<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kitap arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/kitap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/kitap/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Nov 2019 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.10</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>kitap arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/kitap/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Vegan devrimin son yıllarda itici gücü olan kadınlara dair</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/14/vegan-devrimin-son-yillarda-itici-gucu-olan-kadinlara-dair/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/14/vegan-devrimin-son-yillarda-itici-gucu-olan-kadinlara-dair/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ilham]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Legends of Change]]></category>
		<category><![CDATA[Rebecca Frith]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/11/14/vegan-devrimin-son-yillarda-itici-gucu-olan-kadinlara-dair/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rebecca Frith'in ABD'de yayımlanan yeni kitabı son yıllarda dünyayı değiştiren vegan kadınları anlatıyor.​﻿</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/14/vegan-devrimin-son-yillarda-itici-gucu-olan-kadinlara-dair/">Vegan devrimin son yıllarda itici gücü olan kadınlara dair</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İlk kez 24 Eylül 2019&#8217;da yayımlanan &#8220;Legends of Change: The unstoppable rise of veganism&#8221; (Değişimin Efsaneleri: Veganizmin Durdurulamaz Yükselişi) adlı kitap, veganizmin yükselişinde kadınların çeşitli, benzersiz ve çok güçlü etkileri olduğunu çarpıcı gerçek yaşam öyküleriyle ve ilginç kişisel ayrıntılara inerek göstermekle kalmıyor, vegan olmayanlarla veganlığı pozitif bir tarzda iletişmek gibi bir misyon da edinmiş görünüyor.</p>



<p>Doktorlardan beslenme uzmanlarına, Olimpiyat sporcularından kronik hastalıklarla mücadele eden kadınlara kadar, &#8220;Legends of Change&#8221; 85&#8217;ten fazla birinci elden anlatılan gerçek yaşam hikayesinin, veganlık sürecinde yardımcı olabilecek alışkanlıkların ve önerilerin bir derlemesi. Kitaptaki tüm bu paylaşım, bilgi ve öneriler direkt olarak ve sadece kadınlar tarafından sağlanmış.</p>



<p>Bitki bazlı beslenmeyle ilgili konular başta olmak üzere vegan yaşam tarzına geçişte neler yaşandığı birbirinden oldukça farklı hayatları olan kadınların çok kişisel detayları verilerek tam olarak yaşandığı haliyle yansıtılmaya çalışılmış ve böylece hem ilham verici hem de sürecin görünüşteki/olası &#8220;zorluklarına&#8221; ilişkin ortaklaşma ve dayanışma hissi veren ve pratik çözümler sunan bir derlemeye kavuşulmuş. Kitap bu yönüyle vegan olmak isteyip de bazı tereddütleri bulunan bireylere de hitap ediyor.<br></p>



<p>Rebecca Frith yukarıda bahsedilen yaşam öykülerini derleyici anlatımının yanı sıra veganlığın ve bitki bazlı yaşam tarzının insanlar, hayvanlar ve çevre üzerindeki olumlu etkilerini de küresel bir ölçekte ve kapsamlı bilimsel araştırmalardan yararlanarak ele almış.</p>



<p>Frith kitabının zamanlamasıyla ilgili sorulan bir soruyu yanıtlarken 2019&#8217;un veganlığın anaakımlaşma fırsatına önemli ölçüde yaklaştığı bir yıl olduğu ve pazar araştırmacılarının vegan olma eğilimlerindeki bu ciddi yükselişe etki eden üç ana faktör belirlediğinden bahsediyor: Hayvan hakları duyarlılığı, çevresel kaygılar ve kişisel sağlık amaçları.</p>



<p>Değişimin efsanelerine -en iyi örnek iddiasıyla değilse de- birkaç hakiki örnek olarak seçilen söz konusu kadınların vegan değişim kapasite ve yolculukları ile çevrelerine bu anlamda nasıl nüfuz edebildikleri en çok bu üç (hayvanlar, çevre, sağlık) kilit motivasyon üzerinden anlatılmakta.</p>



<p>Şefkatli bir yaşam tarzının kendine has güzellikleriyle birlikte veganlık sayesinde çeşitli hastalıklardan şaşırtıcı derecede harika iyileşme durumları ve/veya bu hastalıklardan kalan olumsuz etkilerin bütünüyle silinmesi, hayatta kalma hikayeleri, atletik performanslarda kritik artışlar, epik dönüşümler, değişen yaşamlar, kurtarılan hayvanlar vb. etkileyici yaşanmışlıklar kitabın genel akışını oluşturuyor.</p>



<p>Kitapta işlenen diğer konulardan birkaçı şunlar: Beslenme üzerine yapılan &#8220;bilimsel&#8221;/market araştırmaları nasıl manipüle edilmekte; önde gelen bitki bazlı beslenme uzmanları ve doktorlar optimal sağlık ve uzun yaşam için ne yiyor; Olimpiyatlar yarışan vegan atletler kendi maksimum performanslarını yakalayabilmek için nasıl beslenmekte; çeşitli vegan olmayan gıda bağımlılıkları olan kişilerin değişimi başarmak için neler yapabileceği; veganlığa geçerken gündelik yaşamda kolayca uygulanabilecek küçük ama etkisi büyük şeyler/numaralar; bitki bazlı beslenerek sağlıklı kilo vermek; çiğ bitki bazlı diyetlerle binlerce kadının kanser hastalıklarının nasıl tedavi edildiği; vegan fitness modellerinin önerileri; diyabet, kötü kolesterol ve yüksek tansiyon hastalıklarını bitki bazlı beslenmeyle tersine çevirmiş sayısız kişinin deneyimleri; veganlıkla gelen kişisel büyüme ve başarılar; vegan ürünlerin insan cildinde yarattığı pozitif değişimler; bitkisel beslenmeyle yakalanan daha iyi uyku, zihinsel odaklanmada gelişme ve sindirim sisteminde iyileşmeler&#8230;</p>



<p>Son olarak belirtilmesi gereken bir nokta da yazarın vegan etik üzerinden vegan olmayanları yargılamaktan kaçınmış olması. Frith vegan kültürü, yaşam tarzı ve topluluğunu vegan olmayanlara açmayı ve kutuplaştıran bir söylem yerine köprüler kurmayı sağlayan bir yaklaşıma sadık kalmış görünmekte. Buna paralel olarak, Frith veganlığın her zaman genişleyen bir kulüp havasında olması anlayışını kitabının merkezine koyduğunu ifade ediyor.<br></p>



<p>Kitap <a href="https://www.amazon.com/Legends-Change-unstoppable-rise-veganism/dp/0648672018">online sipariş</a> yoluyla ABD dışındaki ülkelere de ulaştırılabilmekte (430 sayfa uzunluğunda ve başka bir dile çevirisi henüz yayımlanmadı).</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/locmini.jpg" alt="" class="wp-image-4018" /></figure>



<p>Yararlanılan kaynaklar:<br>&#8216;Legends Of Change&#8217; &#8211; New Book Highlights Inspiring Vegan Women:<br>http://bit.ly/2p1FnKt<br>Legends of Change:<br>https://www.legendsofchange.com/?r_done=1<br></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/14/vegan-devrimin-son-yillarda-itici-gucu-olan-kadinlara-dair/">Vegan devrimin son yıllarda itici gücü olan kadınlara dair</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/14/vegan-devrimin-son-yillarda-itici-gucu-olan-kadinlara-dair/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefeci]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Lars Svendsen]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan-olmayan hayvanlar "açıklanacak şeyler" olmayıp kendi dünyaları ve yönelimleri kendi dünyalarımız ve yönelimlerimizden hareketle "anlaşılabilecek bireyler" ise bu yeni anlayış barış ideallerimizin gerçekleşmesinde kritik bir rol oynayabilir.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/">Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanların vegan olmamalarının ve böylece insan-olmayan hayvanları sömürmeleri ve öldürmelerinin altında yatan nedenlerin asıl kökleri hayvanları sevmemelerinde değil de &#8220;yüzeysel olarak veya yanlış anlamalarında&#8221; bulunuyor olabilir miydi?</p>



<p>Zira hayvanları veya birçok hayvanı seven biri aynı zamanda hayvan çiftlikleri ve başkaca endüstriyel ortamlardaki zulümlere, sömürüye ve şiddete gıda, giyim ve diğer satın alma vb. davranışlarıyla dolaylı olarak destek vererek veya direkt olarak bu süreçlerin içerisinde yer alarak hayvanlara en vahşi ve acımasız aşırılıklara varan ölçüde zarar verebiliyor.</p>



<p>İnsanların -başka insanlar dahil- sevdiklerine karşı da bu tür adaletsiz eylemler içerisine girebildiğini hepimiz tanık olduğumuz olaylardan ve kendi kişisel geçmişimizden (hatta direkt olarak böylesi davranışlarımızdan) biliriz.</p>



<p>Öte yandan, insanların sevmediği insanlara çok daha büyük zararlar verdiğini de biliyoruz. Sistematik ve uzun yıllar sürdürülmüş olması açısından hayvanlara yaptıklarımızla benzerlik kurulması uygun düşeceğine inandığım çok acı bir tarihsel gerçek olmasıyla 2. Dünya Savaşı’nda Yahudi soykırımını gerçekleştiren Nazi rejiminden insan bireylerin akıl ve dil sahibi sosyal bir hayvan olan insanın yapamayacağı düşünülegelmiş olan tüm zulümleri milyonlarca insana savaş süresince (yaklaşık 6 yıl boyunca) yapabilmiş olması buna örnek verilebilir.</p>



<p>Öyleyse, sevme ve sevmeme, insan olma ve olmamayla ilgili farklar cinayet/katliam, eziyet, sömürü ve her tür şiddet içeren davranışta önemli belirleyici etkilere sahipse de bunları bütünüyle açıklayan temeller başka bir yerlerde olsa gerek.</p>



<p>Birini -yeterince- doğru bir biçimde anlamadan sevmek o kişiye olan davranış ve yaklaşım tarzımızın etik bakımlardan uygun/doğru yönelim ve somutlaşmalara varmasını sağlayamayabilir.</p>



<p>Çünkü &#8220;yeterince doğru anla(ya)madığımız&#8221; bir kişinin neyi istemediğini, nelerden rahatsız olacağını vb. duygu durumlarını belirleyen faktörleri, ona ve amaçlarına zarar ve yarar sağlayan olanakları, nasıl bir geleceğin peşinde olduğunu, gündelik yaşama ait iletişim ve etkileşimlerdeki saygı vb. beklentilerinin detaylarını vesaire doğru bir biçimde bilmediğimiz ve onun bu tür düşünce ve kendine özgü anlamsal içeriklerden oluşan dünyasını anlayamadığımız için “niyetimiz bize göre iyiyken bile” ona haksız bir biçimde zarar verebiliriz.</p>



<p>Benzer biçimde, insan-olmayan hayvanlarla ilgili yasal statüko ve bireylerin yaşam tarzı tercihleri yüzünden yaşanmakta olan çarpıklık, adaletsizlik ve acılar apaçık ortada.</p>



<p>İnsanlar sadece daha güçlü bir tür oldukları, -özetle söylendiğinde- &#8220;güçleri yettiği için&#8221;, kendilerinden güçsüz olan türleri sömürmekte, öldürmekte ve sistematik olarak kendi çıkarları uğruna kullanırken onlara büyük acılar vererek, işkence ederek, köleleştirerek, özgürlüklerini ellerinden alarak yaşamlarını katlanılmaz bir hale getiriyor ya da direkt olarak öldürüyorlar.</p>



<p>Elimizdeki tek “gerekçe” ise &#8220;insani&#8221; ihtiyaçlarımız! Birilerinin daha fazla ekonomik kazanç elde etmesi gibi. Ya da birilerinin daha fazla keyif aldığı tüketim biçimlerini sürdürmesi&#8230; Birilerinin geleneklerini ve eğlence biçimlerini yaşamlarında diri tutmak istemesinin altındaki başkaca kazanımlar.</p>



<p>Halbuki, vegan alternatifleri bulunan tüm bu üretim, süreç ve tüketimlerin altında yatan söz konusu dar-çıkarcılık biçimleri aslında insanın ne yakın ne de uzun dönemli çıkarlarına rasyonel bir biçimde hizmet etmekte (ancak değinilen insan çıkarcılığı tarzlarının irrasyonel yanlarına ilişkin meseleler başka bir yazının konusu olmayı gerektiren bir boyut ve nitelikte olduğundan şimdilik bu bahsi burada bırakıyorum).</p>



<p>Hayvanları öldürme ve sömürme &#8220;gerekçemizin&#8221; temelsizliğini fiilen kapatan unsur ise sadece &#8220;daha güçlü olanın gücünü kullanması&#8221;. Zira hayvanların gücü insanlara karşı koymaya yetmiyor. Aynı şekilde, bu güç orantısızlığına karşı etik temellerde güçsüz olanı, yani hayvanları güçlü olandan (bizden) koruyacak nitelikte yasal düzenlemeler ve gelişmiş bir hukuk anlayışı da maalesef henüz hiçbir ülkede hakim değil.</p>



<p>Sonuç olarak, güçlünün düzeni ve güçlünün kanunları ile güçsüzün yaşadığı acılar, zulüm ve adaletsizlik hayvan hakları meselesinin kurucu gerçekliği olmayı sürdürüyor.</p>



<p>Aynı sorun insanlar arasında söz konusu olduğunda, başka bir deyişle, etik olanın değil güçlü olanın çeşitli adaletsizlikleri insanlar arası ilişkilerde denediği/yaptığı noktada -ister politika ister gündelik toplumsal yaşam bağlamında olsun- pek çok insan -çoğu kez örgütlenerek- gerekli adımları atma eğiliminde görünüyor.</p>



<p>Barışın koşulu olan adalet anlayışı ve durumu ve etik sorumluluklar gün geçtikçe (daha doğrusu, insanlar daha ileri bir bilinçlenme düzeyine ve uygarlık tarzlarına doğru kültürel bir evrim geçirerek toplumsal ilerlemeler geniş çaplı olarak somutlaştıkça) bireylerde ve örgütlenmelerinde daha öncelikli hale geldiğinden halihazırda güçlünün düzenine karşı etik mücadelelerde çok değerli ve umut verici kazanımlar sağlanmakta, özellikle kadın hakları ve daha genel olarak insan hakları bağlamında.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/LarsSvendsenTVD-645x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3587" width="161" height="256" /></figure></div>



<p>Peki neden halen hep birlikte küresel olarak insan-olmayan hayvanlara yönelik tavrımızı asgari bir etik seviye noktasına çekmekten bile çok uzaktayız? Acaba hayvanları da yeterince doğru bir biçimde anlamıyor olabilir miyiz? Hayvanları nasıl daha iyi anlayabiliriz? Ve hayvanları oldukları gibi anlayabildiğimizden nasıl yeterince emin olabiliriz?</p>



<p>Onları sadece “açıklanacak” ve dolayısıyla kendi çıkarlarımız uğruna gücümüz yettiğince kullanacağımız &#8220;şeyler&#8221; olarak görmekten kurtularak onları “anlaşılması&#8221; gereken &#8220;bireyler&#8221; olarak görme eğilimi ve farkındalığını nasıl kendimizde aktif hale getirebiliriz? Tüm bu soruların yanıtlarını tamamıyla bulmak için değilse bile bu sorulara dikkatle ve farklı perspektifler dolayımıyla eğilip kendi deneyimlerimizden hareketle enine boyuna düşünmeyi denememiz için size bir kitap önerim var:</p>



<p>“Hayvanları Anlamak” ilk kez 2018 yılında Norveç’te ve Türkçe çevirisi ise Ağustos 2019’da Redingot Kitap tarafından yayımlanan harika bir kitap. Kitabın yazarı bir felsefeci, Lars Svendsen (Norveç Bergen Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde profesör ). Lars Svendsen’ın anlatımı genel olarak akademik felsefeyle herhangi bir ilgisi olmayan okurların da kolayca anlayabileceği bir özelliğe sahip ve metinde kullandığı felsefe terimleri ve kuramlarını da yeterli ölçüde açarak kitabın okunabilirliğini mükemmel bir seviyeye getirmeyi başarmış.</p>



<p>&#8220;Hayvanları Anlamak&#8221;ta anlatılan konuların kısa bir özetini verrmek yerine, ki bunu başarıyla yapan tanıtım yazıları İnternette bulunabilir, kitapta çok sevdiğim iki pasajı seçip sizinle paylaşmayı tercih ettim. Böylece, esasen hayvan hakları ve veganlıkla ilintisi dolayısıyla okunası bir çalışma olup olmadığına dair kitabın içinden kendiniz görüp isabetli bir karar verme şansınız daha yüksek olur diye düşündüm. Şimdiden, keyifli okumalar dilerim:</p>



<p>“… bir hayvanın kederlenmek için ‘ölüm’ anlayışına sahip
olmaya ihtiyacı yoktur. Bağlandığı bir hayvanın fiziksel olarak gitmesi veya
soğuk, boş bir kabuk haline gelmesi yeterlidir. Yas bir <em>ilişkinin</em> kaybının
farkındalığından kaynaklanır ve bu “ölümü” anlama yeteneğine sahip olup
olmamanın pek önemi yoktur. Yasta, eziciymiş gibi görünebilecek kadar kuvvetli
bir kayıp söz konusudur.”</p>



<p>“Bu kitap … anneme adanmıştır. … Bana, hayvanın kendisini
takdim edebilmesi için beklemeyi ve kendimi dayatmamayı öğretti. Hayvanı <em>dinlemeyi</em>
ve özellikle de hayvanı <em>görmeyi</em> öğretti. Hayvana, davranışıyla kim
olduğunu bana anlatmasına müsaade etmemi öğretti. Hayvanlara karşı sakin bir
açıklık içinde olmayı ve bunu başarabilirsem yavaş yavaş onları anlamaya
başlayacağımı öğretti.”</p>



<p>Yazan: Barış Bayram (<a href="mailto:baris.bayram@tvd.org.tr">baris.bayram@tvd.org.tr</a>)
</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/">Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Kitap: Tabağındaki Yüz</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2015/10/14/yeni-kitap-tabagindaki-yuz/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2015/10/14/yeni-kitap-tabagindaki-yuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2015 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[vejetaryen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2015/10/14/yeni-kitap-tabagindaki-yuz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yediğimiz şeyler, bizi nasıl şekillendiriyor? Berberinde gezegenimizde nasıl bir ayak izi bırakıyoruz? Her şey sadece bir yemek süresi kadar kısa ve anlamsız mı? Peki ya tabağımızdaki canlılar? TABAĞINDAKİ YÜZ Gıda Hakkındaki Gerçekler &#8220;Jeffrey Moussaieff Masson, yediklerimizin sağlığımızı, ahlaki benliğimizi ve gezegenimizi nasıl etkilediğini gösterirken ağzımıza aldığımız her lokmanın arkasındaki kararların farkına varmamızı sağlayacak sorular soruyor: [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2015/10/14/yeni-kitap-tabagindaki-yuz/">Yeni Kitap: Tabağındaki Yüz</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yediğimiz şeyler, bizi nasıl şekillendiriyor? Berberinde gezegenimizde nasıl bir ayak izi bırakıyoruz? Her şey sadece bir yemek süresi kadar kısa ve anlamsız mı? Peki ya tabağımızdaki canlılar?</p>
<p><strong>TABAĞINDAKİ YÜZ</strong><br />
Gıda Hakkındaki Gerçekler<br />
&#8220;Jeffrey Moussaieff Masson, yediklerimizin sağlığımızı, ahlaki benliğimizi ve gezegenimizi nasıl etkilediğini gösterirken ağzımıza aldığımız her lokmanın arkasındaki kararların farkına varmamızı sağlayacak sorular soruyor: Hayvanları yemenin toprağımız, sularımız ve hatta küresel ısınma üzerindeki etkileri nelerdir? Çiftçilik yöntemlerinin hayvanlar ve insanları etkileyen sonuçları nelerdir?<br />
Aynı zamanda bir psikanalist olan Masson, inkârın bizi çatalımızın ucundaki hayvanı düşünmekten nasıl alıkoyduğunu gösterirken bir yandan da tabağımızdaki etin bir zamanlar duyguları olan bir canlı olduğunu ve tabağımıza gelmeden önce büyük eziyete maruz kaldığını hatırlatıyor ve beslenme şeklimizdeki ahlaki çelişkileri ortaya koyuyor.</p>
<p>Tabağındaki Yüz, yazarın yirmi yılı aşan entelektüel, psikolojik ve duygusal deneyimlerini gıda devriminin bu çok önemli kitabında bir araya getiriyor. Gıda seçimi konusunda bilinçli olmak isteyen herkes —veganlar, vejetaryenler ve et yiyenler— bu kitaptan çok şey öğrenecek.&#8221; (Tanıtım bülteninden)</p>
<p>“Sağlıklı ve etik beslenmenin rehberi olan bu kitap, üslubuyla çok cana yakın ve faydalı güncel bilgiyle dolu.”<br />
J. M. COETZEE</p>
<p>“Derin bir anlayış ve şefkatle dolu olan Tabağındaki Yüz, son yıllarda okuduğum en ilginç kitaplardan biri. Jeffrey Masson zeki olduğu kadar da bilge bir yazar. Bu, hayatınızı yaşama şeklinizi iyi yönde değiştirecek bir kitap.”</p>
<p>Yazar : Jeffrey Moussaieff Masson<br />
Kategori : Beslenme, Gıda, Vejetaryenlik<br />
Yayınevi: Paloma Yayınevi<br />
İngilizceden Çeviren: Zülal Kalkandelen<br />
Sayfa sayısı : 288<br />
Baskı : Ekim 2015</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2015/10/14/yeni-kitap-tabagindaki-yuz/">Yeni Kitap: Tabağındaki Yüz</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2015/10/14/yeni-kitap-tabagindaki-yuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
