<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>felsefeci arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/felsefeci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/felsefeci/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Nov 2019 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.10</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>felsefeci arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/felsefeci/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bugün Dünya Felsefe Günü! #SeninVeganSorunNe?</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Felsefe Günü]]></category>
		<category><![CDATA[düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe Günü]]></category>
		<category><![CDATA[felsefeci]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Özgürleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Singer]]></category>
		<category><![CDATA[soru sormak]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalı etik]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Hayvan Özgürleşmesi" kitabının yazarı Peter Singer'ın bir felsefeci olduğunu biliyor muydun? Felsefe senin hayatında nasıl bir yer tutuyor? Felsefi diyaloglar kurmak için sorularımız var.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/">Bugün Dünya Felsefe Günü! #SeninVeganSorunNe?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Veganizm senin kendi yorumuna göre nasıl bir felsefi anlayıştır? &#8220;Vegan&#8221; sözcüğü herkes için (ve hatta her vegan için) aynı anlama gelir mi? Bir insan neden vegan olur? Vegan yaşamak ne demektir? Vegan olmak ile vegan yaşamak arasında kavramsal bir ayrım varsa bu ayrımı nasıl netleştirebiliriz? Veganlığı bir bireyin kendi yaşamında somut olarak gerçekleştirip gerçekleştirmediğini nasıl anlayabiliriz? Uygulamalı etik ve hukuk felsefesi bize veganlığı yaşamın her alanında somutlaştırmaya yönelik meselelerin açıklığa kavuşturulması için gereken temelleri ve bu bağlamda gündelik hayatta da karşılaşabildiğimiz sorun ve olanaklardan doğan her tür tekil soruya aksiyon alınabilir yanıtları sağlayabilir mi? Hayvanların maruz bırakıldığı sömürü ve zulüm karşısında hayret etmemek mümkün müdür? &#8220;Hayvan hakları&#8221; ifadesiyle karşıladığımız kavramsallaştırmanın sağlam bir temeli var mıdır ve o temeli meşru kılan meta-etiğin kuramsal temeli yeterince sağlam mıdır? Mevcut navegan düzeni normalleştiren söylem biçimleri ve güç ilişkileri ne tür kaynaklardan beslenir? Davranışlarımızın tüm hayvanlar için sonuçlarını dikkate alırsak nasıl yaşamalıyız? Hayvanların özgürlüğünü olanaklı ve &#8220;insan için anlamlı&#8221; kılan bir dayanak noktası var mıdır? Bu gibi öznel veya nesnel anlamlandırmalar için rasyonel bir zemine ve bahse konu zeminlerde üretilebilecek olan güçlü argümanlara ihtiyacın olduğunu düşünüyor musun, yoksa sadece kendi perspektifinin nasıl ise öyle olmasını senin kararların açısından yeterli mi görmektesin? Veganlığın dünya genelinde yaygınlaştırılması yönünde bir sorumluluğun olduğuna inanıyor musun? Ya da sadece kendin direkt olarak hayvanlara zarar vermeden ve onları hiçbir biçimde sömürmeden yaşamakla bireysel veganlık idealini ve kendini tam anlamıyla gerçekleştirmiş olduğunu mu düşünmektesin? Böyle felsefi soruşturmaların değeri nedir?</p>



<p>Yukarıdakilere benzer özellikteki soruların peşinden gitmeyi, araştırmayı, akıl yürütmeyi, kendi düşüncelerini sorgulamayı ve temellendirmeyi, olup bitenlerin neden öyle olduğunu, statükoya alternatifleri düşünmeyi ve farklı düşünen insanlarla felsefi tartışmalara girmeyi, hepsinden önce samimi, eleştirel ve değişime açık kalabildiğin bir diyaloğa girmeyi gerçekten önemsiyor musun?</p>



<p>Öyleyse felsefe (&#8220;bilgelik sevgisi&#8221;; &#8220;felsefe&#8221; Eski Yunanca etimolojik kökenine bakıldığında &#8220;bilgelik sevgisi&#8221; anlamına gelmekte ve bu halen akademik söylem alanlarında da oldukça kabul gören bir çekirdek kavramsal karşılık) senin de -belki farkında bile olmaksızın- ilgi alanlarından biri.</p>



<p>Bu olası ilgiye güvenerek senin felsefi yaklaşımını, soru(şturma)larını ve düşüncelerini duymak için ve felsefeye bir katkı olması umuduyla sorduğumuz bir soruyla Dünya Felsefe Günü&#8217;nü veganca kutlamak istedik:</p>



<p>&#8220;Tüm hayvanlar özgür olmadıkça hiçbir insan özgür değildir.&#8221; desek bu görüşün yanında veya karşısında olan argümanın ne olurdu?</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/felsefegunu2-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4231" /></figure>



<p>Yazan: TVD editörü ve sosyal medya sorumlusu Barış Bayram</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/">Bugün Dünya Felsefe Günü! #SeninVeganSorunNe?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefeci]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Lars Svendsen]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan-olmayan hayvanlar "açıklanacak şeyler" olmayıp kendi dünyaları ve yönelimleri kendi dünyalarımız ve yönelimlerimizden hareketle "anlaşılabilecek bireyler" ise bu yeni anlayış barış ideallerimizin gerçekleşmesinde kritik bir rol oynayabilir.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/">Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanların vegan olmamalarının ve böylece insan-olmayan hayvanları sömürmeleri ve öldürmelerinin altında yatan nedenlerin asıl kökleri hayvanları sevmemelerinde değil de &#8220;yüzeysel olarak veya yanlış anlamalarında&#8221; bulunuyor olabilir miydi?</p>



<p>Zira hayvanları veya birçok hayvanı seven biri aynı zamanda hayvan çiftlikleri ve başkaca endüstriyel ortamlardaki zulümlere, sömürüye ve şiddete gıda, giyim ve diğer satın alma vb. davranışlarıyla dolaylı olarak destek vererek veya direkt olarak bu süreçlerin içerisinde yer alarak hayvanlara en vahşi ve acımasız aşırılıklara varan ölçüde zarar verebiliyor.</p>



<p>İnsanların -başka insanlar dahil- sevdiklerine karşı da bu tür adaletsiz eylemler içerisine girebildiğini hepimiz tanık olduğumuz olaylardan ve kendi kişisel geçmişimizden (hatta direkt olarak böylesi davranışlarımızdan) biliriz.</p>



<p>Öte yandan, insanların sevmediği insanlara çok daha büyük zararlar verdiğini de biliyoruz. Sistematik ve uzun yıllar sürdürülmüş olması açısından hayvanlara yaptıklarımızla benzerlik kurulması uygun düşeceğine inandığım çok acı bir tarihsel gerçek olmasıyla 2. Dünya Savaşı’nda Yahudi soykırımını gerçekleştiren Nazi rejiminden insan bireylerin akıl ve dil sahibi sosyal bir hayvan olan insanın yapamayacağı düşünülegelmiş olan tüm zulümleri milyonlarca insana savaş süresince (yaklaşık 6 yıl boyunca) yapabilmiş olması buna örnek verilebilir.</p>



<p>Öyleyse, sevme ve sevmeme, insan olma ve olmamayla ilgili farklar cinayet/katliam, eziyet, sömürü ve her tür şiddet içeren davranışta önemli belirleyici etkilere sahipse de bunları bütünüyle açıklayan temeller başka bir yerlerde olsa gerek.</p>



<p>Birini -yeterince- doğru bir biçimde anlamadan sevmek o kişiye olan davranış ve yaklaşım tarzımızın etik bakımlardan uygun/doğru yönelim ve somutlaşmalara varmasını sağlayamayabilir.</p>



<p>Çünkü &#8220;yeterince doğru anla(ya)madığımız&#8221; bir kişinin neyi istemediğini, nelerden rahatsız olacağını vb. duygu durumlarını belirleyen faktörleri, ona ve amaçlarına zarar ve yarar sağlayan olanakları, nasıl bir geleceğin peşinde olduğunu, gündelik yaşama ait iletişim ve etkileşimlerdeki saygı vb. beklentilerinin detaylarını vesaire doğru bir biçimde bilmediğimiz ve onun bu tür düşünce ve kendine özgü anlamsal içeriklerden oluşan dünyasını anlayamadığımız için “niyetimiz bize göre iyiyken bile” ona haksız bir biçimde zarar verebiliriz.</p>



<p>Benzer biçimde, insan-olmayan hayvanlarla ilgili yasal statüko ve bireylerin yaşam tarzı tercihleri yüzünden yaşanmakta olan çarpıklık, adaletsizlik ve acılar apaçık ortada.</p>



<p>İnsanlar sadece daha güçlü bir tür oldukları, -özetle söylendiğinde- &#8220;güçleri yettiği için&#8221;, kendilerinden güçsüz olan türleri sömürmekte, öldürmekte ve sistematik olarak kendi çıkarları uğruna kullanırken onlara büyük acılar vererek, işkence ederek, köleleştirerek, özgürlüklerini ellerinden alarak yaşamlarını katlanılmaz bir hale getiriyor ya da direkt olarak öldürüyorlar.</p>



<p>Elimizdeki tek “gerekçe” ise &#8220;insani&#8221; ihtiyaçlarımız! Birilerinin daha fazla ekonomik kazanç elde etmesi gibi. Ya da birilerinin daha fazla keyif aldığı tüketim biçimlerini sürdürmesi&#8230; Birilerinin geleneklerini ve eğlence biçimlerini yaşamlarında diri tutmak istemesinin altındaki başkaca kazanımlar.</p>



<p>Halbuki, vegan alternatifleri bulunan tüm bu üretim, süreç ve tüketimlerin altında yatan söz konusu dar-çıkarcılık biçimleri aslında insanın ne yakın ne de uzun dönemli çıkarlarına rasyonel bir biçimde hizmet etmekte (ancak değinilen insan çıkarcılığı tarzlarının irrasyonel yanlarına ilişkin meseleler başka bir yazının konusu olmayı gerektiren bir boyut ve nitelikte olduğundan şimdilik bu bahsi burada bırakıyorum).</p>



<p>Hayvanları öldürme ve sömürme &#8220;gerekçemizin&#8221; temelsizliğini fiilen kapatan unsur ise sadece &#8220;daha güçlü olanın gücünü kullanması&#8221;. Zira hayvanların gücü insanlara karşı koymaya yetmiyor. Aynı şekilde, bu güç orantısızlığına karşı etik temellerde güçsüz olanı, yani hayvanları güçlü olandan (bizden) koruyacak nitelikte yasal düzenlemeler ve gelişmiş bir hukuk anlayışı da maalesef henüz hiçbir ülkede hakim değil.</p>



<p>Sonuç olarak, güçlünün düzeni ve güçlünün kanunları ile güçsüzün yaşadığı acılar, zulüm ve adaletsizlik hayvan hakları meselesinin kurucu gerçekliği olmayı sürdürüyor.</p>



<p>Aynı sorun insanlar arasında söz konusu olduğunda, başka bir deyişle, etik olanın değil güçlü olanın çeşitli adaletsizlikleri insanlar arası ilişkilerde denediği/yaptığı noktada -ister politika ister gündelik toplumsal yaşam bağlamında olsun- pek çok insan -çoğu kez örgütlenerek- gerekli adımları atma eğiliminde görünüyor.</p>



<p>Barışın koşulu olan adalet anlayışı ve durumu ve etik sorumluluklar gün geçtikçe (daha doğrusu, insanlar daha ileri bir bilinçlenme düzeyine ve uygarlık tarzlarına doğru kültürel bir evrim geçirerek toplumsal ilerlemeler geniş çaplı olarak somutlaştıkça) bireylerde ve örgütlenmelerinde daha öncelikli hale geldiğinden halihazırda güçlünün düzenine karşı etik mücadelelerde çok değerli ve umut verici kazanımlar sağlanmakta, özellikle kadın hakları ve daha genel olarak insan hakları bağlamında.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/LarsSvendsenTVD-645x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3587" width="161" height="256" /></figure></div>



<p>Peki neden halen hep birlikte küresel olarak insan-olmayan hayvanlara yönelik tavrımızı asgari bir etik seviye noktasına çekmekten bile çok uzaktayız? Acaba hayvanları da yeterince doğru bir biçimde anlamıyor olabilir miyiz? Hayvanları nasıl daha iyi anlayabiliriz? Ve hayvanları oldukları gibi anlayabildiğimizden nasıl yeterince emin olabiliriz?</p>



<p>Onları sadece “açıklanacak” ve dolayısıyla kendi çıkarlarımız uğruna gücümüz yettiğince kullanacağımız &#8220;şeyler&#8221; olarak görmekten kurtularak onları “anlaşılması&#8221; gereken &#8220;bireyler&#8221; olarak görme eğilimi ve farkındalığını nasıl kendimizde aktif hale getirebiliriz? Tüm bu soruların yanıtlarını tamamıyla bulmak için değilse bile bu sorulara dikkatle ve farklı perspektifler dolayımıyla eğilip kendi deneyimlerimizden hareketle enine boyuna düşünmeyi denememiz için size bir kitap önerim var:</p>



<p>“Hayvanları Anlamak” ilk kez 2018 yılında Norveç’te ve Türkçe çevirisi ise Ağustos 2019’da Redingot Kitap tarafından yayımlanan harika bir kitap. Kitabın yazarı bir felsefeci, Lars Svendsen (Norveç Bergen Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde profesör ). Lars Svendsen’ın anlatımı genel olarak akademik felsefeyle herhangi bir ilgisi olmayan okurların da kolayca anlayabileceği bir özelliğe sahip ve metinde kullandığı felsefe terimleri ve kuramlarını da yeterli ölçüde açarak kitabın okunabilirliğini mükemmel bir seviyeye getirmeyi başarmış.</p>



<p>&#8220;Hayvanları Anlamak&#8221;ta anlatılan konuların kısa bir özetini verrmek yerine, ki bunu başarıyla yapan tanıtım yazıları İnternette bulunabilir, kitapta çok sevdiğim iki pasajı seçip sizinle paylaşmayı tercih ettim. Böylece, esasen hayvan hakları ve veganlıkla ilintisi dolayısıyla okunası bir çalışma olup olmadığına dair kitabın içinden kendiniz görüp isabetli bir karar verme şansınız daha yüksek olur diye düşündüm. Şimdiden, keyifli okumalar dilerim:</p>



<p>“… bir hayvanın kederlenmek için ‘ölüm’ anlayışına sahip
olmaya ihtiyacı yoktur. Bağlandığı bir hayvanın fiziksel olarak gitmesi veya
soğuk, boş bir kabuk haline gelmesi yeterlidir. Yas bir <em>ilişkinin</em> kaybının
farkındalığından kaynaklanır ve bu “ölümü” anlama yeteneğine sahip olup
olmamanın pek önemi yoktur. Yasta, eziciymiş gibi görünebilecek kadar kuvvetli
bir kayıp söz konusudur.”</p>



<p>“Bu kitap … anneme adanmıştır. … Bana, hayvanın kendisini
takdim edebilmesi için beklemeyi ve kendimi dayatmamayı öğretti. Hayvanı <em>dinlemeyi</em>
ve özellikle de hayvanı <em>görmeyi</em> öğretti. Hayvana, davranışıyla kim
olduğunu bana anlatmasına müsaade etmemi öğretti. Hayvanlara karşı sakin bir
açıklık içinde olmayı ve bunu başarabilirsem yavaş yavaş onları anlamaya
başlayacağımı öğretti.”</p>



<p>Yazan: Barış Bayram (<a href="mailto:baris.bayram@tvd.org.tr">baris.bayram@tvd.org.tr</a>)
</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/">Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
