<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sera gazı emisyonu arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/sera-gazi-emisyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/sera-gazi-emisyonu/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Mar 2026 11:36:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.10</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>sera gazı emisyonu arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/sera-gazi-emisyonu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü&#8217;nde güncel etik ve ekolojik sorunlar</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2026/03/03/dunya-yaban-hayati-gunu-sorunlar/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2026/03/03/dunya-yaban-hayati-gunu-sorunlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 04:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizden]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[#avcinayettir]]></category>
		<category><![CDATA[av cinayettir]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[cop31]]></category>
		<category><![CDATA[dkmp]]></category>
		<category><![CDATA[dünya yaban hayatı günü]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[milli parklar]]></category>
		<category><![CDATA[milli parklar kanun teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı emisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tarım ve orman bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaban hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[yaban hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=8127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü'nde, “koruma” ve “kamu yararı” söylemleri ile uygulamalar arasındaki çelişkileri, son dönemde artan yıkıcı ekoloji ve gıda politikaları bağlamında değerlendirerek, yaban hayatı ve ekosistemler için etik ve adil bir politika değişimi çağrımızı yineleyerek kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/03/03/dunya-yaban-hayati-gunu-sorunlar/">3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü&#8217;nde güncel etik ve ekolojik sorunlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Türkiye Vegan Derneği (TVD) olarak, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü&#8217;nde, Türkiye’de yaban hayvanlarının ve yaşam alanlarının çok yönlü bir politik ve ekonomik baskı altında olduğunu vurgulamak istiyoruz.</strong> <strong>“Koruma” ve “kamu yararı” söylemleri ile uygulamalar arasındaki çelişkileri, son dönemde artan yıkıcı ekoloji ve gıda politikaları bağlamında değerlendirerek, yaban hayatı ve ekosistemler için etik ve adil bir politika değişimi çağrımızı yineleyerek kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.</strong></p>



<p>İklim krizi ve biyoçeşitlilik kaybı nedeniyle koruma statülerinin güçlendirilmesi gereken kritik bir dönemde; milli parklar, kıyılar, nehirler ve orman alanları üzerinde artan kullanım ve yatırım baskısı, ekolojik bütünlüğü ve hayvanların yaşam hakkını doğrudan tehdit ediyor.</p>



<p>Yaban hayatı bugün yalnızca bireysel ihlallerle değil; yasa değişiklikleri, teşvik politikaları, “kalkınma” ve “kamu yararı” adı altında sürdürülen yıkıcı ekolojik müdahalelerle sistematik biçimde baskı altındadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Milli Parklar Kanun Teklifi</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Yaban hayatı ve yaşam alanları sermayenin tasarrufuna açılıyor</h3>



<p>AK Parti tarafından TBMM gündemine getirilen ve Genel Kurul’da oylanan Milli Parklar Kanun Teklifi, koruma rejimini yapısal olarak dönüştürme riski taşıyor.</p>



<p>Teklif:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Koruma alanlarında karar ve denetim yetkilerini Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) düzeyinde tekelleştirip merkezileştiriyor, <strong>bilimsel ve bağımsız denetim mekanizmalarını zayıflatıyor </strong>ve koruma-kullanma dengesini kullanım ve &#8220;sömürü&#8221; lehine genişletiyor.</li>



<li>Ayrıca korunan alanlarda 49 yıla kadar, uzatma imkânlarıyla 99 yıla varan tahsis ve kullanım modellerinin önünü açıyor.</li>
</ul>



<p>Bu tür bir düzenleme; milli parkları ve tabiat parklarını fiilen uzun vadeli yatırım alanlarına dönüştürecektir. Aynı zamanda doğanın özel şirketlere ve şahıslara on yıllar sürecek şekilde tahsis edilmesi; <strong>ekosistemlerin parçalanmasına, yaban hayvanlarının yaşam alanlarının daralmasına ve kamusal doğal varlıkların sermaye lehine devrine zemin hazırlayacaktır.</strong></p>



<p>Koruma, ekonomik faaliyeti sınırlayan istisnai bir tercih değil, devletin anayasal bir yükümlülüğüdür; ilgili tüm kamu kurumlarının başlıca görev ve sorumluluklarından biridir.  </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Koruma statüsü taşıyan alanların “kamu yararı”, “kalkınma” ve “sürdürülebilir kullanım” söylemleriyle yapılaşmaya ve yatırım projelerine açılması, koruma hukukunun tersine çevrilmesi anlamına gelir. Ekosistemler parçalandığında yalnızca bir alan kaybedilmez; su döngüsü, türler arası besin zinciri ve ekolojik ilişkiler geri dönülmez biçimde zarar görür.</p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Kıyılar ve orman alanları</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Statü değişiklikleriyle daralan habitatlar</h3>



<p>Birinci derece doğal sit alanlarının “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” kategorisine geçirilmesi gibi son dönemdeki güncel uygulamalar, kıyı ekosistemlerini doğrudan etkileyecektir. Bu statü değişiklikleri; deniz canlılarının ve deniz memelilerinin, kıyı kuşlarının ve diğer yaban hayvanlarının yaşam alanlarını daraltmakla kalmıyor, kıyıların kamusal ve ekolojik niteliğini de zayıflatıyor.</p>



<p>Benzer biçimde, orman alanlarının tek bir imzayla, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yakın zamanda yine orman vasfından çıkarılması uygulamaları da, <strong>habitat bütünlüğünü bozuyor ve yaban hayvanlarını parçalanmış, daralmış alanlara sıkıştırıyor. </strong></p>



<p>Yaşam alanlarının hukuki statüsünde yapılan her olumsuz değişiklik, hayvanların yaşam hakkını doğrudan etkileyen ve politik-ekonomik çıkar zincirindeki sorunlu bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yasal avcılık ve kaçak avcılık </h2>



<h3 class="wp-block-heading">Yaban hayatı metalaştırılıyor</h3>



<p>Yaban hayvanlarının yaşam hakkı; onları korumakla yükümlü DKMP ile Tarım ve Orman Bakanlığı gibi kamu kurumlarının yönetiminde sürdürülen <a href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/av-katliami/">yasal avcılık politikalarıyla</a> ihlal edilmeye devam ediyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Meclis Genel Kurulu gündemindeki Milli Parklar Kanun Teklifi ile kaçak avcılığa ilişkin yaptırımların zayıflatılması da caydırıcılığı azaltıyor, cezasızlığı artırıyor ve koruma anlayışını zedeliyor. Yasadışı avcılık, ilgili maddelerle adeta teşvik ediliyor.</p>
</blockquote>



<p>Yaban hayvanlarını sayısal veri, ekonomik değer ve av kaynağı olarak tanımlayan yaklaşım ve politikalar, onları özne olmaktan çıkarıyor. Eğlence, spor ya da turizm geliri gerekçesiyle <strong>öldürmeyi meşrulaştıran hiçbir politika, ekolojik denge ve doğa koruma iddiasıyla savunulamaz.</strong></p>



<p>“Kota”, “popülasyon yönetimi” ve “<a href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/av-turizmi/">av turizmi</a>” gibi kavramlarla öldürmenin teknik ve idari bir meseleye indirgenmesini kabul etmiyoruz. Çünkü 2020-2023 yılları arasında Türkiye&#8217;nin farklı illerindeki av turizmi ihalelerinin ve Merkez Av Komisyonu kararlarının iptali için <a href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/avcinayettir/">açtığımız ve neredeyse tamamını kazandığımız seri davalarda da</a> vurguladığımız gibi av cinayettir ve yasaklanmalıdır. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Hayvancılık teşvikleri</h2>



<h3 class="wp-block-heading">İklim, etik ve politika arasındaki çelişki</h3>



<p>Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan hayvancılık destek ve teşvik programları da <strong>iklim hedefleri ve ekolojik bütünlükle açık biçimde çelişiyor.</strong></p>



<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre <a href="https://tvd.org.tr/iklim-cevre/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">küresel sera gazı emisyonlarının</a> yaklaşık %14–15’i hayvancılık sektöründen kaynaklanıyor. Küresel metan emisyonlarının önemli bir bölümü <strong>insan tüketimi için yetiştirilen hayvanlardan ve gübre yönetiminden geliyor.</strong> Metan gazı ise, 20 yıllık zaman diliminde karbondioksite kıyasla yaklaşık 80 kat daha yüksek ısı tutma potansiyeline sahip.</p>



<p><strong>Hayvancılık ve hayvansal tüketime dayalı gıda politikaları;</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>ormansızlaşma,</li>



<li>yoğun su kullanımı,</li>



<li>mera açma ve yem üretimi için habitat tahribatı,</li>



<li>toprak ve su kirliliği gibi<strong> çok boyutlu ekolojik sonuçlar doğuruyor.</strong></li>
</ul>



<p><a href="https://tvd.org.tr/surdurulebilirlik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Yüksek emisyonlu ve geniş arazi kullanımına dayanan</a> bu gıda sisteminin dünyada ve Türkiye’de hükümetler eliyle teşvik edilmesi, <strong>bitki bazlı üretim ve beslenmeye dair farkındalık ve teşvik sağlanmaması, </strong>iklim politikalarıyla açık bir çelişki yaratıyor.</p>



<p>Bunun ötesinde, hayvanların sistematik sömürüsüne dayanan bir üretim modelinin kamu kaynaklarıyla desteklenmesi etik ve politik açıdan da sorunlu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1807" height="1196" src="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN.jpg" alt="" class="wp-image-8141" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN.jpg 1807w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-300x199.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-1024x678.jpg 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-768x508.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-1536x1017.jpg 1536w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-696x461.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-1068x707.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2026/03/Andrew-Skowron_HIDDEN-635x420.jpg 635w" sizes="(max-width: 1807px) 100vw, 1807px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Antalya COP31 süreci </h2>



<h3 class="wp-block-heading">Ekolojik tutarsızlık</h3>



<p>Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/2026_Birle%C5%9Fmi%C5%9F_Milletler_%C4%B0klim_De%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Fi_Konferans%C4%B1" target="_blank" rel="noreferrer noopener">COP31</a> süreci yaklaşırken, iklim diplomasisi ile iç politika uygulamaları arasında da tutarlılık bekliyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Korunan alanların yatırım baskısına açılması, orman statülerinin değiştirilmesi ve hayvancılık gibi yüksek emisyonlu sektörlerin teşvik edilmesi; iklim müzakerelerinde verilen mesajlarla örtüşmüyor.</p>
</blockquote>



<p><strong>İklim krizi yalnızca karbon hesabına indirgenemez.</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ormanların, nehirlerin, sulak alanların, kıyıların ve milli parkların bütüncül biçimde korunması zorunludur.</li>



<li>Yaban hayatı ve korunması <strong>&#8220;tür bazlı&#8221; değil, &#8220;habitat bütünlüğü&#8221; temelinde</strong> ele alınmalıdır. </li>



<li>Hayvanlar ekonomik kaynak değil, yaşam hakkına sahip bireyler olarak tanınmalıdır.</li>



<li>Koruma statülerini zayıflatan, yaşam alanlarını daraltan ve <strong>hayvanları metalaştıran politikalar terk edilmeli;</strong> ekolojik bütünlüğü, hayvanların yaşam hakkını ve anayasal çevre hakkını esas alan gerçek bir koruma yaklaşımı benimsenmelidir.</li>



<li>İklim krizinin en temel sebeplerinden biri olan hayvancılık ve hayvan tüketimi değil, <strong>etik bitki bazlı üretim ve tüketim gibi etik ve adil gıda sistemleri inşa edilip teşvik edilmelidir.</strong></li>
</ul>



<p><strong>3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü’nde çağrımız net:</strong></p>



<p>Hayvanları, yaşam alanlarını ve ekosistem bütünlüğünü yatırım ve sömürü politikalarına karşı koruyan; bireylerin ve toplumun anayasal çevre hakkını ve türler arası adaleti esas alan gerçek bir koruma rejimi derhal hayata geçirilmelidir.</p>



<p>&#8211;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-tvd-haberler wp-block-embed-tvd-haberler"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="185Cp0Fzub"><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/02/19/tbmm-izniyle-99-yilligina-talan-cevre-kanunu-degisikligi/">TBMM izniyle 99 yıllığına talan: Milli Parklar kanun teklifi ve Çevre Kanunu değişikliği</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;TBMM izniyle 99 yıllığına talan: Milli Parklar kanun teklifi ve Çevre Kanunu değişikliği&#8221; &#8212; TVD | Haberler" src="https://haberler.tvd.org.tr/2026/02/19/tbmm-izniyle-99-yilligina-talan-cevre-kanunu-degisikligi/embed/#?secret=RxQIhQvxRQ#?secret=185Cp0Fzub" data-secret="185Cp0Fzub" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2026/03/03/dunya-yaban-hayati-gunu-sorunlar/">3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü&#8217;nde güncel etik ve ekolojik sorunlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2026/03/03/dunya-yaban-hayati-gunu-sorunlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bitki bazlı beslenme ile gıda kaynaklı emisyonlar yüzde 61 oranında azaltılabilir</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2022/01/31/bitki-bazli-beslenme-ile-gida-kaynakli-emisyonlar-yuzde-61-oraninda-azaltilabilir/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2022/01/31/bitki-bazli-beslenme-ile-gida-kaynakli-emisyonlar-yuzde-61-oraninda-azaltilabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 11:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[bitki bazlı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çevre dostu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı emisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=5757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nature Food dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bir kez daha bitkisel beslenmenin çevreye olumlu katkısını ortaya koydu. </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/01/31/bitki-bazli-beslenme-ile-gida-kaynakli-emisyonlar-yuzde-61-oraninda-azaltilabilir/">Bitki bazlı beslenme ile gıda kaynaklı emisyonlar yüzde 61 oranında azaltılabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bilim insanları, gezegenin iyiliği için yüksek gelirli ülkelerde yaşayanları beslenme biçimlerini değiştirmeye ve bitki temelli beslenmeye geçmeye çağırıyor</strong></h3>



<p><em>Nature Food</em> dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bir kez daha bitkisel beslenmenin çevreye olumlu katkısını ortaya koydu. Araştırmacılar, yüksek gelirli ülkelerin &#8220;et&#8221; ve süt tüketimini azaltmaları* halinde tarımsal sera gazı emisyonlarını neredeyse üçte iki oranında azaltabileceklerini buldu.</p>



<p><a href="https://www.nature.com/articles/s43016-021-00431-5#:~:text=Our%20results%20show%20that%20such,emissions%20until%20natural%20vegetation%20matures." target="_blank" rel="noreferrer noopener">Çalışmada </a>Avustralya, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve ABD dahil olmak üzere 54 yüksek gelirli ülkeye odaklanıldı.</p>



<p>Araştırmacılar, EAT-Lancet Komisyonu&#8217;nun &#8220;gezegenin sağlığı&#8221; için tavsiye ettiği beslenme biçimini benimsemeleri durumunda bu ülkelerin karbon ayak izinin nasıl değişebileceğini inceledi. Bu yönergelere göre, örneğin tam tahıllar, meyveler, sebzeler, kabuklu yemişler, doymamış bitkisel yağlar ve baklagiller, bir bireyin kalorisinin çoğunu oluşturuyor. Hayvan ve hayvansalların tüketimi ise yok denecek kadar az.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sonuçlar</strong></h3>



<p>Çalışmanın yazarları, yüksek gelirli ülkelerin bitki temelli beslenme sistemini benimseyerek tarımsal emisyonlarını yüzde 61 oranında azaltabileceklerini buldu.</p>



<p>WWF&#8217;nin önde gelen küresel gıda bilimcisi Dr. Sonja Vermeulen, çalışmaya dahil olmadı, ancak bulgular hakkında Carbon Brief&#8217;e konuştu. Vermeulen, &#8220;Bunu bir perspektife oturtmak gerekirse, 2040 yılına kadar küresel olarak yüzde 100 sıfır emisyonlu otomobil ve araçlara geçiş konusunda COP26 bildirgesini imzalayan ve uygulayan tüm ülkelerle aynı olumlu etkiye sahip,&#8221; dedi.</p>



<p>Beslenme değişiklikleriyle birlikte değişecek olan sadece emisyonlar değil. Araştırmacılar hayvansallardan uzaklaşmanın, Avrupa Birliği&#8217;nin tamamından daha büyük bir arazi alanını &#8220;özgür&#8221; bırakabileceğini söyledi. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bu topraklar doğal haline dönecek şekilde dokunmadan bırakılırsa, yüzyılın sonuna kadar kabaca 100 milyar ton karbonu tutacak. Bu, 2010&#8217;dan itibaren 14 yıllık küresel tarımsal emisyonlara eşit bir rakam.</p></blockquote>



<p>&#8220;Gıda sistemi dönüşümü&#8221; teriminin çoğunlukla hafife alındığını belirten Vermeulen, bu dönüşümle birlikte yerel ekonomilerin, toprakların ve kültürlerin de toplu halde bir dönüşüme gireceğini vurguluyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sorumluluk almak</strong></h3>



<p>NYU Sanat ve Bilim Koleji&#8217;nde Çevre Çalışmaları Bölümü&#8217;nde yardımcı doçent olan Dr. Matthew Hayek, Carbon Brief&#8217;e verdiği röportajda, araştırmaya dahil olmasa da raporun sonuçlarını değerlendirdi. </p>



<p>Hayek, yüksek gelirli ülkelerde yaşayanların iklim kriziyle ​​mücadeleye yardımcı olma sorumluluğu olduğunu öne sürerek şunları söyledi: “Gelişmiş ülkelerdeki insanlar küresel ortalamadan çok daha yüksek oranda et ve süt ürünleri tüketiyor. Zengin ülkelerde gıda tüketiminden kaynaklanan emisyonların azaltılması kritik önem taşıyor. Bol gıda seçeneğine sahip tüketiciler için bu seçimler, iklim hedeflerimize katkıda bulunmada önemli bir rol oynuyor. Politikalarımız, sağlıklı ve sürdürülebilir gıda seçimlerini daha yaygın, kullanışlı ve ucuz hale getirerek bunu yansıtmalı. Daha varsıl bölgelerdeki halkın yarısının beslenmelerinden hayvansalları çıkardığını hayal edin. Çevresel sonuçlar ve halk sağlığı açısından son derece elverişli bir durumdan bahsediyoruz.&#8221;</p>



<p>Ayrıca bu tür değişiklikler domino etkisi yaratabilir: Düşük ve orta gelirli ülkelerin çevresel durumunu ve duruşunu iyileştirebilir. Örneğin çalışmaya göre, yüksek gelirli ülkeler &#8220;et&#8221; alımlarını azalttığı takdirde, Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerin bu kadar fazla gıda ihraç etmesine gerek kalmayacak. Bu da kendi emisyonlarını azaltmalarına ve karbonu tutmak için arazilerini başka bir amaca yönelik kullanmalarına yardımcı olacak. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İlk değil, son da olmayacak</strong></h3>



<p>Bu çalışma hayvan üretimi ve tüketiminin çevresel zararlarına yönelik ilk araştırma değil. </p>



<p>Eylül ayında <a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/16/yeni-arastirma-gida-endustrisi-emisyonlarinin-%60i-et-uretimi-kaynakli-bitkilerin-iki-kati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">yine Nature Food&#8217;da yayımlanan büyük bir araştırma</a>, küresel gıda kaynaklı emisyonların yüzde 57&#8217;sinden &#8220;et&#8221; üretiminin sorumlu olduğunu bulmuştu.</p>



<p>Hayvan üretimi ve tüketimi, aynı zamanda hava ve su kirliliğinin, ormansızlaşmanın ve okyanusta ölü bölgelerin yaygınlaşmasının en önemli sebeplerinden biri olarak görülüyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Artan dünya nüfusuyla birlikte hayvansalların üretim ve tüketimine devam edilmesi, mera ve tarla açıp hayvan yemi ekme amacıyla ormanların yok edilmesine neden oluyor. Öyle ki hayvancılık, Brezilya Yağmur Ormanları’ndaki ormansızlaşmanın %75’inden sorumlu.  </p></blockquote>



<p>Temmuz 2020’de yayımlanan Proveg International raporuna göre, mevcut tatlı su kaynaklarının %70’i ve yaşanabilir arazilerin %50’si yem yetiştirmek ve hayvan üretimi için kullanılırken, dünyadaki tarım alanlarının %80’inden fazlası da et, yumurta ve süt üretimi için kullanılıyor.</p>



<p>Oysa bitki temelli beslenme, “süt ve et ürünlerinin” üretilmesi için gereken alanın çok daha azına ihtiyaç duyuyor. Aynı zamanda oldukça az miktarda ekin ve su gerektiriyor. Bu durum veganlığı, doğa üzerindeki etkimizi ve insan baskısını azaltmak için en kolay ve etkili yollardan biri haline getiriyor. </p>



<p>Oxford Üniversitesi başta olmak üzere bilim insanlarının yaptığı çalışmalar da bu bulguları destekliyor: Haziran 2018’de #Oxford Üniversitesi bilim insanları tarafından #Science dergisinde yayımlanan ve bugüne kadar küresel gıda sistemleri hakkında yazılmış en kapsamlı makalelerden biri; hayvanların ve hayvansal çıktı ve içeriklerin yer almadığı (vegan) bir senaryoda, küresel tarım alanlarının kullanımının %75 oranında azaltılabileceğini ve halen dünyayı besleyecek miktarda ürün temin edilebileceğini ortaya koyuyor (Bu da ABD, Çin, Avustralya ve AB ülkelerinin toplam alanına eşit bir alana tekabül ediyor).</p>



<p>Ayrıntılı bilgi ve ilgili kaynaklar Neden Vegan başlığı altında <a href="https://tvd.org.tr/iklim-cevre/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">web sitemizde</a>. </p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://plantbasednews.org/news/environment/plant-based-food-related-emissions-study/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Plantbased News</a></p>



<p><strong>Kapak fotoğrafı: </strong><a href="https://www.indyturk.com/node/416231/ya%C5%9Fam/y%C3%BCz-binlerce-iklim-aktivisti-soka%C4%9Fa-d%C3%B6nd%C3%BC-t%C3%BCrkiye-ve-d%C3%BCnyada-8-k%C3%BCresel-i%CC%87klim" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Independent Türkçe</a></p>



<p>(*) Et ve ürün sözcükleri, haberde ve alıntılarda geçtiği gibi kullanılmıştır. Ancak hayvanların beden parçalarının ve salgılarının “ürün” ve “et” olarak tanımlanması, insan harici hayvanların mal statüsünü devam ettirmesi sebebiyle TVD olarak söylemlerimizin dışındadır. Hayvan ve hayvansalların tüketimi her şeyden önce etik bir sorundur.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2022/01/31/bitki-bazli-beslenme-ile-gida-kaynakli-emisyonlar-yuzde-61-oraninda-azaltilabilir/">Bitki bazlı beslenme ile gıda kaynaklı emisyonlar yüzde 61 oranında azaltılabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2022/01/31/bitki-bazli-beslenme-ile-gida-kaynakli-emisyonlar-yuzde-61-oraninda-azaltilabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni araştırma: Gıda endüstrisi emisyonlarının %60&#8217;ı &#8220;et&#8221; üretimi kaynaklı -bitkilerin iki katı</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/16/yeni-arastirma-gida-endustrisi-emisyonlarinin-%60i-et-uretimi-kaynakli-bitkilerin-iki-kati/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/16/yeni-arastirma-gida-endustrisi-emisyonlarinin-%60i-et-uretimi-kaynakli-bitkilerin-iki-kati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 05:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[IPCC]]></category>
		<category><![CDATA[metan]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı emisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/?p=4800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nature Food adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir araştırma, "et" üretiminin gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 60'ından sorumlu olduğunu doğruluyor. Bu rakam, bitki bazlı gıdaların sebep olduğu sera gazından iki kat fazla.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/16/yeni-arastirma-gida-endustrisi-emisyonlarinin-%60i-et-uretimi-kaynakli-bitkilerin-iki-kati/">Yeni araştırma: Gıda endüstrisi emisyonlarının %60&#8217;ı &#8220;et&#8221; üretimi kaynaklı -bitkilerin iki katı</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p id="tw-target-text"><strong><em>Nature Food</em> adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir araştırma, &#8220;et&#8221; üretiminin gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 60&#8217;ından sorumlu olduğunu doğruluyor. <strong>Bu rakam, bitki bazlı gıdaların sebep olduğu sera gazından iki kat fazla.</strong></strong></p>



<p>Nature Food adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir araştırmaya göre et üretimi, gıda endüstrisinden kaynaklanan sera gazı (GHG) emisyonlarının yüzde 57&#8217;sinden sorumlu. Bu miktar, sebzelerin beslenme amaçlı yetiştirilmesi ve işlenmesinden iki kat daha fazla. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Araştırma, gıda üretimi emisyonlarının büyük çoğunluğunun ineklerin, domuzların, tavukların ve diğer hayvanların gıda olarak kullanılmasından ve bu hayvanları beslemek için bitkilerin yetiştirilmesinden kaynaklandığını bir kez daha kanıtladı. Hayvanların ve hayvan yemi üretiminden kaynaklanan emisyonların dörtte birini tek başına sığır eti oluşturuyor. </p></blockquote>



<p>Gıda amaçlı sebze yetiştirme ve işleme tesisleri ise, emisyonların yalnızca yüzde 29&#8217;unu oluşturuyor ve geri kalanı, pamuk veya kauçuk gibi diğer arazi kullanımlarından geliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://weanimalsmedia.org/"><img decoding="async" width="1000" height="667" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/09/jo-anne-mcarthur_we-animals-media.jpg" alt="" class="wp-image-4807" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/09/jo-anne-mcarthur_we-animals-media.jpg 1000w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/09/jo-anne-mcarthur_we-animals-media-300x200.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/09/jo-anne-mcarthur_we-animals-media-768x512.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/09/jo-anne-mcarthur_we-animals-media-696x464.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2021/09/jo-anne-mcarthur_we-animals-media-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a><figcaption>Fotoğraf: Jo-Anne McArthur / We Animals Media</figcaption></figure>



<p>Araştırmacılar, tutarlı bir birleştirilmiş model-veri entegrasyon çerçevesi kullanarak bitki ve hayvan bazlı gıdaların üretim ve tüketiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını bir not baremiyle ölçtüler. 200&#8217;den fazla ülkeden alınan 171 mahsul ve 16 hayvansal ürün için tutarlı bir emisyon profili sağlayan veritabanı oluşturdular. </p>



<p>Çalışma, Güney Amerika&#8217;nın hayvan kaynaklı gıda emisyonlarında en büyük paya sahip bölge olduğunu, onu sırasıyla Güney ve Güneydoğu Asya&#8217;nın ve Çin&#8217;in takip ettiğini ortaya koydu.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Et üretimi sera gazı yayıyor</strong></h2>



<p>Çalışma, hayvanların yiyecek olarak kullanılmasının çok geniş araziler gerektirdiğini belirtti. Bu da ormanların kesilmesi ve hayvan yemi yetiştirmek için ek arazilerin açılmasına sebep oluyor. Araştırma ayrıca, dünyadaki ekili alanların çoğunun insanlardan ziyade hayvanları beslemek için kullanıldığını ortaya koydu. Çiftlik hayvanlarının gaz çıkarması ise, bir başka güçlü sera gazı olan büyük miktarlarda metan üretiyor.</p>



<p>Illinois Üniversitesi araştırmacısı ve çalışmanın baş yazarı olan Xiaoming Xu, The Guardian gazetesine verdiği demeçte, &#8220;Bütün bunlar bir araya geldiğinde emisyon oranları çok yükseliyor,&#8221; dedi. “Daha fazla et üretmek için hayvanları daha fazla beslemeniz gerekiyor; bu da daha fazla emisyon anlamına geliyor. Aynı miktarda kalori almak için hayvanları beslemeniz gerekiyor, bunun için de daha fazla biyokütleye ihtiyacınız var. Çok verimli değil.&#8221;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Hayvansal ve bitkisel gıda üretimi arasındaki büyük emisyon farkı nedeniyle araştırmacılar, ülkelerin iklim krizini ele alırken bu tutarsızlığın farkında olmaları gerektiğini öne sürüyor. </p></blockquote>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://weanimalsmedia.org/"><img decoding="async" src="https://sentientmedia.org/wp-content/uploads/2018/08/factory-farming-manure-1-800x420.jpg" alt=""/></a><figcaption>Fotoğraf: Jo-Anne McArthur / We Animals Media</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Önceki kritik bulguları destekliyor</strong></h2>



<p>Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından geçen ay <a href="https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg1/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">yayımlanan raporda</a>, insan faaliyetlerinin iklim değişikliğinden “mutlak suretle” sorumlu olduğu ve insanlığın, gezegenin sanayi sonrası seviyelerin 1,5°C üzerinde ısınmasını önlemek için yalnızca birkaç yılı kaldığı belirtildi. IPCC raporu, gezegenin ısınmasını azaltmak için insanların sera gazı emisyonlarını acilen azaltması gerektiğini vurguladı. Yeni çalışma, et üretiminin çevre üzerindeki önemli etkisine ilişkin önceki bulguları doğruluyor ve hayvansal süt üretiminin de zararlı olduğu kanıtlıyor.</p>



<p>2018&#8217;de Oxford Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, 119 ülkedeki yaklaşık 40.000 çiftlikten veri toplayarak ve dünyada yenen tüm gıdaların yüzde 90&#8217;ına tekabül eden 40 gıda üretiminin çevresel etkisini inceleyerek <a href="https://www.science.org/doi/abs/10.1126/science.aaq0216" target="_blank" rel="noreferrer noopener">en kapsamlı çalışmalardan birini </a>yayımlamıştı. Bilim insanları, küresel et ve süt endüstrilerinin sera gazı emisyonlarının yüzde 60&#8217;ından sorumlu olduğunu ve bireylerin hayvanları ve hayvansalları beslenmelerinden çıkarmaları durumunda, karbon ayak izlerini yüzde 73 oranında azaltacaklarını bulmuştu. Araştırmacılar ayrıca et ve süt üretimi durdurulursa, küresel tarım arazisi kullanımının yüzde 75 oranında azalacağını da ortaya koymuştu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://vegnews.com/2021/9/food-industry-emissions-meat" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Vegnews</a></p>



<p><strong>Kapak fotoğrafı: </strong><a href="https://weanimalsmedia.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Jo-Anne McArthur / We Animals Media</a> </p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/16/yeni-arastirma-gida-endustrisi-emisyonlarinin-%60i-et-uretimi-kaynakli-bitkilerin-iki-kati/">Yeni araştırma: Gıda endüstrisi emisyonlarının %60&#8217;ı &#8220;et&#8221; üretimi kaynaklı -bitkilerin iki katı</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2021/09/16/yeni-arastirma-gida-endustrisi-emisyonlarinin-%60i-et-uretimi-kaynakli-bitkilerin-iki-kati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni rapor: Hayvancılık ile pandemiler arasındaki bağlantı</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2020/08/19/yeni-rapor-hayvancilik-ile-pandemiler-arasindaki-baglanti/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2020/08/19/yeni-rapor-hayvancilik-ile-pandemiler-arasindaki-baglanti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[et endüstrisi]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvancılık Endüstrisi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[salgın hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[salgınlar]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı emisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı salınımı]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2020/08/19/yeni-rapor-hayvancilik-ile-pandemiler-arasindaki-baglanti/</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 Temmuz’da ProVeg International tarafından yayımlanan yeni bir rapor, “pandemiyle bağlantılı en riskli insan faaliyeti”nin (endüstriyel) hayvancılık ve hayvansal besin tüketimi olduğunu açıkladı.&#160; Haziran 2018&#8217;de Oxford&#160;Üniversitesi bilim insanları&#160;tarafından Science dergisinde yayımlanan ve bugüne kadar küresel gıda sistemleri hakkında yazılmış en&#160;kapsamlı makale de, yeni raporun çıktılarını teyit eder ve bitki temelli beslenmeye dair geleceğe yönelik yol [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/08/19/yeni-rapor-hayvancilik-ile-pandemiler-arasindaki-baglanti/">Yeni rapor: Hayvancılık ile pandemiler arasındaki bağlantı</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>16 Temmuz’da ProVeg International tarafından yayımlanan yeni bir rapor, “pandemiyle bağlantılı en riskli insan faaliyeti”nin (endüstriyel) hayvancılık ve hayvansal besin tüketimi olduğunu açıkladı.&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Haziran 2018&#8217;de Oxford&nbsp;Üniversitesi bilim insanları&nbsp;tarafından Science dergisinde yayımlanan ve bugüne kadar küresel gıda sistemleri hakkında yazılmış en&nbsp;kapsamlı makale de, yeni raporun çıktılarını teyit eder ve bitki temelli beslenmeye dair geleceğe yönelik yol haritasını çizer nitelikte.</strong><br></p>



<p>“<a href="https://proveg.com/food-and-pandemics-report/">Gıda ve Pandemiler</a>” başlıklı ProVeg International raporu, zoonotik* hastalıklara neden olan ve birbiriyle etkileşim halindeki faktörleri ana hatlarıyla çiziyor: Hayvancılık faaliyetleri için doğal yaşam alanlarının ve biyoçeşitliliğin yok edilmesi, yaban hayvanlarının besin olarak tüketilmesi ve hayvanların gıda amaçlı yetiştirilmesi.<br></p>



<p>ProVeg International raporunda endüstriyel hayvancılığın oluşturduğu pandemi riski şöyle özetleniyor: “Felaketin formülü beklenmedik bir şekilde basit: bir hayvan, bir mutasyon, bir insan ve tek bir temas noktası. COVID-19’un çıkış noktası konusunda henüz kesin bir bilgi edinilmiş değil; fakat bu durum, domuz veya kuş gribi için geçerli değil. Bu virüslerin hayvan çiftliklerinden çıktığını biliyoruz. Bu tesisler, virüslerin evrimi ve bulaşması açısından mükemmel şartları oluştururken, aynı zamanda antibiyotik direncinin gelişmesine de neden oluyorlar. Bu nedenle geleceğin pandemileri için en uygun ‘kuluçka’ ortamı, fabrika tipi hayvancılığın yapıldığı tesisler.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/chickens-in-pen-we-animals.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: Jo-Anne McArthur / We Animals Media</figcaption></figure>



<p>Et, yumurta ve süt ürünlerine yönelik iştahımız ve hayvanların yaşam alanlarını yok eden faaliyetlerimiz; kısıtlı / kapalı alanlarda her geçen gün çok daha fazla sayıda hayvan tutmamıza neden oldu. Bu da bizi yabani ve evcilleştirilmiş hayvanlar ile daha yakın temas haline getirdi.” </p>



<p><strong>COVID-19&#8217;dan kuş gribine</strong></p>



<p>COVID-19 gibi salgınlar daha çok yaban hayvanlarıyla ilişkilendirilse de patojenler** yaban hayvanlarından çiftliklerde sütü, yumurtası ve eti için yetiştirilen hayvanlara ve buradan da insanlara kolaylıkla geçebiliyor. Tıpkı kuş gribi ve domuz gribinde olduğu gibi&#8230; Yaban hayvanlarıyla temas sonucu Ebola, Marburg, HIV, Batı Nil virüsü ile SARS, MERS ve COVID-19 gibi koronaviüslerin insana geçtiğini hatırlatan rapor;  rota virüsü, çiçek virüsü ve influenza A gibi hastalıkların da insan tüketimi için evcilleştirilmiş hayvanlardan geçtiğini vurguluyor. <br></p>



<p>Bugün COVID-19 kaynaklı ölüm oranının %4,7 olduğunun ve COVID-19&#8217;un sıradan gripten 47 kat daha ölümcül olduğunun altını çizen rapor, kuşlardan geçen “kuş gribi” (H5N1) kaynaklı ölümlerinin oranının ise %60 olduğunu belirtiyor. </p>



<p>COVID-19 endüstriyel hayvancılık tesislerinden veya mezbahalardan çıkmamasına rağmen kaçınılmaz bir şekilde buralara girmeyi başardı ve pek çok farklı soruna neden oldu. Rapor; “mevcut pandemi, hayvancılık endüstrisinin hastalıklara ne denli açık ve salgınlara karşı ne denli savunmasız olduğunu gösterdi” diyor ve bu uygulamaların hayvanlar, insanlar ve gıda sistemine gerek etik, gerekse ekonomik boyutuyla ciddi zararlar verdiğini aktarıyor.<br></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/622J52c.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: <a href="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/622J52c.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Imgur (yeni sekmede açılır)">Imgur</a> &amp; <a rel="noreferrer noopener" aria-label="OneGreenPlanet (yeni sekmede açılır)" href="https://www.onegreenplanet.org/environment/meat-burgers-amazon-rainforest/" target="_blank">OneGreenPlanet</a></figcaption></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Raporda, önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceğimiz pandemilerin daha sık ve ölümcül olacağına dair uyarılar da var. Uzmanların bu endişe verici öngörüsü insan faaliyetleriyle ve özellikle de küresel gıda sistemiyle doğrudan bağlantılı. <br></p></blockquote>



<p><strong>Hayvan, insan ve çevre için gelecek vegan</strong>  </p>



<p>Hayvancılık, dünya çapında toprak kullanımını en fazla etkileyen insan faaliyetlerinden biri olarak görülüyor. Artan dünya nüfusuyla birlikte hayvansal ürünlerin üretim ve tüketimine devam edilmesi, mera ve tarla açıp hayvan yemi ekme amacıyla ormanların yok edilmesine neden oluyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Rapora göre, mevcut tatlı su kaynaklarının %70&#8217;i ve yaşanabilir arazilerin %50&#8217;si yem yetiştirmek ve hayvan üretimi için kullanılırken, dünyadaki tarım alanlarının %80&#8217;inden fazlası da et, yumurta ve süt üretimi için kullanılıyor.</p></blockquote>



<p>ProVeg International’ın raporu, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’ndan (UNEP) da destek buldu. ProVeg’in yeni raporunun “endüstriyel hayvancılık ile pandemi riski arasındaki bağlantıyı net bir şekilde ortaya koyduğunu” belirten UNEP Karasal Ekosistem Birimi direktörlerinden Musonda Mumba, &#8220;günümüzde patojenlerin, daha önce hiç görülmemiş bir şekilde yabani ve evcilleştirilmiş hayvanlardan insanlara geçebildiğini, buna imkan veren şartların da fazlasıyla mevcut olduğunu” vurguluyor.&nbsp;<br></p>



<p>İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğine de değinen rapor, önümüzdeki yıllarda COVID-19 benzeri pandemileri engellemek için küresel gıda sisteminin, “dev bir zoonoz üretim makinesi gibi işleyen” hayvancılıktan uzaklaşacak şekilde kapsamlı bir dönüşüme girmesi gerektiğinin üzerinde duruyor.&nbsp;<br></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/08/5937e25683b79.image_.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://www.aberdeennews.com/news/business/quick-read-area-dairy-farms-decrease-in-number-but-increase-in-size/article_8225e362-4bb5-11e7-bcd1-0393670b16f7.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="John Davis&nbsp;&amp;&nbsp;aberdeennews (yeni sekmede açılır)">John Davis&nbsp;&amp;&nbsp;aberdeennews</a></figcaption></figure>



<p>Önsözünü yazar ve biyoetik profesörü Peter Singer’ın kaleme aldığı ProVeg raporu, gelecekteki pandemileri önlemek ve küresel düzeyde karşılaştığımız pek çok sorunu çözmek için atılacak en önemli adımlardan birinin, hayvanları ve hayvansal ürünleri tüketmeye devam etmek yerine bitkisel beslenmeye geçmek olduğunun altını çiziyor. </p>



<p>Umut vadeden gelişmelerin, çözüm önerilerinin ve karar vericiler ile birlikte bireylere yönelik çağrıların bir araya getirileceği raporun ikinci kısmı, 2020’nin üçüncü yarısında kamuoyuyla paylaşılacak.&nbsp;<br></p>



<p>Raporun İngilizce orijinal PDF versiyonuna <a href="https://proveg.com/wp-content/uploads/2020/07/PV_Food_and_Pandemics_Report_Digital.pdf">bu bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Nereden yediğiniz değil, ne yediğiniz önemli: Oxford Üniversitesi raporu</strong></h4>



<p>ProVeg International&#8217;ın raporundan iki yıl önce <a href="https://science.sciencemag.org/content/360/6392/987" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Science dergisinde yayımlanan (yeni sekmede açılır)">Science dergisinde yayımlanan</a> ayrıntılı bilimsel çalışma da, gıda sistemlerinin sera gazı salınımlarını inceleyerek üretim ve beslenme tercihlerimizin küresel düzeyde çevreye etkilerini ortaya koydu. Çünkü gıda üretimi dünyadaki toplam sera gazı salınımlarının 1/4&#8217;ünden sorumlu. Et, süt, yumurta ve deniz ürünlerini kapsayan hayvancılık ise, gıda sera gazı salınımlarının %31&#8217;ini oluşturuyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/north-carolina-hog-farm-Waterkeeper-Alliance.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: Kuzey Carolina&#8217;daki domuz çiftliğinin atık havuzları, <em><a href="https://waterkeeper.org/staff/rick-dove/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Rick Dove, Waterkeeper Alliance</a></em>  </figcaption></figure>



<p>Besin maddesi olarak tanımlanan ve hayvanların da aralarında bulunduğu 29 &#8220;ürünü&#8221; toprak kullanımı, üretim, işleme, taşıma, perakende ve paketleme aşamalarıyla ele alan Oxford Üniversitesi makalesi, 119 ülkedeki 38 bin çiftlikten elde edilen verileri derledi. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bu çalışmada öne çıkan en önemli bilgilerden biri, hayvansal ve bitkisel besinlerin sera gazı salınımları arasında ciddi miktarda fark olduğu. Yani hayvansal gıdaların bitki temelli besinlerden çok daha yüksek karbon ayak izi bıraktığı (ama buna rağmen protein ve kalori katkısının çok düşük olduğu)&#8230; Bu makaledeki verilerin görselleştirildiği Our World in Data&#8217;daki <a rel="noreferrer noopener" aria-label="tabloya göre (yeni sekmede açılır)" href="https://ourworldindata.org/food-choice-vs-eating-local" target="_blank">tabloya göre</a>: </p></blockquote>



<ul class="wp-block-list"><li>1 kg sığır eti üretmek 60 kg sera gazı salınımına neden olurken, 1 kg bezelye üretmek yalnızca 1 kg sera gazı salınımı meydana getiriyor. Soya sütü, kök sebzeler, mısır, domates, muz gibi bitki temelli besinler de bezelye ile benzer veya daha düşük sera gazı salınımına neden oluyor. </li><li>1&#8217;er kg kuzu ve peynir üretimi, 20 kg&#8217;dan fazla CO<sub>2</sub> eşdeğeri sera gazından sorumlu. </li><li>Kümes hayvanları ve domuz üretimi de diğer hayvansal gıda üretimlerine oranla daha düşük karbon ayak izine sahip olsa da, sera gazı salınımları çoğu bitkisel besinden çok daha yüksek (6 ve 7 kg  CO<sub>2</sub> eşdeğeri). </li></ul>



<p>Tüm bu veriler ışığında işin bir de şu boyutu var: Endüstriyel hayvancılık ile ilişkilendirilen habitat kaybı ve fabrika tipi hayvancılığın çevreye zararı, insan sağlığına dair endişelerle birlikte pek çok kişiyi yerel çiftliklerden hayvansal ürün almaya yönlendirebiliyor. Oysa araştırmada ortaya çıkan veriler, aslında gıdanın &#8220;nereden&#8221; geldiğinden çok &#8220;ne&#8221; olduğunun ve bizim &#8220;nereden&#8221; değil, &#8220;ne&#8221; yediğimizin daha önemli olduğunu ortaya koyuyor.   </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bu aşamada makaledeki şu veriler daha dikkat çekici hale geliyor: Çoğu gıdanın karbon ayak izi, daha çok (%80 oranında) toprak kullanımı ve çiftlik (üretim) aşamasında ortaya çıkıyor; gıda sistemlerinin diğer aşamalarında (işleme, nakliyat vb.) değil.</p></blockquote>



<p>Araştırmaya göre taşıma/nakliyat aşaması, pek çok besinde %10&#8217;dan daha az bir salınım meydana getiriyor. Sadece nakil değil, işleme, perakende ve paketleme gibi tedarik zinciri aşamalarında da karbon ayak izi, çiftlik ve arazi kullanımı aşamalarına oranla düşük seyrediyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdn.vox-cdn.com/thumbor/vsWBmfe_McRNLumV8t-rQJ_OW2E=/0x0:3000x2142/1120x0/filters:focal(0x0:3000x2142):format(webp):no_upscale()/cdn.vox-cdn.com/uploads/chorus_asset/file/20071673/2832358.jpg.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://www.vox.com/future-perfect/2020/7/8/21311327/farmers-factory-farms-cafos-animal-rights-booker-warren-khanna">Jeff Vanuga/USDA Natural Resources Conservation Service</a> </figcaption></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Nitekim bilim insanları hem makalenin düzeltilmiş versiyonunda hem de Science Daily ve The Guardian gibi mecralara verdikleri röportajlarda, üzerinde çalıştıkları farklı modellemeler doğrultusunda, hayvansal ürünlerin olmadığı bitki temelli bir beslenme biçiminin günümüzde ve gelecekte çevreye çok ciddi fayda sağlayacağını  vurguluyor.</p></blockquote>



<p>Buna göre; </p>



<ul class="wp-block-list"><li>Hayvanların ve hayvansal ürünlerin yer almadığı (vegan) bir senaryo, tüm sektörlerde ortaya çıkan toplam küresel sera gazı salınımını %28 oranında azaltabilir. Aynı zamanda et ve süt ürünlerinin tüketilmediği bu senaryoda, küresel tarım alanlarının kullanımı da %75 oranında azaltılarak halen dünyayı besleyecek miktarda ürün temin edilebilir (Bu da ABD, Çin, Avustralya ve AB ülkelerinin toplam alanına eşit bir alana tekabül ediyor). </li><li>En yüksek karbon ayak izine sahip hayvansal ürünlerin %50 oranında azaltılmasını içeren ikinci senaryoda ise, küresel sera gazı salınımları %20 azaltılabilir. </li></ul>



<p>Bitki temelli beslenmenin, tatlı su kullanımını ve tarım alanlarının kullanımını da benzer bir şekilde azaltacağını belirten araştırmacılar, bu yaklaşım ve uygulamaların çarpan etkisi yaratacağını ve küçük davranış değişikliklerinin ne denli büyük ve çevre açısından olumlu sonuçlar meydana getirebileceğinin altını çiziyor. </p>



<p>Makalenin yazarlarından Joseph Poore, &#8220;Bu senaryolar, tropik ormanlar üzerindeki insan baskısını azaltarak bu arazileri yeniden doğaya kazandırabilir. (&#8230;) Dünya üzerindeki etkinizi azaltmanın en geçerli yolu vegan beslenme. Üstelik yalnızca sera gazlarını azaltmak için değil, okyanus ve denizlerdeki küresel asitlenmeyi ve ötrofikasyonu***, tarım arazileri ve su kaynaklarının kullanımı üzerindeki insan baskısını azaltmak için de geçerli. Et ve süt ürünlerini azaltmak, uçak yolculuklarını sınırlandırmak veya elektrikli otomobil almaktan çok daha somut sonuçlar doğurabilir.&#8221; </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/EDITbrush4.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://investigations.peta.org/marks-spencer-cruelty-chicken-farms/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="PETA (yeni sekmede açılır)">PETA</a></figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Veganlık ahlaki ve vicdani sorumluluk</h4>



<p>Günümüzde yapılan bilimsel araştırmaların hayvanları ve hayvansal ürünleri tüketmenin sağlık ve çevre açısından zararlarına odaklanmaları ve bunları objektif bir şekilde sunmaları, beslenme ve yaşam tarzımızı değiştirmek için bize (ek) sağlam argümanlar sunuyor. Hayvanları &#8220;besin, ürün&#8221; olarak görmemek ve tüketmeye son vermek ise, diğer tüm dayanaklardan bağımsız olarak, hayvanlara karşı hem ahlaki hem de vicdani bir sorumluluk olarak her daim karşımızda duruyor. </p>



<p>Bilimsel çalışmaların da gösterdiği gibi, hayvan sömürüsüne son verip vegan bir yaşama geçiş yaptığımızda, bu sömürüden kurtulan yalnızca hayvanlar olmayacak. Hayvanlarla birlikte doğal alanlar ve sağlığımız da gıda manipülasyonundan kurtulacak.</p>



<hr class="wp-block-separator is-style-dots"/>



<p>(*) Hayvanlardan insanlara geçen</p>



<p>(**) Hastalıklara neden olan&nbsp;virüs ve bakteri gibi mikroorganizmalar</p>



<p>(***) Sudaki azot ve fosfat miktarının artması </p>



<p><strong>Kaynaklar: </strong><a href="https://vegnews.com/2020/7/report-factory-farming-is-the-single-most-risky-behavior-for-future-pandemics">VegNews</a>, <a href="https://www.totallyveganbuzz.com/news/factory-farming-single-most-risky-behavior-pandemic/">TotallyVeganBuzz</a>, <a rel="noreferrer noopener" aria-label="Oxford Üniversitesi (yeni sekmede açılır)" href="https://www.ox.ac.uk/news/2018-06-01-new-estimates-environmental-cost-food" target="_blank">Oxford Üniversitesi</a>,&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" aria-label="Our&nbsp;World&nbsp;in&nbsp;Data (yeni sekmede açılır)" href="https://ourworldindata.org/food-choice-vs-eating-local" target="_blank">Our&nbsp;World&nbsp;in&nbsp;Data 1</a> &amp; <a rel="noreferrer noopener" aria-label="2 (yeni sekmede açılır)" href="https://ourworldindata.org/food-ghg-emissions" target="_blank">2</a>,&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" aria-label="Food&nbsp;Source&nbsp;UK (yeni sekmede açılır)" href="https://foodsource.org.uk/31-what-food-system%E2%80%99s-contribution-global-ghg-emissions-total" target="_blank">Food&nbsp;Source&nbsp;UK</a>,&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" aria-label="Science Daily (yeni sekmede açılır)" href="https://www.sciencedaily.com/releases/2018/05/180531143008.htm" target="_blank">Science Daily</a>,&nbsp;<a href="https://science.sciencemag.org/content/360/6392/987" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Science (yeni sekmede açılır)">Science</a>,&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" aria-label="Vegan Outreach (yeni sekmede açılır)" href="https://veganoutreach.org/environment/" target="_blank">Vegan Outreach,</a><a rel="noreferrer noopener" aria-label="&nbsp;The&nbsp;Guardian (yeni sekmede açılır)" href="https://www.theguardian.com/environment/2018/may/31/avoiding-meat-and-dairy-is-single-biggest-way-to-reduce-your-impact-on-earth" target="_blank">&nbsp;The&nbsp;Guardian</a><br></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/08/19/yeni-rapor-hayvancilik-ile-pandemiler-arasindaki-baglanti/">Yeni rapor: Hayvancılık ile pandemiler arasındaki bağlantı</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2020/08/19/yeni-rapor-hayvancilik-ile-pandemiler-arasindaki-baglanti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
