<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>felsefe arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<atom:link href="https://haberler.tvd.org.tr/tag/felsefe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/felsefe/</link>
	<description> Türkiye Vegan Derneği: Veganlığa dair haber, blog, makale sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Dec 2019 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.10</generator>

<image>
	<url>https://haberler.tvd.org.tr/wp-content/uploads/2020/10/logo-png-150x150.png</url>
	<title>felsefe arşivleri - TVD | Haberler</title>
	<link>https://haberler.tvd.org.tr/tag/felsefe/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eleştirel Düşün ve Bilgece Tıkla (UNESCO MeBO EYOKÖS ANLAŞMASI)</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/09/elestirel-dusun-ve-bilgece-tikla-unesco-mebo-eyokos-anlasmasi/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/09/elestirel-dusun-ve-bilgece-tikla-unesco-mebo-eyokos-anlasmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Dec 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[dezenformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel düşünme]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[MeBO]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[medya etiği]]></category>
		<category><![CDATA[medya ve bilgi okuryazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[milclicks]]></category>
		<category><![CDATA[okuryazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tıkla]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/12/09/elestirel-dusun-ve-bilgece-tikla-unesco-mebo-eyokos-anlasmasi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>MeBO EYOKÖS: Medya ve Bilgi Okuryazarlığı: Eleştirel düşünme, Yaratıcılık, Okuryazarlık, Kültürlerarası diyalog, Küresel-sorumlu vatandaşlık, Özümsenmiş sağlam bilgi, Sürdürülebilirlik.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/09/elestirel-dusun-ve-bilgece-tikla-unesco-mebo-eyokos-anlasmasi/">Eleştirel Düşün ve Bilgece Tıkla (UNESCO MeBO EYOKÖS ANLAŞMASI)</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>MeBO EYOKÖS Paktı:</p>



<p>Ben bir MeBO EYOKÖS kişisiyim. Medya ve bilgi olanaklarıma ilişkin her tür tıklama, gönderi ve paylaşım kararımı uygulamadan önce HESKET (Haklar, Eğitim/Ekonomi, Ses çıkarma, Kültürlerarası diyalog, Etik, Tıklama bilgeliği) maddeleri temelinde kendi kararlarımı gözden geçireceğime söz veriyorum:</p>



<p>Haklar: Çevrim içi ve çevrim dışı haklarım ve faaliyet bağımsızlığımla bir küresel vatandaş (yasal bir statü söz konusu değil elbette ama küresel sorumluluklar ve özgürlük bilinci metaforu anlamında bir “dünya vatandaşı”) olduğum gerçeğini tanımaktayım. Çevrim içi gönderilerimin başkalarının haklarına yönelik veya kendim için hem görünür hem de bilinmeyen sonuçları olabileceğinin farkındayım. Gönderi ve paylaşım yapma öncesinde eleştirel düşünmek önemli. Bir hata yapsam bile etik gereklere göre davranacağım ve onu düzelteceğim.</p>



<p>Eğitim/Ekonomi: Küresel bir köy ve ekonominin parçası olduğum gerçeğini tanımaktayım. Tam okuryazarlığımın medya ve bilgi okuryazarı olmamı kapsadığını anlıyorum. Bu yüzden, bilgi, medya ve teknolojik yeterliklerin peşinde olma yoluyla kendimi güçlendirmem ülkemin, bölge ve dünyanın barışı ve sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilir.</p>



<p>Sesini çıkar: Herkes için medya ve bilgi okuryazarlığının bir eş-eğitimcisi olmanın gereklerini yaparak ve bu konuda sesimi çıkarıp paylaşımda bulunarak kendi sorumluluğumu üstlenme sözünde bulunuyorum. Kendini ifade etmenin ve yaratıcılığın peşinde olacağım ve savunusunu yapacağım. Çevrim içi ve çevrim dışı mecralarda olumlu gelişim-yöneltimli konuşmaların itici gücü olacağım.</p>



<p>Kültürlerarası diyalog: Benimkilerle aynı çizgide olmayabilen ve başka kişilerin sahip oldukları çeşitli inançların olduğu gibi farklı kültürel ve dinsel görüşlerin farkındayım. Hemfikir olabilirim veya olmayabilirim gerçeğine karşın karşılaştığım şeyleri başkalarının bakış açısından görmeye çabalayacağım. Kişilerin kültürel anlayışına ve kültürlerarası diyaloğa dahil olmak üzere bilgilendirilmiş kararlar verme hakkını hem kendim hem de başkaları için yükseltmekte MeBO’yu bir alet olarak görmekteyim. Medya ve bilgi okuryazarı bir kişi olarak hiçbir şekilde nefretin yayılmasına neden olmayan bir diyaloğun gereklerini görev edineceğim.</p>



<p>Etik: Doğru olmadığını veya gerçeklere dayanmadığını bildiğim hiçbir bilgiyi paylaşmayacağım. Fikri (mülkiyet) hakları dahil olmak üzere başkalarının çevrim içi haklarına ve gizliliğine saygılıyım. İçerik gönderdiğimde ve paylaştığımda etik yargılarda bulunacağım. Başkalarından içerik paylaştığım her defasında referans belirteceğim ve okurların yorumumun kaynağına erişmelerine olanak sağlayacağım ki kendi yargılarını oluşturabilsinler.</p>



<p>Tıklama bilgeliği: Bilgi, medya, teknoloji ve iletişim alanlarının genel görünüşü ve düzenlemeleri her yaştan kadın ve erkeği eşit derecede ilgilendirmektedir. MeBO’yu toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerçekleşmesine yardımcı olmak için bir alet olarak anlıyorum. MeBO yeterliklerimi edindikçe yetenek ve fırsatlarımın olanaklı kıldığı ölçüde her yaştan kadın ve erkeğin eşit hakları yararına kullanmayı üstlenmiş bulunmaktayım. Herhangi bir çevrim içi veya çevrim dışı bilgiyi değerlendirmeye alırken medya ve bilgi okuryazarlığı tavır, bilgi ve becerilerimi uygulayacağımı ve onu arkadaşlarım ve ailemle paylaşacağımı taahhüt ederim.</p>



<p>İngilizce aslından Türkçeleştiren: <a rel="noreferrer noopener" href="https://medium.com/u/3d575a951fb2?source=post_page-----1999311e5ab9----------------------" target="_blank">Barış Bayram</a> (26/4/2019)</p>



<p><a href="https://en.unesco.org/sites/default/files/mil_clicks_pact_english.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Orijinal tam metin</a>: UNESCO <a href="https://en.unesco.org/milclicks" target="_blank" rel="noreferrer noopener">mil clicks﻿</a></p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/09/elestirel-dusun-ve-bilgece-tikla-unesco-mebo-eyokos-anlasmasi/">Eleştirel Düşün ve Bilgece Tıkla (UNESCO MeBO EYOKÖS ANLAŞMASI)</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/12/09/elestirel-dusun-ve-bilgece-tikla-unesco-mebo-eyokos-anlasmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün Dünya Felsefe Günü! #SeninVeganSorunNe?</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Felsefe Günü]]></category>
		<category><![CDATA[düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe Günü]]></category>
		<category><![CDATA[felsefeci]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Özgürleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Singer]]></category>
		<category><![CDATA[soru sormak]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalı etik]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<category><![CDATA[veganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Hayvan Özgürleşmesi" kitabının yazarı Peter Singer'ın bir felsefeci olduğunu biliyor muydun? Felsefe senin hayatında nasıl bir yer tutuyor? Felsefi diyaloglar kurmak için sorularımız var.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/">Bugün Dünya Felsefe Günü! #SeninVeganSorunNe?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Veganizm senin kendi yorumuna göre nasıl bir felsefi anlayıştır? &#8220;Vegan&#8221; sözcüğü herkes için (ve hatta her vegan için) aynı anlama gelir mi? Bir insan neden vegan olur? Vegan yaşamak ne demektir? Vegan olmak ile vegan yaşamak arasında kavramsal bir ayrım varsa bu ayrımı nasıl netleştirebiliriz? Veganlığı bir bireyin kendi yaşamında somut olarak gerçekleştirip gerçekleştirmediğini nasıl anlayabiliriz? Uygulamalı etik ve hukuk felsefesi bize veganlığı yaşamın her alanında somutlaştırmaya yönelik meselelerin açıklığa kavuşturulması için gereken temelleri ve bu bağlamda gündelik hayatta da karşılaşabildiğimiz sorun ve olanaklardan doğan her tür tekil soruya aksiyon alınabilir yanıtları sağlayabilir mi? Hayvanların maruz bırakıldığı sömürü ve zulüm karşısında hayret etmemek mümkün müdür? &#8220;Hayvan hakları&#8221; ifadesiyle karşıladığımız kavramsallaştırmanın sağlam bir temeli var mıdır ve o temeli meşru kılan meta-etiğin kuramsal temeli yeterince sağlam mıdır? Mevcut navegan düzeni normalleştiren söylem biçimleri ve güç ilişkileri ne tür kaynaklardan beslenir? Davranışlarımızın tüm hayvanlar için sonuçlarını dikkate alırsak nasıl yaşamalıyız? Hayvanların özgürlüğünü olanaklı ve &#8220;insan için anlamlı&#8221; kılan bir dayanak noktası var mıdır? Bu gibi öznel veya nesnel anlamlandırmalar için rasyonel bir zemine ve bahse konu zeminlerde üretilebilecek olan güçlü argümanlara ihtiyacın olduğunu düşünüyor musun, yoksa sadece kendi perspektifinin nasıl ise öyle olmasını senin kararların açısından yeterli mi görmektesin? Veganlığın dünya genelinde yaygınlaştırılması yönünde bir sorumluluğun olduğuna inanıyor musun? Ya da sadece kendin direkt olarak hayvanlara zarar vermeden ve onları hiçbir biçimde sömürmeden yaşamakla bireysel veganlık idealini ve kendini tam anlamıyla gerçekleştirmiş olduğunu mu düşünmektesin? Böyle felsefi soruşturmaların değeri nedir?</p>



<p>Yukarıdakilere benzer özellikteki soruların peşinden gitmeyi, araştırmayı, akıl yürütmeyi, kendi düşüncelerini sorgulamayı ve temellendirmeyi, olup bitenlerin neden öyle olduğunu, statükoya alternatifleri düşünmeyi ve farklı düşünen insanlarla felsefi tartışmalara girmeyi, hepsinden önce samimi, eleştirel ve değişime açık kalabildiğin bir diyaloğa girmeyi gerçekten önemsiyor musun?</p>



<p>Öyleyse felsefe (&#8220;bilgelik sevgisi&#8221;; &#8220;felsefe&#8221; Eski Yunanca etimolojik kökenine bakıldığında &#8220;bilgelik sevgisi&#8221; anlamına gelmekte ve bu halen akademik söylem alanlarında da oldukça kabul gören bir çekirdek kavramsal karşılık) senin de -belki farkında bile olmaksızın- ilgi alanlarından biri.</p>



<p>Bu olası ilgiye güvenerek senin felsefi yaklaşımını, soru(şturma)larını ve düşüncelerini duymak için ve felsefeye bir katkı olması umuduyla sorduğumuz bir soruyla Dünya Felsefe Günü&#8217;nü veganca kutlamak istedik:</p>



<p>&#8220;Tüm hayvanlar özgür olmadıkça hiçbir insan özgür değildir.&#8221; desek bu görüşün yanında veya karşısında olan argümanın ne olurdu?</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/felsefegunu2-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4231" /></figure>



<p>Yazan: TVD editörü ve sosyal medya sorumlusu Barış Bayram</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/">Bugün Dünya Felsefe Günü! #SeninVeganSorunNe?</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/11/21/bugun-dunya-felsefe-gunu-seninvegansorunne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'den]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefeci]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Lars Svendsen]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan-olmayan hayvanlar "açıklanacak şeyler" olmayıp kendi dünyaları ve yönelimleri kendi dünyalarımız ve yönelimlerimizden hareketle "anlaşılabilecek bireyler" ise bu yeni anlayış barış ideallerimizin gerçekleşmesinde kritik bir rol oynayabilir.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/">Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanların vegan olmamalarının ve böylece insan-olmayan hayvanları sömürmeleri ve öldürmelerinin altında yatan nedenlerin asıl kökleri hayvanları sevmemelerinde değil de &#8220;yüzeysel olarak veya yanlış anlamalarında&#8221; bulunuyor olabilir miydi?</p>



<p>Zira hayvanları veya birçok hayvanı seven biri aynı zamanda hayvan çiftlikleri ve başkaca endüstriyel ortamlardaki zulümlere, sömürüye ve şiddete gıda, giyim ve diğer satın alma vb. davranışlarıyla dolaylı olarak destek vererek veya direkt olarak bu süreçlerin içerisinde yer alarak hayvanlara en vahşi ve acımasız aşırılıklara varan ölçüde zarar verebiliyor.</p>



<p>İnsanların -başka insanlar dahil- sevdiklerine karşı da bu tür adaletsiz eylemler içerisine girebildiğini hepimiz tanık olduğumuz olaylardan ve kendi kişisel geçmişimizden (hatta direkt olarak böylesi davranışlarımızdan) biliriz.</p>



<p>Öte yandan, insanların sevmediği insanlara çok daha büyük zararlar verdiğini de biliyoruz. Sistematik ve uzun yıllar sürdürülmüş olması açısından hayvanlara yaptıklarımızla benzerlik kurulması uygun düşeceğine inandığım çok acı bir tarihsel gerçek olmasıyla 2. Dünya Savaşı’nda Yahudi soykırımını gerçekleştiren Nazi rejiminden insan bireylerin akıl ve dil sahibi sosyal bir hayvan olan insanın yapamayacağı düşünülegelmiş olan tüm zulümleri milyonlarca insana savaş süresince (yaklaşık 6 yıl boyunca) yapabilmiş olması buna örnek verilebilir.</p>



<p>Öyleyse, sevme ve sevmeme, insan olma ve olmamayla ilgili farklar cinayet/katliam, eziyet, sömürü ve her tür şiddet içeren davranışta önemli belirleyici etkilere sahipse de bunları bütünüyle açıklayan temeller başka bir yerlerde olsa gerek.</p>



<p>Birini -yeterince- doğru bir biçimde anlamadan sevmek o kişiye olan davranış ve yaklaşım tarzımızın etik bakımlardan uygun/doğru yönelim ve somutlaşmalara varmasını sağlayamayabilir.</p>



<p>Çünkü &#8220;yeterince doğru anla(ya)madığımız&#8221; bir kişinin neyi istemediğini, nelerden rahatsız olacağını vb. duygu durumlarını belirleyen faktörleri, ona ve amaçlarına zarar ve yarar sağlayan olanakları, nasıl bir geleceğin peşinde olduğunu, gündelik yaşama ait iletişim ve etkileşimlerdeki saygı vb. beklentilerinin detaylarını vesaire doğru bir biçimde bilmediğimiz ve onun bu tür düşünce ve kendine özgü anlamsal içeriklerden oluşan dünyasını anlayamadığımız için “niyetimiz bize göre iyiyken bile” ona haksız bir biçimde zarar verebiliriz.</p>



<p>Benzer biçimde, insan-olmayan hayvanlarla ilgili yasal statüko ve bireylerin yaşam tarzı tercihleri yüzünden yaşanmakta olan çarpıklık, adaletsizlik ve acılar apaçık ortada.</p>



<p>İnsanlar sadece daha güçlü bir tür oldukları, -özetle söylendiğinde- &#8220;güçleri yettiği için&#8221;, kendilerinden güçsüz olan türleri sömürmekte, öldürmekte ve sistematik olarak kendi çıkarları uğruna kullanırken onlara büyük acılar vererek, işkence ederek, köleleştirerek, özgürlüklerini ellerinden alarak yaşamlarını katlanılmaz bir hale getiriyor ya da direkt olarak öldürüyorlar.</p>



<p>Elimizdeki tek “gerekçe” ise &#8220;insani&#8221; ihtiyaçlarımız! Birilerinin daha fazla ekonomik kazanç elde etmesi gibi. Ya da birilerinin daha fazla keyif aldığı tüketim biçimlerini sürdürmesi&#8230; Birilerinin geleneklerini ve eğlence biçimlerini yaşamlarında diri tutmak istemesinin altındaki başkaca kazanımlar.</p>



<p>Halbuki, vegan alternatifleri bulunan tüm bu üretim, süreç ve tüketimlerin altında yatan söz konusu dar-çıkarcılık biçimleri aslında insanın ne yakın ne de uzun dönemli çıkarlarına rasyonel bir biçimde hizmet etmekte (ancak değinilen insan çıkarcılığı tarzlarının irrasyonel yanlarına ilişkin meseleler başka bir yazının konusu olmayı gerektiren bir boyut ve nitelikte olduğundan şimdilik bu bahsi burada bırakıyorum).</p>



<p>Hayvanları öldürme ve sömürme &#8220;gerekçemizin&#8221; temelsizliğini fiilen kapatan unsur ise sadece &#8220;daha güçlü olanın gücünü kullanması&#8221;. Zira hayvanların gücü insanlara karşı koymaya yetmiyor. Aynı şekilde, bu güç orantısızlığına karşı etik temellerde güçsüz olanı, yani hayvanları güçlü olandan (bizden) koruyacak nitelikte yasal düzenlemeler ve gelişmiş bir hukuk anlayışı da maalesef henüz hiçbir ülkede hakim değil.</p>



<p>Sonuç olarak, güçlünün düzeni ve güçlünün kanunları ile güçsüzün yaşadığı acılar, zulüm ve adaletsizlik hayvan hakları meselesinin kurucu gerçekliği olmayı sürdürüyor.</p>



<p>Aynı sorun insanlar arasında söz konusu olduğunda, başka bir deyişle, etik olanın değil güçlü olanın çeşitli adaletsizlikleri insanlar arası ilişkilerde denediği/yaptığı noktada -ister politika ister gündelik toplumsal yaşam bağlamında olsun- pek çok insan -çoğu kez örgütlenerek- gerekli adımları atma eğiliminde görünüyor.</p>



<p>Barışın koşulu olan adalet anlayışı ve durumu ve etik sorumluluklar gün geçtikçe (daha doğrusu, insanlar daha ileri bir bilinçlenme düzeyine ve uygarlık tarzlarına doğru kültürel bir evrim geçirerek toplumsal ilerlemeler geniş çaplı olarak somutlaştıkça) bireylerde ve örgütlenmelerinde daha öncelikli hale geldiğinden halihazırda güçlünün düzenine karşı etik mücadelelerde çok değerli ve umut verici kazanımlar sağlanmakta, özellikle kadın hakları ve daha genel olarak insan hakları bağlamında.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/LarsSvendsenTVD-645x1024.jpg" alt="" class="wp-image-3587" width="161" height="256" /></figure></div>



<p>Peki neden halen hep birlikte küresel olarak insan-olmayan hayvanlara yönelik tavrımızı asgari bir etik seviye noktasına çekmekten bile çok uzaktayız? Acaba hayvanları da yeterince doğru bir biçimde anlamıyor olabilir miyiz? Hayvanları nasıl daha iyi anlayabiliriz? Ve hayvanları oldukları gibi anlayabildiğimizden nasıl yeterince emin olabiliriz?</p>



<p>Onları sadece “açıklanacak” ve dolayısıyla kendi çıkarlarımız uğruna gücümüz yettiğince kullanacağımız &#8220;şeyler&#8221; olarak görmekten kurtularak onları “anlaşılması&#8221; gereken &#8220;bireyler&#8221; olarak görme eğilimi ve farkındalığını nasıl kendimizde aktif hale getirebiliriz? Tüm bu soruların yanıtlarını tamamıyla bulmak için değilse bile bu sorulara dikkatle ve farklı perspektifler dolayımıyla eğilip kendi deneyimlerimizden hareketle enine boyuna düşünmeyi denememiz için size bir kitap önerim var:</p>



<p>“Hayvanları Anlamak” ilk kez 2018 yılında Norveç’te ve Türkçe çevirisi ise Ağustos 2019’da Redingot Kitap tarafından yayımlanan harika bir kitap. Kitabın yazarı bir felsefeci, Lars Svendsen (Norveç Bergen Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde profesör ). Lars Svendsen’ın anlatımı genel olarak akademik felsefeyle herhangi bir ilgisi olmayan okurların da kolayca anlayabileceği bir özelliğe sahip ve metinde kullandığı felsefe terimleri ve kuramlarını da yeterli ölçüde açarak kitabın okunabilirliğini mükemmel bir seviyeye getirmeyi başarmış.</p>



<p>&#8220;Hayvanları Anlamak&#8221;ta anlatılan konuların kısa bir özetini verrmek yerine, ki bunu başarıyla yapan tanıtım yazıları İnternette bulunabilir, kitapta çok sevdiğim iki pasajı seçip sizinle paylaşmayı tercih ettim. Böylece, esasen hayvan hakları ve veganlıkla ilintisi dolayısıyla okunası bir çalışma olup olmadığına dair kitabın içinden kendiniz görüp isabetli bir karar verme şansınız daha yüksek olur diye düşündüm. Şimdiden, keyifli okumalar dilerim:</p>



<p>“… bir hayvanın kederlenmek için ‘ölüm’ anlayışına sahip
olmaya ihtiyacı yoktur. Bağlandığı bir hayvanın fiziksel olarak gitmesi veya
soğuk, boş bir kabuk haline gelmesi yeterlidir. Yas bir <em>ilişkinin</em> kaybının
farkındalığından kaynaklanır ve bu “ölümü” anlama yeteneğine sahip olup
olmamanın pek önemi yoktur. Yasta, eziciymiş gibi görünebilecek kadar kuvvetli
bir kayıp söz konusudur.”</p>



<p>“Bu kitap … anneme adanmıştır. … Bana, hayvanın kendisini
takdim edebilmesi için beklemeyi ve kendimi dayatmamayı öğretti. Hayvanı <em>dinlemeyi</em>
ve özellikle de hayvanı <em>görmeyi</em> öğretti. Hayvana, davranışıyla kim
olduğunu bana anlatmasına müsaade etmemi öğretti. Hayvanlara karşı sakin bir
açıklık içinde olmayı ve bunu başarabilirsem yavaş yavaş onları anlamaya
başlayacağımı öğretti.”</p>



<p>Yazan: Barış Bayram (<a href="mailto:baris.bayram@tvd.org.tr">baris.bayram@tvd.org.tr</a>)
</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/">Dünya Barış Gününde Lars Svendsen ile “Hayvanları Anlamak” isteyenler için</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/09/01/dunya-baris-gununde-lars-svendsen-ile-hayvanlari-anlamak-isteyenler-icin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nonhuman Rights Project: hayvan hakları savunusu için yeni bir umut</title>
		<link>https://haberler.tvd.org.tr/2019/04/02/nonhuman-rights-project-hayvan-haklari-savunusu-icin-yeni-bir-umut/</link>
					<comments>https://haberler.tvd.org.tr/2019/04/02/nonhuman-rights-project-hayvan-haklari-savunusu-icin-yeni-bir-umut/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[TVD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[hak temelli]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[nonhumanrights]]></category>
		<category><![CDATA[Peter Singer]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberler.tvd.org.tr/2019/04/02/nonhuman-rights-project-hayvan-haklari-savunusu-icin-yeni-bir-umut/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadece insanların temel haklarını tanıyıp koruyan geleneksel hukuk anlayışına karşı ABD merkezli sivil haklar örgütünün hayvan otonomisi argümanıyla yasaları değiştirme mücadelesi uluslararası bir boyut kazandı.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/04/02/nonhuman-rights-project-hayvan-haklari-savunusu-icin-yeni-bir-umut/">Nonhuman Rights Project: hayvan hakları savunusu için yeni bir umut</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>The Nonhuman Rights Project (NhRP) adlı örgüt “insan-olmayan hayvanların” da yasalar önünde insanlar gibi bir “kişi” olarak tanınması ve korunması yönünde verdiği hukuki mücadelede zamanımızın önde gelen felsefecilerinin düşünce işbirliğiyle yasal statükoyu giderek daha fazla sarsıyor.</p>



<p><a href="https://www.nonhumanrights.org/">NhRP</a>, gerçekleştirdiği tüm çalışmalar insan-olmayan hayvanların temel haklarının güvence altına alınmasına adanmış olan ABD’deki tek sivil haklar örgütü. NhRP Başkanı <a href="https://twitter.com/Steven_M_Wise">Steven M. Wise</a> 1996 yılında bu projeyi “Center for the Expansion of Fundamental Rights” (Temel Hakların Genişletilmesi Merkezi) bünyesinde kurduktan sonra 2012’de resmi olarak “The Nonhuman Rights Project” (İnsan-olmayan Hakları Projesi) ismiyle yeniden adlandırarak örgütü bugünkü yapısına kavuşturdu. Örgütün adı ile ilgili sorulan sorulara “insanların da hayvan olduklarını ve hukuki olarak tanınıp yaptırıma tabi haklara sahip maalesef tek hayvan türü olduklarını” hatırlatmak amacıyla “insan-olmayan hakları” terimini kullandıkları yanıtını veriyor.</p>



<p>NhRP yasal düzende insan-olmayan hayvanların da “hukuki bir
kişi kavramı” (legal personhood) altında tanınmasında ısrarcı olmalarının
önemini şöyle açıklamakta: Hukuk bağlamında bir varlığın “kişi” (person) ya da “şey”
(thing) olarak tanınması şeklinde birincil olarak belirlenen zorunlu bir ikili ayrım
söz konusu ve insan-olmayan hayvanlar halen yasal olarak sadece “şey” statüsünde
tanınmaktalar. “Kişi” olarak tanınmamaları (bu yüzden, kendilerine “şey” statüsünde
davranılması) hayvanları ayrımcılık, sömürü ve birçok hak ihlaline karşı
savunmasız bırakıyor. Sonuç olarak, satılmaları, rızasız (iradelerine karşıt
olarak) çalıştırılmaları, sömürü ve eziyete maruz kalmaları ve çeşitli “insan çıkarları”
dolayımında yaşamlarına son verilmesi yasal düzlemde onay görmeye devam
etmekte.</p>



<p>Oysa, yasalar tarafından korunmanın sağlanabilmesi için
insan-olmayan pek çok entiteye böyle bir “kişi” statüsü son yıllarda zaten verilmekte.
Örneğin, Yeni Zelanda’da bu statüde bir ırmak, bir ulusal park ve bir dağ
bulunmakta. Ayrıca, yaygınca bilindiği üzere çoğu ülkede şirketler tüzel
kişiliğe sahip. Kısacası, mevcut hukuk sistemlerinde gerekçesi ikna edici
biçimde gösterilmesi durumunda temel hakların koruma altına alınması sadece
insanlar adına düzenlenmiş değil. Bu yöndeki yasal değişiklik çabalarının ana
sebebi ise bir “kişi” olarak tanınmadıkça mahkemelerde herhangi bir hak iddiasının
hiçbir birey adına söz konusu edilemiyor olması.</p>



<p>Aynı şekilde, ABD’de köleleştirilmiş insanların haklarına
kavuşmalarına ve dolayısıyla kendi bireysel çıkarlarını savunabilmelerine
olanak sağlayan yol ilkin “kişi” olarak tanınmaları ve bunu sağlamak üzere mahkemelerde
temsil edilmeleriyle açılmıştı. Örgüt kadın, çocuk, yerli ve Afrika-kökenli
vatandaşlar için de ABD’de aynı mücadelenin verildiğinin ve aktivizmin bu
süreci hızlandırmakta ne kadar başarılı olduğunun altını çiziyor. Böyle bir
durumda, kendileri adına ödev ve sorumluluklar ve dolayısıyla cezaların
belirlenmesine yönelik bir yol açılmış olmaz mı sorusuna ise verdikleri yanıt
net bir hayır şeklinde: “Tıpkı çocuklar ve zihinsel engelli yetişkinler gibi
ödev ve sorumluluklarla yükümlenmeden de temel haklara sahip olmak mümkündür”.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/PeterSingerNhRP-300x199.jpg" alt="" class="wp-image-3368" width="560" height="371" /></figure></div>



<p>NhRP Başkanı Steven M. Wise hayvanların korunması için
avukat olarak çalıştığı on yıllar boyunca insanların çıkarları doğrultusunda
hayvanların kullanılması sorununda asıl faktörün hukuki “şeylik” (legal
“thinghood”)  kavramı olduğunu öğrenmiş.
Mevcut hayvan refahı yasalarının hayvanları zihinsel ve fiziksel acı veya
zararlardan yeterli bir biçimde koruyamamasının altında yatan dinamikleri bu
kavramın temel alınmasına bağlıyor ve “kişi” kavramıyla gelebilecek olan bir
hukuk dönüşümünü savunuyor.</p>



<p>Örgütün üzerinde durduğu diğer bir konu “hayvan refahı yaklaşımının” en gelişmiş ve tam uygulanan versiyonlarının bile yetersiz ve problemli olduğunu vurguladığı ve yerine “hayvan hakları yaklaşımını” önerdiği ayrım ve savunuculuk kapsamında ilerliyor. Geçici olarak halen ihtiyaç duyduğumuzu kabul ettikleri gelişmiş “hayvan refahı yasalarından” kademeli olarak da olsa sonunda bütünüyle kurup hayata geçirebileceğimiz “hayvan hak ve özgürlüklerini tanıyan bir hukuk düzenine” geçiş yapılabilmesi için yeni kuramsal perspektifler ve gerçek-dünya çözümleri öneren örgüt yetkilileri ayrımlarını şöyle derinleştiriyor: Refah (welfare) kavramı sadece yaşam şartlarını iyileştirmekle sınırlı kalmaya mahkum yetersiz bir çözümdür; bunun yerine yasaların yeniden oluşturulmasında haklar (rights) temelinin merkeze alındığı bir yaklaşıma geçilmesi etik bir zorunluluktur.</p>



<p><a href="https://www.nonhumanrights.org/blog/philosophy-nonhuman-rights/">Bloglarında</a> hayvan refahı ve hakları arasındaki fark şöyle örneklendiriliyor: Hayvan refahı yaklaşımı hayvanlara hayvanat bahçesinde nasıl daha sağlıklı şartlar sağlayabileceğimizi araştırırken hayvan hakları yaklaşımı bir hayvanın hayvanat bahçesinde bulunmasındaki kabul edilemez hak ihlalini çözüm üretilmesi gereken bir sorun olarak ele alır.</p>



<p>“Kişi” olarak tanınma ve hak-temellilik gibi kavramsal hareket noktalarından elde edilecek hayvan hakları kazanımlarının vegan bir hukuk geleceğinin kurulmasında kritik bir aşama olacağı görüşü “<a href="https://www.amazon.com/Animal-Liberation-Definitive-Classic-Movement/dp/0061711306">Animal Liberation</a>” (1975) kitabının yazarı vegan  (“flexible vegan”) felsefeci <a href="https://www.instagram.com/peter__singer">Peter Singer</a> gibi günümüzün önde gelen vegan/vejetaryen düşünce önderleri tarafından da entelektüel katkılarla destek bulmakta.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://tvd.org.tr/wp-content/uploads/51174335_2280639891980854_593077431015833600_n.jpg" alt="" class="wp-image-3379" /></figure>



<p>Örgütün etik tasarımlarına <a href="https://www.nytimes.com/2018/04/07/opinion/sunday/chimps-legal-personhood.html">destek veren</a> felsefeci, entelektüel, araştırmacı yazar ve pek çok disiplinden akademisyenler NhRP’nin odaklandığı “otonomi argümanını” yeterli bir doğrulukta görmekte: “Bir birey bir aksiyonu kendisi başlatıyorsa bu edim otonomdur. Yani, herhangi bir davranışını bir amaca yönelik olarak gerçekleştirebiliyorsa (hedef/yönelim, 1), içinde bulunduğu durumla ve davranışının olası sonuçlarıyla ilgili yeterli uygunlukta bilgi sahibiyse (rasyonel düşünme kapasite ve süreçleri, 2) ve davranışını bütünüyle kontrol eden dışsal müdahalelerin baskısı altında değilse (negatif özgürlük, 3) bu üç koşulu aynı anda karşılayan bir davranışta bulunan bir bireyin otonomisini (kesinlik derecesinde) kabul edebiliriz. Dahası, böyle tanımlandığında, otonomi ‘kişi’ olmanın (personhood) yeterli bir kanıtıdır ki şimdilik hiç değilse şempanze ve fillerde böyle bir otonomi bilimsel yollarla kanıtlanabilmekte.”</p>



<p>NhRP kısaca değindiğimiz misyonunu gerçekleştirmek için üç kilit alanda çalışmalarını sürdürüyor: Yasaların hayvan hakları-temelli değiştirilmesi (1), kendi bünyesindeki avukatlar aracılığıyla hayvanların hak ve özgürlük mücadelesini mahkeme salonlarında vererek emsal teşkil edecek yeni kararların alınmasına yönelik olarak hayvan müşteriler için hukuki hizmetleri sağlamak (2) ve başka ülkelerdeki hukukçulara bu doğrultuda destek olarak insan-olmayan hayvanların hak ve özgürlüklerinin önemi ve hukuki temelleri hakkında bilimsel araştırmalara ve yasal olanaklara dair bilgi farkındalığı yaratmak ve insanlara bu mücadeleye katılmalarına yardımcı olmak amacıyla ilgili kaynakları sağlamak (3). Özetle ifade edilirse yasama, davalar ve eğitim üç ana faaliyet başlığını oluşturmakta. Örgüt bu çalışmalarını şimdiden küresel bir yapıya taşıyan adımlar atmış olsa da uluslararası bir hareket olma yolunda diğer ülkelerden gelebilecek öneri ve katılımlara yönelik <a href="https://twitter.com/NonhumanRights">çağrısını</a> arttırarak yapıyor.</p>



<p>NhRP’nin müşterileri şimdilik sadece şempanze ve fillerden
oluşmakta. Bu türlerin üyelerinin kendilerinin farkında olduklarına, otonomilerine
ve bilişsel-duygusal karmaşıklıklarına ilişkin dikkate değer miktarda bilimsel
kanıtın varlığı dava dosyalarında işlerini kolaylaştıran önemli faktörlerden
biri. Öte yandan, örgüt yetkilileri söz konusu tür sayısını çoğaltmak için uğraş
vermeyi sürdürmekte ve çalışmalarında her tür desteğe açık olduklarını dile
getirirken şöyle bir noktaya dikkat çekiyor: İnsan-olmayan hayvanların hak ve
özgürlüklerinin ihlal edilmesinin tek nedeni ait oldukları tür, diğer bir
deyişle, insanların yaptığı türcülüktür.</p>



<p>Müşterisi olan hayvanların hapsedilmeme ve deneylerde
kullanılmaması gibi konuları önceliği sayan NhRP bu haklar tanındığında temel
haklarına bütünüyle saygı duyulacağı doğal yaşam alanlarına geri bırakılmaları
sürecinin takip edilmesiyle ilgili gerekliliklerle de yakından ilgileniyor.</p>



<p>Örgütün yayınları sadece şempanze ve fillerin değil insan-olmayan
tüm hayvanların (insan-kaynaklı) acı çekmesinden derin bir üzüntü duyduklarını
ve çalışmalarını bu kapsamda genişletme hedeflerinin yanı sıra halihazırdaki
çalışmalarının bu en temel amaç için pozitif sistemik etkiler sağladığını da
dile getiriyor. Ayrıca, bu amaçlarının insan haklarının korunması ve
ilerletilmesi anlamında sömürüsüz bir yaşam ve adalet ilkeleriyle vb. ortak
değerlerle ilişkisi çerçevesinde işe yarayan toplumsal değişimler yarattığı
hakkında argüman ve görüşlerinden de bahsetmekte.</p>
<p><a href="https://haberler.tvd.org.tr/2019/04/02/nonhuman-rights-project-hayvan-haklari-savunusu-icin-yeni-bir-umut/">Nonhuman Rights Project: hayvan hakları savunusu için yeni bir umut</a> yazısı ilk önce <a href="https://haberler.tvd.org.tr">TVD | Haberler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberler.tvd.org.tr/2019/04/02/nonhuman-rights-project-hayvan-haklari-savunusu-icin-yeni-bir-umut/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
