Japonya’da faaliyet gösteren startup firması Spiber hayvan sömürüsüyle elde edilen ipek, yün, deri gibi hayvansal ürünler yerine, mikrobiyal fermantasyona dayanan sürdürülebilir malzeme pazarı oluşturmak için harekete geçti. Firma, hayvan zulmü içermeyen ve doğaya zarar vermeyen yenilikçi sistem için 314 milyon dolarlık bir finansman kullandı.

Son zamanlarda iki yatırımdan yaklaşık 314 milyon dolar elde eden Japon biyofabrikasyon girişimi Spiber sayesinde, ipekböceklerini öldürerek elde edilen ipek çok yakında tarihe karışabilir. Şirket, biyo-mühendislik içeren sürdürülebilir malzeme pazarında lider olma hedefiyle, hayvan içermeyen malzemelerini endüstriyelleştirmek için yeni finansmanını kullanacak.

Spiber, bu yıl Tayland’daki tesisinde faaliyete geçecek. Şu anda değeri yaklaşık 1,2 milyar dolar olan Spiber, önümüzdeki birkaç yıl içinde ilk halka arzını sunmayı planlıyor.

Zulüm içermeyen doğa dostu yöntem: Mikrobiyal fermantasyon

2007 yılında kurulan girişim yün, ipek, deri ve/veya petrol bazlı malzemelerin hayvan içermeyen, biyolojik bazlı ve biyolojik olarak parçalanabilen versiyonlarını oluşturmak için “Brewed Protein™️” adlı bir platform geliştirdi.

Brewed Protein malzemeleri, birincil hammadde olarak bitki türevli şekerlerin kullanılmasıyla örümcek ağından esinlenen sentetik ipekten elde ediliyor.

İpekböcekçiliği sektörü, dut yapraklarıyla hayvanları besleyerek kısa sürede büyümelerini sağlar ve koza sürecini hızlandırır. Hayvanlar kendi kozalarını büyük bir emekle ördükten sonra kelebek olarak kozalarından çıkmayı beklerken canlı canlı haşlanarak öldürülürler. Kozalarını oluşturdukları ipek ise ayrıştırılarak satılır.

Doğadan esinlenen yenilikçi tasarım

Brewed Protein, biyotaklit, yani “doğanın milyonlarca yıllık birikimden esinlenen tasarım” yaklaşımıyla örümcek ipeği örnek alınıyor çünkü örümcek ipeği inanılmaz derecede ince ve hafif bir malzeme olmasına rağmen son derece güçlü ve esnektir. Bu kısmen, stabilite sağlamaya yardımcı olmak için birbirine bağlanan çok sayıda farklı protein zincirinden kaynaklanmaktadır. Bağlantılar arasında, önemli bir esnekliğe de izin veren bağlanmamış protein zincirleri bulunur.

Hayvan içermeyen ve çevreye zarar vermeyen mikrobiyal fermantasyon yönteminde ise mikroplar, şeker kamışından elde edilmiş sakaritler (şeker içeren biyomoleküller) ile besleniyor ve proteini fermantasyon yoluyla üretiyor. Proteinler daha sonra mikroorganizmaları içeren sıvı karışımdan ayrılıyor. Bu saflaştırılmış proteinler daha sonra kurutuluyor ve elde edilen sentetik ipek çeşitli biçimlerde işleniyor.

Polyester, naylon ve diğer petrokimyasal liflerin aksine Brewed Protein biyolojik olarak parçalanabiliyor ve sera gazı emisyonlarını azaltıyor.

Neden vegan ipek?

Hayvansal bir ürün olan ipek elde etmek için ipekböcekleri kozalarından zamanından önce çıkmaya zorlanır. Bunun için henüz kozalarının içindeyken ya gazlanır ya da canlı canlı kaynatılırlar. Yaklaşık 450 gram ipek elde etmek için 2500 ipekböceği öldürülür.

İpek örümceklerden de elde edilebilmektedir, fakat örümceklerin endüstriyel anlamda kullanılması nispeten daha zordur çünkü birbiriyle iç içe yaşamaya zorlandıklarında kendi yaptıkları ağları yerler.

Hayvan zulmüne ek olarak çocuk işçiliği de ipek endüstrisinde önemli bir sorun olmaya devam ediyor. İpek üretimi her adımda büyük miktarda su gerektirdiğinden, sürdürülebilirlik değerlendirme aracı Higg Index’e göre aynı zamanda çevresel ayak izi yüksek olan bir endüstri.

Spiber teknolojisi ise böcekleri, çocukları veya çevreyi sömürmeden ipek üretiyor. Şirket daha önce dış giyim markası The North Face ile çalışarak yenilikçi ipeğinden Moon Parka adlı bir mont geliştirmişti.

Peki ya deri?

Hayvan sömürüsüyle elde edilmeyen deriler ise son yıllarda gittikçe yaygınlaşıyor. Ananas, elma, kaktüs yaprağı ve üzüm kabuğu gibi çeşitli bitkisel kaynaklardan yenilikçi, son derece özgün ve çevre dostu malzemeler üretilebiliyor.

Örneğin Meksika’da girişimciler Adrián López Velarde ve Marte Cázarez, nopal kaktüsün yapraklarından yapılan dayanıklı vegan bir deri olan Desserto’yu geliştirdi. İkilinin vegan derisi birçok tasarım ödülü kazanırken, şu anda süper model Amber Valetta’nın yardımıyla K/Kushion çantasının ilk vegan deri versiyonunu piyasaya süren Karl Lagerfeld de dahil olmak üzere en iyi moda evleri tarafından kullanılıyor.

Mantarlardan yapılan deri de pazara giriyor. Biyofabrikasyon girişimi Bolt Threads, geçen yıl büyük moda markaları Stella McCartney, Adidas, Lululemon ve Kering ile ortaklığa girerek, mantarların hızla büyüyen kök sistemleri olan miselyumdan yaptığı vegan deri Mylo’ya özel erişim sağlamıştı. Şimdiye kadar ortaklık, Stella McCartney’nin (Mylo pantolon ve büstiyer) ve Adidas’ın (vegan Stan Smith spor ayakkabı) konsept parçalarıyla sonuçlandı. Mantar deri ürünlerinin bu yıl içinde ticarileştirilmesi bekleniyor.

Vegan ipek plastiğin yerini alabilir mi?

Spiber, ipekböceklerini ve örümcekleri moda endüstrisinden çıkarmak için çalışırken, Cambridge Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, tek kullanımlık plastiklere bir çözüm olarak vegan örümcek ipeği geliştirdiler. Doğadaki en güçlü malzemelerden biri olan örümcek ipeğinin bu versiyonu, bitki proteinlerini moleküler düzeyde ipeği taklit eden malzemelerle birleştirmek için yeni bir yaklaşım kullanılarak oluşturuldu.

Enerji tasarruflu örümcek ipeği, sürdürülebilir bileşenler kullanıyor ve plastik benzeri bir film meydana getiriyor. Bulaşık makinesi tabletleri ve çamaşır deterjanı kapsülleri gibi ürünler için kullanılabilen bu malzemenin endüstriyel ölçekte üretilebilmesi ve pazara girebilmesi için üniversitede çalışmalar devam ediyor.


Kaynaklar: Vegnews, Nikkei Asia

Kapak fotoğrafı: Spiber/Vegconomist

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here