Bugün Dünya Maymun Günü. 2000’den bu yana farkındalık yaratmak amacıyla dünya çapında kutlanan bugünü biz de hayvanat bahçelerinde, evlerde, hayvanlı sirklerde ve deney laboratuvarlarında tutsak edilen, bu amaçla ticareti yapılan milyonlarca maymuna adıyoruz. Endonezya’daki bir hayvan pazarında bir köle gibi yeni sahibini bekleyen tutsak makak maymunun ve türdeşlerinin özgürleştiği, insan dışı tüm hayvanların insan sömürüsünden uzak bir yaşama kavuştuğu dünya idealiyle bu önemli günü takvimimize ekliyoruz. 

İlk kez 2000 yılında ABD’de Casey Sorrow ve Eric Millikin adlı iki sanatçı arkadaş tarafından başlatılan gün, zaman geçtikçe maymunlar hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla dünya çapında kutlanmaya başladı.

Bugün; habitat kaybı, hayvan ticareti ve hayvan deneyleri gibi pek çok farklı insan kaynaklı tehdit yüzünden nesilleri tükenen, öldürülen ve ömür boyu fiziksel ve ruhsal işkenceye maruz bırakılan maymunlara ve primatlara dikkat çekmek için kısa sürede hayvan hakları savunucuları tarafından benimsendi. 

Biz de bu özel günün önemine, Aralık başında seçilen 2020 yılının ödüllü yaban hayat fotoğraflarından biriyle değinmek istedik.

Eğlence sektörü ve yaban hayvan ticareti

Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nin 1965’ten bu yana düzenlediği Yaban Hayat Fotoğrafçılığı yarışmasında bu yıl Yaban Hayat Fotomuhabirliği kategorisinin birincisi, esaret altında tutulan yaban hayvanlarının yaşamını gözler önüne seren fotoğrafçı Paul Hilton oldu. Hilton, Endonezya’daki bir hayvan pazarında satılmak üzere boynundan kafese bağlanmış genç bir makak maymununu görüntüledi.

Fotoğraf: Paul Hilton, Londra Doğa Tarihi Müzesi “Yaban Hayat Fotomuhabirliği” kategorisi birincisi

Bu fotoğraf, özellikle de yaban hayvan ticaretinin Covid-19 pandemisiyle birlikte dünya çapında yeniden tartışmaya açıldığı, bu süreçte yasal düzenlemelerin geçici ve çoğu zaman göstermelik şekilde elden geçirildiği, korku içinde geçen ve kayıplarla dolu bir yılda çok daha fazla kişinin zihnine ve kalbine işledi. 

Aynı zamanda yaban hayat danışmanlığı yapan Hilton’un yakaladığı kare, habitat kaybından sonra hayvan türlerine yönelik en büyük ikinci tehdit olan yaban hayvan ticaretinin karanlık yüzünü gösterdi.

Fotoğrafta “genç bir makak maymunu Endonezya Bali’deki kuş pazarında, ahşap bir kafese zincirlenmiş şekilde sergileniyor. Bu yavrunun ve diğer yavruların anneleri çok büyük ihtimalle öldürüldü. Domuz kuyruklu makaklar, Güneydoğu Asya’nın ormanlarında kalabalık sürüler halinde yaşayan enerjik ve sosyal maymun türlerinden biri. Ormanlar yok edildiği için makaklar gittikçe artan oranda ekili tarım alanlarına giriyorlar. Bu nedenle insanlar tarafından tarım zararlısı ilan edilerek vuruluyor, öldürülüyorlar. Yavrular ise daha sonra ömürlerini tek kişilik tecrit hücrelerinde geçirecekleri hayvanat bahçelerine, biyomedikal araştırma laboratuvarlarına veya hobi olarak yaban hayvan satın alan kişilere satılıyor.

Kuş pazarında satışa çıkarılan yaban hayvanlarının çoğu gizli bölmelerde tutuluyor. Makakların yasal olarak satışına izin verilse de yavru orangutanlar gizli kapaklı satılıyor. Bu tür hayvan pazarları uluslararası hayvan ticaretinin işini kolaylaştırıyor çünkü stokta olmayan hayvanlar buralardan temin ediliyor. Hayvanların son derece kalabalık ortamlarda bir arada tutulması da ise, hastalık salgınlarına yol açabiliyor.

“Ne zaman sona erecek?”

Hilton 2020’nin ilk aylarında, yeni tip koronavirüs salgını ve küresel yaban hayvan ticareti arasındaki bağlantının konuşulmaya başlandığı günlerde bu fotoğrafı “Ne zaman sona erecek?” notuyla paylaşmıştı. Bu paylaşımdan birkaç gün sonra Çin’de gıda amaçlı yaban hayvan ticareti yasaklanmış ama deney, kürk ve ilaç endüstrileri bu yasaktan muaf tutulmuştu.

Nitekim o gün olduğu gibi bugün de doğa koruma örgütleri bu alanda ihlallerin devam ettiğine dikkat çekmeye çalışıyor. Üstelik kürk ve deney amaçlı hayvan ticaretine son verilmemesi gerek pandemi, gerekse hayvan ticaretinin devamlılığı açısından insan ve insan dışı hayvanlara karşı ölümcül tehditlerin sürmesine neden oluyor

Hayvanat bahçelerinde ve hayvanlı sirklerde tutsak edilen hayvanlardaki kronik stres kaynaklı fiziksel ve psikolojik sorunların davranışlara yansımasına “zoochosis” deniyor. Sallanma, daire çizme, ileri ve geri hareket etme, boynunu bükme, kendi kendine zarar verme, aşırı kaşınma, kemirme, kusma ve dışkı tüketme gibi anormal tekrarlayan davranışları (ARB) kapsıyor. Video: Born Free Foundation

Özgürlük mesajlarını yayma günü

Bugün doğal yaşam ortamlarından ve sürülerinden koparılarak insanlar için köleleştirilen maymunları anma günü. Tıpkı hayvanlarla ilgili diğer günlerde olduğu gibi, bu anmaların ötesine geçip insan menfaati uğruna sömürülen hayvanlar için harekete geçme, aktivizm yapma ve kendi hayatımızda hayvan kullanımını bütünüyle sonlandırmanın ilk günü. 

Bugün Dünya Maymun Günü’nü “kutlama” amacıyla mesaj paylaşan bir hayvanat bahçesi görürseniz, hobi olarak yaban hayvan “besleyen” bir kişinin görüntülerine rastlarsanız, bilin ki bu ne sevimli, ne eğitici, ne de hayvan sevgisinin bir göstergesi.

Aksine bu, yalnızca ardında kanlı bir ticaret ve beşeri kibir barındıran, hayvana yönelik şiddet ve istismar içeren, potansiyel bir pandemi kaynağı olan ve “suç” olarak yakından takip edilip hapis cezası gibi ağır yasal yaptırım gerektiren cani ve çağdışı bir uygulama. Yaban hayvanlarını kafeslerde ziyaretçilere sunanlara ve “pet” olarak evlerinde sergileyenlere itinayla bunu hatırlatmaktan çekinmeyin; primat türlerinin %60’ının habitat kaybı ve hayvan ticareti gibi insan kaynaklı tehditler nedeniyle nesli tükenme noktasına geldiğini onlara hatırlatın.


Kapak fotoğrafı: Deney laboratuvarlarına satılmak üzere Laos’taki bir tesiste üretilen ve korkunç şartlarda kafes içinde tutulan makak maymunları birbirini koruyor. Maymunlardan biri kör olmuş (2011, Jo-Anne McArthur, We Animals Media).

Kaynaklar: Feature Shoot, Ensia, AI-AP, Natural History Museum, Paul Hilton Photography, The Conversation, Bilimma

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here