<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikoloji arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/psikoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/psikoloji/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Feb 2025 13:35:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.9</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>psikoloji arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/psikoloji/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şiddetin Kökleri: Hayvan İstismarı Psikopatolojinin Bir İşareti mi?</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2025/02/21/siddetin-kokleri-hayvan-istismari-psikopatolojinin-bir-isareti-mi/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2025/02/21/siddetin-kokleri-hayvan-istismari-psikopatolojinin-bir-isareti-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 13:35:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvana yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberler.tvd.org.tr/?p=7781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne yazık ki, hayvan istismarı da dahil olmak üzere her türlü şiddet son yıllarda artış gösterdi. Bazen, insanların köpekler ve kediler de dahil olmak üzere çeşitli hayvanlara işkence etmeye ve onları öldürmeye çalıştığı videolar görüyoruz. Özellikle çocukluk ve ergenlikte hayvan istismarı, yetişkinlikte antisosyal kişilik bozukluğunu tahmin edebilen davranış bozukluğunun semptomlarından biridir. Araştırmalar, çoğu suçlunun çocuklukta [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/02/21/siddetin-kokleri-hayvan-istismari-psikopatolojinin-bir-isareti-mi/">Şiddetin Kökleri: Hayvan İstismarı Psikopatolojinin Bir İşareti mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ne yazık ki, hayvan istismarı da dahil olmak üzere her türlü şiddet son yıllarda artış gösterdi. Bazen, insanların köpekler ve kediler de dahil olmak üzere çeşitli hayvanlara işkence etmeye ve onları öldürmeye çalıştığı videolar görüyoruz. Özellikle çocukluk ve ergenlikte hayvan istismarı, yetişkinlikte antisosyal kişilik bozukluğunu tahmin edebilen davranış bozukluğunun semptomlarından biridir. Araştırmalar, çoğu suçlunun çocuklukta hayvanları taciz etmekten hoşlandığını göstermiştir.</p>



<p>Sağlıklı bir kişi, canlı bir varlığı öldürmekten ve onun canını almaktan zevk almaz; buna karşın seri katillerde çok sayıda hayvan istismarı geçmişi olduğu görülebilir. Bir hayvana zarar veren kişi, yalnızca yaban hayatı ve hayvanlar için değil, aynı zamanda insan toplumu için de tehlikelidir.</p>



<p>Hayvan istismarının aktif ve pasif olmak üzere iki biçimi vardır. Aktif hayvan istismarında kişi hayvanı istismar ederek hayvanda acı ve ızdırap hissi yaratır ve bunu izlemekten zevk alır. Hayvanlara yönelik cinsel istismar da bu istismar türlerinden biridir. Öte yandan, hayvana yönelik istismarın pasif biçiminde, kişi hayvana doğrudan acı çektirmez. Onun yerine hayvanın bakımını ihmal ederek hayvanın uzun süre eziyet çekmesine sebep olur. Aslında bu tüde hayvana yavaş yavaş zarar verecek şekilde davranılır. Örneğin hayvanı beslememek, zor duruma sokmak, hayvanın sağlığına önem vermemek bunlardan bazılarıdır.</p>



<p>Kişiyi hayvan istismarına iten çeşitli nedenler bulunabilir. Genellikle, hayvanları istismar eden kişiler istismar edilme edilme deneyimine sahiptir. Bu kişilerin deneyimlediği ebeveynlik tarzları çoğunlukla otoriter olmuş ve bu kişiler genellikle ebeveynleri tarafından cezalandırılmışlardır, hareketlerini düzenleyen özel bir eğitim ve davranış programı da bulunmamıştır. Ayrıca bu kişilerin bu davranışlara eşlik eden başka kişilik sorunları da olabilir. Örneğin evdeki diğer aile üyelerini farklı şekilde istismar edebilirler. Kendilerini güçlü insanlar olarak göstermek isteyen bu kişilerin düşük öz saygılarıyla başa çıkma stratejileri olgunlaşmamıştır.</p>



<p>Hayvanlar aslında bu gezegendeki komşularımızdır. Bir kedinin veya bir köpeğin annesi de aynı duygulara ve endişelere sahip bir annedir, bu yüzden zihinsel olarak sağlıklı bir kişi asla bir yavru kediyi veya yavru bir köpeği istismar etmeyi veya diğer hayvanları öldürmeyi düşünmez.</p>



<p>Hayvanlara yönelik istismar, diğer istismarcı ve antisosyal davranışların başlangıcının bir işareti olabilir. Bu kişilik bozukluğunun davranış örüntüsü saldırganlık, değersizleştirme ve ihlaldir ve çocuklukta başlayıp yetişkinliğe kadar devam edebilir. Davranış bozukluğunun bazı tanı ölçütleri şunlardır: İlişkiyi kontrol etmek için başka bir kişiye şiddet uygulama, cinsel şiddet uygulama, yalan söyleme, hırsızlık ve gasp, zorbalık, okul terki ve akademik sorunlar ve kundakçılık eğilimi. Bu kişiler partner uygun görülmezler ve genellikle ailevi sorunları çoktur. </p>



<p>Görülen davranış bozukluklarının yanı sıra antisosyal kişilik bozukluğu ve hayvan istismarının tedavisi psikolog ve uzmanların sorumluluğundadır. Hayvan istismarının tedavisi için mutlaka bir uzmana ve psikoloğa başvurulması gerekir. Tedavide ilk adım bu davranışın nedenlerini bulmaktır. Psikolog daha sonra bu kişilerin yıkıcı tutum ve duygularını, ayrıca davranış sorunlarını azaltmaya çalışır. Ayrıca bu, çocukluk veya erişkin dönemde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile birlikte görülebilen ve tedavi gerektiren bir bozukluk da olabilir. Bazen gözlemsel öğrenme öyle davranışlara sebep olur ki, tedavi tutumları değiştirerek, insanların davranışlarını değiştirerek yapılır. Ancak bazı durumlarda kişinin daha derin bir psikoterapiye ihtiyacı olabilir.</p>



<p>Birçok ülkede hayvanlara eziyet birinci kategori suçlar arasında yer almakta ve hayvanları istismar eden kişiler en ağır şekilde cezalandırılmakta veya en azından toplumsal suçlular arasında yer almaktadır.</p>



<p><strong>Hayvanlara yönelik istismar, çok şiddetli davranışların bir işareti ve alarmı olduğu ve tedavi edilmediği takdirde ciddi güvensizliğe ve insanlık felaketlerine yol açabileceği için suç olarak değerlendirilmelidir.</strong></p>



<p>Hayvanlar da insanlar gibi yaşar ve acı çekerler, bu nedenle hayvanları anlayabilmek için empatiye ihtiyaç duyarız. Ancak özellikle çocukluk çağında hayvan istismarının üstesinden gelmenin empati gibi basit bir çözümü yoktur. Çoğu çocuk, antisosyal davranışları çevreden öğrenir ve bunu önlemenin en iyi yolu sosyal eğitimdir, bu nedenle ebeveynler şiddeti engellemede önemli bir rol oynamaktadır. Ebeveynlerin hayvanlara karşı davranışları, örneğin banyodaki örümceği kurtarmak, kuşları beslemek ve hayvanlara ailenin bir parçası olarak davranmak gibi davranışlar, çocukların hayvanlara karşı davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu nedenle ilkokul ve lise ders kitaplarının içeriğinde hayvanlarla dostluğun önemi vurgulanmalıdır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p>Kaynak: Uluslararası Sağlık Bilimleri Arşivleri&#8217;nde 2021 yılında yayımlanan <a href="https://www.researchgate.net/publication/357416309_Animal_abuse_as_a_sign_of_psychopathology">”Hayvan İstismarı Psikopatolojinin Bir İşareti mi?”</a>  başlıklı yazıdan alıntılanmıştır.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2025/02/21/siddetin-kokleri-hayvan-istismari-psikopatolojinin-bir-isareti-mi/">Şiddetin Kökleri: Hayvan İstismarı Psikopatolojinin Bir İşareti mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2025/02/21/siddetin-kokleri-hayvan-istismari-psikopatolojinin-bir-isareti-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihinsel Kapasite ve Yenilebilirlik Düşüncesi Arasındaki İlişki</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/09/zihinsel-kapasite-ve-yenilebilirlik-dusuncesi-arasindaki-iliski/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/09/zihinsel-kapasite-ve-yenilebilirlik-dusuncesi-arasindaki-iliski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Kayatepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel makale]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişsel Çelişki Kuramı]]></category>
		<category><![CDATA[Et Paradoksu]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2020/09/09/zihinsel-kapasite-ve-yenilebilirlik-dusuncesi-arasindaki-iliski/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanların, vücutlarını yiyecek olarak tükettiği hayvanları neye göre seçtiğini düşündüğümüzde, kültür güçlü bir aday olarak karşımıza çıkacaktır. Kültürün bu bağlamdaki etkisini ve yerini yadırgamamakla beraber, sosyal psikolojinin bize sunabileceği bir başka güçlü aday, son 10 yıl içerisinde yapılan bir dizi araştırmayla önem kazanmıştır. Yazı: Emre Kayatepe * 2012 yılında yayımlanan bir çalışma&#160;[i], bir hayvanı yiyecek [&#8230;]</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/09/zihinsel-kapasite-ve-yenilebilirlik-dusuncesi-arasindaki-iliski/">Zihinsel Kapasite ve Yenilebilirlik Düşüncesi Arasındaki İlişki</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İnsanların, vücutlarını yiyecek olarak tükettiği hayvanları neye göre seçtiğini düşündüğümüzde, kültür güçlü bir aday olarak karşımıza çıkacaktır. Kültürün bu bağlamdaki etkisini ve yerini yadırgamamakla beraber, sosyal psikolojinin bize sunabileceği bir başka güçlü aday, son 10 yıl içerisinde yapılan bir dizi araştırmayla önem kazanmıştır.</strong></p>



<p><strong>Yazı:</strong> Emre Kayatepe *</p>



<p>2012 yılında yayımlanan bir çalışma&nbsp;[i], bir hayvanı yiyecek olarak tüketmekteki isteği etkileyen önemli bir faktörün, o hayvanın zihinsel kapasitesine dair varsayımlarımız olduğunu gösteriyor. Şöyle özetleyebiliriz: Bir hayvanın zihinsel kapasitesinin ne kadar yüksek olduğunu düşünüyorsak, onu yeme isteğimiz o oranda azalıyor ve onu yiyecek olarak tüketmeyi ahlaki bir yanlış olarak görmeye başlıyoruz. </p>



<p>Hindistan, Kanada, ABD, Hong Kong, ve Çin’den katılımcıların dahil olduğu bir diğer çalışma [ii] da benzer bulgular ortaya koyarak, zihinsel kapasite ve yenilebilirlik düşüncesi arasındaki ilişkinin tek bir kültüre özel olmadığını gösteriyor. Bu çalışma zeki olduğu düşünülen hayvanları yeme düşüncesinin, kültür fark etmeksizin, insanlarda iğrenme duygusunu tetiklediğini gösteriyor.</p>



<p>&#8220;Et paradoksu&#8221; olarak adlandırılan, yani insanların &#8220;et&#8221; yemekten keyif alırken, başka canlılara zarar verilmesini ve onların öldürülmesini onaylamaması ikileminden yola çıkılarak yapılan bir çalışmada [iii], araştırmacılar öncelikle katılımcıları iki gruba ayırıyor. Bir grup katılımcıdan kaju fıstığı yemeleri istenirken diğer gruptan kurutulmuş et yemeleri isteniyor. Katılımcılar yiyeceklerini yedikten sonra, onlara otlak içerisindeki bir inek fotoğrafı gösterilerek, bu ineğin ahlaki davranılmayı ne kadar hak ettiği soruluyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, fıstık yiyenlere kıyasla, biraz önce et yiyen katılımcılar, ineğin ahlaki davranılmayı daha az hak ettiğini düşünüyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bu sonuçlara bakarak şu çıkarımı yapmak mümkün: Et tüketimi, hayvanlar için hissedilen ahlaki kaygıları azaltmaktadır. Araştırmacılara göre, azalan bu ahlaki kaygılar, hayvanların acı çekme kapasitelerinin düşük olduğuna dair bir yanılsamayı da beraberinde getiriyor. </p></blockquote>



<p>Bu noktada şu soruyu sormak önemli: “Et” tüketimi neden insan dışı hayvanlar için hissedilen ahlaki kaygılarda bir azalmaya sebep oluyor?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="683" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-2948" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-1024x683.jpg 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-300x200.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-768x512.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-1536x1024.jpg 1536w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-696x464.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-1068x712.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463-630x420.jpg 630w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/Nioski-4-e1561118005463.jpg 1800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://andrewskowron.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Andrew Skowron (yeni sekmede açılır)">Andrew Skowron</a></figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Negatif hisleri bastırmak için strateji</h4>



<p>İlk bahsettiğim, 2012 yılına tarihlenen çalışmanın devamında araştırmacılar, katılımcılara bir yiyecek tadımına katılacaklarını söylüyorlar. Söz konusu yiyecek tadımı, katılımcılarda bir beklenti oluşturmak amacıyla öne sürülüyor ve aslında gerçekleşmiyor. Bu noktada araştırmacılar katılımcıları iki gruba ayırıyor: Meyve tadımına katılacağı söylenenler ve et tadımına katılacağı söylenenler. Hangi tür yiyeceği tadacağı katılımcılara açıklandıktan sonra katılımcılardan bir ineğin zihinsel kapasitesini değerlendirmeleri isteniyor. </p>



<p>Sonuçlara göre, birazdan yiyecek tadımında et yiyeceğini düşünen katılımcılar, meyve tadımına katılacağını düşünen katılımcılara kıyasla bir ineğe çok daha az zihinsel kapasite atfediyor. Bir başka ifadeyle, birazdan et yiyeceğini düşünen katılımcılar bir ineğin zihinsel kapasitesinin az olduğunu düşünmeye başlıyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Araştırmayı yürütenler bu durumun, zihinsel kapasitesi yüksek olan bir canlıyı yemekten dolayı oluşabilecek negatif hisleri bastırmak amacıyla kullanılan stratejik bir mekanizma olduğunu öne sürüyor. </p></blockquote>



<p>Bu bakış açısına göre, bir önceki çalışmada bahsedilen et tüketimi sonrası hayvanlar için hissedilen ahlaki kaygılardaki azalmanın da bu mekanizmanın başka bir dişlisi olması oldukça olası gözüküyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-2949" srcset="https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-1024x683.jpg 1024w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-300x200.jpg 300w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-768x512.jpg 768w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-1536x1024.jpg 1536w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-696x464.jpg 696w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-1068x712.jpg 1068w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840-630x420.jpg 630w, https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/12/fot-andrew-skowron_49068157968_o-e1574076139840.jpg 1800w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://andrewskowron.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Andrew Skowon (yeni sekmede açılır)">Andrew Skowon</a></figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Bilişsel Çelişki Kuramı</h4>



<p>Bu mekanizmanın oluşmasındaki psikolojik süreçlere daha yakından bakarsak tablonun hepimiz için biraz daha netleşeceğini düşünüyorum. 1957 yılında Leon Festinger adında Amerikalı bir sosyal psikolog, Bilişsel Çelişki Kuramı&#8217;nı [iv] ortaya atmıştır. Ortaya çıktığı günden beri çokça çalışılmış, oldukça ses getirmiş, hala da getirmeye devam eden, psikolojinin en etkili kuramlarından biri olduğu söylenebilir. </p>



<p>Bilişsel Çelişki Kuramı’na göre, bir insanın düşünceleri ile davranışları uyumsuz ise kişinin zihninde “Bilişsel Çelişki” adı verilen, huzursuzluğa sebep olan, tutarsızlıktan kaynaklanan olumsuz duygular ortaya çıkar. Kişi, zihnindeki çelişkiyi gidererek bu olumsuz duyguları azaltmaya çalışır. Çelişkiyi gidermek iki şekilde mümkündür: Ya davranış değişerek düşüncelerle uyumlu hale gelecektir ya da düşünce değişerek davranışlarla uyumlu hale gelecektir. </p>



<p>Yukarıdaki araştırmalarda anlatılan süreçleri, örneğin bir ineğin zihinsel kapasitesini düşük olarak değerlendirmeyi veya et tüketimi sonrası hayvanlar için hissedilen ahlaki kaygılardaki azalmayı, Bilişsel Çelişki Kuramı’na göre yorumlayan araştırmacılar, bu süreçlerin, kişinin bilişsel çelişkisini azaltmaya yönelik, kişiye zihinsel bir rahatlık sağlayacak bir düşünce temeli oluşturmak için kullanılan stratejik bir mekanizmadan başka bir şey olmadığını öne sürüyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Diğer bir ifadeyle, “et” yiyen kişinin bir ineğin zihinsel kapasitesini düşük olarak değerlendirmesi, düşünceyi davranışla aynı hizaya getirecek bir girişim olarak karşımıza çıkıyor. Kişi bu sayede, gerçekleştireceği davranıştan ötürü duyacağı rahatsızlığı azaltmış oluyor. </p></blockquote>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/1393870_350103538468716_903218240_n.jpg" alt=""/><figcaption>Kaynak: <a href="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/1393870_350103538468716_903218240_n.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Camen&nbsp;Luciano blog (yeni sekmede açılır)">Camen&nbsp;Luciano blog</a></figcaption></figure>



<p>Burada değinilmesi gereken önemli bir nokta var: &#8220;Et&#8221; yemeden hemen önce kişinin, ineğin zihinsel kapasitesini az bulmaya başlamasının bilinçli bir süreç olması çok da mümkün gözükmüyor. Bir başka deyişle, et yiyen kişi “Birazdan et yiyeceğim, öyleyse ineğin zihinsel kapasitelerini düşük bulmalıyım” gibi bir muhakemeye bilinçli bir şekilde sahip olmuyor. Bu sürecin bilinçdışı, yani farkında olunmayan bir şekilde işlemesi daha mümkün. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Diğer bir ifadeyle kişi, bilincinde ortaya çıkacak rahatsızlığı fark etmese dahi, zihni onun yapacağı yanlışı öngörüp kişinin kendi içindeki uyumsuzlukları gidererek onu daha rahat hissedeceği bir düşünüş tarzına yönlendiriyor olabilir. </p></blockquote>



<p>Yukarıda düşüncenin değişip, davranışa uygun hale gelerek Bilişsel Çelişki’yi azaltmasını inceledik. Şimdi Bilişsel Çelişki Kuramı’nı bir de diğer tarafından ele alıp, davranışın değişerek düşünceye uygun hale gelişine bir göz atalım.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Bilişsel Çelişki Kuramı ve Veganlık</h4>



<p>Kişi hayvan yeme davranışını gerçekleştirdiğinde ve ardından zeki, zihinsel kapasitesi yüksek bir canlıyı yediğini fark etmesi üzerine, bu farkındalık düşüncesi ile “et” yeme davranışı arasındaki uyumsuzluk, kişide “Bilişsel Çelişki” halini oluşturacak ve kişi kendisine rahatsızlık veren bu çelişkiyi gidermeye çalışacaktır. Son zamanlarda yükselişine tanıklık ettiğimiz vegan/vejetaryen hareket bu ikinci tür değişimin, yani davranışın değişerek düşünceye uyum sağlamasının bir sonucu olarak yorumlanabilir.</p>



<p>Yukarıda incelenen araştırmalar hayvan yeme davranışını konu edinmiştir. Ancak Bilişsel Çelişki Kuramı’nın önerdiği davranış-düşünce değişiklikleri, hayvan sömürüsü içeren diğer bütün alışkanlıklara da uygulanabilir. Örneklemek gerekirse, inek sütü veya inek sütünden elde edilmiş yoğurdu tüketen bir kişi, hayvanın sütünün oluşabilmesi için ineğin en başta “suni dölleme” adı verilen işlem yoluyla cinsel şiddete (tecavüz) maruz bırakıldığını göz önüne aldığında, davranış-düşünce değişim süreçleri, “et” yeme davranışında olduğu gibi harekete geçecektir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/11/A-Letter-From-A-Farm-Animal-Photographer-For-The-New-Decade-5e088f30a91fe__880.jpg" alt=""/><figcaption>Fotoğraf: <a href="https://andrewskowron.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Andrew Skowron (yeni sekmede açılır)">Andrew Skowron</a></figcaption></figure>



<p>Bilişsel Çelişki Kuramı bize, yiyecek olarak tüketilen bir canlının, zihinsel kapasitesi yüksek, zeki bir canlı oluşunun fark edilmesinden sonra ilerlenebilecek iki farklı yol sunmaktadır: Davranış değişikliği olduğu takdirde kişi hayvan yemeyi bırakacak; ancak aksi yönde bir değişim, yani düşüncede bir değişim olursa, yenilen hayvan zihinsel olarak aşağılık görülmeye başlanacaktır. </p>



<p>Burada kritik öneme sahip nokta, farkındalık oluştuktan sonraki süreci, davranışı değiştirmeye adamaktır. Bu noktada kişinin vicdanı ile üzerine düşünmeden kanıksamış olduğu alışkanlıklarının sıkı bir yarışa giriştiği kanısındayım. Bu yarışı, insan soyunun gerçek ahlaki sınavı olarak gören Milan Kundera&#8217;nın [v] satırlarını hatırlatmakta fayda var:</p>



<p><em>“Gerçek insan iyiliği, ancak
karşısındaki güçsüz bir yaratıksa bütün saflığı ile özgürce ortaya çıkabilir.
İnsan soyunun gerçek ahlaki sınavı, temel sınavı (iyice derinlere gömülmüş,
gözlerden uzak sınavı) onun, merhametine bırakılmışlara davranışında gizlidir:
Hayvanlara.”</em><br></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>[i] Bastian, B., Loughnan, S., Haslam, N., &amp; Radke, H. R. (2012). Don’t mind meat? The denial of mind to animals used for human consumption. <em>Personality and Social Psychology Bulletin, 38 </em>(2), 247–256.</p>



<p>[ii] Ruby, M. B., &amp; Heine, S. J. (2012). Too close to home. Factors predicting meat avoidance. <em>Appetite</em>, 59 (1), 47–52.</p>



<p>[iii] Loughnan, S., Haslam, N., &amp; Bastian, B. (2010). The role of meat consumption in the denial of moral status and mind to meat animals. <em>Appetite,</em> 55 (1), 156–159.</p>



<p>[iv] Festinger, L. (1957). <em>A theory of cognitive dissonance</em>. Stanford, CA: Stanford University Press.</p>



<p>[v] Kundera, M. (1984). <em>Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği</em>. s
(308). Can Yayınları.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>* Boğaziçi Üniversitesi 2020 Psikoloji Bölümü mezunu, TVD gönüllüsü</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>TVD not: </strong>Bir hayvanın zihinsel kapasitesi ister yüksek, ister düşük olarak tanımlansın -ki insan türü olarak insan dışı hayvanların zekâsını, duygusal ve zihinsel işleyişlerini henüz tam olarak idrak edemediğimiz ortada, hiçbir hayvan insan menfaati için dünyaya gelmiyor, insan eliyle öldürülmek için yaşamıyor. Zihinsel kapasite ve zekâ; istismar ve öldürme gerekçesi olarak belirleyici veya sınırlayıcı faktörler olamaz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><strong>Kapak fotoğrafı: </strong><a href="https://andrewskowron.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Andrew Skowron (yeni sekmede açılır)">Andrew Skowron</a></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/09/zihinsel-kapasite-ve-yenilebilirlik-dusuncesi-arasindaki-iliski/">Zihinsel Kapasite ve Yenilebilirlik Düşüncesi Arasındaki İlişki</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2020/09/09/zihinsel-kapasite-ve-yenilebilirlik-dusuncesi-arasindaki-iliski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Greta Thunberg vegan da iklim acil durumu hassasiyetinin bu kritik göstergesi &#8216;sansürleniyor&#8217; mu?</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/18/greta-thunberg-vegan-da-iklim-acil-durumu-hassasiyetinin-bu-kritik-gostergesi-sansurlenmekte-mi/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/18/greta-thunberg-vegan-da-iklim-acil-durumu-hassasiyetinin-bu-kritik-gostergesi-sansurlenmekte-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[bastırma]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[güç ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[iklim acil]]></category>
		<category><![CDATA[iklim acil durumu]]></category>
		<category><![CDATA[iklim ayak izi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim grevi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[okul grevi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/12/18/greta-thunberg-vegan-da-iklim-acil-durumu-hassasiyetinin-bu-kritik-gostergesi-sansurlenmekte-mi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg onlarca kez milyonların katıldığı ve iklim krizindeki dominant niteliğe sahip insan faktörüne karşı harekete geçmeye yönelik iklim eylemlerinin başlatıcı ve ilham verici kişilerinden biri olarak 1 yılı aşkın bir süredir dünyanın her yerinde tüm seviyelerde odak noktası olmasına rağmen iklim mücadelesi için vegan olduğu gerçeğinden -sansür ediliyormuşçasına- anlaşılması güç bir ölçüde az bahsediliyor.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/18/greta-thunberg-vegan-da-iklim-acil-durumu-hassasiyetinin-bu-kritik-gostergesi-sansurlenmekte-mi/">Greta Thunberg vegan da iklim acil durumu hassasiyetinin bu kritik göstergesi &#8216;sansürleniyor&#8217; mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Geçen hafta Time dergisi tarafından Yılın Kişisi ilan edilen Greta Thunberg&#8217;in veganlığı konusunda medyanın bilinçli veya bilinçsiz &#8220;otosansürü&#8221;, onun vegan duruşuna yönelik benzeri toplumsal ilgisizlik ve geçiştirici yaklaşımların asıl belirleyicilerinden biri rolünü oynuyor.</strong></p>



<p>Zira iklim acil durumu bağlamında böyle güçlü bir bilimsel, &#8220;politik&#8221; ve demokratik konsensüs olmasına karşın, Greta&#8217;nın iklim krizine karşı yaptıklarından biri, -hem de kendi ifadesiyle en uygulanabilir, bireysel ve samimiyet göstergesi olanı- evet, vegan olması, ya konusu açılsa bile hızla geçiştiriliyor ya da ilgisiz kalınarak tamamen unutulmuşluğa terk ediliyor.</p>



<p>Halbuki, katıldığı söyleşilerde sorulduğunda, sistemik olarak dönüştürülmesi gerekenlere paralel olarak iklim kriziyle mücadele için bir birey olarak yaptıklarını sayarken önce iklim ayak izini azaltmak amacıyla 10 yaşında vegan olduğunu (hatta babasının da aynı sebeple vegan olmasını ve annesinin de %99 vegan olmasını sağladığını), fosil yakıtlardan uzaklaşmak amacıyla toplu taşıma tercih ettiğini ve uçağa binmediğini, ayrıca, kesinlikle ihtiyacı olmayan hiçbir şeyi satın almadığını, iklim ayak izi fazla olan ürün alışverişinden ve tüketim tarzlarından kaçındığını belirtiyor.</p>



<figure class="wp-block-embed-twitter wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true"><p lang="en" dir="ltr">Such a pleasure to finally meet <a href="https://twitter.com/EstherThePig?ref_src=twsrc%5Etfw">@EstherThePig</a> and all the other animals and volunteers at the Happily Ever Esther Farm Sanctuary in Ontario!<a href="https://twitter.com/hashtag/govegan?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#govegan</a> <a href="https://twitter.com/hashtag/animalrescue?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#animalrescue</a> <a href="https://t.co/W024AQQCQM">pic.twitter.com/W024AQQCQM</a></p>&mdash; Greta Thunberg (@GretaThunberg) <a href="https://twitter.com/GretaThunberg/status/1179772947399155712?ref_src=twsrc%5Etfw">October 3, 2019</a></blockquote><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>
</div></figure>



<p>İklim grevlerine vb. iklim eylem/etkinliklerine katılmasının ve iklim meselesiyle ilgili bilim-temelli iletişimde bulunmasının yanı sıra, bu tür bireysel seçimlerinin sistemik dönüşüm beklentilerine paralel olmasını samimiyetinin bir göstergesi olarak gördüğünü ve herkesten bu tür çabalar beklediğini de sözlerine her fırsatta ekliyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Bununla birlikte, aldığı medya desteği, sivil toplum örgütlerinin desteği, bilimsel/akademik çevrelerin desteği, küresel toplulukların desteği, özel sektör desteği ve politik üst-düzey destekler veganlık dışındaki diğer hususları iklim bağlamında çok kez takip edip söylem ve eylem alanlarında ilerletirken yalnızca veganlığın gerekliliğiyle ilgili hususta sessiz kalınmakta.</p></blockquote>



<p>Bu noktada en birincil ve olası bariyerlerin iklim krizi mücadelesi veren kişi ve kuruluşların vegan olmamalarından ötürü bir tür bastırma, yüz çevirme ve yok sayma tutumu içerisine girmelerine yol açan motivasyonlar olduğu analizlerde öne çıkmakla beraber başkaca güç ilişkilerinin de özellikle medyanın habercilik yaklaşımlarını bu anlamda sansüre yakın bir tarzda biçimlendirebileceği olasılığını dikkate almak konunun açıklığa kavuşturulmasında tamamlayıcı bir işlev görebilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/1024/branded_turkce/272D/production/_110092001_6b697626-2457-4532-8a90-8a00a67b0f00.jpg" alt=""/></figure>



<p><strong>Yararlanılan kaynaklar:</strong> <a href="https://www.peta.org.uk/blog/is-greta-thunberg-vegan/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">PETA</a>, <a href="https://www.livekindly.co/greta-thunberg-promotes-veganism-ellen-viewers/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Livekindly</a>, <a href="https://www.plantbasednews.org/news/greta-thunberg-says-go-vegan" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Plantbasednews</a>, <a href="https://www.veganfriendly.org.uk/people/greta-thunberg/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Veganfriendly</a>, <a href="https://www.totallyveganbuzz.com/news/moby-praises-greta-thunberg-and-jane-goodall-if-these-two-are-vegan-why-isnt-everybody/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Totallyveganbuzz</a><br><br><br></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/18/greta-thunberg-vegan-da-iklim-acil-durumu-hassasiyetinin-bu-kritik-gostergesi-sansurlenmekte-mi/">Greta Thunberg vegan da iklim acil durumu hassasiyetinin bu kritik göstergesi &#8216;sansürleniyor&#8217; mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/18/greta-thunberg-vegan-da-iklim-acil-durumu-hassasiyetinin-bu-kritik-gostergesi-sansurlenmekte-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların zihinlerini şiddetle karartmak üzere bir &#8220;çocuk kitabı&#8221; daha?</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/08/cocuklarin-zihinlerini-siddetle-karartmak-uzere-bir-cocuk-kitabi-daha/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/08/cocuklarin-zihinlerini-siddetle-karartmak-uzere-bir-cocuk-kitabi-daha/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizden]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kınama]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Pumbaranlar'a Ne Oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin normalleştirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[tvd]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/12/08/cocuklarin-zihinlerini-siddetle-karartmak-uzere-bir-cocuk-kitabi-daha/</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Pumbaranlar’a Ne Oldu?" (Kırmızı Kedi Çocuk - Elif Yonat Toğay) adlı "çocuk kitabı"nın çocuklar için son derece sakıncalı özellikteki şiddet içeren içerikleri ve şiddete yaklaşım tarzını eleştiren yanıtımızdır.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/08/cocuklarin-zihinlerini-siddetle-karartmak-uzere-bir-cocuk-kitabi-daha/">Çocukların zihinlerini şiddetle karartmak üzere bir &#8220;çocuk kitabı&#8221; daha?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsan olmayan hayvanlar insanların onlara uyguladığı sömürü ve şiddet formlarını değerlendirse ve &#8220;Şeytan&#8221;ı tasvir etmek istese kuşkusuz tahayyülleri insan şeklinde olurdu.</p>



<p>Hayvanlara insan türü eliyle uygulanan şiddetin sınırları korkunç boyutlara ulaştı. Zihnimiz bu olumsuz kodlamalardan özellikle çocuk yaşlarda uzaklaştırılmalı ve hayvana yönelik şiddetin normalleştirilmesinin mutlaka karşısında durmalıyız.</p>



<p>Fabl türünde bir çocuk kitabında hayvanlar ve hayvan olmayan insanlar arasında yaşanan bir &#8220;adalet&#8221; mücadelesi, çıkış noktası itibarıyla hayvan sevgisi temelli verilmeye çalışılmış olsa da, amacını fazlasıyla aşarak <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/omur-kurt/bir-cocuk-kitabinda-can-cekistirerek-kaplumbaga-haslamak-41390538">bir çocuk beyninin alamayacağı türden şiddet</a> betimlemeleri (pornografisi) ve şiddete teşvik fikirleriyle taçlandırıyor.</p>



<p>Son derece barbarca yapılan uygulamaların ayrıntıları betimlenmek suretiyle şiddeti bilinçaltımıza kodluyor. Barbarlık, acıdan beslenme, işkence, kin, intikam, aklın boyutlarını zorlayan bir şiddetin reçetesi, sadizmin estetize edilmesi, bir çocuk kitabında olmaması gereken çok sakıncalı içerikler&#8230;</p>



<p>Bununla birlikte, uzaklara gitmeye gerek yok, bir maymun beyni ya da kaplumbağanın diri diri kaynar suda haşlanması gibi örnekler günlük rutinimizde tabağınıza gelen alternatiflerden çok farklı değil. Tüm bunlara gözünü kapatarak uç örneklerle hayvana şiddeti tasvirlemek, gerçekten hayvana şiddeti protesto eden samimi bir amaç taşınmakta ise, hayatımızdaki rutinleşmiş şiddet örneklerini kaldırmakla birlikte daha anlamlı bir kazanım olabilirdi.</p>



<p>Henüz insan barbarlığının sınırlarına aşina olmayan bir çocuk gözüyle bütün bu sürecin normalleştirilmeye çalışılmasını da travmatik ve ruhsal gelişim açısından son derece sakıncalı buluyoruz.</p>



<p>Sağlıklı bir gelecek inşa etmek ve sağduyulu bireyler yetiştirmek istiyorsak çocukları şiddetin her türünden -ifade ve uygulamada- uzak tutmalıyız. Bunu yaparken de açıklamasını yapamayacağımız türden bir şiddetin parçası olmamalıyız!..</p>



<p>Şiddet tabağınızda başlar!</p>



<p>TVD adına Kurucu Başkan Ebru Arıman</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/08/cocuklarin-zihinlerini-siddetle-karartmak-uzere-bir-cocuk-kitabi-daha/">Çocukların zihinlerini şiddetle karartmak üzere bir &#8220;çocuk kitabı&#8221; daha?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/08/cocuklarin-zihinlerini-siddetle-karartmak-uzere-bir-cocuk-kitabi-daha/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
