tarzı uyguladı. Yazarlar bunu bir sınırlama olarak belirtiyorlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bitki bazlı diyetlerde daha düşük PSA seviyeleri</strong></h2>



<p>Aynı dergide yayımlanan <a href="https://www.auajournals.org/doi/10.1097/JU.0000000000002109.08" target="_blank" rel="noreferrer noopener">başka bir çalışma da</a> prostat sağlığı açısından daha ayrıntılı bir inceleme yürüttü. Çalışmanın amacı, beslenme biçimlerinin prostatta üretilen prostat spesifik antijen (PSA) seviyelerini nasıl etkilediğini görmekti. Prostat Cancer UK adlı kuruma göre yüksek PSA seviyeleri prostatta sorun olduğunun bir göstergesi olabiliyor. </p>



<p>Çalışma kapsamında Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi veritabanı aracılığıyla toplam 1399 erkek değerlendirildi.</p>



<p>Yazarlar, çoğunlukla bütünsel bitki bazlı gıdalardan oluşan &#8220;sağlıklı&#8221; bir bitkisel beslenme ile daha düşük PSA seviyeleri arasında &#8220;önemli&#8221; bir ilişki olduğunu belirtti.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Erektil disfonksiyon çalışması</strong></h2>



<p><a href="https://www.auajournals.org/doi/10.1097/JU.0000000000002009.05" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bitki Bazlı Beslenme Erektil Disfonksiyon Riskinin Azalması ile İlişkilidir</a> başlıklı üçüncü araştırma da aynı veritabanını inceledi.</p>



<p>2549 erkeğin analizi, bitki bazlı beslenenlerin düzenlerinde ve bildirdikleri ereksiyon sıklığında farklı sonuçlar olduğunu kanıtladı.</p>



<p>Yazarlar, benzer şekilde, &#8220;sağlıklı&#8221; bitki bazlı beslenmenin erektil disfonksiyon olasılığının azalmasıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. </p>



<p>Yazarlardan biri olan Dr. Stacy Loeb &#8220;Bu üç çalışma da, beslenme biçimimizde yapılabilecek değişikliklerin, genel sağlık açısından ve milyonlarca erkeğin karşılaştığı belirli ürolojik koşullar açısından olumlu etkiler yapabileceğini gösteriyor. Sağlıklı bitki bazlı beslenmenin üroloji ve cinsel sağlık için önemli faydaları var,” diyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>Kaynak:</strong> <a href="https://plantbasednews.org/lifestyle/health/men-health-plant-based-diet/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Plantbased News</a></p>



<p><strong>Kapak fotoğrafı:</strong> <a href="https://unsplash.com/photos/n4ymhyyFY7A" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Unsplash &#8211; Jason Briscoe </a></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/">3 yeni araştırma: Bitki bazlı beslenmenin erkekler için birden fazla faydası var</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/11/3-yeni-arastirma-bitki-bazli-beslenmenin-erkekler-icin-birden-fazla-faydasi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oxford Üniversitesi: Kırmızı et ve işlenmiş &#8220;et&#8221; kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kayatepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Sep 2021 08:29:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş et]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı et]]></category>
		<category><![CDATA[koroner arter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/?p=4786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oxford Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma, kırmızı et ve işlenmiş etin kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/">Oxford Üniversitesi: Kırmızı et ve işlenmiş &#8220;et&#8221; kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Oxford Üniversitesi&#8217;nde yapılan bir çalışma, kırmızı et ve işlenmiş etin kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili olduğunu gösteriyor</strong>.</p>



<p>Şimdiye kadar yapılmış bütün büyük ölçekli çalışmaların derlendiği bir makale, kırmızı et ve işlenmiş etin kalp hastalığı riskini artırdığını ortaya koydu<strong>*</strong>.</p>



<p>Kalbe kan taşıyan damarların daralması sonucu oluşan koroner arter hastalığı, her yıl dünyada 9 milyon can alıyor (1). Koroner arter hastalığı dünyadaki en yaygın hastalık. Sağlık sistemleri için de büyük bir yük. </p>



<h2 class="wp-block-heading">30 yıla yayılan en geniş çaplı araştırma</h2>



<p>Oxford Üniversitesi&#8217;nin Nuffield Toplum Sağlığı bölümünden araştırmacılar, 1,4 milyondan fazla insanın dahil olduğu, bugüne dek yapılmış çalışmaları inceleyerek şimdiye kadarki en geniş çaplı araştırmayı yürüttü. Araştırmanın katılımcılarından beslenmeleri hakkında detaylı bilgi alındı ve sağlık durumları 30 yıla varan sürelere kadar takip edildi. Sonuçlar Temmuz ayında <em>Critical reviews in Food Science and Nutrition</em> dergisinde <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34284672/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">yayımlandı</a>.</p>



<p><strong>Yapılan kapsamlı analize göre:</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Günlük işlenmiş et (pastırma, jambon ve sosis gibi) tüketimindeki her 50 gramlık artış, koroner arter hastalığı riskini %18 artırıyor.</li><li>Günlük işlenmemiş et (sığır, kuzu, domuz eti gibi) tüketimindeki her 50 gramlık artış, kalp hastalığı riskini %9 artırıyor.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">Bağırsak kanseri riski de mevcut</h2>



<p>Bu bulguların sebebi kırmızı etin yüksek düzeyde doymuş yağ, işlenmiş etinse sodyum (tuz) içermesi olabilir. Yüksek düzeyde doymuş yağ tüketimi düşük yoğunluktaki zararlı lipoprotein (LDL) kolesterolu artırırken, aşırı tuz tüketimi de tansiyonu artırır. LDL kolesterol ve yüksek tansiyon, koroner arter hastalığının iyi bilinen risk faktörleridir.</p>



<p>Aynı araştırmacılar daha önce yaptıkları çalışmalarla, ölçülü dahi olsa, kırmızı et ve işlenmiş et tüketiminin bağırsak kanseri riskinde artışla ilişkili olduğunu göstermişlerdi (2).</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Şu anda İngiltere&#8217;de her 100 kişiden 10&#8217;unun gelecekte koroner arter hastalığından hayatını kaybedeceği düşünülüyor (3). </p></blockquote>



<p>Bu analizde yer alan araştırmaların çoğu Avrupa ya da ABD&#8217;de yaşayan beyaz yetişkinlerle yapılmış. Araştırmacılar bu ilişkilerin başka toplumlarda, Doğu Asya ve Afrika dahil olmak üzere, incelenmesi için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu söylüyor.</p>



<p><strong>Referanslar</strong>:</p>



<ol class="wp-block-list"><li><a href="https://www.who.int/news/item/09-12-2020-who-reveals-leading-causes-of-death-and-disability-worldwide-2000-2019">https://www.who.int/news/item/09-12-2020-who-reveals-leading-causes-of-death-and-disability-worldwide-2000-2019</a> </li><li><a href="https://www.ndph.ox.ac.uk/news/moderate-meat-eaters-at-risk-of-bowel-cancer">https://www.ndph.ox.ac.uk/news/moderate-meat-eaters-at-risk-of-bowel-cancer</a></li><li><a href="https://www.bhf.org.uk/-/media/files/research/heart-statistics/bhf-cvd-statistics---uk-factsheet.pdf">https://www.bhf.org.uk/-/media/files/research/heart-statistics/bhf-cvd-statistics&#8212;uk-factsheet.pdf</a></li></ol>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>Kaynak (*):</strong> Kısaltılmış haberin tamamını <a href="https://www.ox.ac.uk/news/2021-07-21-red-and-processed-meat-linked-increased-risk-heart-disease-oxford-study-shows?fbclid=IwAR0IzKzhpX3wFmOxhYoA2BAVSXMzAsG6iarThAvj-ajdBA29tk8MI1k_F4I" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Oxford Üniversitesi</a> web sitesinden okuyabilirsiniz.</p>



<p><strong>Kapak fotoğrafı: </strong><a href="https://www.nytimes.com/2020/05/31/opinion/letters/meat-diet.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Jun Cen / New York Times</a></p>



<p><strong>Çeviri: </strong><a href="http://haberler.tvd.org.tr/author/emre-kayatepe/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Emre Kayatepe</a></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/">Oxford Üniversitesi: Kırmızı et ve işlenmiş &#8220;et&#8221; kalp hastalıkları riskinde artışla ilişkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/13/oxford-universitesi-kirmizi-et-ve-islenmis-et-kalp-hastaliklari-riskinde-artisla-iliskili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvansal gıdaların tüketimi ve kanser riski</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 May 2021 05:55:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitki temelli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[nutrition facts]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/?p=4300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvansal gıdalar ile kanser arasındaki bağlantıyı biliyor musunuz? Günde yarım yumurta yemek, kanser olasılığını iki-üç kat artırıyor. </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/">Hayvansal gıdaların tüketimi ve kanser riski</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Hayvansal besinler ile kanser arasındaki bağlantıyı biliyor musunuz? </strong></p>



<p>Beslenme ve sağlık alanındaki bilimsel çalışmaları temel alarak güncel bulguları kamuoyuyla paylaşan ve Dr. Michael Greger tarafından kurulan <a href="https://nutritionfacts.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Nutrition Facts</a>, &#8220;Yumurta Tüketimi ve Kanser Riski&#8221; adlı bilimsel çalışmaya atıfta bulunarak günde yarım yumurta veya daha fazlasını yemenin, zehirli kirletici atık dioksine maruz kalma sebebiyle hangi kanser türlerine yakalanma olasılığını ne kadar artırdığını ortaya koyuyor. </p>



<p>&#8220;İnsanların yağ dokularında ve insanlar tarafından &#8216;gıda&#8217; olarak tüketilen hayvanlarda&nbsp;biriken dioksin,&nbsp;atmosfere salınan zehirli bir kirletici atıktır. Dioksin benzeri bileşiklere en çok, hayvan ve hayvansalların&nbsp;besin olarak tüketilmesi yoluyla maruz kalındığı düşünülmektedir.&nbsp; </p>



<p>Geçen yıl yayımlanan ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA)&nbsp;verilerini göz önünde bulundurarak hangi hayvansallarda&nbsp;daha fazla toksik atık olduğunu biliyor musunuz? </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8216;Zehirli atık&#8217;&nbsp;ve &#8216;beslenme&#8217; sözcüklerini bir arada duyduğunuzda&nbsp;ilk düşünmemiz gereken balıktır. Dioksin seviyesi açısından açık arayla en&nbsp;kötü durumda olan balıklardır.&nbsp;Balığı, yumurta ve&nbsp;peynir takip eder.&nbsp; </p></blockquote>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-1024x1024.png" alt="" class="wp-image-4301" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-1024x1024.png 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-300x300.png 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-150x150.png 150w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-768x768.png 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-696x696.png 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-1068x1068.png 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts-420x420.png 420w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/Dioksin-hayvansallar_nutrition-facts.png 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Bilgi: <a href="https://www.instagram.com/nutrition_facts_org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Nutrition Facts</a>, Tasarım: <a href="https://www.instagram.com/wthfilm/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">What The Health</a>  </figcaption></figure>



<p>Bu yüzden&nbsp;dikkatli olmalıyız. Örneğin; emziriyorsanız, balık tüketimini sonlandırarak&nbsp;bebeğin dioksine maruz kalmasını azaltabilirsiniz.&nbsp;Ancak o balığı, hayvansal süt ürünlerindeki dioksinler gibi kimyasallar içeren başka bir gıda grubuyla değiştirirseniz, o zaman bebeğinize yine&nbsp;bir iyilik yapmıyor olabilirsiniz. Artık yumurtanın&nbsp;süt ürünlerinden üç kat daha fazla dioksion seviyesine sahip olduğunu biliyoruz. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bu durum,&nbsp;günde sadece yarım veya daha fazla yumurta tüketmenin ağız kanseri, boğaz kanseri, yemek borusu kanseri ve gırtlak kanserine yakalanma olasılığını yaklaşık iki kat artırdığını&nbsp;bulan&nbsp;&#8216;Yumurta Tüketimi ve Kanser Riski&#8217; adlı çalışmanın bulgularını&nbsp;açıklayabilir.&nbsp;</p></blockquote>



<p>Araştırma aynı zamanda kolon kanserine yakalanma olasılığının üç kat,&nbsp;rektum kanseri ve akciğer kanserine yakalanma olasılığının&nbsp;yaklaşık iki kat ve göğüs kanserine yakalanma olasılığının da üç kat&nbsp;olduğunu buldu. Çalışmaya göre günde sadece yarım veya daha fazla yumurta yemek, ek olarak prostat kanseri, mesane kanseri ve tüm kanserlerin toplam olasılığını yaklaşık iki kat artırıyor. <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20104980/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Kaynak</a>&#8220;</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Hayvan bedenlerini ve beden salgılarını tüketmenin kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantısı hakkında daha fazla bilimsel çalışma için <a href="https://tvd.org.tr/saglik-beslenme/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">web sitemizi ziyaret edebilirsiniz</a>. </p>



<p>Aynı zamanda bitkisel beslenmenin sağlığı ne denli olumlu yönde etkilediğini bilimsel veriler ve dünya çapından tıp doktorlarıyla yapılan röportajlar ile aktaran, hayvancılık ve sağlık sektörlerinde insan hayatıyla oynayan milyar dolarlık gıda ve ilaç devlerinin perde arkasını anlatan <a href="https://www.netflix.com/tr/title/80174177" target="_blank" rel="noreferrer noopener">What The Health belgesini </a>de mutlaka izlemenizi tavsiye ederiz. </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/">Hayvansal gıdaların tüketimi ve kanser riski</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2021/05/18/hayvansallarin-tuketimi-kanser-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vegan Yaşama Dair Mitler: “Et Yemek Doğaldır”</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/30/vegan-yasama-dair-mitler-et-yemek-dogaldir/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/30/vegan-yasama-dair-mitler-et-yemek-dogaldir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[et yemek]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan yemek]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[köpek dişi]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2020/09/30/vegan-yasama-dair-mitler-et-yemek-dogaldir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Doğal” olan nedir? “Etlik piliç” adıyla piyasaya sürülen ve sadece altı haftalık kısacık bir ömür biçilen tavuklar mı, yoksa insan müdahalesi olmadan üreyemeyen hindiler mi? Ya da sağlığı için doğru olandan çok daha fazla süt üretmek üzere seçici çoğaltma yoluyla yetiştirilen inek mi? Üretim çiftliklerindeki hayvanlar cinsel şiddete maruz bırakılarak yapay olarak döllendirilir, uzuvlarının bazıları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/30/vegan-yasama-dair-mitler-et-yemek-dogaldir/">Vegan Yaşama Dair Mitler: “Et Yemek Doğaldır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>“Doğal” olan nedir? “Etlik piliç” adıyla piyasaya sürülen ve sadece altı haftalık kısacık bir ömür biçilen tavuklar mı, yoksa insan müdahalesi olmadan üreyemeyen hindiler mi? Ya da sağlığı için doğru olandan çok daha fazla süt üretmek üzere seçici çoğaltma yoluyla yetiştirilen inek mi?</strong></p>



<p>Üretim çiftliklerindeki hayvanlar cinsel şiddete maruz bırakılarak yapay olarak döllendirilir, uzuvlarının bazıları kısmen veya bütünüyle kesilir ve iri yavrular vermeleri için seçici olarak yetiştirilir. </p>



<p>Örneğin “yumurta” sektöründe sömürülen<a href="https://tvd.org.tr/2020/08/yumurta-tavukculugu-sektorunde-neler-oluyor/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label=" tavuklar (yeni sekmede açılır)"> tavuklar</a> kilo almayacak şekilde yetiştirilirken, “et” sektöründekiler hızla kilo alacak şekilde birçok yapay işleme tabi tutulurlar çünkü aksi yönde bir uygulama endüstri için “yiyecek israfı” olur. Yapay yemlerle beslenen bu tavukların üreme döngüleri, vajinalarına sokulan hormon süngerleri ile manipüle edilir ve yaşadıkları her bir günün uzunluğu yapay aydınlatma sistemleriyle yönetilir. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Hayvan yetiştiriciliğinin neredeyse hiçbir aşaması “doğal” değildir. Burada son derece suni ve zalim bir süreçten bahsediyoruz.</p></blockquote>



<p>İnsanlar hayvan yemenin doğal olduğunu söylediklerinde genellikle iki argüman öne çıkar: Bunu hep yaptık <strong>(ki bu doğru değil)</strong> ve diğer hayvanları yemek için gerekli tüm biyolojik donanıma sahibiz <strong>(ve yine doğru değil).</strong></p>



<p>Atalarımızın
yediği yiyecekler hangi çağda yaşadıklarına, coğrafi konumlarına, mevsime, iklime
ve hava durumuna bağlıydı. Üstelik antropologlar, ilk atalarımızın ağırlıklı
olarak vejetaryen olduğunu söylüyor.<sup>1</sup> Diğer primatlarda olduğu gibi,
atalarımız da yalnızca gerçek etoburların geride bıraktığı eti toplama
eğilimindeydiler.</p>



<p>Şimdi bir de ellerinize ve dişlerinize bir bakın. Bunlar diğer hayvanları parçalamak için işe yaramazlar (insanların et yememiz gerektiğinin &#8216;kanıtı&#8217; olarak gösterdikleri köpek dişleri, etobur köpeklerin köpek dişlerine hiç benzemiyor ve yanlış isimlendiriliyor). Hız konusundaki zayıflığımız da, topal bir antiloptan bile kaçamayacağımızı gösteriyor. Bu unsurlar “et yemesi doğal” olan jaguarlar veya kaplanlar gibi gerçek karnivorlar için sorun teşkil etmiyor ama bizi onlardan ayırıyor.</p>



<p>Ardından bağırsak yapımıza bakın. Beslenmemizde az miktarda eti tolere edebildiğimiz doğrudur, fakat vücudumuz buna hiçbir zaman gerçekten uyum sağlamamıştır ve bugün genellikle tüketilen miktar kesinlikle tolere edilebilir değildir. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bağırsaklarımız uzundur ve etçil arkadaşlarımızdan çok otçul arkadaşlarımızınkine benzemektedir.</p></blockquote>



<p>Kediler gibi gerçek karnivorların bağırsakları ise çok kısadır çünkü eti çürümeden önce hızla sistemlerinden çıkarmaları gerekir. Gıda zehirlenmesinin uzun bağırsakları olan hayvanlar için büyük bir sorun olmaya devam etmesine şaşmamalı: Her yıl 48 milyon Amerikalı gıda zehirlenmesinden etkileniyor ve 3 bin kişi gıda zehirlenmesinden ölüyor. Ölümlerin çoğu kümeste yaşatılan hayvanları yemekten ve süt ürünleri tüketmekten kaynaklanıyor.<sup>2</sup></p>



<p>Ek olarak, insan dışı hayvanları yemek bu kadar doğal olsaydı, neden et yiyenler kalp hastalığına, obeziteye, tip 2 diyabete ve bazı kanserlere veganlardan çok daha sık yakalanıyorlar diye kendimize sormalıyız.<sup>3</sup></p>



<p>Son olarak, bir şeyin doğal veya hukuki olarak tanımlanmasının, o şeyin etik olduğu anlamına gelmediğini de her daim aklımızın bir köşesinde bulundurmalıyız.  </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/HenEggLaying_Taiwan_JMcArthur_20190122-1517-1920px.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://weanimalsmedia.org/2020/07/28/eggs-the-unseen-story/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="We Animals Media (yeni sekmede açılır)">We Animals Media</a></figcaption></figure>



<p>[1] <a href="https://blogs.scientificamerican.com/guest-blog/human-ancestors-were-nearly-all-vegetarians/">https://blogs.scientificamerican.com/guest-blog/human-ancestors-were-nearly-all-vegetarians/</a></p>



<p>[2] <a href="https://emedicine.medscape.com/article/175569-overview#a7">https://emedicine.medscape.com/article/175569-overview#a7</a></p>



<p>[3] Journal of the Academy of Nutrition and Dietetics, ‘Position of the American Academy of Nutrition and Dietetics: Vegetarian Diets’, 2016 [<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27886704">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27886704</a>]</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://www.milliondollarvegan.com/fake-news/its-natural-to-eat-meat/">Million Dollar Vegan</a></p>



<p><strong>Kapak fotoğrafı:</strong> <a rel="noreferrer noopener" aria-label="Pixabay (yeni sekmede açılır)" href="https://pixabay.com/tr/photos/l%C3%B6we-bayram-yemek-a%C3%A7-a%C3%A7l%C4%B1k-g%C4%B1da-4706410/" target="_blank">Pixabay</a></p>



<p><strong>Çeviri ve düzenleme:</strong> Elifnur Polat, Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi, TVD gönüllüsü  </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/30/vegan-yasama-dair-mitler-et-yemek-dogaldir/">Vegan Yaşama Dair Mitler: “Et Yemek Doğaldır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/30/vegan-yasama-dair-mitler-et-yemek-dogaldir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>T.C. Sağlık Bakanlığı&#8217;na &#8211; Tüm peynir ürünleri için ürün ambalajı ve etiketlemesinde belirgin bir şekilde kanser uyarısı yapılması resmi talebimizdir.</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/27/t-c-saglik-bakanligina-tum-peynir-urunleri-icin-urun-ambalaji-ve-etiketlemesinde-belirgin-bir-sekilde-kanser-uyarisi-yapilmasi-resmi-talebimizdir/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/27/t-c-saglik-bakanligina-tum-peynir-urunleri-icin-urun-ambalaji-ve-etiketlemesinde-belirgin-bir-sekilde-kanser-uyarisi-yapilmasi-resmi-talebimizdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Oct 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri farkındalık ayı]]></category>
		<category><![CDATA[peynir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ürün etiketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/10/27/t-c-saglik-bakanligina-tum-peynir-urunleri-icin-urun-ambalaji-ve-etiketlemesinde-belirgin-bir-sekilde-kanser-uyarisi-yapilmasi-resmi-talebimizdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vegan Derneği (TVD), Türkiye Sağlık Bakanlığı'ndan peynir ürünlerinin üzerinde peynir ürünlerinin meme kanseri riskini arttırabilecek üreme hormonları içerdiğini belirten etiketler bulundurulmasını zorunlu hale getirmesini talep ediyor. Söz konusu spesifik etiket üzerinde şu ifade yer almalı: "Peynir meme kanserine bağlı ölüm riskini arttırabilen üreme hormonları içerir."</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/27/t-c-saglik-bakanligina-tum-peynir-urunleri-icin-urun-ambalaji-ve-etiketlemesinde-belirgin-bir-sekilde-kanser-uyarisi-yapilmasi-resmi-talebimizdir/">T.C. Sağlık Bakanlığı&#8217;na &#8211; Tüm peynir ürünleri için ürün ambalajı ve etiketlemesinde belirgin bir şekilde kanser uyarısı yapılması resmi talebimizdir.</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Araştırmanın arka planı</strong></p>



<p>“Meme
kanseri, Türkiye&#8217;de kadınlarda en sık görülen kanser türü ve kansere bağlı
ölümlerin önde gelen nedenidir.” (1) Türkiye&#8217;de tarama çalışmalarında son
zamanlarda kaydedilen ilerlemeye rağmen birçok hasta meme kanserine dair
farkındalık eksikliği nedeniyle ileri aşamalarda tanı almaktadır. İnsanlar çoğu
meme kanseri vakasının en başta önlenebileceğinin farkında değil.</p>



<p>Süt ürünleri ineklerden östrojen
izleri içerir ve süt peynirlere dönüştürüldükçe östrojenler daha konsantre
olur. Sadece izler olsalar da, insanlarda biyolojik olarak aktif görünmekte ve
meme kanseri ölüm oranını arttırmaktadırlar.</p>



<p>Ulusal Kanser Enstitüsü
tarafından finanse edilen 2017 yılına ait bir çalışmaya göre, peynir gibi
yüksek yağlı süt ürünleri meme kanseri için artan risk ile ilişkilidir. (2)
Araştırmacılar meme kanseri tanısı koyulan 1941 kadının diyetlerini inceledi ve
meme kanseri olmayan kadınların diyetleriyle karşılaştırdı. Sonuçlar Amerikan
peyniri, Cheddar peyniri ve krem peynirini en fazla tüketenlerin meme kanserine
yakalanma riskinde %53 oranında bir artış olduğunu göstermiştir. Süt
ürünlerindeki insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) ve diğer büyüme hormonları
gibi bileşenler kanser riskinin artmasının nedenleri arasında olabilir.</p>



<p>Menopoz-sonrası 766 kadında
hormon seviyelerini ölçen Avustralyalı araştırmacılar süt ürünlerini en fazla
tüketenlerin, az miktarda süt ürünleri tüketen veya süt ürünlerini hiç
tüketmeyen kadınlara kıyasla, kan dolaşımlarında yüzde 15 daha fazla estradiol
olduğunu buldular. (3)</p>



<p>Kan akışlarında daha yüksek
estradiol seviyesine sahip menopoz-sonrası kadınlarda düşük estradiol seviyeli
kadınlara kıyasla iki katından fazla kanser riski bulunmaktadır. (4)</p>



<p>Daha önce meme kanseri teşhisi koyulmuş
kadınlar arasında, yüksek yağlı süt ürünleri tüketimi artan ölüm riskiyle
ilişkilidir. Kanser Sonrası Yaşam Epidemiyolojisine ait bir çalışma daha önce
erken evre invaziv meme kanseri tanısı alan 1893 kadınla yapıldı. 11,8 yıl
medyanlı bir takipten sonra günlük olarak bir veya daha fazla porsiyon yüksek
yağlı süt ürünü (örneğin peynir, dondurma, tam yağlı süt) tüketenlerde, günlük
yarım porsiyondan daha az tüketenlere kıyasla, yüzde 49 daha yüksek bir meme
kanseri ölüm oranı olduğu görüldü. (5)</p>



<p>Women’s Health Initiative’deki yeni
veriler meyve, sebze ve tahılları vurgulayan düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı
bir diyetin uzun vadeli sağlık yararları ile sonuçlandığını gösteriyor. Diyet
değişikliği yapmamış kadınlarla karşılaştırıldığında, diyet müdahale grubu uzun
vadeli meme kanseri mortalite riski yüzde 15 daha düşük, kalp hastalığında
yüzde 30 azalma ve insülin gerektiren diyabet oluşma riski yüzde 13 daha düşük
şeklinde bir sonuçla karşılaşıldı. Bu sonuçların olası mekanizmaları arasında
lif alımının artması, meme kanseri ile ilişkili hormonların azalması ve LDL
kolesterol, kan basıncı, insülin ve glikoz seviyelerindeki iyileşmeler
sayılabilir. (6)</p>



<p>Sınırlı kanıtların genel olarak süt
ürünleri tüketiminin (ki spesifik olarak yüksek yağlı süt ürünleri değil) daha
düşük meme kanseri riski ile ilişkili olduğunu öne sürdüğü belirtilmelidir. (7)
Bunun muhtemel nedeni sağlık bilincine sahip bireylerin “sağlık gıdaları”
olarak başarılı bir şekilde tanıtılmaları nedeniyle yüksek miktarda süt ürünü
tüketme eğiliminde olmalarıdır. Yüksek yağlı süt ürünleri yağ, doymuş yağ ve
kanser riski ile bağlantılı östrojenik hormonlar bakımından düşük yağlı süt
ürünlerinden çok daha yüksek bir konsantrasyona sahiptir. Yüksek yağlı süt
ürünlerinin belirgin etkilerinden bazıları söz konusu ürünlerde bulunan kalıcı
organik kirleticiler ve doymuş yağ gibi diğer faktörlere atfedilebilse de üreme
hormonlarının varlığının (ama bu diğer maddelerin değil) kanserin ilerlemesine
neden olduğuna dair güçlü kanıtlar vardır.</p>



<p><strong>Türkiye&#8217;de Peynir Tüketimi</strong></p>



<p>2016 yılında çıkan bir habere göre,
Türkiye&#8217;de bir kişi yılda ortalama 16,5 kg peynir tüketmektedir. (8) Peynir
Türk diyetinde önemli bir rol oynamaktadır; öyle ki birçok kişi peynir olmadan
kahvaltı etmenin olanaksız olduğunu düşünür. Bununla birlikte, peynir ya da
başka herhangi bir süt ürününü tüketmeye biyolojik bir ihtiyaç yoktur. Daha
sağlıklı kalsiyum ve protein kaynakları arasında yapraklı yeşillikler ve
baklagil bulunur. Süt ürünlerinde doymuş yağ, kolesterol ve -peynir özelinde
ifade edersek- sodyum oranı yüksektir. Bu besinlerin tüketimi Türkiye&#8217;de kalp
hastalığı, kanser ve tip 2 diyabet gibi önde gelen ölüm nedenlerinin
kökenindedir. (9) </p>



<p><strong>Resmi Talep</strong></p>



<p>Türk halkının peynir tüketmenin
potansiyel ve kritik önemdeki riskleriyle söz konusu tüketimin sonucu olarak
ortaya çıkan uzun dönemli maliyetleri anlamalarını sağlamak için Türk hükumeti
aşağıda gösterilen etiketin tüm peynir ürünleri için ürün ambalajı ve
etiketlemesinde belirgin bir şekilde yerleştirilmesini sağlamalıdır:</p>



<p><em>Peynir meme kanserine bağlı ölüm riskini arttırabilen
üreme hormonları içerir.</em></p>



<ul class="wp-block-list"><li>1-
<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31312788">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31312788</a></li><li>2- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Usual+consumption+of+specific+dairy+foods+is+associated+with+breast+cancer+in+the+Roswell">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Usual+consumption+of+specific+dairy+foods+is+associated+with+breast+cancer+in+the+Roswell</a></li><li>3- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Consumption+of+animal+products%2C+their+nutrient+components+and+postmenopausal+circulating+steroid+hormone+concentrations">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Consumption+of+animal+products%2C+their+nutrient+components+and+postmenopausal+circulating+steroid+hormone+concentrations</a></li><li>4- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Endogenous+Hormones+and+Breast+Cancer+Collaborative+Group.+Endogenous+sex+hormones+and+breast+cancer+in+postmenopausal+women%3A+reanalysis+of+nine+prospective+studies">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Endogenous+Hormones+and+Breast+Cancer+Collaborative+Group.+Endogenous+sex+hormones+and+breast+cancer+in+postmenopausal+women%3A+reanalysis+of+nine+prospective+studies</a></li><li>5- <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23492346">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23492346</a></li><li>6-
<a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Low-fat+dietary+pattern+among+postmenopausal+women+influences+long-term+cancer%2C+cardiovascular+disease%2C+and+diabetes+outcomes">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Low-fat+dietary+pattern+among+postmenopausal+women+influences+long-term+cancer%2C+cardiovascular+disease%2C+and+diabetes+outcomes</a></li><li>7-
<a href="https://www.wcrf.org/dietandcancer">https://www.wcrf.org/dietandcancer</a></li><li>8-
<a href="https://www.narkozhaber.com/turkiye-peynir-tuketiminde-abyi-yakaladi.html">https://www.narkozhaber.com/turkiye-peynir-tuketiminde-abyi-yakaladi.html</a></li><li>9-
<a href="http://www.healthdata.org/turkey">http://www.healthdata.org/turkey</a></li></ul>



<p>Hazırlayan: Vegan Derneği (Halk Sağlığı Uzmanı ve TVD Diyetisyeni Didem Varol&#8217;un değerli katkılarıyla)</p>



<p><strong>Kaynaklar
Listesi</strong></p>



<p>Bu raporun
çoğu Sorumlu Tıp için Doktorlar Komitesi (PCRM) tarafından Amerika Birleşik
Devletleri Gıda ve İlaç İdaresi&#8217;ne verilen dilekçeden alınmıştır. PCRM,
12.000&#8217;den fazla doktor üyesini temsil eden kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.
Dilekçeleri Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı Kampanyalarının bir parçası olarak
3 Ekim 2019&#8217;da sunuldu.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Ozmen V, Ozmen T, and Dogru V. Breast Cancer in Turkey; An
Analysis of 20.000 Patients with Breast Cancer. European Journal of Breast Health, 2019 Jul 1;15(3):141-146. doi:
10.5152/ejbh.2019.4890. eCollection 2019 Jul. Abstract retrieved on Oct 10,
2019: <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31312788">htt HYPERLINK
&#8220;https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31312788&#8243;ps://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31312788</a></li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>4 McCann SE, Hays J, Baumgart CW, et al. Usual consumption
of specific dairy foods is associated with breast cancer in the Roswell Park
Cancer Institute Databank and BioRepository. <em>Curr Dev Nutr</em>. 2017;1:e000422. Abstract retrieved on Oct 10, 2019:</li></ul>



<p><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Usual+consumption+of+specific+dairy+foods+is+associated+with+breast+cancer+in+the+Roswell">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Usual+con
HYPERLINK &#8220;https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Usual+consumption+of+specific+dairy+foods+is+associated+with+breast+cancer+in+the+Roswell&#8221;sumption+of+specific+dairy+foods+is+associated+with+breast+cancer+in+the+Roswell</a></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Brinkman MT, Baglietto L, Krishnan K, et al. Consumption
of animal products, their nutrient components and postmenopausal circulating
steroid hormone concentrations. <em>Eur J
Clin Nutr. </em>2010;64:176-183. Abstract retrieved on Oct 10, 2019:</li></ul>



<p><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Consumption+of+animal+products%2C+their+nutrient+components+and+postmenopausal+circulating+steroid+hormone+concentrations">https://www
HYPERLINK
&#8220;https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Consumption+of+animal+products%2C+their+nutrient+components+and+postmenopausal+circulating+steroid+hormone+concentrations&#8221;.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Consumption+of+animal+products%2C+their+nutrient+components+and+postmenopausal+circulating+steroid+hormone+concentrations</a></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Endogenous Hormones and Breast Cancer Collaborative Group.
Endogenous sex hormones and breast cancer in postmenopausal women: reanalysis
of nine prospective studies. <em>J Natl
Cancer Inst. </em>2002;94:606-616. Abstract retrieved on Oct 10, 2019:</li></ul>



<p><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Endogenous+Hormones+and+Breast+Cancer+Collaborative+Group.+Endogenous+sex+hormones+and+breast+cancer+in+postmenopausal+women%3A+reanalysis+of+nine+prospective+studies">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=End
HYPERLINK
&#8220;https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Endogenous+Hormones+and+Breast+Cancer+Collaborative+Group.+Endogenous+sex+hormones+and+breast+cancer+in+postmenopausal+women%3A+reanalysis+of+nine+prospective+studies&#8221;ogenous+Hormones+and+Breast+Cancer+Collaborative+Group.+Endogenous+sex+hormones+and+breast+cancer+in+postmenopausal+women%3A+reanalysis+of+nine+prospective+studies</a></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kroenke CH, Kwan ML, Sweeney C, Castillo A, Caan BJ. High-
and low-fat dairy intake, recurrence, and mortality after breast cancer diagnosis.
<em>J Natl Cancer Inst. </em>2013;105:616-623.
8 Ronco AL, De Stéfani E, Dáttoli R. Abstract retrieved on Oct 10, 2019: </li></ul>



<p><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23492346">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/
HYPERLINK &#8220;https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23492346&#8243;pubmed/23492346</a></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Prentice RL, Aragaki AK, Howard BV, et al. Low-fat dietary
pattern among postmenopausal women influences long-term cancer, cardiovascular
disease, and diabetes outcomes. <em>J Nutr</em>.
2019;149:1565-1574. Abstract retrieved on Oct 10, 2019: <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Low-fat+dietary+pattern+among+postmenopausal+women+influences+long-term+cancer%2C+cardiovascular+disease%2C+and+diabetes+outcomes">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Low-fat+dietary+pattern+amon
HYPERLINK &#8220;https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=Low-fat+dietary+pattern+among+postmenopausal+women+influences+long-term+cancer%2C+cardiovascular+disease%2C+and+diabetes+outcomes&#8221;g+postmenopausal+women+influences+long-term+cancer%2C+cardiovascular+disease%2C+and+diabetes+outcomes</a></li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>World Cancer Research Fund/American Institute for Cancer
Research. <em>Diet, Nutrition, Physical
Activity and Cancer: a Global Perspective</em>. Continuous Update Project Expert
Report 2018. Available at <a href="https://www.wcrf.org/dietandcancer">https://www.wcrf.org/dietandcancer</a>. </li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Türkiye peynir tüketiminde AB’yi
yakaladı. From Narkozhaber.com Retrieved Oct 10, 2019:</li></ul>



<figure class="wp-block-embed-wordpress wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-narkoz-haber"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="WjAxoiBFQO"><a href="https://www.narkozhaber.com/turkiye-peynir-tuketiminde-abyi-yakaladi.html">Türkiye peynir tüketiminde AB’yi yakaladı</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Türkiye peynir tüketiminde AB’yi yakaladı&#8221; &#8212; Gaziantep Haber,Gaziantep haberler," src="https://www.narkozhaber.com/turkiye-peynir-tuketiminde-abyi-yakaladi.html/embed#?secret=WjAxoiBFQO" data-secret="WjAxoiBFQO" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<ul class="wp-block-list"><li>Turkey: Top 10 Causes of Death. Institute for Health
Metrics and Evaluation. Data accessed on Oct 10, 2019 <a href="http://www.healthdata.org/turkey">http://www.healthdata.org/turkey</a></li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Physicians Committee for Responsible Medicine petition for
warning labels on cheese. Retrieved Oct 10, 2019: <a href="https://p.widencdn.net/9unq1q/2019-10-03-Physicians-Committee-for-Responsible-Medicine-FDA-Petition-Breast-Cancer-and-Cheese-FINAL">https://p.widencdn.net/9unq1q/2019-10-03-Physicians-Committe
HYPERLINK
&#8220;https://p.widencdn.net/9unq1q/2019-10-03-Physicians-Committee-for-Responsible-Medicine-FDA-Petition-Breast-Cancer-and-Cheese-FINAL&#8221;e-for-Responsible-Medicine-FDA-Petition-Breast-Cancer-and-Cheese-FINAL</a></li></ul>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/27/t-c-saglik-bakanligina-tum-peynir-urunleri-icin-urun-ambalaji-ve-etiketlemesinde-belirgin-bir-sekilde-kanser-uyarisi-yapilmasi-resmi-talebimizdir/">T.C. Sağlık Bakanlığı&#8217;na &#8211; Tüm peynir ürünleri için ürün ambalajı ve etiketlemesinde belirgin bir şekilde kanser uyarısı yapılması resmi talebimizdir.</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/27/t-c-saglik-bakanligina-tum-peynir-urunleri-icin-urun-ambalaji-ve-etiketlemesinde-belirgin-bir-sekilde-kanser-uyarisi-yapilmasi-resmi-talebimizdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırmızı ve işlenmiş *et hakkında TVD basın açıklaması</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/03/kirmizi-ve-islenmis-et-hakkinda-tvd-basin-aciklamasi/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/03/kirmizi-ve-islenmis-et-hakkinda-tvd-basin-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bitki-bazlı]]></category>
		<category><![CDATA[CancerCausingClickbait]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[hayvansal gıda]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş et]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserojen]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/10/03/kirmizi-ve-islenmis-et-hakkinda-tvd-basin-aciklamasi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin kanserle ilişkisi üzerine bu hafta yayımlanan yazılarla yeniden gündeme gelen *et-kanser tartışmalarına halk sağlığı uzmanı ve diyetisyen Didem Varol TVD adına açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/03/kirmizi-ve-islenmis-et-hakkinda-tvd-basin-aciklamasi/">Kırmızı ve işlenmiş *et hakkında TVD basın açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>&#8220;Kırmızı ve işlenmiş et yemek güvenlidir&#8221;: Bilim mi, tıklama tuzağı mı?</strong></p>



<p>Bu hafta pek çok haber bülteni kırmızı ve işlenmiş et tüketimini destekleyen yeni “kılavuzlara” atıfta bulundu. Bu tutarsız beslenme tavsiyesine aldanmayın zira bahse konu yaklaşımlar mevcut bilimsel kanıtları yansıtmamaktadır. Ne yazık ki, bunun gibi sansasyonel başlıklar insanların beslenme bilimine duyduğu güveni zayıflatmaya hizmet ediyor.</p>



<p><strong>Tartışmanın kaynağı nedir?</strong></p>



<p><a href="https://annals.org/aim/latest">Annals of Internal Medicine</a> tamamı özel olarak finanse edilen altı bildiriden oluşan bir dizi yayımladı. Bu bildiriler -kanser ve diğer hastalıklarla bağlantılı olmasına rağmen- halkın mevcut kırmızı ve işlenmiş et tüketim seviyelerine devam etmesini tavsiye etmekte.</p>



<p><strong>Arka plan</strong></p>



<p>2015 yılında <a href="https://www.iarc.fr/wp-content/uploads/2018/07/pr240_E.pdf">Dünya Sağlık Örgütü</a> işlenmiş etleri (sosis, sucuk, pastırma, salam vs.) Sınıf 1 kanserojen olarak ilan etti. İşlenmiş etlerin kolorektal kansere neden olduğunu ve mide, pankreas ve meme kanseri gibi diğer kanser türleriyle güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu açıklamak için yeterli kanıt var. Kırmızı et Sınıf 2A kanserojen olarak sınıflandırılmıştır, yani insanlar için muhtemelen kanserojendir.</p>



<p><strong>Makalenin yazarları kim?</strong></p>



<p>Yazarlar <a href="http://nutrirecs.com/">NutriRECS</a> adlı özel olarak finanse edilen bir kuruluştandır. Fonlarının kaynağı web sitelerinde gösterilmez. “Hastaların ve topluluk üyelerinin değerlerine, tutumlarına ve tercihlerine dayanarak beslenme yönergeleri ürettiklerini” iddia ediyorlar. Her şeyden önce, halk sağlığı kılavuzlarının özel olarak finanse edilen gruplardan değil, yetkili bilimsel birimler ve hükumet birimlerinden gelmesi beklenir. İkincisi, beslenme kılavuzlarının tutumlara değil kanıtlara dayanması gerekir.</p>



<p><strong>Ne buldular?</strong></p>



<p>Araştırmacılar daha önceki çalışmaların meta analizlerini yaptılar ve bulgular aslında şu anda et tüketimi konusunda bilinenleri tekrarlamaktan öteye geçmiyor: Kırmızı ve işlenmiş etin düşük olduğu diyetler düşük ölüm ve hastalık riskiyle sonuçlanmaktadır.</p>



<p>Söz konusu çalışmalarda, aynı zamanda, insanların et yemeye yönelik tutumlarını değerlendiren makalelere bakıldı ve et tüketimiyle ilişkilendirilen sağlık yararlarına rağmen insanların kültürel alışkanlık veya gıda alışkanlıklarını değiştirmek istemeyecekleri şeklinde tahminlerde bulunuldu.</p>



<p><strong>Eleştirmenler ne diyor?</strong></p>



<p>Dünyaca ünlü birçok doktor ve sağlık kuruluşu bu makaleleri eleştiriyor. Örneğin, 500&#8217;den fazla sağlık uzmanı bulunan bir kuruluş olan <a href="https://www.truehealthinitiative.org/making_the_news/">True Health Initiative</a> dergiden makaleleri yayımlamamasını istedi. Makalelere karşı çıkan diğer kuruluşlar arasında Amerikan Kardiyoloji Koleji ve Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü bulunmaktadır.</p>



<p><strong>Yıllık makalelerde yanlış olan ne?</strong></p>



<p>Yazarlar kendi çalışmalarında kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin azaltılmasının sağlık yararları ile bağlantılı olduğunu tespit etmişler ancak konuyla ilgili tavsiyeleri bu bulgulara aykırı biçimlerde olmuş. Bu makalelerle ilgili dile getirilebilecek çok sayıda sorun var fakat en genel ifadelerle özetlersek şunları söyleyebiliriz:</p>



<p>Yazarlar kilit verileri dikkate almadılar, uygun olmayan analizler yaptılar (diyet müdahalelerinden ziyade ilaç deneylerine daha uygun olan analizler) ve halkın diyet alışkanlıklarını değiştirme istekliliği hakkında sağlamlığı kanıtlarla gösterilmiş olmayan kendi tahminlerini öne sürdüler.</p>



<p><strong>Sözün özü</strong></p>



<p>Beslenmenin kafa karıştırıcı olduğu şeklinde doktorların uzlaşamadığı bir nosyon vardır. Böyle bir belirsizlik insanların yetersiz beslenme tercihlerini yanlış bir biçimde (sözde) haklı çıkarmalarına neden olabilir. Kırmızı ve işlenmiş etin sağlık risklerini gösteren çok büyük kanıtlar var ve bu gerçeği açıkça dile getirmeliyiz.</p>



<p>Yukarıda değinilen en son makalelerden elde edilen veriler de aynı gerçeği ortaya koyuyor, ancak yazarlar söz konusu bulgulardan hareket etmeyen (bilimsel açıdan uygun olmayan) ve çelişkili sonuçlar çıkarmış. Bu, halk sağlığına hizmet etmek bakımından ciddi bir ihmalkarlık ve hatta oldukça zararlı bir yaklaşımdır. Burada aslında yeni bir konu yok: İnsan sağlığı ve gezegen için (ki bahsedilen çalışmalarda göz ardı edilmekte) en iyi diyet &#8220;bütün ve bitki-bazlı yiyecekleri vurgulayan&#8221; diyetlerdir.</p>



<p>Kamuoyunun bilgilerine sunarız.</p>



<p>TVD (Vegan Derneği) adına TVD diyetisyeni Didem Varol</p>



<p>*et: insanların tüketmesi için olan bir ürün anlamında değil hakkı ihlal edilen bir hayvanın bedeni anlamında</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/03/kirmizi-ve-islenmis-et-hakkinda-tvd-basin-aciklamasi/">Kırmızı ve işlenmiş *et hakkında TVD basın açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/10/03/kirmizi-ve-islenmis-et-hakkinda-tvd-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelenekten Geleceğe: Soya Mucizesi!</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2016/03/17/gelenekten-gelecege-soya-mucizesi/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2016/03/17/gelenekten-gelecege-soya-mucizesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2016 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizden]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[fitoöstrojen]]></category>
		<category><![CDATA[gdo]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[mucize]]></category>
		<category><![CDATA[soya]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2016/03/17/gelenekten-gelecege-soya-mucizesi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Harika Bitki, Kutsal Bitki, Tanrı Bitkisi, Üreyen Altın, Sarı Mücevher ve Doğu’nun Kemiksiz Eti gibi isimlerle yaşadığı coğrafyada özdeşleşmiş yerel bir bitki soya. Bilimsel çalışmalar son dönemde ağırlık kazansa da yaklaşık 5 bin yıllık tarihinde doğduğu topraklara şifa dağıttı. Bilimsel çalışmalara konu olması ve batının onu keşfi, doğu-batı arasında yapılan karşılaştırmalar ve tüketim alışkanlıklarının incelenmesi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2016/03/17/gelenekten-gelecege-soya-mucizesi/">Gelenekten Geleceğe: Soya Mucizesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Harika Bitki, Kutsal Bitki, Tanrı Bitkisi, Üreyen Altın, Sarı Mücevher ve Doğu’nun Kemiksiz Eti gibi isimlerle yaşadığı coğrafyada özdeşleşmiş yerel bir bitki soya. Bilimsel çalışmalar son dönemde ağırlık kazansa da yaklaşık 5 bin yıllık tarihinde doğduğu topraklara şifa dağıttı. Bilimsel çalışmalara konu olması ve batının onu keşfi, doğu-batı arasında yapılan karşılaştırmalar ve tüketim alışkanlıklarının incelenmesi sayesinde olmuş.<br />
Anavatanı olan Çin Mançurya’da doğmuş ve nesilden nesile çoğalmış, yayılmış. Şimdi Amerika kıtası başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde yaygın olarak tarımı yapılıyor.<br />
GDO deyince akla ilk olarak soya gelir, ancak bu temelde yanlıştır. 19.yy.da ABD’nin soya ile tanışması neticesinde büyük ilgi gören bu bitki, 1998 yılı sonrası minimum çabayla maksimum verim anlayışının hedefi olarak GDO ile de tanışmış. Bu noktada öncelikle GDO kavramını açmakta fayda var: Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO), bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak, bu özellikleri taşımayan başka bir canlıya aktarılması sonucunda üretilen yeni canlıya deniyor. Bu sayede bitkinin, ekolojik ve fiziki koşullara, haşerelere, çeşitli zararlılara ve herbisit ve peptisit gibi zirai ilaçlara (bir çeşit zehir) dayanıklılığı artırılıyor. Tarım zararlılarına karşı yüksek direnç gösteren bu modifiye tarım ürünü için de, böylelikle daha az tarım ilacı kullanılabiliyor. Ya da ürün tarım ilaçlarından da etkilenmiyor. Buna örnek, dünyanın en büyük GDO teknolojisi şirketi sayılan Monsanto&#8217;nun ürettiği Roundup adlı herbisite karşı yine kendisinin geliştirdiği dirençli soya fasulyesi gösterilebilir. GDO, yani genetiği değiştirilmiş organizmaların insan tüketimi için güvenliği tartışmalı bir konudur; -ki birçok Avrupa ülkesinde de GDO yasaklanmıştır. GDO&#8217;ların sağlığa etkileri üzerinde uzun vadeli çalışmalar ve kesin veri olmamasına rağmen, GDO kullanılan ürünler gıda arzında belirleyici rol oynuyor.<br />
Günümüzde GDO’lu tarım ürünlerinin üretimi oldukça geniş bir tabanda yapılıyor olmasına karşın bu ürünler genellikle hayvan besiciliği için kullanılmaktadır. Bunun sebebi, düşük maliyetle yüksek besleyicilik özelliği olan ürün temini ve bu sayede hayvan besiciliğinin ucuzluyor olması. GDO’lu ürünlerin hayvanlar üzerindeki etkileri ise, kısacık ömrünü GDOlu yem tüketerek geçiren hayvanın, normal standartta yaşam süresini tamamlayamaması sebebiyle henüz tespit edilebilmiş bile değil.<br />
Soyanın en büyük üreticilerinden olan ABD’de bugün üretilen soyanın %90’ı genetiği ile oynanmış ürünlerdir. Ancak %10’u bu metottan uzak üretiliyor ve insan tüketimine uygun olarak derecelendiriliyor. Amerika Birleşik Devletleri, mısır üretimindeki küresel rolüne benzer şekilde, her yıl ekilen 77 milyon dönüm üzerinde alanla, dünyanın en büyük soya fasulyesi üreticisidir.<br />
Peki, sofralarımıza gelen GDO’suz yüzdelik dilim için ne söyleyebiliriz?<br />
Soya, oldukça yoğun bir gıda olarak, saygın diyetisyenler ve klinik beslenme uzmanları tarafından mükemmel bir protein kaynağı olarak kabul edilmiştir. Soya fasulyesi temel amino asitler ve mikro-besleyicilerin (vitamin ve mineraller) etkileyici bir karmasını ihtiva etmektedir. İçeriğindeki mikro besleyiciler: kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, B1, B2, B3, B5, B6, B9, C ve çinko gibi değerli vitamin ve minerallerdir. Ayrıca lif ve omega-3 ve 6 yağ asitleri de mevcuttur. 100 gr soya fasülyesi 8 gr lif, yani günlük ihtiyacımız olan lifin ortalama %32’sini içerir. Yanı sıra kolesterol değeri de sıfırdır. Kuru ağırlığının yaklaşık % 38’i protein, % 18’i de yağ değeri taşır.<br />
Soya fasulyesi, insan yaşamı için çok önemli olan –vücudun üretemediği ve dışarıdan takviye edilmesi gereken- sekiz esansiyel amino asidin tamamını yapısında bulunduran, yani “tam protein” kaynağı ender bitkilerden biridir. Çoklu doymamış yağ içeren yapısı ve yaklaşık % 40 protein içeriği ile doymuş yağ bakımından zengin hayvansal proteinlere mükemmel bir alternatiftir. Bu özelliği ile de hayvansal ürünlerden uzak duran vegan/vejetaryenler için olduğu kadar, sağlıklı beslenmek isteyen tüm bireyler için de tercih edilebilir bir besindir.<br />
Asyalı insanların uzun yaşamının sırları, meme kanseri, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları gibi hastalıklara karşı daha az risk taşımaları ve özellikle hormonel döngülerde batı tarzı diyete göre daha az sıkıntı yaşıyor olmaları nedeniyle yapılan çalışmalarda, beslenmelerinde 4.ve 5.yüzyıldan gelen soya tüketim alışkanlıklarının önemli yer tuttuğu görülmüş. Elbette ki hemen aklınızdan geçen “genetik faktörler” de burada göz ardı edilmemiş ve yapılan çalışmalarda aynı Asya insanının batı tarzı bir diyete geçtiğinde sağlık değerlerinin bir anda yerle bir olduğu görülerek, bu şartların büyük ölçüde beslenme biçimiyle değişkenlik gösterdiği kabul edilmiş. Ve soyanın bu çalışmalar neticesinde de mucizevi etkisi rapor edilmiş.<br />
Son yıllarda soya pazarının büyümesiyle birlikte bir takım tartışmalar da hız kazandı; Soya faydalı mı yoksa zararlı mı?<br />
Bu derece mucizevi bir bitkiyle ilgili böylesi bir soru nereden aklımıza geldi?<br />
Soyanın da içeriğinde bulunan İzoflavonlar denilen bir grup zengin fitokimyasalların, &#8220;kötü kolesterol” LDL ve total kolesterolü düşürmeye, bazı kanser türlerini (örneğin meme, prostat ve kolon kanseri gibi) engellemeye ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olduğu bilinmektedir. Hatta bazı kadınlar için osteoporoz ile ilgili kalça kırıkları riskini azaltmak ve güçlü kemikler inşa etmek için bu bileşenler hala kullanılıyor. Asya ırkı halklarda, özellikle Japonlar’da meme, rahim, kalın bağırsak ve yumurtalık kanserlerinin az görülmesinin nedeni olarak fitoöstrojenlerin fazla miktarlarda tüketilmesi (soya gibi) gösterilmektedir. Menopoz dönemindeki Japon kadınlarda sıcak basması, terleme ve çeşitli ağrılar batılı kadınlara göre daha azdır.<br />
Peki o zaman sorun nerede?<br />
Kanseri önleme etkisi belki de soya fasulyesi konusundaki sağlık araştırmalarının en tartışmalı alanıdır. Tartışmanın fitilini ateşleyen aslında soyada bulunan ve yukarıda açıkladığımız etkileri sıralanan fitoöstrojen. Fitoöstrojenler, kimyasal yapılarına ve bulundukları dokulardaki östrojen alıcı tiplerine bağlı olarak hem östrojen benzeri, hem de östrojen etkisinin tersi etki gösterme özelliğine sahiptirler. Ve insan vücudundaki östrojene benzer biçimde, özellikle hormonal kanserlerde (örneğin meme kanseri) kanserli hücreyi tetikleyebileceği yönünde görüşler bulunuyor. Ve tabi beraberinde, yine aynı sebepten ötürü tam tersine kanseri baskılayacağı, kanserli hücreleri küçülteceği ve durdurabileceği de. Bilim dünyasının bu maddeye ilgisi; fitoöstrojen yönünden zengin besinleri tüketen toplumların, menopoz sonrasındaki dönemde, karşılaştıkları sağlık sorunları sıklığının az oluşunun gözlenmesiyle doğmuş. Batılı kadınların menopoz sonrasında oluşan yüksek orandaki sağlık sorunlarına karşılık, özellikle Uzakdoğulu kadınların, bu sorunları daha nadir olarak yaşamaları; fitoöstrojenler üzerine olan ilgiyi ve merakı artırmış. Endişeler şu ana kadar netlik kazanmamış, ancak bu konunun sadece soyaya ya da fitoöstrojene özgü değil, genel olarak insan vücudunda da bulunan östrojen hormonuyla ilgili bir konu olduğunu belirtmekte fayda var. Araştırmalar sürmektedir.<br />
Peki bu endişelere karşıt görüş yok mu derseniz? Elbette var, bir kısım bilim insanı da şunu savunuyor:<br />
Östrojen doğal hücrelerin çoğalmasını teşvik eder ve genellikle hücreleri olduğundan daha fazla çoğalmaya teşvik ederek bazı kanser risklerini artırabilir. Ancak, fitoöstrojen gerçek bir östrojen değildir.<br />
Fitoöstrojenler (yani bitkisel östrojenler)özellikle hormona bağımlı olan kanserlerin kontrolünde ve önlenmesinde önemli rol oynar. Meme kanseri, rahim kanseri, testis ve prostat kanseri gibi östrojen ilişkili kanserler, fitoöstrojen alımının yüksek olduğu ülkelerde daha düşük orandadır. Örneğin, vejetaryenlerde ve Akdeniz havzasında yaşayanlarda meme kanseri oranı düşük, idrarla fitoöstrojen atımı yüksektir. Soya tüketiminin yüksek olduğu Hong Kong ve Singapur’da da, meme kanseri oranı düşüktür.<br />
Doğal östrojen içeren bitkiler, kadınlara özgü menopoz dönemi, premenopoz dönemi ve beraberinde getirdiği sorunları da (psikolojik ve ruhsal sorunlar) hafifletmek üzere bugün tıp dünyasının da yararlandığı alternatifler arasında.<br />
Beraberinde Soya proteinlerinden antikanserojenik özelliği fazla olan lunasin üzerinde yapılan çalışmalar oldukça yenidir. Söz konusu peptit; normal hücrelerin kanser hücresine dönüşümünü engelleyici bir etki göstermektedir.<br />
Bu noktada uzmanlara sordular: Peki biz şimdi ne yapmalıyız? Sağlıkla ilgili birçok faydası bulunan soyanın fazla abartılmamak kaydıyla tüketebileceği belirtiliyor. Ancak özellikle vücudunda hormonel kanser/tümör olan/olasılık bulunan bireylerin yine de bir hekim tavsiyesi alması gerektiğini söylemekte de fayda var.<br />
Soyanın hormonel etkilerinden biraz daha ileriye baktığımızda kayda değer farklı başka olumlu etkilerinin de olduğu görülüyor.<br />
Araştırmalar, soyanın kardiyovasküler yani kalp damar sistemi üzerinde de olumlu sonuçları olduğunu gösteriyor. Kentucky Üniversitesi araştırmacıları, son zamanlarda soya proteini ve koroner kalp hastalığı riskini kapsayan daha önce yayınlanmış 43 çalışmanın sonuçlarını analiz etti. Ve sonuç olarak, günde yaklaşık 30 gr soya proteini tüketmenin kardiyovasküler sağlık riskini azalttığını ortaya koydu. Soyanın LDL kolesterolün düşürülmesine olan etkisi, azalan bu riskin en önemli sebebi olarak görülüyor.<br />
Soya proteininin içerdiği özgün peptitler, kan basıncının düzenlenmesi, kan şekeri seviyelerinin kontrol altına alınması ve bağışıklık sisteminin gelişmesinde önemli rol oynuyor.<br />
Piyasada adını sıkça duyduğumuz soyanın çok farklı formları var. Bunlar nedir ve nasıl yapılır konusunu merak ediyorsanız, işte size soyanın tüketim formları:<br />
Taze Soya Fasulyesi: Anavatanında soyanın taze türü, Edamme olarak bilinir. Diğer taze sebze, fasulye ve baklagiller gibi pişirilir ve onlar gibi, soya fasulyesi de kısa bir buzdolabı ömrüne sahiptir.<br />
! Soya fasulyesinin bozulmaya başladığını morarma ve kararma gibi renk ve doku değişikliklerinden anlayabilirsiniz. Ayrıca üzeri tüylü bir tabaka ile kaplanabilir. Süresi geçmiş soya fasulyesi hafif gıda zehirlenmelerine yol açabilir, zaman aşımına uğramış olduğunu düşündüğünüz soya ürünlerini asla tüketmeyin.<br />
Soya Yağı: Soya mahsulünün en büyük kısmı hayvancılıkta yem olarak kullanılır. İnsan beslenmesine ayrılan soya üretiminin büyük bir kısmı ise yağ sanayinde kullanılırken, diğer bir kısmı yemeklik olarak işlenir. Soya fasulyesinden elde edilen yağ, margarin ve sıvı yağ haline getirilir.<br />
Soya Lesitini: Ticari ve endüstriyel uygulamalarda kullanılan yoğunlaştırıcı, karıştırıcı, yalıtıcı doğal bileşendir. İçerisine girdiği içeriğin, katı ve sıvı uyumunu sağlar. Örneğin, çikolatada kakao ve kakao yağının dengeli karışması için soya lesitini kullanılır. Soya lesitini, ayrıca, ilaç sanayinde, koruyucu kaplama olarak kullanılır. Bebek mamalarından krem peynire, gofretten ekmeğe, sakızdan margarine pek çok ürünün içeriğinde E 322 katkı maddesi, yani soya lesitini bulunur.<br />
Soya Unu: Öğütülmüş soya unu ve irmik, hamur nemlendirme ve ağartma işleminde yardımcı madde olarak ticari endüstride kullanılır. Fırın ürünlerinde mükemmel nem tutma özelliğine sahip olması nedeniyle bayatlamayı geciktirir.<br />
Soya Sütü: Soya fasulyesinden üretilen protein ve demir açısından oldukça zengin bitkisel süt sıvısıdır. Soya fasulyesinin parçalanarak suyunun (sütünün) çıkarılması ile elde edilir. Kremsi beyaz görüntüsüyle inek sütüne benzer ama aslında hayvansal muadillerinden oldukça farklıdır. Kolesterol içermez, düşük yağ ve düşük sodyumludur. Hayvansal süte alerjisi olanlar için iyi bir alternatiftir çünkü laktoz içermez. Peynir, yoğurt gibi çeşitli formlar elde etmekte kullanılır.<br />
! Diğer süt ürünleri gibi soya sütü de kısa bir buzdolabı ömrüne sahiptir. Açıldıktan sonra yaklaşık 10 güne kadar tazeliğini korur. Bir süre sonra bakteri üretmeye başlayarak gaz çıkışıyla birlikte kutu şişmeye başlayacaktır. Zaman aşımına uğramış soya sütü, ishal, bulantı ve kusma gibi gıda zehirlenmesi belirtilerine yol açabilir.<br />
Tofu/Tempe: Suda bekletilen soya fasulyelerinin bir blenderdan geçirilerek ardından süzülmesi sonrasında elde edilen posasız suyundan soya sütü elde edilmiş olur. Ardından bu süt kaynamaya alınır ve içerisine bir miktar limon sıkmak suretiyle fermente edilir. Elde edilen fermente karışım tofudur, değişik sertliklerde hazırlanarak peynir gibi tüketilir.<br />
Soya Eti/kıyması: Soya kıyması tekstüre edilmiş bitkisel protein olarak da adlandırılır. Soya fasulyesi yağı alındıktan sonra, yüksek basınç altında pişirilir ve yine basınçla tekstüre edilerek kurutulur. Genellikle % 50 soya proteini ve soya unundan yapılmış konsantre bir besindir. Suyla etkileşime girdiğinde 3 kat sıvı emer.<br />
! Et ürünlerine benzer görüntü veren soya ürünlerinde genellikle bağlayıcı olarak buğday seitanı kullanılır. Bu yapı, çeşitli vitamin ve minerallerle güçlendirilmiş olabilir. Bozulmaya başladığında ekşi bir koku ve uzayan bir doku oluşmaya başlar. Süresi dolmuş soya eti/kıymasının, içeriğindeki buğday seitanı nedeniyle diğer soya ürünlerine göre tehlikesi daha çok olabilir.<br />
Soya sosu: Yüzyıllarca besinleri bozulmadan saklama yöntemlerini araştıran insanlar, sonucunda tuzun, yiyecekleri hem koruduğu hem de tat verdiğini keşfeder. Soya sosu da böyle ortaya çıkar. Haşlanmış soya fasulyesinin bir miktar un ile karıştırılarak kurutulması ve tekrarlanan bu işlem sonucunda su ve tuz ile birleştirilerek suyunun süzülmesi ve fermentesi ile elde edilir.<br />
! İçeriğindeki yüksek derecede tuz nedeniyle, soya sosunun diğer soya ürünlerine göre nispeten daha uzun ömrü vardır. Şayet açılmadıysa, bozulması yıllarca sürebilir. Açılmış bir soya sosunun ömrü ise üç ay kadar olsa da, sonrasında da soya eti gibi ciddi tehlike oluşturmaz.<br />
Gıda dışında; Kozmetik, eczacılık, kaplama, plastik kauçuk, cam ve seramik işleme, petrol, tekstil ve deri endüstrileri olmak üzere sayısız sanayi dalında soya kullanılmaktadır. Soyadan elde edilmiş yakıt bile mevcuttur.<br />
Soya alerji yapar mı?<br />
Soya, önemli alerjenler olarak sınıflandırılan 8 gıdadan biridir ( (1) buğday, (2) inek sütü, (3) yumurta, (4) balık (5) kabuklu deniz canlıları (6) Kuruyemişler (kaju,badem, ceviz, antep fıstığı, fındık ve kestane dahil) (7) yer fıstığı; ve (8) soya).<br />
Soyayı tüketmeden önce, herhangi bir alerjik reaksiyon verip vermediğini test etmenizi tavsiye ederiz. Alerjinin belli başlı belirtileri egzama, ürtiker, deri döküntüsü, baş ağrısı, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı, hırıltılı solunum, sindirim bozuklukları, depresyon, hiperaktivite ve uykusuzluk olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>Peki hangi soya ürününü tüketmeliyiz?<br />
 Bunca yol kat ederek dünyayı dolaşmış soya, elbette ki birbirinden farklı iklim ve coğrafyalar gezmiş, farklı üretim tekniklerine maruz kalmış ve bazen orijinalinden uzaklaşmış. Anavatanı olan uzak doğuda yüzyıllardır tüketilen ve orijinal yapısını koruyan, genetiği ile oynanmamış soyayı tercih etmenizi öneririz. Ayrıca GDO, pestisitler ve çözücüler gibi tüm kaygıları “gerçek organik” soya ürünleri ile ortadan kaldırabilirsiniz.<br />
 İkinci olarak, Soyayı mümkün olduğunca işlenmemiş haliyle tüketmenizi tavsiye ederiz. İşlenmiş soya ürünlerinin ise (soya cips, soya sütü, soya bebek maması, soya kuruyemişi ve bazı tofu türleri gibi)ölçülü tüketimi tavsiye edilmektedir.<br />
 Fermente soya ürünlerinin kanser önleme alanında yapılmış araştırmalarda daha iyi bir sicili olduğu için (tempeh, fermente tofu ve miso gibi) fermente soya ürünlerini tercih etmeye çalışın. Çünkü araştırmalar, soyanın bilinen faydalarının Asya’daki tüketim alışkanlıklarına/geleneksel yaklaşıma paralel olduğunu gösteriyor. Mayalanmış soya ayrıca mükemmel bir K2 vitamini kaynağıdır.<br />
 Son olarak, eğer meme kanseri ya da prostat kanseri gibi hormona bağlı kanserler öykünüz varsa, öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurmanızı tavsiye ederiz.<br />
Bütün bunlara ilave olarak genel uyarı niteliğinde eklenmesi gereken bir husus daha var. Hayvancılık endüstrisinin sümen altı edilen birtakım gerçeklerini farklı yayınlarla gözlemleyebilen çalışmalarımız nedeniyle şunu söylemek gerekir ki, insan sağlığıyla ilgili algıladığımız tehditlerde, belki de kriz yönetiminin bir gereği olarak sadece işaret edilen konu üzerinde kopan fırtınalarla algımızı şartlandırıyor ve böylece manzaranın tamamını kaçırabiliyoruz.<br />
Yayınlanan kaynaklarda, soyanın olası yan etkilerinden bahsedilirken özellikle sakıncalı olabileceği öngörülen ve belirsizlik içeren GDO’lu soya konusunun, sadece direkt tüketime odaklı bir algıyla yönetildiğini fark etmek aslında çok da şaşırtıcı değil. Telaffuz edilen olası risklerin, üzerine konuşulan ürünün hem de GDO’lu bir şekilde %90’ını tüketmeye zorlanan hayvanlar açısından da sağlığa zararı olabileceği, beraberinde “Cross-Contamination” denen çapraz geçiş ya da vücuda dolaylı alma yoluyla insan sağlığı açısından da bir tehdit oluşturabileceğinin -uzun vadeli yapılmış çalışmalar bulunmaması ve etkisi kesin olarak ispatlanmamış olmasına rağmen- maalesef üzerinde çok fazla durulmuyor. &#8211; Bu noktada GDO’lu tarım ürünlerinin hayvan yemi olarak kullanımının yasalarca da desteklendiğini, bildiğinizi tahmin ediyoruz. Tarıma GDO bulaştıran büyük endüstrilerin bu konuda daha fazla üzerine gidilmesi ve cevaplanmamış soruların yanıt bulması gerekiyor.<br />
Ünlü düşünür Konfüçyüs’ün dediği gibi: Derin olan kuyu değil, kısa olan ip!<br />
Gezegeni paylaşan tüm türler için özgür ve adil bir dünya dileğiyle,<br />
Sağlıklı günler!<br />
Ebru ARIMAN<br />
(Food Time Dergisi Mart-Nisan 2016 sayısında yayınlanmıştır.)</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2016/03/17/gelenekten-gelecege-soya-mucizesi/">Gelenekten Geleceğe: Soya Mucizesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2016/03/17/gelenekten-gelecege-soya-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
